Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/999
2026/248
12 Şubat 2026
T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/999 - 2026/248
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/999
KARAR NO : 2026/248
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/09/2025
NUMARASI : 2023/447 Esas ve 2025/492 Karar ( Ek Karar )
DAVACI : ... İŞLETMELERİ A.Ş.
VEKİLLERİ : Av.
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit ve İstirdat İstemi
KARAR TARİHİ : 12/02/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/02/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/09/2025 tarih, 2023/447 Esas ve 2025/492 Karar sayılı ek kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
... Mahallesi, ... Bulvarı No: 33/f ... adresinde faaliyet gösteren ... işletmesinin su ihtiyacının karşılanması için davalı ile davacı arasında ... abone numaralı abonmanlık ilişkisinin bulunduğunu, davacının 3996 Sayılı Kanun ve Deniz Turizmi Yönetmeliği gereği yatırım yapmakla yükümlü olduğu ... içinde inşaa edip devlete süresi sonunda iade edeceği “...” yat limanını işletmekte olduğunu, ... işletmesinde 200'ün üzerinde bağımsız işletme var iken davacının Yat Limanına ait bir tek su saatinin bulunduğunu, limanda bulunan ve farklı kişilere ait bağımsız bölümlerin su ihtiyaçlarının davacının ... sayılı sayacı üzerinde karşılandığını, davacının vanası ile bütün bağımsız bölümlere su aktarıldığını, bunun sonucunda Yat Limanındaki diğer işletmelerin kullandığı su bedelinin de davacıya artırılan tarifeler üzerinden yansıtıldığını, davacı firmanın ilgili mevzuat gereği Turizm teşvik belgesine sahip olduğundan kanun gereği iki tarife olan mesken tarifesini, bu tarifenin de en alt kademesini kullanmakta olduğunu, 200'ün üzerinde bağımsız işletme olan Yat Limanındaki tek sayaç olduğundan her bir işletme sadece 1 m3 kullandığında sayacın 200 m3'ün üzerine çıktığını ve otomatik olarak en üst kademeden ücretlendirilme durumunun doğduğunu, bu durumun hem davacı hem de bağımsız işletmeler açısından hakkaniyete aykırı bir durumu ortaya çıkardığını, bu şekilde bir bağımsız işletme sadece 1 m3 kullandığında en alt kademeden ücretlendirilmesi gerekirken otomatik olarak en üst kademeden ücretlendirildiğini, bu durumun çözümü için önceki belediye ile görüşüldüğü ve tüm bağımsız işletmelere ayrı sayaç takılmasının talep edildiğini, bu durumun belediye tarafından değerlendirildiğini ve her bağımsız işletmeye sayaç takılması, bu sayaçların okunması, bakımı vb. giderler de gözetilerek davacı firma ile sözlü olarak bir anlaşma yapıldığını, davalı ile varılan anlaşmaya göre sadece tek sayaç üzerinden faturalandırılmaya devam edileceğini fakat mesken tarifesinin en alt kademesinden faturalandırılacağının kararlaştırıldığını, bu anlaşmanın uzun zaman bu şekilde devam ettiğini ve davacının en alt kademeden faturalandırıldığını ancak davalı kurumun bu mutabakattan dönerek ve muaraza çıkararak mesken tarifesinin en üst kademesinden fatura düzenlemeye başladığını, son olarak düzenlenen 2023 yılı Mart ayı faturasının da işyeri aboneliğinin en üst tarifeden düzenlendiğini, bu fatura incelendiğini faturadaki sarfiyat miktarının önceki dönemlere göre daha az olmasına rağmen önceki dönemlerin iki katından fazla su tüketim bedelli fatura düzenlendiğini, davalı tarafça düzenlenen ... fatura numaralı 511.293,00 TL bedelli su tüketim faturasının davacı tarafından ihtirazı kayıtla ödendiğini, söz konusu bedelin kısa süre önce düzenlenen faturalardan fahiş şekilde fazla olduğu, faturanın iptali ile yanlışlığın düzeltilmesi talebiyle ve ihtirazı kayıtla ödeme yapıldığını ve faturanın iptali için idareye başvurulduğunu ancak davalının 12.04.2023 tarihli yazısı ile davacının taleplerinin haksız bir şekilde reddedildiğini ve muarazanın devam ettirildiğini, davalı tarafın uzun süredir devam eden davacı ile arasındaki anlaşmayı tek taraflı olarak değiştirdiği, anlaşmaya aykırı olarak 2023/3 dönemli su tüketim bedelini işyeri aboneliğinin en yüksek kademesinden uyguladığı hususları ileri sürülerek davacı şirketin tarifesinin en alt kademe olan ve mesken tarifesinin olduğunun tespiti ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak şartıyla mesken ve en alt kademe tarifesine göre fatura edilmesi gerekirken, iş yeri tarifesi üzerinden kademeli olarak fazladan hesaplanan su bedelinin ihtirazı kayıtla yapılan ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacıya iadesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Davacı ... İşletmeleri A.Ş. adına 13/08/2020 tarihinde ... nolu aboneliğin inşaat/şantiye tarifesinden tek sayaçtan aboneliğin tesis edildiğini, 09/07/2019 tarih ve ... sayılı dilekçe ekindeki yapı kullanma izin belgesi ve turizm teşvik belgesi ile abone türü değişikliği müracaatına istinaden 10/07/2019 tarihinde abone türü ve tarife değişikliğinin yapıldığını, 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu'nun “Elektrik, havagazı ve su ücretleri” başlıklı 16. maddesi hükmü ile kademesiz tarifeden dönem faturaları tahakkuk ettiğini, 04/05/2021 tarih ve ... sayılı Abone İşleri Şube Müdürlüğü yazısına istinaden 21/05/2021 tarih ve 41160 sayılı Çevre Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünün görüşü doğrultusunda ... nolu abonelikte mesken tarifesinin uygulanmayacağını, ... İşletme alanında bulunan işyerlerine ayrı sayaç takılması ve işyerlerinin bireysel aboneliklerin yapılmasına dair davalı idare ... Genel Müdürlüğü Abone İşleri Dairesi Başkanlığına herhangi bir müracaatın yapılmadığını, ... A.Ş.'ye ait abonelikte davalı idarenin tesisat kontrol ekipleri tarafından zaman zaman yapılan kontrollerde işletme alanında bulunan işyerlerinde su yacının takıldığı işletmelerin olduğunun tespit edildiğini, işletme alanındaki ortak kullanım alanlarına işletme adına, bağımsız işyerlerine ise kullanıcı işyeri adına abonelikle ilgili gerekli şartlar yerine getirilmesi halinde Tarifeler ve Abone Hizmetleri Yönetmeliğinde belirtilen hususları doğrultusunda bağımsız her bir birime abonelik tesis edileceğini, ayrıca davalı idare ile işletme arasında tek sayaç üzerinden faturalandırmanın devam etmesi ve mesken tarifesinin en alt kademesinden faturalandırma yapılması ile ilgili sözlü ya da yazılı hiçbir anlaşmanın bulunmadığını, ... nolu aboneliğe tahakkuk eden 511.293,00-TL bedeli su tüketim faturasının 2023 Yılı Mart ayı Ücret Tarifesinde belirtilen işyeri tarifesindeki kademe aralığına göre 2023/03.dönem faturası 217799 m-226516 m'-8717 m'su ücretinin 15 m3'ü 1inci kademeden, 15 m3 ikinci kademeden, 46 m3'ü 3 üncü kademeden, 8641 mü 4 üncü kademeden tahakkuklandırıldığını, ... nolu aboneliğe tahakkuk eden 2023/03. dönem faturasında herhangi bir hatanın bulunmadığını, Adana Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 2022/240 Karar sayılı kararına istinaden ... nolu abonelikte tarife değişikliğinin yapıldığını ve aboneliğe tahakkuk eden dönem faturalarının kademeli işyeri tarifesinden tahakkuk ettirildiğini, söz konusu aboneliğe mesken tarifesinden tahakkuk eden dönem faturaları ile ilgili incelemelerin tamamlandığını, mesken tarifesinden tahakkuk eden faturaların işyeri tarifesinden yeniden hesaplanarak oluşturulacak fark tahakkukunun davacı şirkete tebliğ edileceği, mahkemenin 2021/131 Esas sayılı dosyaya sunulu bulunan bütün belgeler ve 2023/03 dönem faturası ile Mart ayı Ücret Tarifesi incelendiğinde haklı olunduğunun ortaya çıkacağı hususları ileri sürülerek davanın reddi talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece "....Açıklanan mevzuat hükümlerine göre ve Adana Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nin 2022/644 esas ve 2022/240 karar sayılı kararı göre 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu gereğince turizm yatırım ve işletme belgesi bulunanların, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nun 16. maddesi gereğince yararlandıkları indirimli tarife uygulamasının 4736 sayılı Kanun ile kaldırıldığı, nitekim turizm yatırım ve işletme belgesi bulunanların elektrik tarifesi yönünden 4736 sayılı Kanun'un 1. maddesi hükmünden muaf tutulması için Bakanlar Kurulu kararı ile mesken ve sanayi abonelerine uygulanan tarifelerden en düşüğü üzerinden elektrik enerjisi verilerek "indirimli tarifeden" faydalanmalarının sağlandığı ve fakat su tarifesi yönünden 4736 sayılı Kanun'un 1. maddesinden muaf tutulmaları yönünden herhangi bir Bakanlar Kurulu Kararı'nın alınmadığı, bu itibarla turizm belgeli yatırım ve işletmelerin 4736 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra su abonelikleri için indirim yapılmasına yönelik uygulamanın sona erdiği ve söz konusu işletmeler için ayrı bir su tarifesinin belirlenebileceği anlaşılmaktadır. Her ne kadar Mahkememiz dosyası kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda Danıştay 8. Dairesi'nin 2016/12815 esas ve 2018/8326 karar sayılı kararı gerekçe gösterilerek 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nun 16. maddesi gereğince davacının indirimli tarifeden yararlanması gerektiği ve davacının davalıdan alacağı olduğuna dair değerlendirmede bulunulmuş ise de; yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri ve bizzat mahkememiz dosyasına konu somut olay özelinde verilen Adana Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nin 2022/644 esas ve 2022/240 karar sayılı kararı göz önüne alındığında davaya konu olay yönünden davacı kurumun su tüketimine dair 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nun 16. maddesi gereğince yararlandıkları indirimli tarife uygulamasının 4736 sayılı Kanun ile kaldırıldığı, nitekim turizm yatırım ve işletme belgesi bulunanların elektrik tarifesi yönünden 4736 sayılı Kanun'un 1. maddesi hükmünden muaf tutulması için Bakanlar Kurulu kararı ile mesken ve sanayi abonelerine uygulanan tarifelerden en düşüğü üzerinden elektrik enerjisi verilerek "indirimli tarifeden" faydalanmalarının sağlandığı ve fakat su tarifesi yönünden 4736 sayılı Kanun'un 1. maddesinden muaf tutulmaları yönünden herhangi bir Bakanlar Kurulu Kararı'nın alınmadığı, bu itibarla turizm belgeli yatırım ve işletmelerin 4736 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra su abonelikleri için indirim yapılmasına yönelik uygulamanın sona erdiği bu nedenle indirimli tarifenin uygulanmasının söz konusu olamayacağı anlaşıldığından bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağı kanaatine varılarak, Adana Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nin 2022/644 esas ve 2022/240 karar sayılı kararı doğrultusunda davalı kurum ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nün 25.06.2021 tarih ve ... sayılı işleme dayanarak yaptığı faturalandırma işleminde bir hukuka aykırılık bulunmadığından davacının buna ilişkin istirdat isteminin ve davanın reddine dair (Emsalen Adana BAM. 17. H.D.2024/186 E. 2024/342 K. sayılı ilamı..." karar verilmiştir.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:
Mahkemenin kararının yerinde olmadığını, yerel mahkeme kararının gerekçesine esas olan 4736 sayılı kanun çıktıktan sonra Danıştay 8. Dairesi'nin E. 2016/1281 K. 2018/8326T. Sayılı kararını 13.12.2018 tarihinde verdiğini, bu kararda Turizm Teşvik Kanunu'nun 16. Maddesinin geçerli olduğu Turizm belgesi olan işletmelerin bu indirimden yararlanabileceğinin açıkça belirtildiğini, buna rağmen Adana Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nin 2022/644 Esas ve 2022/240 karar sayılı ilamının aynı konuda Danıştay Dairesinin kararından üstünmüş gibi yerel mahkemenin bunu kararına esas almasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Danıştay Dairelerinin Bölge İdare mahkemesi İdari dava dairelerinin üst mahkemesi olduğunu, huzurdaki davanın konusu ile Sayın Mahkeme kararında belirtilen idari yargıda görülen davanın konularının birbirinden farklı olduğunu, huzurdaki davanın ticari nitelikte ve davalı kurumun fahiş ve haksız yaptığı faturalamaya ilişkin olduğunu, idarenin halen yürürlükte olan 2634 Sayılı Turizm Teşvik Kanunu 16.Maddesine göre en düşük tarifeden müvekkilinin tarifesini belirlemesi gerekirken müvekkilinin tarifesini sanayi tarifesi olarak belirlediğini, Turizm Teşvik Kanunu halen yürürlükte olup bu kanuna göre müvekkiline uygulanması gereken tarifenin ... ilinde uygulanan en düşük tarife olan mesken tarifesi olduğunu, fakat idarenin bir idari işlem ile müvekkilinin tarifesini değiştirdiğini, ayrıca yerel mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda dosyaya sunulan raporda müvekkil şirketin davalıdan alacaklı olduğu yani davanın doğru olduğunu belirlediğini, mahkemece Adana Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nin ilamı esas alınarak davanın reddine karar verilecek ise ne diye bilirkişi incelemesi ile uğraşıldığını, faturalar incelendiğinde 2021 yılı ortalarına kadar en düşük mesken tarifesinden müvekkil şirketin faturalandırıldığını, kısaca sayın Mahkeme kararı halen yürürlükte olan 2634 Sayılı Kanun’un 16.Maddesine, müvekkilinin de tabii olduğu Deniz Turizmi Yönetmeliğine, aynı konuda farklı dava tarafları için esastan verilmiş Danıştay 8. Dairesi kararına aykırı olduğu gibi davalı Kurum’un yasal tarife uyguluyoruz dediği halde daha da fahiş ve haksız faturalandırma yaptığı gerçeğine aykırı ve davalı kurumun tüm Marina işletmelerini tek sayaç üzerinden faturalama garabetini gözden kaçıran, varılan sözlü ve eylemli mutabakattan cayılarak yaratılan muarazayı makul gören ve bilirkişi raporunu dikkate almayan bir nitelikte olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN DAVACININ İSTİNAF BAŞVURUSUNUN DEĞERLENDİRİLMESİNE YÖNELİK 03/09/2025 TARİHLİ EK KARARINDA ÖZETLE;
Mahkemece "Mahkememiz kararının davacı vekilinin elektronik postasına 01/07/2025 tarihinde tebliğ edildiği, İstinaf talebinde bulunma süresinin 16/07/2025 tarihinde dolduğu anlaşılmakla davacı vekilinin 22/08/2025 tarihli istinaf talebi süresi içerisinde olmadığından reddine..." karar verilmiştir.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN 03/09/2025 TARİHLİ EK KARARA YÖNELİK İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:
Yerel mahkemenin 07.05.2025 tarihli kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun mahkeme tarafından süresinde olmadığından bahisle 03.09.2025 tarihinde reddedildiğini, mahkemenin bu ret kararının doğru olmayıp istinaf başvurusu yasal süresi içinde yapılmış olduğundan yerel mahkemenin ek kararına ve dolayısıyla 07.05.2025 tarihli kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmak gerektiğini, mahkeme’nin kararının yerinde olmadığını, yerel mahkeme kararının gerekçesine esas olan 4736 sayılı kanun çıktıktan sonra Danıştay 8. Dairesi'nin E. 2016/1281 K. 2018/8326T. Sayılı kararını 13.12.2018 tarihinde verdiğini, bu kararda Turizm Teşvik Kanunu'nun 16. Maddesinin geçerli olduğu Turizm belgesi olan işletmelerin bu indirimden yararlanabileceğinin açıkça belirtildiğini, buna rağmen Adana Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nin 2022/644 Esas ve 2022/240 karar sayılı ilamının aynı konuda Danıştay Dairesinin kararından üstünmüş gibi yerel mahkemenin bunu kararına esas almasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Danıştay Dairelerinin Bölge İdare mahkemesi İdari dava dairelerinin üst mahkemesi olduğunu, huzurdaki davanın konusu ile Sayın Mahkeme kararında belirtilen idari yargıda görülen davanın konularının birbirinden farklı olduğunu, huzurdaki davanın ticari nitelikte ve davalı kurumun fahiş ve haksız yaptığı faturalamaya ilişkin olduğunu, idarenin halen yürürlükte olan 2634 Sayılı Turizm Teşvik Kanunu 16.Maddesine göre en düşük tarifeden müvekkilinin tarifesini belirlemesi gerekirken müvekkilinin tarifesini sanayi tarifesi olarak belirlediğini, Turizm Teşvik Kanunu halen yürürlükte olup bu kanuna göre müvekkiline uygulanması gereken tarifenin ... ilinde uygulanan en düşük tarife olan mesken tarifesi olduğunu, fakat idarenin bir idari işlem ile müvekkilinin tarifesini değiştirdiğini, ayrıca yerel mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda dosyaya sunulan raporda müvekkil şirketin davalıdan alacaklı olduğu yani davanın doğru olduğunu belirlediğini, mahkemece Adana Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nin ilamı esas alınarak davanın reddine karar verilecek ise ne diye bilirkişi incelemesi ile uğraşıldığını, faturalar incelendiğinde 2021 yılı ortalarına kadar en düşük mesken tarifesinden müvekkil şirketin faturalandırıldığını, kısaca sayın Mahkeme kararı halen yürürlükte olan 2634 Sayılı Kanun’un 16.Maddesine, müvekkilinin de tabii olduğu Deniz Turizmi Yönetmeliğine, aynı konuda farklı dava tarafları için esastan verilmiş Danıştay 8. Dairesi kararına aykırı olduğu gibi davalı Kurum’un yasal tarife uyguluyoruz dediği halde daha da fahiş ve haksız faturalandırma yaptığı gerçeğine aykırı ve davalı kurumun tüm Marina işletmelerini tek sayaç üzerinden faturalama garabetini gözden kaçıran, varılan sözlü ve eylemli mutabakattan cayılarak yaratılan muarazayı makul gören ve bilirkişi raporunu dikkate almayan bir nitelikte olduğunu belirterek istinaf incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına, istinaf başvurusunun kabulü ile mahkemenin gerek 03.09.2025 tarihli ek kararının gerekse 07/05/2025 kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; Menfi Tespit ve İstirdat istemine ilişkindir.
İnceleme; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek HMK'nın 356/1. maddesi gereğince de duruşmalı yapılmasını gerektiren eksik bir husus görülmediğinden dosya üzerinden yapılmıştır.
İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda 07/05/2025 Tarih, 2023/447 Esas ve 2025/492 Karar sayılı karar ile "davacının su faturasından kaynaklanan menfi tespit ve istirdat isteminin reddine" karar verildiği, davacı vekilinin karara karşı istinaf isteminde bulunduğu, ilk derece mahkemesinin 03/09/2025 tarihli ek karar ile "istinaf istemi süresinde olmadığından reddine" karar verildiği, davacı vekilinin bu karara karşı da süresi içinde istinaf başvurusunda bulunarak kararın kaldırılması isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı Kanununun "Başvuru süresi" başlıklı 345. Maddesi " (1) İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. İstinaf yoluna başvuru süresine ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır." hükmüne, "İstinaf dilekçesinin reddi" başlıklı 346. Maddesi " (1) İstinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344 üncü maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder.
(2) Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar." hükmüne amirdir.
Dosyanın incelenmesinde ilk derece mahkemesinin 07/05/2025 tarih, 2023/447 Esas ve 2025/492 Karar sayılı kararının davacı vekiline 01/07/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına karşı 2 haftalık kanun yoluna başvurma süresinin 16/07/2025 (Çarşamba-son gün) tarihinde dolduğu, davacı vekilinin ise istinaf başvurusunu 22/08/2025 tarihinde yaptığı, ilk derece mahkemesinin istinaf konu 03/09/2025 tarihli ek kararında da isabetli olarak belirtildiği üzere davacı vekili tarafından asıl karara yönelik istinaf başvurusu, süresi geçtikten sonra 22/08/2025 tarihinde yapılmış olmakla; mahkemece 6100 sayılı Kanunun 346. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesinde usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Buna göre davacı vekilinin mezkur ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi gerekir.
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, davacı vekilinin 03/09/2025 tarihli ek karara yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin 03/09/2025 tarihli ek karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken istinaf karar harcı olan 732,00 TL İstinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
5-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilgililerine iadesine,
6-Temyizi kabil olan bu kararın, 6100 sayılı Kanunun 359/4. maddesi gereğince Dairemiz tarafından tebliğe çıkartılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361.maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk derece Mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 12/02/2026
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.