Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/995
2024/1938
5 Eylül 2024
T.C. DİYARBAKIR BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
DİYARBAKIR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/995
KARAR NO : 2024/1938
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN :
MAHKEMESİ : DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVANIN KONUSU : Rücuen Tazminat
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 05/09/2024
Taraflar arasında görülen davada Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın istinaf incelemesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK'nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; taraflar arasında yapılan hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışan dava dışı işçi ....'in 29/06/2014 tarihinde yaklaşık 8 m. yüksekliğinde kurulan iskeleden düşmesi sonucu meydana gelen iş kazasında yaralandığını, bu olay nedeniyle sigortalı işçiye dava dışı SGK Başkanlığı tarafından ... TL tedavi gideri harcaması yapıldığını ve .... TL PSD’li gelir bağlandığını, bu sürecin sonucunda SGK Başkanlığı tarafından müvekkili şirkete ve davalı taşeron şirkete Diyarbakır ... İş Mahkemesinin .... E. sayılı dosyasında rücuen tazminat davası açıldığını, dava sonucunda verilen kararın kanun yollarından geçerek kesinleşmesi üzerine Diyarbakır İcra Dairesinin .... E. sayılı icra dosyasında müvekkili şirket tarafından dava dışı alacaklı SGK Başkanlığına .... TL ödeme yapıldığını, taraflar arasındaki sözleşmesinin 15. maddesi ile İş Sağlığı ve Güvenliği Ek Protokolünün 1., 7. ve 17. maddelerinde iş kazası sebebiyle doğabilecek her türlü zarardan sorumluluğun davalıya ait olduğunu ileri sürerek; ....TL'nin ....tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; dava konusu olay ile bire bir aynı olması sebebiyle Diyarbakır .... İş Mahkemesi’nin .... E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, .... Başkanlığı tarafından müvekkili şirket ve davacı şirkete rücuen tazminat davası açıldığını, açılan işbu dava sonucunda alınan bilirkişi raporunda %60 oranında davacı şirketin, %40 oranında müvekkili davalı şirketin kusurlu bulunduğunu, yargılama sonucunda her iki şirketin de kusurları oranında ödemeleri yaptığını, dava konusu kazanın oluşumunda müvekkili şirkete izafe edilecek kusur bulunmadığını, taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince müvekkili şirketin iskeleyi kurmadığını, müvekkilinin böyle bir sorumluluğunun sözleşme gereği olmadığını, müvekkili şirketin işçilerinin davacı şirketin kurduğu iskele üzerinde çalışmaya başladığını, iş kazası geçiren işçinin, iskele üzerinde çalışırken iskelenin hatalı ve özensiz kurulumundan dolayı düştüğünü, kendi ihmal ve kusuruyla da gerekli koruma ekipmanlarını kullanmadığından yaralandığını, dolayısıyla işçinin yaralanmasında davacı şirketin sorumlu olduğunu, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasında imzalanan .... tarihli taşeron sözleşmesi ve bu sözleşmeye ek "İş Sağlığı ve Güvenliği Ek Protokolü" ile "SGK Ek Protokolü" hükümleri, Diyarbakır .... İş Mahkemesinin .... E., .... K. sayılı dava dosyası ile Diyarbakır İcra Dairesinin ...E. sayılı icra dosyası kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin davalı taşeron şirket işçisinin uğradığı iş kazası sebebiyle SGK Başkanlığına ödemek zorunda kaldığı 125.239,64 TL tazminatın sözleşme hükümleri uyarınca iç ilişkide davalıdan talep edebileceği kanaatine varıldığı, iş mahkemesi ile icra dosyasında davalının taraf olduğu anlaşılmakla ödeme tarihi olan 20/07/2022 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği, öte yandan davacı ve davalı tacir olup dava konusu alacak tarafların ticari işletmesi ile ilgili olduğundan dava konusu alacak için ticari (avans) faizi talep edilebileceği gerekçesiyle; davanın kabulü ile 125.239,64 TL tazminatın 20/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili; dava konusu ödemeye sebep olan iş kazası nedeniyle.... Başkanlığı tarafından müvekkili şirket ve davacı şirkete rücuen tazminat davası açıldığını, açılan işbu dava sonucunda alınan bilirkişi raporunda %60 oranında davacı şirketin, %40 oranında müvekkili davalı şirketin kusurlu bulunduğunu, yargılama sonucunda her iki şirketin de kusurları oranında ödemeleri yaptığını, 6098 sayılı TBK m. 62 hükmü uyarınca davacı şirketin kendi payına düşenden fazlasını ödemediğinden işbu davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, dava konusu kazanın oluşumunda müvekkili şirkete izafe edilecek kusur bulunmadığını, taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince müvekkil şirketin iskele kurmadığını, müvekkilinin böyle bir sorumluluğunun sözleşme gereği bulunmadığını, müvekkili şirketin işçilerinin davacı şirketin kurduğu iskele üzerinde çalışmaya başladığını, çalışma alanına gittiklerinde davacı şirketten de söz konusu iskelenin üzerinde çalışılması yönünde talimat aldıklarını, iş kazası geçiren işçinin, iskele üzerinde çalışırken iskelenin hatalı ve özensiz kurulumundan dolayı düştüğünü, kendi ihmal ve kusuruyla da gerekli koruma ekipmanlarını kullanmadığından yaralandığını, işçinin yaralanmasından davacı şirketin sorumlu olduğunu, iş kazası geçiren işçinin davacı şirket tarafından kurulan iskeleyi kullanmamış olması durumunda dava konusu iş kazasının gerçekleşmeyeceğini, İş Kanunu ve ilgili mevzuat gereği müvekkili şirketin işyerinde iş sağlığı ve iş güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi aldığını, araç gereçleri noksansız bulundurduğunu, davacı tarafın bahsetmiş olduğu sözleşmenin 15. maddesi gereğince; işin yapımı esnasında çıkabilecek her türlü kazadan ve zarardan, iş yerinde meydana gelebilecek iş kazası vb. durumlardan doğabilecek her türlü tazminat ve masraflardan taşeron sıfatıyla davalı şirketin doğrudan sorumlu olacağı, davacı şirketin bu sebeple uğrayabileceği her türlü zararı davalı şirketten isteyebileceği ve kendisine rücu edilebileceği husunun düzenlendiğinden bahsedilmişse de bu hususun İş Kanunu ve İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'na aykırı olduğunu, kanuna, mevzuata, ahlaka ve adaba aykırı sözleşmelerin geçersiz ve yok hükmünde olduğunu, 5510 sayılı Kanunun 12. maddesine göre sigortalılar, üçüncü bir kişinin aracılığı ile işe girmiş ve bunlarla sözleşme yapmış olsalar dahi, asıl işverenin, 5510 sayılı Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte müteselsil sorumlu olduğunu, kusur belirlemesi yönünden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, iş kazasına sebebiyet veren olayın işçinin hatalı kurulan iskeleden düşmesi olduğunu, davacı şirket ile davalı şirketin yapmış olduğu sözleşmenin tüm sorumluluğu müvekkili şirkete yükleme amacıyla yapıldığından ve ahlaka, kişilik haklarına vs. aykırı olduğundan, davacı şirketin ödemiş olduğu miktarı sözleşme hükümleri gereğince müvekkili şirkete rücu etmesinin kanuna ve hukuka açıkça aykırı olduğunu beyan ederek istinaf isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde; davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 21/08/2014 tarihinde davacı (işveren) ile davalı (taşeron) arasında taşeron sözleşmesi imzalandığı, dava dışı işçi ...'in 29/06/2014 tarihinde geçierdiği iş kazasında yaralandığı, iş kazası sonucunda dava dışı .... tarafından dava dışı işçiye tedavi gideri yapıldığı ve peşin sermaye değerli gelir bağlandığı, söz konusu alacakların tahsili için dava dışı SGK Başkanlığı tarafından ....aleyhine iş mahkemesinde rücuen tazminat davası açıldığı, Diyarbakır .... İş Mahkemesinin 24/12/2020 tarih ve 2017/1340 E., 2020/513 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne, 97.508,89 TL PSD'li gelir alacağının gelir onay tarihinden itibaren, 63.028,86 TL tedavi gideri alacağının sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Karavil ... A.Ş. ve Tek Diyar ... Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği, söz konusu karara yönelik istinaf isteminin Diyarbakır BAM 7. HD'nin 24/02/2022 tarih ve 2022/496 E., 2022/451 K. sayılı kararı ile esastan reddedildiği, bu kararın da Yargıtay 10. HD'nin 06/06/2022 tarih ve 2022/5885 E., 2022/8564 K. sayılı kararı ile onandığı, söz konusu ilama dayalı olarak dava dışı SGK Başkanlığı tarafından davacı .... aleyhine Diyarbakır İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı dosyasında başlatılan icra takibi kapsamında davacı şirket tarafından icra dosyasına 25/03/2022 tarihinde 16.403,09 TL, 20/07/2022 tarihinde 306.000,00 TL ve 03/08/2022 tarihinde 17.287,71 TL olmak üzere toplam 339.690,80 TL ödendiği, bunun 214.451,16 TL'lik kısmının fazla ödeme olduğu gerekçesiyle icra müdürlüğü tarafından davacıya iade edildiği, buna göre davacı şirketçe nihai olarak 125.239,64 TL'nin icra dosyasındaki alacaklıya ödemesinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki 21/08/2014 tarihli sözleşmesinin "Kazalar, Zarar-Ziyan" başlıklı 15. maddesinde, sözleşmenin ifası esnasında çıkabilecek kazalardan ve bu kazalardan sorumlu olacağı her türlü zarar ve ziyandan taşeronun sorumlu olacağı; yine 21/08/2014 tarihli "İş Sağlığı ve Güvenliği Ek Protokolü"nün 1. maddesinde iş güvenliği ve ilgili mevzuata taşeronun uymakla yükümlü olduğu, bu mevzuata aykırılık sebebiyle oluşan iş kazası gibi her türlü durumdan ve bu sebeple oluşabilecek her türlü zarardan taşeronun sorumlu olduğu, ilgili mevzuata aykırılık sebebiyle doğan her türlü cezai ve hukuki sorumluluk ile tazminat sorumluluğun taşerona ait olduğu, meydana gelebilecek her türlü kaza ve tazminatlardan dolayı taşeronun kendi personeline, üçüncü şahıslara ve resmi dairelere karşı doğrudan doğruya sorumlu olduğu, taşeronun sorumluluğundan dolayı işverene rücu hakkının bulunmadığı, işveren aleyhine dava açılması sonucunda işverenin maddi veya manevi tazminat ödemesi durumunda veya resmi dairelerce işveren aleyhine doğrudan tazminat veya sair isimler altında borç tahakkuk ettirildiği takdirde ve işverenin ödeme yapmak zorunda kalması hallerinde bunu taşerondan isteyebileceği ve taşerona karşı rücu hakkını kullanabileceği, sözleşme gereği taahhüt edilen işle ilgili olarak her türlü cezai, mali ve hukuki sorumluluğun müstakilen ve münhasıran sadece taşeron sıfatıyla davalı şirketin sorumluluğunda olduğu; söz konusu ek protokolün 7. maddesinde gerek ihmal gerek tedbirsizlik ve dikkatsizlik gerekse ehliyetsiz işçi çalıştırmaktan doğacak kazalardan ve meslek hastalıklarından ve bunların hukuki ve cezai sonuçlarından doğrudan taşeronun sorumlu olduğu; yine ek protokolün 17. maddesinde iş başında veya iş yüzünden ölen taşeron işçisinin hak sahiplerine verilecek tazminat veya kazaya uğrayanlara yapılacak tedavi vs. harcamalar, kendileri ve ailelerine verilecek olan tazminat bedellerinin tamamen taşerona ait olduğuna yönelik hükümler bulunmaktadır.
Yukarıda anılan ilke ve esaslar ile taraflar arasındaki sözleşme ve ek protokol hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın taraflarca imzalanan sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği, davacı ile imzalanmış sözleşme ve eki protokollerde yer alan hükümler uyarınca iç ilişkide davalı yüklenicinin sorumlu olacağının belirlendiği anlaşılmaktadır. Yüklenici tarafından sözleşme hükümleri uyarınca yetkisi ve sorumluluğu dışındaki konularda sadece davacının sağlaması gereken bir kısım iş güvenliği tedbirlerinin alınmasını iş sahibinden talep ettiği ve davacının bu tedbirleri almadığı savunulmamış, bu hususta herhangi bir delil sunulmamış olmasına göre, davacının alması gereken tedbirler davacıdan talep edilip aldırılmadıkça işçinin uğrayacağı iş kazasından doğan sorumluluk ve tazminat yükleniciye ait olacaktır. Bu durumda, mahkemece, davalı yüklenicinin sorumlu olduğu tazminatı anılan iş mahkemesi kararı gereği ödeyen davacının, taraflar arasındaki sözleşmeye dayanarak tamamının rücuen tahsilini isteyebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir (Aynı yönde bkz. Yargıtay 6. HD'nin 24/06/2024 tarih ve 2023/3849 E., 2024/2233 K. sayılı; Yargıtay (Kapatılan) 23. HD'nin 02/12/2023 tarih ve 2013/5572 E., 2013/7618 K. sayılı kararları).
Açıklanan nedenlerle, Dairemizce yapılan değerlendirmede; ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, incelemenin istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
) Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1). b. 1 hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
) 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 8.555,12 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından davalı tarafça yatırılan toplam 2.565,60 TL peşin harcın (427,60 TL maktu harç+2.138,00 TL nispi harç toplamı) MAHSUBUNA, bakiye 5.989,52 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye GELİR KAYDINA,
-
) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
-
) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından davacı yararına vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
-
) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359(4) maddesi uyarınca Dairemiz kararının İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın m. 362(1)-a hükmü uyarınca miktar itibarıyla KESİN olmak üzere, oy birliği ile karar verildi
.05/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52