SoorglaÜcretsiz Dene

Diyarbakır BAM 4. HD 2024/206 E. 2024/302 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/206

Karar No

2024/302

Karar Tarihi

8 Şubat 2024

T.C.

DİYARBAKIR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/206

KARAR NO : 2024/302

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)

KARAR TARİHİ : 08/02/2024

Taraflar arasında görülen davada ilk derece mahkemesince verilen yukarıda tarih ve numarası gösterilen ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla; dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

A) DAVACI VEKİLİNİN TALEBİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalılardan 'nın, Diyarbakır .... arasında minibüsle yolcu taşımacılığı yapmakta olup, müvekkilinin .... tarihinde saat ....sıralarında, ikamet ettiği .... gitmek için ....'nın sevk ve idaresindeki... plakalı araca bindiğini müvekkilinin saat ...civarında ineceği durağa yakın bir mesafe kalınca davalıya ineceğini söylediğini, aracın durağa vardığında davalının, müvekkilin inmesi için otomatik kapıyı açtığını, müvekkilinin minibüsten tam inmeden davalının minibüsü hareket ettirdiğini, müvekkilinin inmeden aracın hareket etmesi sonucu yüz üstü yere düşmesinden dolayı tek taraflı, yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, işbu düşüş sonucu müvekkilinde yüzünde çeşitli yaralanmalar ortaya çıkmış olup, cerrahi müdahale gerektirecek ölçüde hasar meydana geldiğini, kaza sonrasında ise davalıların müvekkilini hiç aramadığını, hiçbir şekilde maddi ya da manevi destekte bulunmadıklarını, 'nın sevk ve idaresindeki ...plakalı aracın sahibinin davalılardan ... olduğunu, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında tazmin yükümlülüğünün olay tarihi itibariyle muaccel hale geldiğini, bu nedenle geçici hukuki koruma yollarından biri olan ihtiyati hacizde yakın ispat koşulunun gerçekleştiğini, bu sebeple öncelikle davalılara ait mal varlıklarına teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasını, bu mümkün değilse davalılardan ...'ya ait ...plakalı araca teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.

B) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

Mahkemece ....tarihli ara kararı ile; davacı vekili tarafından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik toplam 40,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsilinin talep edilmiş olması, hayatın olağan akışı içerisinde talep edilen miktarın herkes tarafından ödenebilecek bir rakam olması, koşullar değiştiğinde yeniden ihtiyati haczin talep edilebilmesinin mümkün olması karşısında mevcut aşamada davacı tarafından talep edilen maddi tazminat istemine yönelik ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.

C) İSTİNAF NEDENLERİ:

Hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Davanın açıldığı tarihte uyuşmazlığa konu alacağın değerinin davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenememesi durumunda ya da objektif imkansızlığa dayanması halinde belirsiz alacak davası açılabileceğini, somut olay kapsamında müvekkilin hak kazanacağı tazminat miktarının taraflarınca belirlenebilmesinin gerekli tüm dikkat ve özenin gösterilmesine rağmen mümkün olmadığını, bu miktarın alanında uzman bilirkişilerce düzenlenecek raporlar sayesinde belirlenebileceğini, bu kapsamda, dava tarihi ile mahkemenin hükmedeceği maddi tazminatı ıslah edecekleri tarih aralığında davalıların mal kaçırma olanağı bulunmakta olup müvekkilinin hak kaybı yaşamasının da kuvvetle muhtemel olduğunu, bu hususun da müvekkili açısından geri dönülmesi imkansız bir zarara sebebiyet verecek olduğunu, Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin ...tarihli ara kararının kaldırılarak istinaf incelemesi neticesinde ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

D) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; tek taraflı trafik kazasından kaynaklı yaralanma nedeniyle açılmış maddi tazminata ilişkindir.

Dava değerinin toplam 40,00-TL olması ve değerin çok düşük olması nedeniyle yerel mahkemenin ihtiyati haciz talebini reddettiği, davacı vekilinin de bu ret kararını istinaf ettiği anlaşılmıştır.

Talep, ilk derece mahkemesince tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz talebinin reddine dair kararın kaldırılarak tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz kararı verilmesinden ibarettir.

İstinaf incelemesi, Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılmıştır.

İhtiyati haciz, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 257. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. İİK'nin 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına (önceden) geçici olarak el konulmasıdır.

HMK'nin 406/2. maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilen ihtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nin 257. Maddesinde;

"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.

Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:

  1. Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;

  2. Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;

Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder” hükmüne yer verilmiştir. Maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları; ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir.

Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir.

Maddenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. Rehin ile temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacze gerek yoktur.

Yukarıda belirtilen şartların bulunması halinde, vadesi gelmiş bir borcun alacaklısı, ihtiyati haciz için gerekli "yaklaşık ispat" şartının da gerçekleşmesi durumunda başka bir şart aranmaksızın ihtiyati haciz isteme hakkına sahiptir.

Vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ihtiyati haciz talep edilebilmesi ise; İİK’nin 257. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Söz konusu fıkraya göre, borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu hallerde ihtiyati haciz talep edilebilecektir.

İİK'nin, "ihtiyati haciz kararı" kenar başlıklı 258. maddenin birinci fıkrasının 2. cümlesinde “Alacaklı alacağı ve icabında İhtiyati haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur.” denilmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hâkime kanaat verecek dellilerin sunulmasıdır. Hâkim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaata vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar mevcutsa, ihtiyati haciz talebini kabul edecektir. Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır.

Yaklaşık ispat koşulu yanında geçici hukuki koruma tedbirinin uygulanabilmesi için, tedbirin amaca ve ölçülülük prensibi ile taraflar arasındaki hak ve menfaat dengesine uygun olması gerekmektedir.

Somut olayda, Davacı, trafik kazası sonucu davacının yaralanmasına bağlı olarak fazlaya dair hakları saklı kalmak ve bilirkişi raporu ile belirlendiğinde artırılmak üzere toplam 40,00 TL (10,00 TL tedavi gideri, 10,00 TL iş gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, 10,00 TL kazanç kaybı, 10,00TL iş gücünün kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıp) maddi tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesini talep etmektedir.

Davacının tazminat talebine konu ettiği kısım şimdilik 40,00 TL olup, ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı irdelenirken bu miktarın esas alınması gerekmektedir. Söz konusu bu miktarın, paranın satın alma gücü, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında, her hâlükârda hayatın olağan akışı içerisinde neredeyse herkes tarafından, dolayısıyla davalı tarafça ödenmesi mümkün bir miktar olduğu, koşullar değiştiğinde davacının yeniden ihtiyati haczin talep edilebilmesinin mümkün olduğu nazara alındığında, henüz dava konusu edilmiş olan 40 TL'lik miktar için ihtiyati haciz kararı verilmesinin ölçülülük ilkesine aykırı olacağını değerlendiren Dairemiz, davacının ihtiyati haciz talebini reddeden inceleme konusu ilk derece mahkemesi ara kararında usûl ve yasaya aykırı bir hâl görmemiştir.

Bu itibarla, Davacı yanın ilk derece mahkemesi kararına vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

  1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1). b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

  2. Alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

  3. İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuranlar üzerinde bırakılmasına,

  4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  5. Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilgililerine iadesine,

  6. Temyizi kabil olmayan bu kararın, ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına,

Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 08/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

(TrafikdavanınkesinSigortadiyarbakırKaynaklıTazminatkonusuRücuen)Sözleşmesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim