mahkeme 2024/184 E. 2024/191 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/184
2024/191
13 Şubat 2024
T.C. ADANA BAM 15. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/184
KARAR NO : 2024/191
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/06/2023 (Ara Karar)
NUMARASI : ... Esas (Derdest)
DAVACI : ... UNLU MAMULLERİ GIDA SAN. VE TİC.LTD. ŞTİ.
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... PERAKEND STŞA.
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : MENFİ TESPİT (ABONE SÖZLEŞMESİ)
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI : ... PERAKEND STŞA.
VEKİLİ : Av. ...
TALEP KONUSU : Mahkeme Kararının Kaldırılması
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 13/02/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/02/2024
....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/06/2023 tarih ve ... Esas sayılı ara kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davalının istinaf başvurusu Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 08/01/2024 tarih ... Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile dairemize gönderilmekle;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE : Müvekkilinin 27/10/2022 tarihinde ticaret siciline tescil edildiğini, müvekkilinin gıda ve unlu mamulleri şirketi olarak faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin iş yeri ruhsatı aldığını, ... Mah. ... Blv. No:... .../... bulunan iş yerini kiralamak suretiyle aktif olarak söz konusu işletmeyi kullandığını, davalı şirket enerji sağlama hususunda tekelini kullanarak taraflarına enerji vermemekte olduğunu, kendileri ile hiçbir bağı bulunmayan önceki kiracıların borcunu da kendilerinden tahsil etmeye çalıştığını, müvekkilinin yeni açılan bir işletme olduğunu, önceki işletme ile hiçbir bağlantısı bulunmadığını, müvekkilinin şirketinin onlarca çalışanı bulunduğunu, müvekkilinin ve çalışanlarının mağdur olduğunu, davalı şirketin müvekkil şirkete abonelik vermemesi hususunda müvekkil şirket bakımından telafisi imkansız hale zararlar doğuracağını, bu aşamada tedbir kararı verilmesini ve müvekkilinin tedbiren elektrik aboneliğinin verilmesini, davalı kurumun ... Mah. ... Blv. No:... .../... adresine elektrik bağlanması amacıyla elektrik aboneliği sözleşmesinin yapılmasına ve elektrik enerjisi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 03/03/2023 TARİHLİ ARA KARARI : "1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin KABULÜNE, 2-Teminat karşılandığında ... Mah. ... Blv. No:... .../... adresindeki taşınmazda bulunan tesisata elektrik enerjisinin dava süresince TEDBİREN VERİLMESİNE ve ABONELİK SÖZLEŞME YAPILMASINA, 3-Davacının işletmesinde ticari faaliyetin sürdürülebilmesi için elektriğin zorunlu olduğu, davalının elektrik dağıtım faaliyetinin tekel niteliği esas alındığında, davalının davacı ile abonelik sözleşmesi yapma zorunluluğu bulunduğu, davacının aboneliğinin devamı ile idarenin yönetmelik gereği elektrik kesintisi yapma şartlarının oluşup oluşmadığının, ancak yargılama sonucu belirleneceği, bu süre içinde davacı için telafisi mümkün olmayan sonuçlar oluşabileceği anlaşıldığından İİK'nun 72 ve HMK'nun 389 vd. maddeleri gereğince tedbir talebinin kabulüne, davacıdan şimdilik takdiren 50.000,00-TL teminat alınmasına, 4-Davacıdan takdiren 50.000,00-TL nakit veya bu meblağı kapsayan kesin ve süresiz banka teminat mektubunun ihtiyati tedbir isteyen tarafından mahkeme veznesine sunulduğu veya yatırıldığı takdirde ihtiyati tedbir kararının ihtiyati tedbir isteyene verilmesine, " şeklinde karar verildiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 20/06/2023 TARİHLİ ARA KARARI : " Davalı vekilinin ihtiyati tedbire itirazının REDDİNE," şeklinde karar verildiği görülmüştür.
DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı tarafın ancak yargılama ile elde edebileceği sonucu tesis eden ihtiyati tedbir kararı hatalı olduğu için kaldırılması gerektiği, sadece 50.000,00-TL teminat ile tedbirin kabulüne yönelik kararın müvekkili şirketin zararını karşılamaktan çok uzak olduğu, yaklaşık ispat ve haklılık durumu gerçekleşmediğinden ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, davacı taraf davasında ve ihtiyati tedbir talebinde haksız ve kötüniyetli olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde sadece adres belirttiği, tesisat numarasını kasten ve kötü niyetle belirtilmediğini, davacının abonelik tesisi talep ettiği tesisat adresi ile davacının vergi levhası, işyeri açma ruhsatı ve fırın açma ruhsatı adresi uyuşmadığını, bu nedenle abonelik taleplerinin olumlu değerlendirilmediğini, tesisatta elektrik tüketim bedeli ödenmeden abonelik devredildiği ve faturaların hiçbirinin ödenmediğini, ... Unlu Mamuller Ltd Şti fatura bedellerini ödemeden kesilen elektriğin açılarak davacı şirket adı üzerinden elektrik tüketimine devam etmek istediğini, söz konusu tesisatta yeni bir abonelik sözleşmesi yapılmaya çalışılarak önceki borçlarını ödemeksizin elektrik enerjisi kullanmaya devam ettiğini, dava konusu tesisatta yeni abonelik başvurusu yapılması ve kullanılan elektriğin bedelinin hiç ödenmemesi nedeniyle kullanıcıların fikir ve eylem birliği içerisinde organize olarak borçlardan kurtulmak için muvazaalı abonelikler yaptıkları, kanuna karşı hile yoluna başvurdukları anlaşıldığını, davacı şirketin, şirket müdürü ...'un " 4-5 ay önce bu iş yerini ... Unlu Mamullerden devraldım" şeklinde beyanları olduğu, yani davacı şirket işyerini borcun doğumundan ksıa süre sonra devraldığı, borcun doğumundan sonra işyerini devralan üçüncü şahıs aktif ve pasifleri de devraldığından borçlardan da sorumlu olduğunu, abonelik talebinde samimi olduğunu ispat edemeyen, kendisinden yönetmelik hükümleri uyarınca talep edilen gerçek belgeleri sunamayan davacının muvazaalı ve kanuna karşı hile niteliğindeki iş ve eylemlerle borçtan kurtulmak istediği aşikar olduğundan eksik inceleme ile ihtiyati tedbir talebi kabul edilerek yargılama sonucu elde edilebilecek bir sonucun ihtiyati tedbir kararı ile temin edilmesi hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin, muvazaa ve kanuna karşı hile ile borcunu ödemekten kaçınan, kötü niyetli davacıyla ticari ilişkinin devamı yönünde zorlanamayacağını, halen elektriğin verilmesi yönünde uygulanan tedbir kararının durum ve koşulların değişmesi, elektrik bedellerinin ödenmemesi ve müvekkilimin edimini ifaya zorlanması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğundan HMK’un 396 ıncı maddesi doğrultusunda ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, takdir edilen teminat tutarının müvekkili şirketin zararını karşılamaya muktedir olmadığını, karşı tarafın ihtiyati tedbir talebinin çok düşük bir teminat karşılığında kabul edilmiş olması karşısında, müvekkilinin ileride uğrayacağı zararların telafisinin mümkün olmayacağını, davacı, 6100 sayılı HMK 29. maddesindeki dürüst davranma ve doğruyu söyleme yükümlülüğüne aykırı davrandığını, bu nedenlerle ihtiyati tedbir kararına karşı itirazlarının reddine ilişkin istinaf gerekçelerinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması yönündeki istinaf taleplerinin reddine karar verilmesi durumunda, ihtiyati tedbir nedeniyle müvekkilinin uğrayacağı zararların önlenmesi bakımından teminat miktarının artırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Yazılı beyanlar ve tüm dosya kapsamı.
DEĞERLENDİRME-GEREKÇE:
Dava, muarazanın giderilmesine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince verilen elektrik enerjisi verilmesine dair ihtiyati tedbire itirazın reddi kararının davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya dairemize gönderilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
6100 sayılı HMK'nun 341/1 maddesinde, "İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." denmiştir.
HMK'nın 389 v.d. maddelerinde geçici hukuki korumalar arasında ihtiyati tedbir düzenlenmiş olup, HMK'nın 389. maddesinde "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeni ile hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebi ile bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesi bulunmaktadır.
Görüldüğü üzere kanun koyucu bu konuda hakime oldukça geniş bir takdir alanı bırakmıştır. Ancak ihtiyati tedbire karar verilmesi için mutlaka bir tehlikenin veya zararın doğmuş olması veya halen var olması da aranmaz. Dava konusu hak veya şey bakımından ortaya çıkacak tehlike ve zararın önlenmesi için de her türlü tedbire karar verilebilir.
İhtiyati tedbir talep eden taraf, tedbire esas olan hakkını, ihtiyati tedbir sebep veya sebeplerini keza davanın esası yönünden de haklılığını ispat etmelidir. Ancak burada tam ispat aranmayıp yaklaşık ispatla yetinilecektir. (HMK m.390/3) Yani ispatı gereken hususların tam olarak değil kuvvetle muhtemel gösterilmesi yeterlidir.
Davacı vekili, ticari işletmesinde kullanmak amacıyla elektrik abonesi olmak isteyen müvekkiline elektrik aboneliği verilmediğini iddia ederek, davalı kurumla muarazanın giderilmesi ile telafisi imkansız zararlar doğmaması için tedbiren elektrik enerjisi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince 03.03.2023 tarihli ara kararı ile, 50.000,00.-TL teminat karşılığında dava konusu sayaca tedbiren faturaların düzenli ödenmesi koşuluyla elektrik enerjisi verilmesine karar verilmiş, davalı vekilinin ihtiyati tedbire itiraz etmesi üzerine, mahkemece duruşma açılarak 20.06.2023 tarihinde tedbire itirazın reddine karar verilmiş, bu ara karara karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.
Dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda, dava konusu taşınmazın ticari amaçla ve davacı tarafından kullanıldığı ve söz konusu taşınmazda elektrik enerjisinin verilmediği anlaşılmaktadır. Elektrik enerjisi verilmemesi halinde dava konusu taşınmazda yapılan ticari faaliyette telafisi imkansız zararlar meydana gelebilecektir. Bu durum "gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir verilebilir" kriterine uygun olmakla, somut olayda HMK'nın 389. maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir kararı verilmesi şartlarının mevcut olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece alınan teminatın yeterli olmasına, davacının önceki abonelikler nedeniyle davalı şirkete borçlu olup olmadığının yargılama sonucunda anlaşılacak olmasına ve ihtiyati tedbir kararından sonraki döneme ilişkin fatura bedellerinin ödenmemesi halinde davalının elektriği kesme hakkının da bulunmasına göre, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbire itirazın reddine dair kararı, usul ve yasaya uygun olup, davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60.-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 269,85.-TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75.-TL harcın istinaf talebinde bulunan davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,
4-Kararın tebliği, harç vb. işlemlerin HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-f ve 394/5. maddeleri gereğince KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.13/02/2024
...
Başkan
...
e-imzalı
...
Üye
...
e-imzalı
...
Üye
...
e-imzalı
...
Katip
...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.