SoorglaÜcretsiz Dene

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1482 E. 2024/9 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1482

Karar No

2024/9

Karar Tarihi

8 Ocak 2024

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

DİYARBAKIR

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :

KARAR NO :

HAKİM :

KATİP :

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

VEKİLİ :

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 19/10/2022

KARAR TARİHİ : 08/01/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkili şirket, tekstil işi ile ilgilenen ve örme Kumaş üretimi, Kumaş Boya/Baskı ve Terbiyesi ile konfeksiyon imalatı yapan şirket olduğunu, bu kapsamda üretim yapmak ve istihdam sağlamak için ... Sanayi bölgesinde yatırım kararı alındığını, Müvekkili şirketten katılım Payı adı altında alınan ....... 62 TL (ana para faiz olmak üzere) haksız bir şekilde alındığını, davalı taraf müvekkili şirket aleyhine sebepsiz yere zenginleştiğini, Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun 20. Maddesine göre; OSB'lerin ihtiyacı olan elektrik, su, kanalizasyon, doğalgaz, arıtma tesisi, yol, haberleşme, spor tesisleri gibi altyapı ve genel hizmet tesislerini kurma ve işletme, kamu ve özel kuruluşlardan satın alarak dağıtım ve satışını yapma hakkı sadece OSB'nin yetki ve sorumluluğunda olduğunu, davalı tarafça müvekkili şirketten, hiç olmayan hiç sunulmayan bir hizmet için haksız bir şekilde katılım payı adı altında aidat alındığını, ve müvekkili aleyhine davalı taraf sebepsiz yere zenginleştiğini, TBK 777. Maddesine göre, “Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının mal varlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlü olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle, müvekkili şirketten haksız ve sebepsiz yere davalı tarafça alınan katılım payından şimdilik 1000 TL'nin fazlaya ilişkin haklarımızın kalması kaydıyla yapılan ödemelerden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerine bırakılmasına karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; İkame edilen davada görev itirazı bulunduğu, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Yasasında katılımcı; bir işletmenin kurulması için parsel özgülemesi veya satışı yapılanlar ile sahibi bulunduğu parselde üretimde bulunan veya bulunmayı taahhüt eden ve bu Yasa'nın amacına uygun iş gören gerçek ve tüzel kişi olarak tanımlandığı. 4562 Sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun 12-13 ve 16. maddelerinde alt yapı katılım bedelleri ve yönetim aidatlarının katılımcılar tarafından karşılanacağının belirtildiği. Katılımcıların ödemek zorunda oldukları altyapı hizmetleri; yol, su, elektrik, doğalgaz, iletişim, kanalizasyon, arıtma ve benzeri gibi ortak tesislerin yapımı ve işletilmesinin karşılığı olduğu. Davacıya taşınmaz tahsisi yapıldığına göre, tahsis tarihinden itibaren davacının katılımcı olduğu. Katılımcı olan davacının da katılım paylarını ödemesi, kanunda belirtilmiş olduğu üzere; yükümlülüktür. Zira üretimin başlamaması katılım paylarının ödenmemesi yönünde bir gerekçe olamadığı belirtilmiştir. Davacı tarafça dosyaya sunulan "tamamen bedelsiz arsa tahsis sözleşmesinin" 10. Maddesinde çok açık bir şekilde " katılımcı OSB tarafından belirlenen yönetim aidatlarını hizmetlerden yaralanmadığı gerekçesi ile ödemekten kaçınamaz" hükmü yer aldığı. Bu doğrultuda davacı tarafça sözleşmede kabul edilen ve kanunen bir yükümlülük olan katılım payını ödeme yükümlülüğünden kaçınma gibi bir durum söz konusu olamadığı belirtilmiştir. 4562 sayılı yasada katılımcı " Katılımcı: OSB’lerde, bir işletmenin kurulması için parsel tahsisi veya satışı yapılanlar ile maliki bulunduğu parselde üretimde bulunan veya bulunmayı taahhüt eden ve bu Kanunun amacına uygun faaliyet gösteren gerçek veya tüzel kişi ile finansal kiracıyı," şeklinde tanımlandığı belirtilmiştir. Her ne kadar davalı taraf ileri endüstriyel biyolojik ve kimyasal atık su arıtma tesisinin alt yapısının kurulmaması ile müvekkili kurumun sorumlu olduğunu ve bu sebeple üretime başlanamadığını belirtmişse de; bahsi geçen hususta müvekkili kurumun hiçbir kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. Müvekkili kurumun kusurunun olmadığının ortaya çıkacağı. İş bu nedenle davanın reddinin talep edildiği belirtilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :

Dava, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davasıdır.

Tarafların uyuşmazlık ise; davalının, davacı aleyhine alınan katılım payı adı altındaki ödemeler nedeniyle sebepsiz olarak zenginleşip zenginleşmediğine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

Öncelikle mahkememizce mahkememizin görevine yönelik olarak HMK md.114 gereğince dava şartlarına ilişkin inceleme yapılmıştır.Göreve dair kurallar kamu düzenine ilişkin olup 6100 HMK'nın m. 1 hükmü uyarınca mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir; m. 114(1)-c hükmüne göre de mahkemenin görevli olması bir dava şartıdır. Aynı Kanun'un m. 115 hükmüne göre ise, dava şartlarının mevcut olup olmadığı, taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilir. Bu nedenle, dava açılırken dayanılan hukuki ve maddi olguların göreve etkili olduğu durumda öncelikle hukuki nitelemenin yapılması ve sonucuna göre mahkemenin görevsiz olduğu kanısına varılırsa dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmelidir.

6102 sayılı TTK m. 4 hükmünde, bir davanın ticarî dava niteliğinde olup olmadığının tespiti bakımından üç ayrı kıstas kabul edilmiştir: (i) Bunlardan ilki, tarafların sıfatına ve işin ticarî işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ve başka hiçbir şart aranmaksızın TTK veya diğer kanunlarda ticarî sayılan davalardır (mutlak ticarî davalar). Mutlak ticarî davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya sebebin davanın ticarî niteliğini değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalardan olup; TTK m. 4(1) hükmünde (a) ilâ (f) bentlerinde sayılmıştır. (ii) İkincisi ise, yalnızca bir ticarî işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticarî nitelikte kabul edilen davalardır. TTK m. 4(1)-son cümle hükmü uyarınca ikinci grup ticarî davalar, yalnızca bir tarafın ticarî işletmesini ilgilendiren havale, vedia (saklama) sözleşmesi ile fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalardır. Bu nevi davaların ticarî nitelikte sayılması için yalnızca bir tarafın ticarî işletmesiyle ilgili olması TTK’da gerekli ve yeterli görülmüştür. (iii) Üçüncü grup ise, nispî ticarî davalar olup, TTK m. 4(1) hükmü uyarınca her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticarî dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticarî dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticarî işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticarî iş niteliğinde olması veya ticarî iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticarî sayılması davanın ticarî dava olması için yeterli değildir. TTK m. 19/2 hükmü uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş niteliğindeki bir sözleşmenin diğer taraf için de ticarî sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira TTK, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı “ticarî iş” esasına göre değil, “ticarî işletme” esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticarî nitelikte olması tek başına davayı ticarî dava haline getirmez.

Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde:

Davalı ... Sanayi Bölgesi Müteşebbis Teşekkül Başkanlığı'nın davacı aleyhine alınan katılım payı adı altındaki ödemeler nedeniyle sebepsiz olarak zenginleşip zenginleşmediğine, ödenen bedellerin iadesi istemi ile dava açılmış olduğu anlaşılmıştır.

Dava konusu uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK’nın 4. maddesinde tahdidi olarak sayılan mutlak ticarî davalardan değildir. Dolayısıyla, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticarî dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin de tacir ve dava konusunun tarafların ticarî işletmeleriyle ilgili olması gerekir. Davacı tarafın 6102 sayılı TTK m. 124(1) hükmü uyarınca tüzel kişi tacir olduğu ve uyuşmazlığın davacının ticarî işletmesi ile ilgili olduğunda tereddüt bulunmamaktadır. Ne var ki, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 15/06/2023 tarih ve 2022/4599 E., 2023/3797 K. sayılı uyuşmazlığın giderilmesi kararında ".....'lerin tacir olmadığına, taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiğine" karar vermiştir. Bu nedenlerle, davalı ..... Başkanlığı tacir sıfatını haiz olmadığından, eldeki dava nispî ticarî dava niteliğinde değildir.

6100 sayılı HMK m. 2(1) hükmüne göre, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu nedenle hukuki uyuşmazlıklarda asliye mahkemelerinin görevi asıldır. Dolayısı ile de mahkememizce görevli 5. Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesine karşı görevsizlik kararı vermek gerekmiştir(Aynı yönde karar için bakınız: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 2023/2949 E., 2023/2278 K. Sayılı kararı).

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davaya bakma görevi Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde olduğundan mahkememizin karşı görevsizliğine ve davanın usulden reddine,

  2. Kararın istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde RESEN YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ İÇİN ilgili istinaf dairesine gönderilmesine,

  3. Harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,

Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.

Katip Hakim

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

diyarbakır(HizmetSözleşmesindenhükümKaynaklanan)Alacak

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim