SoorglaÜcretsiz Dene

Diyarbakır BAM 2. HD 2023/1532 E. 2024/502 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1532

Karar No

2024/502

Karar Tarihi

4 Nisan 2024

T.C. DİYARBAKIR BAM 2. HUKUK DAİRESİ

T.C.

DİYARBAKIR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

2. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1532

KARAR NO : 2024/502

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

DAVANIN KONUSU : Merci Tayini

KARAR TARİHİ : 04/04/2024

Taraflar arasındaki davada Diyarbakır .. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

Dava, alım satım ve vedia (saklama) sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talebine ilişkindir.

Diyarbakır ... Asliye Hukuk Mahkemesi,"Taraflar arasında 6098 Sayılı TBK'nın 561 ve devamı maddelerinde düzenlenen saklama (vedia) sözleşmesinin bulunduğu, ticari davaları düzenleyen 6102 Sayılı TTK'nın 4.maddesi uyarınca da taraflardan en az birinin ticari işletmesiyle ilgili olan saklama (vedia) sözleşmelerinden kaynaklanan davaların ticari dava olduğu, davalı şirketin tacir olup TTK'nın 12 ve 19. maddeleri uyarınca aradaki saklama (vedia) sözleşmesinin ticari iş niteliğinde olduğu nazara alınarak davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne aittir. Öte yandan davalı....'ın tacir olmadığı, esnaf olduğu, bu nedenle bu davalı yönünden görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu kabul edilse dahi, özel ve genel mahkemenin görevine giren bir uyuşmazlığın çözümü için davanın açıldığı hallerde genel mahkemenin konusuna giren uyuşmazlığın da özel mahkemede birlikte çözümünün gerektiği, aynı davada, bir kısım davalılar hakkında genel mahkemenin, diğer davalılar hakkında ise uzman olan özel mahkemenin görevli bulunması halinde, uyuşmazlık aynı olaydan kaynaklanıyor ve zarar tek ise ya da taleplerden birisi yönünden verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendirecek nitelikte bulunuyorsa; söz konusu özel mahkeme ile genel mahkeme arasında "yargılama usulüne" ilişkin esaslı farklılıklar bulunmaması kaydıyla, bütün taraflar ve talepler yönünden uzman olan özel yetkili mahkemece yargılama yapılarak uyuşmazlığın çözülmesinin gerektiği, bu anlamda davalı şirket yönünden daha özel nitelikte olan asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğundan her iki davalı yönünden daha özel nitelikte olan asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu" gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesince; "Taraflar arasındaki davanın vedia (saklama) sözleşmesi değil, alım satım sözleşmesi olduğu, davanın mutlak ticari dava olmadığı, davacının tacir olmadığı görevli mahkemenin Diyarbakır .... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu" gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiştir.

6102 sayılı TTK md. 4 hükmünde, bir davanın ticarî dava niteliğinde olup olmadığının tespiti bakımından üç ayrı kıstas kabul edilmiştir:

(i) Bunlardan ilki, tarafların sıfatına ve işin ticarî işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ve başka hiçbir şart aranmaksızın TTK veya diğer kanunlarda ticarî sayılan davalardır (mutlak ticarî davalar). Mutlak ticarî davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya sebebin davanın ticarî niteliğini değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalardan olup; TTK md. 4(1) hükmünde (a) ilâ (f) bentlerinde sayılmıştır.

(ii) İkincisi ise, yalnızca bir ticarî işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticarî nitelikte kabul edilen davalardır. TTK md. 4(1)-son cümle hükmü uyarınca ikinci grup ticarî davalar, yalnızca bir tarafın ticarî işletmesini ilgilendiren havale, vedia (saklama) sözleşmesi ile fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalardır. Bu nevi davaların ticarî nitelikte sayılması için yalnızca bir tarafın ticarî işletmesiyle ilgili olması TTK’da gerekli ve yeterli görülmüştür.

(iii) Üçüncü grup ise, nispî ticarî davalar olup, TTK md. 4(1) hükmü uyarınca her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticarî dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticarî dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticarî işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticarî iş niteliğinde olması veya ticarî iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticarî sayılması davanın ticarî dava olması için yeterli değildir. TTK m. 19/2 hükmü uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş niteliğindeki bir sözleşmenin diğer taraf için de ticarî sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira TTK, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı “ticarî iş” esasına göre değil, “ticarî işletme” esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticarî nitelikte olması tek başına davayı ticarî dava haline getirmez.

Somut olayda, davacı dava dilekçesinde, farklı tarihlerde davalı şirketten 448 gram altın aldığını ve söz konusu altınları muhafaza için davalı kuyumcunun uhdesinde bıraktığını, davalı kuyumcunun sahibi ve işleteninin diğer davalı...olup müvekkili tarafından satın alınan altınların parasal miktarlarının kimi zaman davalı kuyumcunun kendi iş yerine ait olan pos cihazı vasıtasıyla ödendiğini, kimi zaman da davalı ...'ın şahsi hesabına aktarıldığını, davalı kuyumcunun uzun yıllardan beri kuyumculuk alanında faaliyet göstermiş olduğundan yöre halkı tarafından kendilerine güvenildiğini, davacı müvekkilinin de söz konusu bu güven ilişkisine istinaden davalıdan ücret mukabilinde satın aldığını ve anılan altınları davalı kuyumcunun uhdesinde bıraktığını, davacı müvekkilinin bir müddet sonra davalı uhdesinde olan kendisine ait altınları davalıdan istediğini, ancak davalının sürekli olarak müvekkilini geçiştirdiğini, müvekkilinin 26/06/2022 tarihinde davalı kuyumcuya gittiğinde kuyumcunun kapandığını, müşterilerinin borçlarını ödemeden ortadan kaybolduğunu öğrendiğini iddia etmiştir. Bu durumda taraflar arasında 6098 Sayılı TBK'nın 561 ve devamı maddelerinde düzenlenen saklama (vedia) sözleşmesinin bulunduğu anlaşılmakta olup; ticari davaları düzenleyen 6102 Sayılı TTK'nın 4.maddesi uyarınca da TBK'da düzenlenen taraflardan en az birinin ticari işletmesiyle ilgili olan saklama (vedia) sözleşmelerinden kaynaklanan davalar ticari davalardır. Davalı şirketin tacir olup; TTK'nın 12 ve 19. maddeleri uyarınca aradaki saklama (vedia) sözleşmesinin ticari iş niteliğinde olduğu nazara alınarak davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Öte yandan davalı...'ın tacir olmadığı, esnaf olduğu, bu nedenle bu davalı yönünden görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu kabul edilse dahi, özel ve genel mahkemenin görevine giren bir uyuşmazlığın çözümü için davanın açıldığı hallerde genel mahkemenin konusuna giren uyuşmazlığın da özel mahkemede birlikte çözümünün gerektiği, aynı davada, bir kısım davalılar hakkında genel mahkemenin, diğer davalılar hakkında ise uzman olan özel mahkemenin görevli bulunması halinde, uyuşmazlık aynı olaydan kaynaklanıyor ve zarar tek ise ya da taleplerden birisi yönünden verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendirecek nitelikte bulunuyorsa; söz konusu özel mahkeme ile genel mahkeme arasında "yargılama usulüne" ilişkin esaslı farklılıklar bulunmaması kaydıyla, bütün taraflar ve talepler yönünden uzman olan özel yetkili mahkemece yargılama yapılarak uyuşmazlığın çözülmesinin gerektiği, bu anlamda davalı şirket yönünden daha özel nitelikte olan asliye ticaret mahkemesi görevli olduğundan her iki davalı yönünden asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla somut uyuşmazlıkta Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan sebeplerle,

1. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 21. ve 22. maddeleri gereğince Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,

2. Dosyanın merci tayini isteminde bulunan mahkemeye gönderilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 22/2 ve 362/1-c maddeleri gereğince KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.04/04/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkesinTayinidiyarbakırMercikonusuhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim