Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/417

Karar No

2025/234

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/417 - 2025/234
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/417
KARAR NO : 2025/234

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :10/02/2022
NUMARASI :... Esas ... Karar
DAVACI :... SİGORTA ARACILIK HİZMETLERİ LİMİTED ŞİRKETİ
VEKİLİ :Av.
DAVALILAR :1-... OTOMOTİV SAN.A.Ş.
VEKİLİ :Av.
:2 -... OTO MOTORLU ARAÇLAR PAZARLAMA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ :Av.
DAVANIN KONUSU :Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ :13/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :04/03/2025

.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/02/2022 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle:Müvekkili şirket yetkilisi, ... olup bu şirketin tek ortağı ve yetkilisi olduğunu, müvekkili şirket yetkilisi ...'nın babası olan ... adına müvekkili tarafından ... Seri Nolu 31.10.2012 tarihli 45.978,00 TL bedelli irsaliyeli fatura ile araç bedeli davalı tarafa nakden ödenerek, davalı şirketten 1 adet 2012 model ... ... marka sıfır km otomobil satın aldığını, ...'nın vefatı sonrasında araç ...'nın varisi olan ...'nın şirketi müvekkili şirkete devredildiğini, müvekkili aracı satın aldıktan sonra normal garanti kapsamına ilaveten 613,60 TL bedelle ilave garanti paketi satın aldığını, aracın garantisinin halen devam etmekte olduğunu, müvekkilinin aracı teslim aldıktan sonra sağ ve sol kayar kapıların boşluklarında tavan bölgesinde paslanma,çürüme ve boya soyulmaları başladığını, bu durum giderek arttığını ve tavanın sorunlu kısımlarında kaynak yapılmasını gerektirecek ve hem içeriden hem de dışarıdan boyanması gerektirecek hale geldiğini, müvekkilinin aracın tavan bölgesinin boyanması durumunda aracın değerinin düşeceğini düşünerek, ....Sulh Hukuk Mahkemesi Hakimliği'nin ... D.İş sayılı dosyası ile tespit istediğini, yapılan tespit neticesinde söz konusu paslanma ve çürümenin yanlış kullanıma bağlı olmadığını, aracın üretimi esnasında hatalı tasarıma bağlı olarak kapı ile kapı boşluğuna giren yağmur suyunun tam manası ile drene edilmemesinin suyun alınan bölgelerde birikmesi sonucu nem ve ıslaklığın sac malzemeyi çürüttüğünü, bu nedenle aracın bu açıdan ayıplı olduğunu, bu ayıbın tasarım hatası olması sebebiyle üretim sonrasında yetkili servislerce çözülemeyecek bir sorun olduğunu, bölgenin yeniden onarılması sonrasında problemin yeniden oluşacağı açıkça tespit edildiğini, müvekkilinin defalarca davalı tarafa bu durumu bildirdiğini, davalı çalışanlarınca tespitlerinde haklı olduklarının şifahen dile getirildiğini, ancak davalı şirket tarafından bildirimlerine cevap verilmediğini, daha sonra müvekkili tarafından davalıya yazılı başvuru yapıldığını, ancak müvekkilinin iade taleplerinin de haksız ve hukuka aykırı olarak dikkate alınmadığını, araçta var olan ayıbın müvekkilinin aracı satın aldığı anda fark edilebilecek nitelikte bulunmadığından gizli ayıp niteliğinde olduğunu, bunun üzerine müvekkili tarafından dava şartı olması sebebiyle 02/09/2020 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğunu, fakat anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek tüm bu nedenlerden dolayı müvekkiline satılmış olan ayıplı malın yenisi ile değiştirilmesi bu mümkün olmadığı takdirde araçtaki değer kaybının tespit edilerek ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Oto A.Ş. vekili cevap dilekçesine özetle: hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunulduğunu, dava konusu aracın satış ve tesliminin 2012 yılında yapıldığını, satılanın ayıbından sorumluluğa ilişkin her türlü davanın iki yıl içinde zaman aşımına uğrayacağı ileri sürüldüğünü, davacının tarafın tacir olması sebebiyle tacir olmanın sorumluluklarının bilincinde olması ve basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğini, uyuşmazlığa ilişkin ayıp ihbar sürelerinin değerlendirilmesinde TTK hükümlerinin esas alınması gerektiğini, davacı tarafından usulüne uygun süresinde bir ayıp ihbarında bulunulmadığını, her iki taraf tacir olduğundan TTK md. 18/3'teki şekil şartlarına uyulması gerektiğini, husumet itirazında bulunduklarını, davalı şirketin uyuşmazlık konusu aracın üretim aşamasında rolü bulunmadığını, sipariş üzerine kendilerine ... ...'dan iletilen araçları alıcısına ulaştıran bir firma olduğu , davalı şirketin ... yetkili satıcısı ve yetkili servisi olarak çalışması sebebiyle müşterilerine ancak garanti kapsamında kalan hizmetleri sağlayabildiği, arıza veya hasarların garanti kapsamında olup olmadığına ilişkin kararların ... ... tarafından verildiğini, davalı firmanın bu hususta takdir yetkisi bulunmadığını, davaya konu aracın ayıplı olduğunu kabul etmemekle birlikte; bir an için ayıplı olduğu düşünülse dahi mevcut olduğu iddia edilen ayıp ile ilgili davalı firmanın bir sorumluluğu bulunmadığını, davalı şirkete husumet yöneltilmesinin kabul edilemeyeceğini, davaya konu araç üzerindeki mevcut olduğu iddia edilen ayıbın, ürünün davacıya teslimi anında mevcut bulunması gerektiğini, ürünün davacıya teslim edildiği andan itibaren davaya konusu yarar ve hasarın davacıya geçtiğini, teslim sırasında mevcut olmayıp sonradan çıkan bir hasar hususunda davalı şirkete herhangi bir kusur ve sorumluluk yüklenemeyeceğini, davalı şirketin söz konusu aracı ayıplardan ari olarak davacıya teslim ettiğini, bir an için aracın ayıplı olduğu düşünülse dahi, aracın yenisi ile değişiminin mümkün olmayacağını, değer kaybının tespit edilip ödenmesi talebinin kabulünün mümkün olmadığını, davacının talebinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olup iyiniyet kurallarıyla bağdaşmadığını, davacının faiz talebinin kabulünün mümkün olmadığı, davaya konu olan ürünün kullanımında ve söz konusu üründen yararlanmaya engel bir ayıbın mevcut olmadığını, davacının ürünü kullanıp yarar sağladığını, davacının faiz talebinin kabul edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı ... Otomotiv A.Ş. vekili cevap dilekçesine özetle: TBK m. 231 hükmünde 2 yıllık zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, dava konusu aracın 31.10.2012 tarihinde satın alındığından zamanaşımı süresinin 31.10.2014 tarihinde dolduğu, davacının satın almış olduğu garanti paketinin zamanaşımını uzatmayacağı, söz konusu paketin süresinin davanın açıldığı tarihte dolduğunu, satın alınan paketin yalnızca onarıma yönelik olup, paket içerisinde de açıklandığı üzere boya ile ilgili arızaların kapsam dışı olduğu, dava konusu uyuşmazlığın bir ticari satım olduğu, ticari satımlarda ayıba karşı tekeffülden doğan hakların satıcıya karşı yöneltildiği, davalı ... ...'ın davacı ile herhangi bir satım akdi bulunmadığını, satıcı ie üretici ya da ithalatçının müteselsil sorumluluğunun sadece 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'da tüketiciler lehine düzenlendiğini, davacının tüketici olmaması sebebiyle imalatçı olan davalı firmanın müteselsil sorumluluğuna gidilemeyeceğinden, ... Otomotiv açısından husumet yönünden davanın reddi gerektiği, dava konusu aracın satım işleminin TTK madde 23 anlamında “ticari satış” sayılması sebebiyle hak düşürücü süre niteliğinde olan ayıp ihbar süreleri hakkında TTK m. 23/1 hükmünün uygulanacağı, buna göre, alıcının ayıp ihbar sürelerinin açık ayıplarda 2, açıkça belli olmayan ayıplarda ise 8 gün olduğu, bu sürelerin teslimden itibaren başladığının açıkça belli olmayan ayıplarda, alıcının malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek, incelettirmek ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa durumu bu süre içinde satıcıya ihbar etmekle yükümlü olduğunu, sekiz günlük süre içinde ihbar yapılmaz ise alıcının malı ayıp ile kabul etmiş sayılacağının, araç sahibinin basiretli bir iş adamı gibi davranarak, teslim aldığı malı teslim aldığı tarihten itibaren 8 gün içerisinde inceletmeli ve herhangi bir ayıp tespit etmesi halinde ise, bunu satıcıya bildirmesi gerektiğini, işbu somut olayda davacı şirketin, davalı firmaya, teslim tarihinden itibaren başlayan 2 ve 8 günlük süreler içinde herhangi bir bildirimde bulunmadığını, ayıp ihbar süreleri hak düşürücü süreler olduğunun, genel hükümler çerçevesinde de (TBK m. 223), alıcının, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorunda olduğunu, aksi takdirde malı kabul etmiş sayılacağını, dava konusu araca ilişkin herhangi bir bildirim yapılmadığını, araç satın alındığı tarihten davanın açıldığı tarihe kadar 8 yıl gibi çok uzun bir süre geçtiğini ifade ettiğini, dava konusu araçta üretimden kaynaklı herhangi bir ayıp olmadığını, araçta kullanıma bağlı oluştuğunun açık olan şikayetler bulunduğunu, aracının garanti süresinin dolduğunu, garanti süresi içerisinde herhangi bir şikayet ile yetkili servis başvurusu yapılmadığını, 8 yılı aşkın süre boyunca davacı aracını sorunsuz bir biçimde kullandığını, araçtan faydalanmaya engel hiçbir husus bulunmadığını, davacı aracını 45.978-TLye satın aldığını beyan ettiğini, 2012 model bir aracın mislinin davalıda bulunmasının mümkün olamayacağını, aracın kıymet takdirinin yapılarak davacıya misli bir aracın bedelinin ödenmesinin de taraflar arasında gözetilmesi gereken hakkaniyeti sarsacağı ve davacının hukuka aykırı olarak zenginleşmesine neden olacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece".... davaya konu olan paslanma ve çürüme kusurunun, aracın satın alınması sırasında fark edilmesinin mümkün olmadığı, bu sebeple gizli ayıp olduğu anlaşılmıştır. Türk Borçlar Kanunu'nun 227/1.4. Maddesine göre, satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcının imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme hakkı olduğu düzenlenmiş, davaya konu olayda satım sözleşmesinin üzerinden 8 yıl geçtiğinden davalı şirket bakımından aynı aracın ayıpsız benzerinin teminin güç olacağından misliyle değişimin uygun olmadığı kanaatine varılarak davacının bu yöndeki talebi reddedilmiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 227/1.2. Maddesine göre, satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcının satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme hakkı olduğu düzenlenmiş olup bilirkişi tarafından yapılan hesaplama doğrultusunda dava konusu araçta pas ve çürüme kusurunun onarım işlemi sebebiyle değer kaybının 10,000,00-TL, onarımın 15.000,00-TL olacağı anlaşılmış olup davacının bu yöndeki talebinin kısmen kabulüne karar verilerek 25.000,00.TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizli ile birlikte davalı ... Oto Motorlu Araçlar Pazarlama A.Ş'den alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Davalı ... Otomotiv San. ve Tic. A.Ş 'ye açılan dava yönünden ise davalı ile davacı arasında doğrudan bir sözleşme ilişkisi bulunmadığı, dava konusu aracın kaportasında çürüme ve paslanmanım meydana geldiği, müşteri katkılı ... Güvence Paketi Satış Sözleşmesi m. 9/5 hükmünde ise boya ve kaporta ile ilgili arızaların kapsam dışı tutulduğu, davaya konu araçtaki ayıbın garanti kapsamında olmadığı, davacı tarafın davalı ... Otomotiy Sanayi AŞ'ye ayıp ihbarında bulunduğuna dair delil olmadığı, davaya konu ayıbın garanti belgesi kapsamında olmaması sebebiyle davalı ... Otomotiv Sanayi AŞ'nin değer kaybından sorumlu olmayacağı anlaşıldığından davalı ... Otomotiv San. ve Tic. A.Ş 'ye açılan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davalı ... Otomotiv San. ve Tic. A.Ş 'ye açılan davanın REDDİNE, Davalı ... Oto Motorlu Araçlar Pazarlama A.Ş'ye açılan aracın yenisiyle değiştirilmesi davasının REDDİNE, Araçtaki değer kaybı talebinin KISMEN KABULÜ İLE, 25.000,00.TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizli ile birlikte davalı ... Oto Motorlu Araçlar Pazarlama A.Ş'den alınarak davacıya ödenmesine,...." karar verilmiştir.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Mahkeme dava konusu paslanma ve çürüme kusurunun müvekkilin kullanımından kaynaklanmadığı, müvekkili tarafından fark edilmesinin mümkün olmaması sebebiyle gizli ayıplı olarak kabul edilmesi gerektiği yönündeki tespitine rağmen davalarının kısmen kabulüne karar verildiği ki bu karar usul ve yasalara açıkça aykırı olduğu, kararın ortadan kaldırılarak davalarının kabulüne karar verilmesi gerektiği, dosya teknik inceleme yapılmak amacıyla bilirkişiye yollandığı, bilirkişiler, raporlarında da açıkça belirtmiş olduğu üzere dava konusu çürüme işleminin onarım sürecinde kaynaklı parçaların değişimi esnasında tavan sacının zarar görme riski bulunduğunu, kasa sacının değişiminden sonra da kusurlu bölgenin tümden boyanması gerekeceğini açıkça tespit ettikleri, bu onarım işlemi sonrasında aracın tavanı boyanacak olup tavanın boyanması durumunda rayiç bedelinin fazla miktarda düşeceği bir aracın sağ ve sol kapısında boya bulunması halinde değeri 150- 160.000,00 TL iken bu boyalara ilaveten tavanda da boya bulunması halinde bilirkişilerin raporlarında belirtilenin aksine değeri 10.000,00 TL değil değeri yarı yarıya düşecek olduğu,söz konusu aracın tavanının boyanması durumunda araç en fazla 100.000,00 TL bedelle satılabileceği, zira ülkemizde tavanı boyalı aracın takla attığı yönünde oldukça yaygın bir kanı bulunduğu bu nedenle mahkemenin değer kaybının 10.000,00 TL olacağı yönündeki hükmünün kabulünün mümkün olmadığı, müvekkilin aracının, bilirkişiler tarafından tespit edilen değerinin mevcut piyasa koşullarına göre çok düşük kaldığı yönündeki itirazlarının mahkeme tarafından değerlendirilmeye alınmadığı, eksik inceleme ile hüküm tesis edildiği, mahkeme araçtaki değer kaybının araç rayiç bedelinin %2 si oranında olması hususunu göz ardı ederek hüküm tesis ettiği, bilirkişi raporuna defaten itirazlarına rağmen yeni rapor aldırılmadığı, bilirkişiler tarafından dava konusu aracın rayiç değerinin 155.000,00 TL olduğunun tespit edildiği ve değer kaybını 10.000,00 TL olacağı yönünde hüküm tesis edildiği bu bedelin araç rayicinin % 1 i oranında hesaplandığı, bu oran Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına açıkça aykırı olup kararın bu nedenle dahi kaldırılması gerektiği, mahkemece belirlenen 10.000,00 TL lik değer kaybı bedelinin oldukça düşük olduğu, bu nedenle iş bu kararın kaldırılarak davalarının kabulüne karar verilmesi gerektiği, araçta meydana gelen paslanma ve çürümenin yanlış kullanıma bağlı olmadığı, aracın üretimi esnasında hatalı tasarıma bağlı olarak kapı ile kapı boşluğuna giren yağmur suyunun tam manası ile drene edilmemesinin suyun alınan bölgelerde birikmesi sonucu nem ve ıslaklığın sac malzemeyi çürüttüğü, bu nedenle aracın bu açıdan ayıplı olduğu, bu ayıbın tasarım hatası olması sebebiyle üretim sonrasında yetkili servislerce çözülemeyecek bir sorun olduğu, bölgenin yeniden onarılması sonrasında problemin yeniden oluşacağı açıkça tespit edilmiş olup, sonradan ortaya çıkan gizli ayıp olduğu, bu nedenle davalı ... Otomotiv San.A.Ş’nin de sorumluluğunun bulunduğu, müvekkilinin bu gizli ayıbı öğrenir öğrenmez derhal tespit yaptırdığı bu durumu davalılara bildirdiği, bu bildirim üzerine davalı çalışanlarınca tespitlerinde haklı olduklarının şifahen dile getirildiği ancak davalı şirket tarafından bildirimlerine cevap verilmediği, daha sonra müvekkili tarafından davalıya yazılı başvuru da yapıldığı, ancak bu müvekkilinin iade taleplerinin de haksız ve hukuka aykırı olarak dikkate alınmadığı, araçta var olan ayıbın müvekkilin aracı satın aldığı anda fark edilebilecek nitelikte bulunmadığından gizli ayıp niteliğinde olduğu da bilirkişilerce açıkça tespit edildiği, bilirkişiler raporlarında davalı ... aracın paslanmazlık garanti süresinin 8 yıl olduğunu açıkça beyan ettikleri ve müvekkil tarafından ihbarın bu süre dolmadan yapıldığını açıkça bildirmişlerse de ... Otomotiv San.A.Ş’nin sorumluluğunun bulunmadığı yönünde verilmiş olan mahkeme kararının kabulünün mümkün olmadığı, Paslanmazlık garantisi devam ederken aracın paslandığına ilişkin yapılan ihbar sebebiyle ... Otomotiv San.A.Ş’nin de sorumlu olacağı bu nedenle de mahkeme kararının kaldırılarak davalarının işbu davalı yönünden de kabulüne karar verilmesi gerektiği, mahkemenin aracın kullanım süresi kat ettiği kilometre vs sebeplerden dolayı misliyle değişiminin mümkün olmadığı yönündeki kararının da kabulünün mümkün olmadığı, mahkeme, bilirkişilerden 2012 model bir aracın üretildikten sonra 8 yıl boyunca hiç satılmadan bayiide bekletildiği , 2020 yılında satıldığı varsayılarak satın alınması anındaki fiyatın yaklaşık miktarının tespit edilerek rapor aldırılması talepleri doğrultusunda ek rapor aldırılmasına karar verildiği, dosya itirazlarının doğrultusunda ek rapor aldırılması için bilirkişilere gönderildiği, bilirkişilerin görevi itirazlar doğrultusunda ek rapor düzenlemekken bunu yapmadıkları, mahkeme de bu rapor doğrultusunda hüküm tesis etmiştir ki, eksik inceleme ile verilen iş bu kararın kaldırılması gerektiği, bu nedenle dosyanın bilirkişilere gönderilerek 2012 model bir aracın üretildikten sonra 8 yıl boyunca hiç satılmadan bayiide bekletildiği , 2020 yılında satıldığı varsayılarak satın alınması anındaki fiyatının belirlenmesi için rapor aldırılarak misli ile değişim için gerekli işlemlerin yapılmasını arz ve talep ettikleri, ....Asliye Ticaret Mahkemesi Hakimliği’nin 10/02/2022 tarih ve ... E,... K sayılı kararın kısmen ret kısmının istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılarak , davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI ... OTO MOTORLU ARAÇLAR PAZARLAMA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ TARAFINDAN KATILMA YOLUYLA İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarının ilk derece mahkemesince dikkate alınmadığı, söz konusu aracın satış ve teslim tarihinin 2012 tarihi olduğu, satılanın ayıbından sorumluluğa ilişkin her türlü davanın iki yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı da göz önünde bulundurulduğunda davanın işbu zamanaşımı itirazı doğrultusunda usulden reddi gerekmekteyken yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, açıklanan ve re'sen nazara alınacak hususlar doğrultusunda; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ... K. Sayılı dosyasında vermiş olduğu 11.03.2022 tarihli gerekçeli kararının değer kaybı talebinin kısmen kabulü kararının usul ve yasaya aykırı olması ve yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin müvekkili aleyhine yükletilmemesi gerektiği yönlerinden istinaf incelemesi neticesinde kısmen ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
DAVALI ... OTOMOTİV SAN.A.Ş. VEKİLİ TARAFINDAN KATILMA YOLUYLA İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:Hükme esas alınan 07.03.2022 tarihli Bilirkişi 2. Ek Raporu’nda onarım bedeli, servis tarihi 28.12.2017, dava tarihi 31.05.2018 ve rapor tarihi Mart 2022 itibariyle hesaplanmış ise de, bu tarihlerde aracın fren servis garanti kapsamında değişimle onarılmış bulunduğu akabinde ise herhangi bir arıza veya raporda belirtilen hesaplamaya konu parçaların değişimiyle alakalı bir davacı talebi ya da iş emri söz konusu olmadığı, araçta giderilmeyen bir sorunun bulunmadığı, aksine varlığı iddia edilen arızanın onarımla giderilmiş olduğu, dava konusu araca ilişkin gerekli onarım araç değerinde herhangi bir olumsuzluk doğurmayacak şekilde giderilmiş olduğu, aracın halihazırda kullanımına engel bir durum bulunmadığı, onarımı sağlanmış ve yaklaşık 9 yılı aşkın bir süredir sorunsuz kullanılmakta olan bir araca ilişkin gizli ayıp tespitinde bulunulmasının mümkün olmadığı, her ne kadar, işbu uyuşmazlıkta tüketici mevzuatı uygulanmayacak olsa dahi, seçimlik hakların yenilik doğurucu haklardan olduğu, bu haklardan birinin kullanılması halinde, bu haktan dönülerek başkaca bir hakkın kullanılmayacağı Yargıtay içtihadı ile sabit olduğu, .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 10.02.2022 tarih ve ... E.-... K. s.lı. kararının ‘dava konusu aracın ayıplı olduğu’ gerekçesi bakımından da düzeltilerek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; ayıplı mal nedeniyle değişim, terditli olarak değer kaybı bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekilince, dava konusu aracın 31/10/2012 tarihinde davacı şirket yetkilisinin babası tarafından satın alındığı, babasının vefatı nedeniyle şirketin davacıya devredildiği, araç satın alındıktan sonra ilave garanti paketi satın alındığı, aracın sağ ve sol kayar kapılarının boşluk kısımlarında paslanma, çürüme ve boya soyulmaları olduğu iddiası ile aracın yenisi ile değiştirilmesini, bu mümkün olmadığı takdirde değer kaybının ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği, yapılan yargılama neticesinde ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas-... Karar sayılı kararı ile "davalı ... Otomotiv.. Şirketi A.Ş'ye açılan davanın reddine, davalı ... ...A.Ş'ye açılan aracın yenisiyle değiştirilmesi davasının reddine, araçtaki değer kaybı talebinin kısmen kabulü ile 25.000,00-TL'nin davalı ... Oto Motorlu Araçlar Pazarlama A.Ş'den tahsili ile davacıya verilmesine" karar verildiği, davacı vekili ve davalı ... Oto Motorlu Araçlar Pazarlama A.Ş vekilince doğrudan, davalı ... Otomotiv A.Ş. vekilince katılma yoluyla kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun:
23/c maddesi; "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.
" şeklinde,
18/3. Maddesi; "Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır." şeklindedir.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun:
223/2. maddesi; "Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." şeklinde,
225. maddesi; "Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir." şeklinde,
227.maddesi; "Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.
Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.
Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." şeklinde
231. maddesi; "Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz." şeklinde düzenlenmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/05/2024 tarih, 2023/541 Esas, 2024/3849 Karar sayılı kararında; "Dava, aracın misli ile değişimi, olmadığı takdirde değer kaybının tahsili istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda araçta oluşan boya kabarmalarının gizli ayıp niteliğinde olduğu gerekçesiyle aracın misli ile değiştirilmesine karar verilmiş, kararın davalılar tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince aracın misli ile değiştirilmesinin isabetli olduğu ancak bu seçimlik hakkın sadece davalı satıcıya karşı kullanılabileceği gerekçesiyle yeniden hüküm kurularak davanın ....Ltd. Şti. yönünden kabulüne karar verilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 nci maddesinde gizli ayıp nedeniyle alıcının seçimlik hakları düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; "satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.
Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.
Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir."
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2017 tarihli, 2017/653 E. ve 2017/1085 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; alıcı seçimlik haklarından herhangi birisini kullanabilecektir, ancak kanun tarafından korunan sözleşme taraflarından alıcının yanında, kurulacak hükmün sözleşmenin diğer tarafı olan satıcı için de orantısız güçlükleri de beraberinde getirmemesi gerekir. Ayıbın öneminin aracın kullanımına ve beklenen faydaya bir etkisinin olmaması, aracın ayıplı ve ayıpsız değeri arasındaki farkın araç bedeli nazara alındığında azlığı yani karşılıklı menfaatler dengesi ile hukukun temel prensibi olan hakkaniyet kuralları değerlendirilerek ayıp nedeni ile bedel indirimi veya tüketicinin diğer seçimlik haklarını kullanıp kullanmayacağının tesbit edilmesi zorunludur. Somut olay yukarıda belirtilen ilke ve kurallar ışığında değerlendirildiğinde, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere aracın sol ön çamurluğunda ve motor kaputunda vernik atmaları bulınduğu ve fatura tarihi itibariyle 10.000,00 TL değer kaybı oluştuğu gözetildiğinde ayıp nedeni ile bedel indirimine karar verilmesi gerektiği kabul edilmelidir. Mahkemece, değinilen bu yön gözetilerek bedel indirimine karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
" belirtilmiştir.
Somut olayda, dava konusu ... plakalı, 2012 model, ... marka, ... otomobilin 31/10/2012 tarihinde ... tarafından ... Oto Motorlu Araçlar Pazarlama A.Ş.'den satın alındığı, davacı tarafça yapılan 21/02/2019 tarihli başvuruda "paslanmazlık garantisi" üzerinden, "sol ve sağ arka kapı yuvası üst kısmında paslanma olduğu" şikayetinde bulunulduğu, dava konusu aracın ilk satış tarihinde faturada gösterilen değerinin 47.978,00-TL olduğu, araçtaki paslanma ve çürümenin kapı fitillerinin su izolasyonunu tam olarak yapamaması ve fitillerden giren suyun puntta kaynağı ile birleştirilmiş sacların arasına nüfuz etmesi sonucu meydana geldiğinin, paslanma ve çürümenin kullanıcı hatasından meydana geldiğine dair bir bulguya rastlanmadığının, aracın alınması sırasında fark edilmesi mümkün olmadığından gizli ayıplı olarak kabul edilmesi gerektiğinin, aracın rayiç ayıpsız değerinin 155.000-TL, onarım görmüş halinin 145.000-TL olacağı, bu nedenle değer kaybının 10.000,00-TL olacağının, misli ile değişimin orantılı olmayacağının, onarım bedelinin 15.000-TL olacağının bilirkişi raporu ile tespit edilmesi nedeniyle, mahkemece de anılan rapor hükme esas alınarak karşılıklı menfaatler dengesi ile hukukun temel prensibi olan hakkaniyet kuralları çerçevesinde karar verilmesinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 227. maddesi gereği alıcının seçimlik haklarını sadece satıcıya karşı kullanabileceği, üreticiye karşı bu hakların kullanılmasının mümkün olmadığı, davalı ... Otomotiv A.Ş. yönünden açılan davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, taraf vekillerinin tüm istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, hukuki nitelendirmenin, davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; ilk derece mahkemesi kararının ûsul ve esas bakımından hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurularının HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken istinaf karar harcı olan 615,40 TL İstinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 358,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 257,15 TL harcın istinaf talebinde bulunan DAVACIDAN tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken istinaf karar harcı olan 615,40 TL İstinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın istinaf talebinde bulunan davalı ... Otomotiv A.Ş.'den tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken istinaf karar harcı olan 1.707,75 TL İstinaf karar ve ilam harcından peşin alınan toplam 430,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.277,05 TL harcın istinaf talebinde bulunan davalı ... Oto Motorlu Araçlar Pazarlama Anonim Şirketi'den tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuranlar üzerinde bırakılmasına,
6-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
7-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilgililerine iadesine,
8-Temyizi kabil olmayan bu kararın, 6100 sayılı Kanunun 359/4. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkartılıp harç tahsil işlemlerinin yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Kanunun 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 13/02/2025

...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim