SoorglaÜcretsiz Dene

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1210 E. 2024/91 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1210

Karar No

2024/91

Karar Tarihi

5 Şubat 2024

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

DİYARBAKIR

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :

KARAR NO :

HAKİM :

KATİP :

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

VEKİLİ :

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

DAVA TARİHİ : 10/11/2023

KARAR TARİHİ : 05/02/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .....tarihinde Diyarbakır İli .....İlçesinde Müvekkili şirket nezdinde Kasko Sigortası ile sigortalı bulunan .....Tic Ve San. Ltd. Şti. Adına kayıtlı .....plakalı araç sürücü .....sevk ve idaresinde seyir halinde iken yolda DİSKİ'ye ait olan sabitlenmemiş rögar kapağının geçiş esnasında ters dönerek açılıp aracın alt kısmının çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kaza tutanağına göre yolun bakım ve onarımından sorumlu kurumun rögar kapağını sabitlemediğinden kazaya sebebiyet vermede kusurlu bulunduğu, meydana gelen zarar miktarı ve kusur/rücu durumunun ekspertiz raporu ile tespit edildiği, ödenen sigorta tazminatının TTK m. 1481 kapsamında rücuen tazminini talep edilmiştir. Taraflar arasındaki alacağın likit olduğu, zarar neticesinde ödenen tazminat ekspertiz raporu ile tespit edildiği, bu nedenle davalının haksız ve mesnetsiz itirazları sebebiyle asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, taraflar arasındaki ilişki, TTK'da düzenlenen sigorta sözleşmesinden kaynaklandığına ve bu tür sözleşmeler TTK. hükümleri uyarınca mutlak ticari davalardan olduğuna göre, somut olayda ticari işlerdeki temerrüt faizi oranına hükmedilmesi gerektiği, bu nedenle alacağa ticari faiz uygulanması talep edilmiştir. Davalı ile yapılan arabuluculuk görüşmesinin anlaşamama ile sonlandırıldığından iş bu dava talep edilmiştir.

Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Davaya konu olayla ilgili olarak müvekkili Diyarbakır Su ve Kanalizasyon İdaresi (DİSKİ) Genel Müdürlüğü aleyhinde açılmış bulunan işbu “ İtirazın İptali ” davası, ve icra inkar tazminatı talebinin usul ve esas bakımından yasaya uygun olmadığı, davanın öncelikle görev, usul, zamanaşımı, husumet yokluğu veya hukuki yarar yokluğu nedeniyle veya esastan reddi talep edilmiştir. Görev ve usul yönünden itirazlarının bulunduğu 2577 Sayılı İdari Yargılama Usul Kanununa göre idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı İdari Yargının görevli olduğu. 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa göre ihale edilerek sözleşmeye bağlanan işle ilgili taraflar arasındaki uyuşmazlığa karşı başvuracak yargı yolunun İdari Yargı olduğu belirtildiği, davacının hasar tespiti neticesinde .....TL hasarının oluştuğunun hesaplandığını dava dilekçesinde belirtildiği, bahse konu yazıda belirtilen Diyarbakır İli, .....İlçesi, .....Mahallesi, .....Sokak'ta bulunan DİSKİ Genel Müdürlüğü'ne ait kanalizasyon muayene rögar kapağa ..... plakalı aracın çarpması sonucunda meydana gelen maddi hasarın karşılanması talebi bulunduğu, yapılan inceleme neticesinde, kazanın meydana geldiği .....Mahallesi .....Sokakta DİSKİ'ye ait kanalizasyon şebeke hattı ve muayene bacaları bulunduğu, il genelinde bulunan kanalizasyon ve yağmursuyu şebekelerine ait muayene baca kapakları ekiplerce periyodik olarak kontrol edilip gerekli bakım/onarımları gerçekleştirildiğinin belirtildiği, davacı tarafın, iddiasını ispatla mükellef olduğu, müvekkili idare ile dava konusu olay arasında illiyet bağı bulunmadığı, ayrıca müvekkili idarenin dava konusu olayda kusur ve sorumluluğunun da bulunmadığı belirtilmiştir. İş bu nedenlerde davanın reddi talep edilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :

Dava, kasko sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesine göre zarardan sorumlu olduğu iddia olunan davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.

Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekir.

TTK m. 4 hükmünde, bir davanın ticarî dava niteliğinde olup olmadığının tespiti bakımından üç ayrı kıstas kabul edilmiştir.

Bunlardan ilki, tarafların sıfatına ve işin ticarî işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ve başka hiçbir şart aranmaksızın TTK veya diğer kanunlarda ticarî sayılan davalardır (mutlak ticarî davalar). Mutlak ticarî davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya sebebin davanın ticarî niteliğini değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalardan olup; TTK m. 4(1) hükmünde (a) ilâ (f) bentlerinde sayılmıştır.

İkincisi ise, yalnızca bir ticarî işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticarî nitelikte kabul edilen davalardır. TTK m. 4(1)-son cümle hükmü uyarınca ikinci grup ticarî davalar, yalnızca bir tarafın ticarî işletmesini ilgilendiren havale, vedia (saklama) sözleşmesi ile fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalardır. Bu nevi davaların ticarî nitelikte sayılması için yalnızca bir tarafın ticarî işletmesiyle ilgili olması TTK’da gerekli ve yeterli görülmüştür.

Üçüncü grup ise, nispî ticarî davalar olup, TTK m. 4(1) hükmü uyarınca her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticarî dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticarî dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticarî işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticarî iş niteliğinde olması veya ticarî iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticarî sayılması davanın ticarî dava olması için yeterli değildir. TTK m. 19/2 hükmü uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş niteliğindeki bir sözleşmenin diğer taraf için de ticarî sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira TTK, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı “ticarî iş” esasına göre değil, “ticarî işletme” esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticarî nitelikte olması tek başına davayı ticarî dava haline getirmez.

6102 sayılı TTK'nın 16/1. maddesinde, "Ticaret şirketleriyle amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler, kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, İl Özel İdaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılır." hükmüne yer verilmiştir. Ticari işletme, 6102 sayılı TTK'nın 11/1. maddesinde de tanımlanmıştır. Buna göre, "Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan, faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir."

Somut olay hakkında yapılan değerlendirmede; davalı taraf Diyarbakır Büyükşehir Belediyesine bağlı bulunan Diyarbakır Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü olup yukardaki madde uyarınca ticari işletme işletmediği ve tacir sıfatı bulunmadığı, eldeki davanın ticari davaya vücut vermediği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. ( .....)

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.'nun 114/1. c maddesi ve 115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,

  2. Görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,

  3. 6100 Sayılı HMK'nın 20.maddesi gereği kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya bulunulan yer mahkemesine başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın görevli NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, aksi takdirde dosyanın resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,

  4. H.M.K.'nın 331/2. maddesi uyarınca harç, vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,

Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip Hakim

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

diyarbakırİtirazınİptali(HaksızEylemdenZararKaynaklanandiskiNedeniyle)hüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim