mahkeme 2025/1080 E. 2025/2027 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/1080

Karar No

2025/2027

Karar Tarihi

31 Aralık 2025

T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/1080
KARAR NO : 2025/2027

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/12/2017
NUMARASI : 2014/645 Esas 2017/634 Karar

DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 31/12/2025

GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/01/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/12/2017 tarih ve 2014/645 Esas - 2017/634 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Kurumlarının yetkililerince 22/10/2011 tarihinde davalının adresinde yapılan kontrol sırasında harici hattan su kullanıldığının tespit edilmesi üzerine ... nolu tutanağın düzenlendiğini, söz konusu tutanağa ilişkin olarak davalının adına tahakkuk eden borcun ödenmesi hususunda davalıya ihtarname gönderildiğini, ancak buna rağmen borcun ödenmediğini, bunun üzerine davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2012/7099 E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz etmesi üzerine icra takibinin durdurulduğunu, idarelerin tarifeler yönetmeliğinin 42. Maddesinin " Abone olmaksızın ...'ye ait su dağıtım hattı, su abone veya şebeke yolu hattından, kuyu veya kaynaktan boru döşeyerek, motor bağlayarak, şebekeyi delerek su temin etmek ve kullanmak sayaç yerine boru takmak, kayıtsız sayaç takmak, abone olmasına rağmen ...'ye haber vermeksizin sayacı sökerek tüketim endeksini bozmak, sayacın tüketimini doğru olarak kaydetmesini önleyecek bir irtibat kurarak su temin etmek ve kullanmak, şehir şebeke suyu haricinde kendi imkanları ile ...'nin görev alanı içerisinde kalan yeraltı veya yerüstü kaynaklarından izinsiz ve ruhsatsız olarak su temin ederek atık su üretmek, işlenmesi yasak olan fiillerden olup, aynı zamanda su hırsızlığı suçunu oluşturduğundan, bu gibiler hakkında yasal soruşturma yapılmakla birlikte, tespit edilen kaçak su ve atık su tüketim miktarı cezalı olarak tahsil edilir ve kaçak bağlantı iptal edilir şeklinde düzenlendiğini, davalının yapılan kontrolde harici hattan su kallandığının sabit olduğunu, idarelerine su satışı ile birlikte atık su bedelinin tarifelerini düzenleme yetkisinin kanun ile tanınmış bir yetki olduğunu, bu nedenle davalı aleyhine kaçak su tutanağı tanzim edildiğini ve ücret tarifesine göre hesaplama yapıldığını, yapılan hesaplamada bir yanlışlık, haksızlık veya hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek, davalının yapmış olduğu itirazın tamamen haksız ve kötü niyetli olarak yalnızca takibi durdurma amaçlı olduğuğu, bi nedenle itirazın iptalini ve takibin devamını ve %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Davanın bir yıllık yasal süre içerisinde açılması gerektiğini, davanın bu süre içerisinde açılmadığını, davacının davaya dayanak olarak icra takibine esas olan 22/10/2011 tarih ve ... sayılı tutanağı gösterdiğini, söz konusu tutanağın ... adına düzenlendiğini, aynı tutanağın dayanak gösterilerek .... İcra Müdürlüğünün 2012/25 E. Sayılı dosyası üzerinden ... aleyhine takip başlatıldığını, başlatılan icra takibi ile işbu dava dayanağı olan icra takibinin konusunun aynı olduğunu, davacı tarafın icra takibine dayanak yaptığı tutanak ile firmalarının kaçak su kullandığını belirterek, su bedeli, atık su bedeli, KDV, usulsüzlük, gecikme ücreti ve bu alacak kalemlerinin faizini talep ettiğini, davalı olarak firmalarının kaçak su kullandığı iddia edilen adreste artezyen kuyusunun bulunduğunu, su ihtiyacının buradan karşılandığını, kesinlikle kaçak su kullanmadıklarını, davaya dayanak olan tutanağın davacı tarafın çalışanlarınca tek taraflı olarak tutulduğunu, kaçak su kullandıklarının ispat edilmesi gerektiğini, söz konusu tutanağın şirketleri adına tutulmadığnı, tutanağın ... adına tutulduğunu ve bu kişi ile ilgili olarak davacı tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu, yapılan yargılama sonucunda beraat kararı verildiğini, aynı tutanakla ilgili olarak ... hakkında ise yargılamanın devam ettiğini, bu yargılama dosyalarında kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte kaçak su bedelinin sadece 142,20 TL olarak tespit edildiğini, davacı tarafın tespiti ile bu tutar arasında ciddi fark olduğunu belirterek, tüm dava ve tazminat hakları saklı kalmak kaydı ile haksız yere açılan davanın reddi talep edilmektedir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece".... Dosya kapsamında hazırlanan her üç bilirkişi raporunda da davalının kaçak su kullanımı nedeniyle davacı kuruma borçlu olduğunun tespit edildiği, her ne kadar davalı vekilince davalı şirketin yetkilisi ...'ün yargılandığı ceza dosyasında hazırlanan bilirkişi raporunda hesaplanan zararı davalı şirketin karşıladığını belirtmiş ise de bilirkişiler tarafından yapılan tespitte ceza dosyasında yapılan hesaplamanın sadece bir aylık su miktarının faizi, vergi ve cezaları içermeyen bedeli olarak hesaplandığını belirttiklerinden ve bilirkişilerce yapılan hesaplama ve hazırlanan rapor mahkememizce hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Kaçak su kullanımı, haksız fiil niteliğinde olup bundan kaynaklanan alacak likid (belirlenebilir, bilinebilir ) olmadığından, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulü ile ; .... İcra Müdürlüğünün 2012/7099 Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 6.373,63 TL su bedeli, 6.373,63 TL ceza bedeli, 3.186,81 TL atık su bedeli, 1.274,72 TL KDV, 424,00 TL usulsüzlük cezası ve 1.156,52 TL faiz olmak üzere toplam 18.783,31 TL üzerinden devamına,
2- Alacağın likit olmaması sebebiyle davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine
3- Reddedilen kısım üzerinden davacı tarafın takipte kötüniyetli olmaması sebebiyle davalı tarafın tazminat talebinin reddine, ...." karar verilmiştir.
DAVACI ... VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı idarenin ... Tarifeler Yönetmeliğinin Kaçak Su başlıklı 33. maddesinin 1. fıkrasında su kullanımını "İdarenin tasarrufundaki yeraltı veya yerüstü su kaynaklarından, tesislerinden, su taşıyan boru hatlarından, şube yolundan abone olmaksızın ya da abone olduğu halde kayıt dışı sayaçla, kayıtlı sayacı işletmeyecek şekilde, sayaçsız olarak her hangi bir teknik düzenekle ya da her hangi bir şekilde ölçümü engelleyerek su alma işi kaçak su kullanımı" olarak tanımladığını, davacı idare görevlileri tarafından yapılan kontrolde davalıya ait iş yerinde harici hattan su kullanımı yapıldığının tespit edildiğini, bu tespit üzerine davacı idarenin alacağının tahsili için icra takibi başlattığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, açılan itirazın iptali davasında yargılama aşamalarında sunulan dilekçelerde belirtildiği ve mahkemece yapılan yargılama sırasında keşif sonucu tanzim olunan bilirkişi raporlarında da davalı şirkete ait iş yerinde harici hattan su kullanımı yapıldığının sabit olduğunu, harici su kullanımına ilişkin tespit sonucu davacı idarenin alacağının ... Tarifeler Yönetmeliğine uygun şekilde hesaplanarak icra takibine konu edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğunu, ilk derece mahkemesince davalı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddinin de dosya kapsamına uygun olmadığını, tutanağa ilişkin yapılan hesaplamaların yönetmeliklere uygun şekilde yapıldığına ilişkin bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini beyanla eksik inceleme ile usul ve yasalara aykırı verilen ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili tarafından davalı şirket aleyhine ....İcra Müdürlüğünün 2012/7099 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, söz konusu takibe davalı şirket tarafından yasal süresi içerisinde itiraz edildiği ve takibin durduğunu, işbu itirazın iptali davasının İİK. md.67 uyarınca 1 yıllık yasal süre içerisinde açılması gerektiği halde davacı tarafından süresi içerisinde açılmadığını, bilirkişilerce tanzim edilen raporlarda davacı tarafın davalıdan alacaklı olduğu ve takibin hukuka uygun olduğuna ilişkin tüm dosya kapsamına ve maddi gerçekliğe aykırı görüşün kabul edilebilecek nitelikte olmadığını, davacı tarafın davalıdan hiçbir alacağının bulunmadığını, ikame edilen işbu davanın ve icra takibinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, bilirkişiler tarafından dosyaya sunulan deliller ve yazılı-sözlü beyanlar değerlendirilmeden, eksik inceleme ve araştırma sonucunda görüş bildirildiğini, delil olarak dayanılan ... 10.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/253 Esas sayılı dava dosyasında davacı tarafın zararının ödendiği açıkça anlaşıldığı halde bahse konu ceza dava dosyasının bilirkişilerce incelenmeden görüş bildirme yolu tercih edildiğini, ceza dava dosyasının incelenmesi halinde davacı tarafın katılan sıfatına haiz olduğunu, dosya kapsamında alınan rapora hiçbir surette itirazının bulunmadığını, zararın giderildiğinin açıkça anlaşılacağını, bu minvalde davacı tarafın işbu dava dosyasını ikame etmekte hiçbir dayanağının bulunmadığını, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, dosya kapsamında 08.01.2016 tarihli ek bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde de beyan edildiği üzere, delil olarak dayanılan ceza dava dosyasında davacı tarafın zararı belirlenmiş ve davalı şirket yetkilisi tarafından belirlenen zararın karşılandığını, davacı tarafın icra takip dosyası ile talep ettiği fahiş miktarın davalı şirket ile ilgi ve alakasının bulunmadığıı, davalı tarafın haksız ve mesnetsiz talebinin hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, davalı şirket tarafından ceza dava dosyası ile belirlenen bedelin ödenmiş, bu hususun katılan taraf olan davacı tarafından da kabul edilmiş olmasına karşın davacı tarafın davalı aleyhine icra takibi gerçekleştirmesinin ve haklı sebeple gerçekleştirilen itiraza karşı işbu davanın ikame edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ceza dava dosyasının incelenmesi halinde bu hususun netlik kazanacak olmasına karşın bilirkişiler tarafından itiraz ve delillerin incelenmesine ilişkin beyanlar dikkate alınmadan, eksik inceleme sonucunda hüküm kurmaya elverişli nitelikte bulunmayan raporlar esas alınarak hüküm kurulduğu, davacı tarafın icra takibine dayanak yapılan söz konusu tutanak ile davalı şirketin kaçak su kullandığını belirttiğini, su bedeli, atık su bedeli, kdv usulsüzlük, gecikme ücreti ve bu alacak kalemlerinin faizlerini talep ettiği halde davalı şirketin kaçak su kullanmadığını, adreste bulunan artezyen kuyusundan su ihtiyacını giderdiğini, bahsi geçen tutanağın davacı tarafça tek taraflı düzenlendiği hususlarını ileri sürerek ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın açıkça usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini beyanla mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; kaçak su kullanımından kaynaklı alacağa istinaden başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı tarafça, kaçak su kullanımından kaynaklı alacağının tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün 2012/7099 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline, karar verilmesi talepli olarak ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/645 Esasına kayden açılan davanın yapılan yargılaması neticesinde, mahkemenin 2017/634 Karar sayılı ve 28/12/2017 tarihli kararı ile "Davanın Kısmen Kabulü ile ; .... İcra Müdürlüğünün 2012/7099 Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 6.373,63 TL su bedeli, 6.373,63 TL ceza bedeli, 3.186,81 TL atık su bedeli, 1.274,72 TL KDV, 424,00 TL usulsüzlük cezası ve 1.156,52 TL faiz olmak üzere toplam 18.783,31 TL üzerinden devamına, Alacağın likit olmaması sebebiyle davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine, Reddedilen kısım üzerinden davacı tarafın takipte kötüniyetli olmaması sebebiyle davalı tarafın tazminat talebinin reddine," karar verildiği, davacı vekilince ve davalı vekilince kararın kaldırılması istemiyle ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin istinaf itirazlarına yönelik yapılan değerlendirme;
HMK'nın 346. maddesine göre istinaf dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344. maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder. Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar.
Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. HMK'nın 346. maddesi hükmüne göre kesin olan karara ilişkin istinaf dilekçesi ilk derece mahkemesince reddedilmemiş ise 01/06/1990 tarih, 1989/3 Esas -1990/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının kıyasen uygulanması sonucu aynı Kanun'un 352. maddesi kapsamında yapılan ön inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebilir.
02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 41. maddesiyle değiştirilen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. maddesinde 3.000,00TL'yi geçmeyen hükümlere karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacağı düzenlenmiştir. Yine aynı yasanın 44. maddesiyle 6100 sayılı HMK'na getirilen ek madde gereğince bu miktara yeniden değerlendirme oranı uygulandığında kesinlik sınırının 2017 yılında 3.110,00 TL olduğu anlaşılmaktadır.
04.06.2025 yürürlük tarihli 7550 sayılı Kanun’un 20. maddesi ile değişik HMK’nın Ek 1/2. maddesi ile hükmün verildiği tarih ibaresinin, davanın açıldığı tarih olarak değiştirildiği, HMK’nın 448. maddesine göre ise değişen kanun hükümlerinin tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanacağı, ilk derece mahkemesi tarafından hüküm kurulmakla usul işleminin tamamlandığı, bu nedenle 04.06.2025 tarihinden önce verilen kararlarda kesinlik miktarın tespiti için karar tarihi; anılan tarihten sonra verilen kararlarda ise dava tarihinde talep edilen miktara göre kesinlik tespit edilecektir.
Buna göre; karar tarihi olan 28/12/2017 itibariyle kesinlik sınırı 3.110,00 TL olup davacının dava dilekçesinde dava değerini 20.241,66 TL olarak gösterdiği, davaya dayanak icra takibindeki alacağın da 20.241,66 TL olduğu, mahkemece kısmen red verilen miktarın 1.452,35 TL olduğu, karar tarihi olan 2017 yılı itibariyle mahkemece verilen kısmen ret kararının davacı yönünden istinaf sınırının altında kaldığı ve kararın davacı yönünden kesin nitelikte olduğu, gerekçeli kararda sehven istinaf kanun yolunun açık olduğunun gösterilmesinin kesin olan karar hakkında taraflara istinaf yoluna başvurma hakkı sağlamayacağı anlaşılmıştır.
Bu yasal düzenlemeler karşısında ilk derece mahkemesince verilen karar kesinlik sınırı içerisinde olmakla; istinafı kabil bir karar olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin reddolunan miktara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Yine, davanın kaçak su kullanımından kaynaklı alacağın tahsiline yönelik başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davası olduğu, kaçak su kullanım miktarının hesabı bilirkişi incelemesi ve yargılamayı gerektirdiğinden, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine yönelik verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının reddine karar verilmiştir.
Davalı vekilinin istinaf itirazlarına yönelik yapılan değerlendirme;
Somut olayda, davacı kurum tarafından, ... Mah. ... Cad No:4 .../ ... adresinde 22.10.2011 tarihinde yapılan kontrolde davalının bahse konu iş yerinde harici hattan kaçak su kullanımı yaptığının tespit edildiği ve buna istinaden ... sayılı kaçak tutanağı düzenlendiği,davacı kurum tarafından davalı aleyhine kaçak su kullanımından kaynaklı alacağa istinaden .... İcra Müdürlüğünün 2012/7099 esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, davalının takibe itirazı sonrası takibin durduğu, davacı yanca itirazın iptali istemiyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
22.10.2011 tutanak tarihinde geçerli ... Tarifeler ve Abone Hizmetleri Yönetmeliğinin 38. Maddesinde "İdarenin tasarrufundaki yeraltı veya yerüstü su kaynaklarından, tesislerinden, su taşıyan boru hatlarından, şube yolundan abone olmaksızın ya da abone olduğu halde kayıt dışı sayaçla, kayıtlı sayacı işletmeyecek şekilde, sayaçsız olarak her hangi bir teknik düzenekle ya da her hangi bir şekilde ölçümü engelleyerek su alma işi kaçak su kullanımı olup, bu şekilde su kullanan kişilerin kaçak su kullanımları tutanakla tespit edilir ve kaçak su kullanımı engellenir." şeklinde,
3.1. Kaçak Tipi Düz Boru/vanadan Kullanım başlıklı maddesinde "Abone olmaksızın yada abone olunduğu halde, ölçümü engellemek sureti ile sayaç yerine düz boru takmak yada direkt olarak vanadan su kullanılmasıdır. Bu durumlarda hesaplama, ait olduğu abone grubu esas alınarak;
3.1.1. Aynı abonenin, varsa bir önceki yılın aynı dönemlerine ait tahakkuka bağlanmış aylık tüketim ortalaması üzerinden,
3.1.2. Aynı abonenin bir yıl öncesine ait tahakkuka bağlanmış tüketimi yoksa tahakkuka bağlanmış son üç aylık tüketimlerinin aylık ortalaması üzerinden,
3.1.3. İlgilinin daha önce tahakkuka bağlanmış tüketimi yoksa, kaçak su tüketimlerinin tespitinde abone grubu için her yıl Genel Kurulca onaylanan ücret tarifesinde belirlenen sektör detay tablosundaki m3 üzerinden tahakkuka bağlanarak tahsil edilir.
3.1.4. İdare; Ücret Tarifesinde belirtilen kullanıcı türlerine göre kullanım m3 miktarları belirlenmiş olsa dahi, kullanımın belirtilen m3 miktarından daha yüksek olduğu düşünülen yerlere, geçici veya yeni sayaç ile idarenin uygun gördüğü zaman aralığını dikkate alarak ölçüm yapabilir ve yapılan bu ölçüme göre tahakkuk oluşturabilir
3.1.5. Düz boru ve vanadan su kullanımlarında tahakkuk hesaplamaları; yürürlükteki tarifesinin 3 katı eklenerek (tarife bedeli *3 tarife bedeli) formülü ile tahakkuklandırılır." şeklinde düzenleme mevcuttur.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davacı kurum tarafından 22.10.2011 tarihinde yapılan kontrolde düzenlenen ... seri sayılı kaçak tutanağı, keşif sırasında dinlenen tutanak tanık beyanları ve mahkemece yapılan keşif neticesi alınan bilirkişi heyeti raporlarına göre, dava konusu olan ve davalı tarafından kullanılan Merkez mahallesi, ... Caddesi, No: 4 .../ .../ ... adresinde bulunan narenciye paketleme tesisi olarak kullanılan binada ve dava dosyasında yapılan incelemelerde kaçak su boru hattının söküldüğü, dava dosyasında bulunan bilgi belge ve fotoğraflardan davalı iş yerinde harici hat çekmek suretiyle kaçak su kullanılmış olduğu, davacı ...' nin davalı ... Gıda....Ltd. Şti' den 02.08.2012 icra takip tarihi itibariyle 17.632,79 TL asıl alacak ,1.156,52- TL faiz olmak üzere toplam 18.789,31-TL alacaklı olduğu, söz konusu raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu, kaçak tutanağının düzenlendiği tarihteki yönetmelik hükümleri ve Yargıtay İçtihatları doğrultusunda hazırlandığı, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince söz konusu raporlar hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen kararın usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu, itirazın iptali davalarının borçlunun itirazının alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren 1 yıllık süre içerisinde açılması gerektiği, borçlu itirazının alacaklı vekiline 05/08/2013 tarihinde tebliğ edildiği, dava tarihi itibariyle 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçmediğinin görüldüğü, bu yönüyle de mahkeme kararının yerinde olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf itirazlarına itibar edilmemiştir.
Mahkemece, hukuki nitelendirmenin, davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; ilk derece mahkemesi kararının ûsul ve esas bakımından hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin miktara yönelik istinaf başvurusunun (kararın kesin olması nedeniyle) HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince usulden reddine, davacı vekilinin icra inkar tazminatına yönelik istinaf talebinin HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı vekilinin miktara yönelik istinaf başvurusunun (kararın kesin olması nedeniyle) HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, icra inkar tazminatına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
3-Davacıdan yeterli oranda istinaf maktu karar harcı alınmakla, yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 1.283,49 TL istinaf nispi karar harcından peşin alınan 615,40 TL maktu karar harcının mahsubu ile bakiye 668,09 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına,
6-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
7-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilgililerine iadesine,
8-Temyizi kabil olmayan bu kararın, 6100 sayılı Kanunun 359/4. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkartılıp harç tahsil işlemlerinin yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Kanunun 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/12/2025

...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim