Diyarbakır BAM 6. HD 2024/1148 E. 2024/1640 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/1148
2024/1640
6 Haziran 2024
T.C. DİYARBAKIR BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1148 - 2024/1640
T.C.
DİYARBAKIR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1148
KARAR NO : 2024/1640
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVANIN KONUSU : Kıymetli Evrak (Çek) İptali
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 06/06/2024
Hasımsız olarak görülen davada Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; müvekkili bankanın ....i şubesi müşterisi .... Şirketi için müvekkili banka tarafından basılan 10 adet çek yaprağını içeren çek defterinin kaybolduğunu ve tüm aramalara rağmen bulunamadığını, müvekkili banka tarafından çek defterinin kaybolduğuna ilişkin düzenlemiş ....tarihli tutanağın dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, çekler henüz doldurulmamış olduğundan kıymetli evrak niteliğini haiz olmadığını, ancak çek defterinin veya çek yapraklarının kötüniyetli kişilerin ele geçirilerek doldurulması ve kullanılması ihtimali bulunduğunu ileri sürerek TTK'nın 82/7 maddesi uyarınca çek defteri ve çek yapraklarının zayi olduğuna karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; kıymetli evrak ile tacirlere ait diğer defter ve belgelerin iptali konusunda T.T.K' da değişik düzenlemeler öngörüldüğü, T.T.K.'nın 82. maddesi ile tacirlerin saklamakla yükümlü oldukları defter ve kayıtların yasada sayılanlar ile benzeri olaylar nedeni ile zayi olması halinde mahkemeden konuyu saptayan bir belgenin verilmesini isteme hakkı tanındığı, bu madde kapsamına giren evraklar sayma yolu ile sınırlandırıldığı için maddeyi geniş yorumlayarak çek, poliçe ve bono gibi kıymetli evrakların madde kapsamında kaldığını kabul etmenin mümkün olmadığını, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 780. maddesinde çekte yer alması gereken unsurların belirtildiği, 781/1. maddesinde ise, "780 inci maddede gösterilen unsurlardan birini içermeyen bir senetin, "ikinci, üçüncü ve dördüncü" fıkralarda yazılı hâller dışında çek sayılmayacağı"nın belirtildiği, Yargıtay 11. HD'nin yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere, henüz keşide edilmemiş, çek vasfında olmayan tamamen boş çek yapraklarının tedavüle konmuş sayılmayacağından hesap sahibi tarafından zayi nedeniyle iptal davası açılamayacağı, kaybedilen çeki ele geçirenler tarafından imzalanıp doldurulması sonrasında çeke dayalı hak iddia edene karşı menfi tespit davası açılabileceği, boş çek yapraklarına dayanarak iptal isteminde bulunmada hukuki yararın bulunmadığı, T.T.K.'nun 818/a-s maddesi yollaması ile aynı Kanunun 680. maddesi hükmü uyarınca bir çekin kısmen doldurulmuş veya sadece imzalanmış olması halinde tedavüle çıkarılması mümkün ve geçerli olup, böyle bir çek için T.T.K.nun 757 - 763 - 764 ve devamı maddeleri uyarınca iptalini istemek hakkının sadece hamile ait olduğu, keşidecinin zayi nedeniyle iptal davası açma hakkı bulunmadığı, keşideci; kaybettiği çekin bedeli kendisinden talep edildiğinde veya çekin kimde olduğunu öğrendiğinde T.T.K.'nun 790-792 maddeleri uyarınca hasım gösterip borçlu olmadığının tespiti yönünde dava açmak ve o aşamadan sonra tedbirleri istemek hakkına sahip olduğu, bu aşamada davacı çek sahibinin dava açma hakkı bulunmadığı gibi hukuki yararının da bulunmadığı, ayrıca duruşma açılıp toplanması gereken delil de bulunmadığından dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili; TTK gereği Bankaca saklanması gereken defter ve belgelerde zayi belgesi istenebildiğini, müvekkili banka tarafından basılan 10 adet çek yaprağını içeren çek defterinin de müvekkili bankaca kayıt altına alınması ve saklanması gereken belgelerden olduğundan TTK'nın 82/7 maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi gerektiğini, eldeki dava ile kıymetli evrakın iptali talep edilmediğinden mahkemenin gerekçesinin yerinde olmadığını, zira boş çek yaprağının banka kayıtlarında saklanan belge olduğunu, dolayısıyla bu evraka ilişkin de zayi kararı verilmesinde hukuki yarar bulunduğunu, müvekkili bankanın sorumluluğu altında ve müşterisine teslim edilmek üzere basılan çek yapraklarının da TTK'nın 82/7 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, aksi halde çeklerin sahte imza ile piyasaya sürülmesinin müvekkili banka ile dava dışı müşterisini mağdur edeceğini beyan ederek öncelikle kötüniyetli şahısların eline geçmesi halinde olanaksız sonuçların doğması ihtimaline karşılık ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yerel mahkemece verilen kararın kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Dava, zayi nedeniyle çek iptal istemine ilişkindir.
Davacı, çek defteri hakkında TTK'nın 82. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi istenilmiştir. Her ne kadar çek defteri TTK'nın 82. maddesi kapsamında ticari defter ve belge olmadığından bu madde kapsamında zayi belgesi verilmesi mümkün olmasa da HMK' nın 33. maddesinde düzenlenen "uygulanacak normun hakim tarafından re'sen tespit edilmesi ve uygulanması" ilkesi gereğince hakim, uygulanacak normu kendisi tespit eder ve hukuki nitelendirme bakımından taleple bağlı değildir. Bu kapsamda, davaya konu talebin TTK'nın 818/1-s maddesi atfıyla "kıymetli evrakın zıyası/ çek iptali" olarak değerlendirilmesi gerekir.
Kıymetli evrakın iptali, kıymetli evraka ilişkin “umumi hükümler” arasında TTK m. 651 ve 652’de genel bir şekilde düzenlenmiş, ayrıca nama (TTK m. 657) ve hâmiline senetlerin iptali hakkında (TTK m. 661-668) özel hükümler öngörülmüştür. TTK’da emre yazılı senetlerin iptaline dair ayrık hükümler bulunmamaktadır. Bunun yerine poliçenin iptali için özel bir düzenleme (TTK m. 757-765) getirilerek bu hükümlerin TTK m. 778/1-ı yollamasıyla bonolar bakımından, 818/1-s yollamasıyla çekler bakımından da uygulanacağı öngörülmüştür.
6102 sayılı TTK'nın m. 818(1)-s hükmü delaletiyle çekler hakkında da uygulanması gereken TTK'nın m. 757 hükmüne göre çek iptali davası, çeki elinden iradesi dışında çıkan hâmil tarafından açılabilir. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre de iptal davası hasımsız olarak ve sadece hâmil tarafından açılabilir; keşidecinin iptal davası açma hakkı yoktur (Yargıtay 11. HD, 12/09/2017, E. 2016/1509, K. 2017/4264).
Davacı vekili, müvekkili banka tarafından dava dışı müşterisi adına basılan çek defterinin kaybolduğundan bahisle eldeki davayı açmıştır. TTK'nın 82. maddesi kapsamında çek defteri ticari defter ve belge olmadığından bu madde kapsamında zayi belgesi verilmesi mümkün olmadığı gibi boş çek yapraklarının kambiyo senedi vasfında kıymetli evrak niteliği de bulunmadığından Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmakta olup, davacı vekilinin istinaf nedenlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda belirtilen sebeplerle Dairemizce yapılan değerlendirmede; ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, incelemenin istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, davacının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
)Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1). b. 1 hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca yeteri kadar istinaf harcı peşin alındığından, başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
-
)İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
-
)6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359(4) hükmü uyarınca Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 362(1)-ç hükmü gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45