mahkeme 2022/1443 E. 2024/1300 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1443
2024/1300
21 Mayıs 2024
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1443 - 2024/1300
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1443
KARAR NO : 2024/1300
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/02/2022
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACI : ... ... -
VEKİLİ : Av..
DAVALI : ... SİGORTA A.Ş
VEKİLİ : Av...
DAVA : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 21/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/05/2024
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.02.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.07.2018 tarihinde çift taraflı kaza meydana gelmiş olup sürücü konumunda olan müvekkili ... ...'ın kazada yaralandığını, ... plakalı aracın sürücü ... ...'ın 2918 sayılı KTK'nin 84/H maddesine göre asli kusurlu olduğu tespit edildiğini, bu nedenlerle şimdilik 100-TL olmak üzere zararın kapsamı belli olduktan sonra miktarı açıklanacak sürekli iş gücü tazminatının ... Sigorta A.Ş.'den temerrüt tarihinden itibaren faiziyle tahsilini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; maddi tazminatın neye ilişkin olduğu belirtilmediğini, sigortalının kusurunun kesin olmadığını, davacının kaza esnasında kask takmadığını, araç sürücüsünde tazminat alınıp alınmadığına dair sürücü asile müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, kabul manasında olmamakla beraber yasal faizin uygulanmasını talep ettiklerini, beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın kabulü ile; 102.253,96 TL kalıcı iş göremezlik zararı tazminatının 05/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili; Davacı yanın dava açmadan önce başvuru evrakları arasında bulunması zorunlu olan kazaya bağlı maluliyet oranını gösteren heyet raporu olmadan yaptığı başvurunun usulüne uygun olmadığını, dava açılmasına sebebiyet vermemeleri nedeniyle, temerrüd bulunmaması nedeniyle haklarında temerrüt faizine, yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, heyet raporu olmadan yapılan 16.08.2018 tarihli başvuruyu usulüne uygun kabul edip, bu tarihten sonraki 8 iş günü sonrasını temerrüdün başlangıç tarihi kabul eden, TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz hesabına göre yapılan hesaplamanın kabul edilmesi gerekirken, prograsif rant hesabına göre yapılan hesaplamayı hükmüne esas alan, emniyet kemeri takılmaması nedeniyle davacının efor kaybının artmasındaki müterafik kusuru için %20 müterafik kusur indirimi uygulamayan yerel mahkeme kararının yerleşik içtihatlar gereği kaldırılması gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporundan da görüldüğü üzere, davacının kaza ile birlikte, çene kısmından ameliyat olup 25 gün hastanede yattığını, çıkmaya yakın beyin damar problemi yaşadığını, bu nedenle stent takıldığının raporda geçtiğini, davacı yanın kaza esnasında motorsiklette kaskının takılı olduğu anlaşılmasa bile, tedavi gördüğü yerler dikkate alınınca, tazminattan %20 müterafik kusur indiriminin yapılmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasına dayalı yaralanmadan kaynaklı açılan maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı ... Sigorta A.Ş (Geneş Sigorta) vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekilinin usulüne uygun başvuru yapılmadığı, faiz başlangıç tarihi ve vekalet ücretine yönelik istinaf talebi yönünden yapılan incelemede;
Davalı sigorta vekili her ne kadar davacı vekili tarafından dava açılmadan önce müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını ileri sürmüş ise de,
2918 Sayılı yasanın 26/04/2016 tarihli 6704 sayılı kanunun 5. Maddesi ile değişik 97. maddesi "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." şeklindedir.
Bu açıklamalara göre hasar dosyasının incelenmesinde; davacı vekili tarafından davanın açılmasından önce davalı sigorta şirketine kaza tespit tutanağı ve tedavi belgeleri ile usulüne uygun olarak başvuru yapıldığı, başvurunun kazanın ardından 1 aylık süre içerisinde yapıldığı dikkate alındığında davacının maluliyetini gösterir heyet raporu alınarak sunulmasının bu süre içerisinde mümkün olmadığı sair belgelerin tamam olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı sigorta vekili usulüne uygun başvuru bulunmadığından vekalet ücretinden sorumluluklarının bulunmadığını ileri sürmüş ise de davacı tarafından yukarıda açıklandığı gibi gerekli belgelerle usulüne uygun başvuruda bulunulduğu anlaşılmakla davalı vekilinin vekalet ücretinden sorumluluğunun bulunmadığı yönündeki istinaf başvurusunun da reddi gerekmiştir.
Davalı vekili hükmolunan tazminata uygulanan faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de, sigorta şirketi poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince kendisine başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Somut olayda davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine 16/08/2018 tarihinde başvuru yapmıştır. Davalı sigorta şirketi kendisine başvuru yapıldıktan itibaren 8 iş günü sonrasında yani 29/08/2018 tarihinde temerrüdün oluştuğu halde 05/09/2018 tarihinden itibaren faize karar verilmesinin halde davalı tarafın lehine olduğu görülmekle davalı vekilinin faiz tarihine yönelik istinaf talebinin reddi gerekmiştir.
Davalı vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davalı vekili hükme esas alınan hesap raporunda prograsif rant yöntemi kullanılmasının hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de, hükme esas alınan 21.12.2022 tarihli aktüer raporunun Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı, Danıştay 8. Dairesinin ... sayılı dosyasında ZMMS genel şartlarının bazı maddelerine ilişkin verilen yürütmeyi durdurma kararı sonucu oluşan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin kararları ile uyumlu şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılmak sureti ile hazırlandığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilinin müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde (Borçlar Kanunu'nun 44.)düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir.
Dosya kapsamında davacının sunulan maluliyet ölçüsünü belirtir raporun incelenmesinde, davacının çene kemiğinde kırık oluşacak şekilde yaralandığı anlaşılmakta ise de operasyon sonrası ağız açıklığının yeterli, çiğneme fonksiyonunun normal olduğunun belirtildiği, davacının maluliyetinin leğen kemiği kırığı, kalça kireçlenmesi, kol kemik kırığının kötü kötü pozisyonda kaynamasından kaynaklandığı, davacının kalıcı maluliyetine sebep olan yaralanmasının kafa bölgesinde bulunmaması nedeniyle kask takılıp takılmamasının müterafik kusur yönünden somut olayda öneminin bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 6.984,97 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 1.746,24 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 5.238,73 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.21/05/2024
Başkan Üye Üye Katip
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.