SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/4547

Karar No

2024/1621

Karar Tarihi

16 Eylül 2024

T.C. DİYARBAKIR BAM 4. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/4547 - 2024/1621

T.C.

DİYARBAKIR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/4547

KARAR NO : 2024/1621

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

DAVANIN KONUSU : Tazminat (ölüm ve cismani zarar sebebiyle)

KARAR TARİHİ : 16/09/2024

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla; dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

A) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "07/05/2016 tarihinde sürücü .... sevk ve idaresindeki.... plakalı aracı ile Karacadağ cad. İstikametinden .... yolu istikametine seyir halinde iken ..... mevkine geldiğinde,yaya olan müvekkillerine çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini belirterek,müvekkillerinin kaza nedeniyle yaralanmaları sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 61.507,43 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili ...'ya yine 186.800 TL maddi tazminatın,kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili ...'ye ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını,davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının başvurusu sonrasında müvekkili sigorta şirketi nezdinde "...." numaralı hasar dosyası açıldığını, davacının malul olup olmadığı adli tıp kurumu tarafından tespit edildikten sonra, sürekli maluliyet tazminat miktarı aktüerler siciline kayıtlı aktüer sıfatını haiz bilirkişi tarafından trafik sigortası genel şartlarına göre hesaplanması gerektiğini, davacının varsa geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri, rapor ücreti, tedavi, ulaşım ve sağlık hizmet giderlerinin, müvekkil şirket tarafından karşılanmasının söz konusu olmadığını, tazminat taleplerinin, 20.11.2014 tarihli genel şartlar ve 01.06.2015 tarihli genel şartlarda teminat dışında olduğunu, davacı tarafın olay tarihinden itibaren yasal faizi talebinin yerinde olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

B) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Karar sayılı kararı ile; "Diyarbakır .... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... Karar sayılı dosyanın incelenmesinde, davacılarının .... olduğu, 05/07/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak davalı .... Şirketinden, sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik talebinin bulunduğu, kararda özetle "Davaya konu .... plakalı aracın davalı sigorta şirketince 02.09.2015-02.09.2016 tarihleri arasında .... nolu ZMSS ile sigortalanmış olduğu, 07/05/2016 tarihinde sürücü .... sevk ve idaresindeki .....plakalı aracın ... cad. İstikametinden .... yolu istikametine seyir halinde iken ....i mevkiinde de yaya .... ve .....'ya çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kaza ile ilgili Diyarbakır CBS ..... sayılı soruşturma dosyası başlatıldığı, davacılar tarafından davalı sigorta şirketine söz konusu kaza nedeniyle iş gücü kaybı ve tedavi masraflarının kendisine ödenmesi için 27.05.2017 tarihinde başvurulduğu, olumsuz yanıt alınması üzerine davanın açıldığı,kusura ilişkin ATK raporunda sigortalı davalı araç sürücüsü Mehmet Harun Şimşek'in %100 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ....'nın kusursuz olduğunun belirtildiği,maluliyete ilişkin yapılan ATK tarafından düzenlenen raporda, davacı ...'nın 07/05/2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı %15.0 (yüzdeonbeşnoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağını, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, dava konusu kaza nedeniyle başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, davacı ....ı'nın 07/05/2016 tarihinde geçirdiği bildirilen trafik kazası nedeniyle %32.2 (yüzdeotuzikinoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağını ,iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği kaza nedeniyle başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı tespitinin yapıldığı,Mahkememizce dosya İstinaf Mahkemesinin bozma ilamı doğrultusunda aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi raporunda davacı ....n kaza nedeniyle %32,2 oranında meslekte kazanç gücünü kaybettiği ve geçici işgöremezlik süresinin dokuz ay olduğu kabul edilerek,davalı sigorta şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı ....plakalı araç sürücüsü ... %100(Yüzde Yüz)kusur oranına göre, hesaplanan geçici ve sürekli iş göremezlik zararının toplamının 242.463,91 TL olduğunu,... yönünden 07.05.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan davacı ... 'in kaza nedeniyle %15 oranında meslekte kazanç gücünü kaybettiği ve geçici işgöremezlik süresinin 4(dört) ay olduğu kabul edilerek.davalı sigorta şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı....plakalı araç sürücüsü .... %100(Yüzde Yüz)kusur oranına göre, hesaplanan geçici ve sürekli iş göremezlik zararının toplamının 81.036,47 TL olduğuna dair tespit yapıldığı, bu bedellerin kaldırma kararı öncesindeki bedellerden yüksek olduğu, davacılar vekili tarafından dosyanın kaldırma kararı öncesinde ıslah edilmiş olduğu ve bu hususun davalı lehine usuli kazanılmış hak doğurduğu, ZMMS Sözleşmesindeki Şartların Anayasa Mahkemesinin 09/10/2020 tarihli RG yayımlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 E 2019/40 K sayılı kararına göre 6704 Sayılı Kanunun 3.maddesiyle değiştirilen 90.maddesinin birinci cümlesinde yeralan "ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan 1 ve genel şartlarda" ibaresinin iptal edilmesi sebebiyle davacı açısından bağlayıcı olmayacağı, Mahkememizce dosyaya sunulan raporlar denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olarak değerlendirilmiş böylece davaya konu kazada davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan .... plakalı aracın tam kusurlu olduğu ve davacıları kusursuz olması, her ne kadar davalı tarafın davaya konu aracın kiralandığına dair beyanı olsa da dosyaya buna dair bir belgenin sunulmamış olması nedeniyle davacıların uğramış oldukları zararın davalı tarafından karşılanması gerektiği değerlendirilerek davanın kabulüne dair" karar verildiği anlaşılmıştır. Karara karşı davalı sigorta şirketinin istinaf başvurusu üzerine yapılan istinaf incelemesi sonucu Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin .... K. sayılı ilamı ile esastan reddedilerek karar 27/01/2023 tarihinde kesinleşmiştir.

Dava, davacılar tarafından 05/07/2016 tarihinde gerçekleşen trafik kazası nedeniyle davacıların geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemiyle Diyarbakır .... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... esas sayılı dosyası üzerinden açılan davada alınan bilirkişi raporu ile her bir davacı için ayrı ayrı hesaplanan ve bu rapor doğrultusunda yapılan ıslahla talep edilen miktarlar yönünden hüküm altına alınan miktarlar ile kararın sadece davalı sigorta şirketi tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf mahkemesince verilen kaldırma kararı sonrası alınan bilirkişi raporunda hesaplanan miktarlar arasındaki farktan kaynaklı oluşan bakiye tazminatlarının tahsili istemine ilişkindir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacıların Diyarbakır .... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... esas sayılı dosyasında hüküm altına alınan miktarlar ile bu dosyada bilirkişi raporu ile tespit edilen miktarlar arasındaki farkın davalı sigorta şirketinden talep edip edemeyeceği, talep edebilecek ise miktarına ilişkindir.

Davacı vekili her ne kadar 03/10/2023 tarihli celsedeki beyanında davacıların maluliyetinin arttığından bahisle bu davayı ikame ettiğini belirtmiş ise de davacı vekilinin dava dilekçesi incelendiğinde bu yönde bir dayanağının bulunmadığı, iddia ettiği vakıayı bu celsede ileri sürdüğü, ileri sürdüğü vakıanın "iddianın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı" kapsamında değerlendirildiğinden mahkememizce bu yönde bir araştırmaya gidilmemiştir.

Eldeki davada, davacılar vekili tarafından Diyarbakır .... Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ilk hüküm ile istinaf mahkemesi kaldırma kararı sonrası alınan bilirkişi raporu ile hesaplanan miktarlar arasındaki farktan kaynaklanan miktarlar yönünden tazminat isteminde bulunulmuş ise de, Diyarbakır .... Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ilk karara karşı davalı sigorta şirketi tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılması üzerine ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığı, davacılar tarafından ilk hükme ilişkin olarak istinaf kanun yoluna başvuru yapılmadığı, ilk kararda hüküm altına alınan maddi tazminatın davacılar yönünden kesinleştiği ve davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu, istinaf mahkemesi kaldırma kararından sonra da ilk derece mahkemesince ilk kararda hükmedilen miktarların hüküm altına alındığı anlaşılmakla, aynı davacı ve davalı yönünden aynı hususa ilişkin verilen karar kesin hüküm niteliğinde olacağından açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

C) İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacılar vekili istinaf yoluna başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu,davalı tarafın istinafı üzerine dosyanın incelendiğini,Anayasa Mahkemesinin kamu düzenine ilişkin bozması sonucu dosyanın yerel mahkemeye geldiğini, kamu düzenine ilişkin bozmanın usuli kazanılmış hak oluşturmayacağını,(HGK-K.2021/416) Anayasa Mahkemesinin bir kanun hükmü Anayasa Mahkemesince iptal edilirse iptal edilen kanun hükmü usuli kazanılmış hakka aykırı olsa bile uygulanacak öncelik usuli kazanılmış hakta değil Anayasa Mahkemesinin iptal kararında olacağını, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olmadıkça kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmeyeceğini, davada saklı tutulan alacak bölümü için gerek kısmi dava karara bağlanmadan önce, gerekse daha sonra ayrı bir dava açılmasının usulen olanaklı olduğunu,mevcut dava açılmadan önce Sigorta şirketine başvuru yapıldığını,yasal süre içerisinde başvuruya cevap verilmediği için arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, davanın açılmasına bizzat davalı tarafın neden olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

D) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:

Dava; trafik kazasından kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir..

İstinaf incelemesi, Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılmıştır.

Ayrıca; HMK'nin 357. maddesine göre, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz.

Değerlendirme

  1. Usuli kazanılmış hak kurumu, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir.

  2. Anlam itibariyle usuli kazanılmış hak kavramı, bir davada mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. Hemen belirtmek gerek ki; gerek Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda (1086 sayılı HUMK), gerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (6100 sayılı HMK) "usulü kazanılmış hak" kavramına ilişkin açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu kurum davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir.

  3. Yargıtay içtihatları ile kabul edilen "usuli kazanılmış hak" olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı ya da geçmişe etkili yeni bir kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma kararına uyulmuş olmakla oluşan usuli kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır. Benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün karar kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usuli kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir. Görev konusu da usuli kazanılmış hakkın istisnası olup, bu husus 04.02.1959 tarihli ve 1957/13 Esas, 1959/5 Karar sayılı İçtihatları Birleştirme Kararında "..Kaide olarak usuli müktesep hak hükmünün vazife konusunda tatbik yeri olmayacağına ve duruşmanın bittiği bildirilinceye kadar vazifesizlik kararı verebileceğine,..." şeklinde ifade edilmiştir.

  4. Bu sayılanların dışında ayrıca hak düşürücü süre, kesin hüküm itirazı, harç ve maddi hataya dayanan bozma kararlarına uyulmasında olduğu gibi kamu düzeni ile ilgili konularda usuli kazanılmış haktan söz edilemez (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulî, C.V, İstanbul 2001, sf. 4738 vd).

  5. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.07.2020 tarihli ve 2017/20. 1548 Esas, 2020/572 Karar; 09.07.2020 tarihli ve 2020/4. 334 Esas, 2020/580 Karar sayılı kararlarında da benimsenmiştir.

  6. Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Aynı şekilde mahkemece verilen ilk hükmün temyiz edilmemesi hâlinde, hükmü temyiz etmeyen taraf yönünden karar kesinleşmiş olmakla, artık bu tarafın direnme kararını temyizinde hukuki yararı bulunmamaktadır. Zira hukuki yarar dava şartı olduğu kadar, temyiz istemi için de aranan bir şarttır. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (4.2.1959 tarihli ve 13/5 sayılı YİBK).

  7. Diğer yandan bir mahkeme kararını istinaf veya temyiz etmeyen taraf hakkında "kararı bu hâliyle benimsemiş olduğu" sonucuna ulaşılır. Kararın temyiz edilmeyerek şekli anlamda kesin hükme dönüşmesi karar lehine olan için usuli müktesep hak oluştururken, karar aleyhine olan kimse için de bir katlanma yükümlülüğü meydana getirir. Bu katlanma yükümlülüğünün bir görünümü de yerel mahkemenin direnme suretiyle verdiği karara karşı da temyiz yoluna gidilemeyecek olmasıdır. Zira hüküm ve sonuçları itibariyle direnme kararı, ilgilisi bakımından, temyiz edilmeyerek benimsenmiş önceki kararın aynısıdır. (Bknz: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2022/2. 1106 Esas ve 2023/1099 Karar)

  8. Somut olayda; taraflar arasında görülen Diyarbakır .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Karar sayılı kararı ile davcılar vekilinin 08/07/2020 tarihli ıslah dilekçesi üzerine davacı ....ı'ya 56.083,21 TL, ....ı'ya 19.529,04 TL'nin ödenmesine karar verildiği, hesaplamaya esas bilirkişi raporunun TRH2010 ve aktüeryal yönteme göre yapıldığı, karar aleyhine davalı vekili tarafından istinaf yoluna müracaat edildiği, Diyarbakır BAM 4. Hukuk Dairesinin ... tarih, .... Karar sayılı ilamı ile kararın kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararı sonrası alınan bilirkişi raporu üzerine ....'nın 242.463,91 TL, ..'nın alacağının 81.036,47 TL olarak hesap edildiği, hesaplamaya esas bilirkişi raporunun TRH2010 ve prograsif rant yöntemine göre yapıldığı, maluliyet raporlarına davacı vekilinin itirazının bulunmadığı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2023/13438 Esas ve 2024/745 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere "...Davanın kısmi dava olarak açılmış olması ve bozma öncesi Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükmedilen 155.994,84 TL tazminata davacı tarafından itiraz edilmemesi üzerine davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuş olup, bozma sonrası davalının usuli kazanılmış hakkı dikkate alınmaksızın 360.000 TL üzerinden karar verilmesi doğru görülmemiştir." ilkesince usulü kazanılmış hakkın korunması gerektiği, mahkemece usulü kazanılmış haklar gözetilerek ilk karardaki miktarlar üzerinden davanın kabulüne karar verildiği, bu hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna müracaat edildiği, davacıların istinafının bulunmadığı ve Diyarbakır BAM 4. Hukuk Dairesinin .... Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, incelemeye konu davada ise davacılar vekili tarafından ilk kaldırma kararı üzerine yeniden yapılan hesaplama üzerine arada oluşan farkın tahsilinin dava konusu edildiği, davacılar tarafından ilk hükme yönelik olarak istinaf başvurusunda bulunulmadığı, hükmün davalının istinafı üzerine kaldırıldığı ve istinaf başvurusunda bulunmayan tarafın hükmün sonucundan kendi lehine sonuç çıkaramayacağı, bunun da usulü kazanılmış hak ile koruma bulduğu, ayrıca Anayasa Mahkemesi’nin genel şartlara dair iptal kararının daha önce taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakların gözetilmesine engel teşkil etmeyip, tazminat hesaplanma yönteminde değişiklik yapılmasına ilişkin olduğu, bu halde ön görülen yönteme göre tazminat hesabı yapılsa dahi usulü kazanılmış haklar göz önünde bulundurularak karar verilmesi gerektiği (Bknz: Ankara BAM 26. Hukuk Dairesi, 2021/2551 Esas ve 2022/1663 Karar), dava konusu edilen talepler bakımından usulü kazanılmış hak ilkesi gereğince hüküm kesinleştiğinden esasının incelenmesine hukuken imkan bulunmamaktadır. Mahkemenin buna dair nitelendirme ve değerlendirmesi yerindedir.

  9. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı HMK'nin 335 inci maddesinde düzenlenen istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmediği, istinaf sonucu incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Bu itibarla, davacılar vekilinin ilk derece mahkemesi kararına vaki istinaf başvurusunun HMK'nin 353/(1)-b.1 maddesi gereğince reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/(1). b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. İstinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

  3. İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuranlar üzerinde bırakılmasına,

  4. İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

  5. HMK'nin 333üncü maddesi gereğince fazla yatan gider avansı var ise karar kesinleştikten sonra elektronik ortamda, hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT aracılığıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine,

  6. Temyizi kabil olmayan bu kararın, ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılıp harç tahsil işlemlerinin yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 16/9/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkesinvecismanidiyarbakırTazminatkonususebebiyle)dairesizararhukukhüküm(ölüm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim