Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1172 E. 2024/86 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/1172
2024/86
31 Ocak 2024
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Alacak (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/11/2023
KARAR TARİHİ : 29/01/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ile ... arasında ... tarihinde Diyarbakır ... İlçesi ... ... Villaları Sokağı ... Ada ve 1 Parsel numaralı Villa mahiyetindeki taşınmaz adına gayrimenkul alım satım sözleşmesi yapıldığı. Satış sözleşmesine aracı olan ../... firma ise ... Dış Tic. Ltd. Şirketinin olduğu, müvekkili ile ... arasında yapılan satış sözleşmesi gereği ev ... TL(beş milyon beş yüz elli bin Türk Lirası) satım ile kararlaştırıldığı. Müvekkilinin ...'a ödeyeceği avans bedeli ... TL (yüz elli bin Türk Lirası) olarak, ... komisyoncusu firma hesabına, firma yetkilisi olan ...'na ise verilecek ücret ... (elli bin Türk Lirası) olarak sözleşme ile kararlaştırıldığı. Müvekkili sözleşmede kararlaştırılan her iki komisyon ücretini de ... TL nin ..., ... TL'sini ise ...'na ... tarihinde ödediği. Müvekkili kararlaştırılan ev satım bedellerini yüksek enflasyon nedeni ve kredi alacağını sağlayamadığı sözleşmeden geri dönmek zorunda kaldığı, bahsi geçen taşınmazı satın alamadığı. Müvekkili evin ... TL olan son ödemelerini denkleştiremediği ödeyemeyerek sözleşmeyi feshettiğini ...'a bildirmesi üzerine önceden ödemiş olduğu ... TL avansını satıcı ...'dan geri almıştır. Müvekkil, ... Firmasına ödemiş olduğu ... TL'yi geri alamamdığı. Zira ... firması yetkilisi ... bu ücrete hak kazandığını bildirerek ücreti geri ödemeyeceğini belirttiği. ...tarihinde davalı yan ile arabuluculuk toplantısı yapıldığı ... arabuluculuk dosya numarası ile davalı yan ile anlaşılamadığından iş bu davayı talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, emlak komisyon sözleşmesinden kaynaklanan davacı tarafından simsarlık hizmeti veren davalı şirkete ödenen ücretin iadesi talebine ilişkindir.
... tarihli, 6335 sayılı yasa ile değiştirilen TTK 4. maddesinde, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği belirtilmiştir.
TTK 4. maddesinde; "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda; Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun mal varlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır" denilmektedir.
Anılan maddede belirtilen davaların, mutlak ticari dava niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca, mutlak ticari davadan başka, nispi ticari davaların da tanımı yapılmış ve bir davanın nispi ticari dava olarak kabul edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve aynı zamanda uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerektiği ifade edilmiştir.
Somut olayda; iş bu dosyaya konu uyuşmazlığın yukarıda izahı yapılan mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte 29/01/2024 tarihli celsede tahkikat aşamasına geçilmesi akabinde davacı vekilinin beyanında müvekkili ile davalı şirket arasında gayrimenkul alımına ilişkin gerçekleşen komisyon sözleşmesine konu olan Diyarbakır İli ... İlçesi ... ... Villaları Sokağı ... Ada ve 1 Parsel numaralı Villa mahiyetindeki taşınmazın aile konutu olarak kullanılmak maksadıyla satın alınma sürecinin yaşandığını beyan etmesi karşısında, davacının tacir olup olmadığına yönelik araştırmaya gidilmeksizin, ilgili uyuşmazlığın davacı tarafın ticari işletmesiyle ilgili olamayacağı hususu anlaşılmıştır.
TTK hükümlerine göre, nisbi ticari davanın varlığından söz edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerekir. Bu iki koşuldan birinin olmaması halinde ortada bir ticari davanın varlığından bahsedilemez. Başka bir deyişle yasada ifade edilen iki koşulun aynı anda gerçekleşmesi zorunludur. Taraflardan birinin tacir olması durumunda ticari işten bahsedilebilirse de, ticari davanın mevcut olduğundan söz edilemez.
Dava konusu ve sunulan deliller kapsamında davaya konu uyuşmazlığın, TTK 4. maddede belirtilen, mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, aynı maddede dayanağını bulan nispi ticari dava niteliğinde de bulunmadığı görülmektedir.
HMK 114. Maddesinde; mahkemenin görevli olması hususunun dava şartı olarak belirtildiği, HMK 115. maddesinde de, dava şartlarının, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetileceği açıklanmakla yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilir. HMK 2. madde ve TTK. 4. ve 5. maddesi gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp açılan davanın Diyarbakır Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK'nın 114. ve 115. mad. gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden REDDİNE,
-
Tarafların görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli DİYARBAKIR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
-
Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
Katip Hakim
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29