Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1268 E. 2024/828 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/1268
2024/828
11 Eylül 2024
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 26/11/2023
KARAR TARİHİ : 11/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, .....tarihinde müvekkiline ait .....plaka sayılı araç ile davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesi düzenlenen .....plaka sayılı araç arasında meydana gelen trafik kazasında müvekkiline ait aracın hasar gördüğünü, kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, müvekkiline ait araçta meydana gelen 26.000,00 TL hasar bedeline ilişkin zararın davalı sigorta şirketi tarafından karşılandığını ancak değer kaybının ödenmesi için .....tarihinde yapılan başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek fazlası saklı şimdilik 100,00 TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, .....havale tarihli bedel arttırım dilekçesi ile talep sonucunu 25.000,00 TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, müvekkili sigorta şirketi tarafından davacıya hasar tazminatı olarak .....tarihinde 26.000,00 TL ödeme yapıldığını, davacının belirsiz alacak davası açamayacağını, davaya konu kazada kusuru durumunun tespiti yönünden Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, değer kaybının ZMMS genel şartlarının ekinde yer alan formüle göre hesaplanması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin sigortalının kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere tazminat ödemekle yükümlü olduğunu, temerrüdün gerçekleşmediğini, davacının eksik evrakla başvuru yaptığını beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş sigorta poliçesi ve hasar dosyası ile yapılan ödemeye dair belgeler ve davacıya ait aracın tramer kayıtları celb edilerek dosya arasına kazandırılmış, kusur kurumunun tespiti yönünden trafik bilirkişisinden, değer kaybının tespiti yönünden ise makine mühendisinden bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava, davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenen aracın sürücüsünün kusuruna dayalı meydana gelen çift taraflı trafik kazası nedeniyle davacının aracında meydana gelen hasara bağlı oluştuğu ileri sürülen değer kaybına ilişkin yapılan ödemenin yetersiz olduğundan bahisle bakiye değer kaybı istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde, .....plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı, poliçede araç başına maddi tazminat limitinin .....TL olarak belirtildiği, dosya içeresinde yer alan araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağına göre .....tarihinde davaya konu kazanın meydana geldiği, dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine değer kaybına ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce arabuculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketince sigortalanan araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise oranı, kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasara bağlı değer kaybı meydana gelip gelmediği, gelmiş ise miktarına ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Öncelikle davaya konu kazada kusur durumunun tespiti gerekir.
Kaza sonrası araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ile kusur durumunun tespitine yönelik trafik bilirkişisinden alınan bilirkişi raporuna göre, .....tarihinde saat .....civarlarında davacı .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı otomobil ile trafik akımı orta refüj ile bölünmüş ve üç şeritli Turgut Özal Bulvarı'nı takiben sola manevra ile Dicle Bulvarı istikametine katılım için trafik ışıklı döner adalı kavşak orta alanına girdiği sırada kullandığı aracın sağ ön köşe/çamurluk kısımlarına, Dicle Bulvarını takiben kavşak ortak alanına giren .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı otomobilin ön kısımları ile çarpması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda, davacıya ait aracın yeşil ışıkta geçiş yaptığı sırada, davalı sigortalı araç sürücüsü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı araç ile kendi gidiş istikametine kırmızı ışık yandığı esnada kavşak orta alanına katılım sağladığı ve kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime elverişli olması nedeniyle mahkememizce benimsenmiş ve davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigiortalı araç sürücüsü .....%100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir.
Anılan ilkeler doğrultusunda makine mühendisi tarafından hazırlanıp dosyaya sunulan ve denetime elverişli kabul edilen bilirkişi raporunda, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasara bağlı olarak kaza tarihindeki verilere göre .....TL değer kaybı meydana geldiği mütalaa edilmiş ve bilirkişi raporu mahkememizce de benimsenmiştir.
Davalı sigorta şirketi, sigortalısının kusuru oranında tazminatla yükümlü olup, tespit edilen değer kaybının tamamının ödenmesinden sorumludur. Buna göre davacının talep edebileceği değer kaybı miktarı .....TL olup, bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı tarafça dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine yazılı başvuru yapıldığı ileri sürülmüş ve dosyaya .....tarihli yazılı başvuru evrakı sunulmuştur. Ne var ki yazılı başvuru evrakının davalı sigorta şirketine tebliğine ilişkin dosyaya yansıyan delil bulunmadığından temerrüdün dava tarihi itibarı ile gerçekleştiği kabul edilmiştir. Davanın belirsiz alacak davası olması ve sigortalı aracın kullanım amacının hususi olması dikkate alınarak kabul edilen alacağın tamamına dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın KISMEN KABULÜNE, .....TL değer kaybının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.400,35 TL peşin harçtan, başlangıçta yatırılan 269,85 TL peşin harç ve sonradan yatırılan 427,00 TL tamamlama harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 703,50 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
-
Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 269,85 TL başvuru harcı ve 269,85 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 427,00 TL tamamlama harcının toplamı olan 966,70 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından 284,25 TL tebligat ve posta masrafı ile 4.000,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 4.284,25 TL yargılama giderinin kabul/red oranı dikkate alınarak 3.513,90.. TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye 764,35. TL yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 4.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
-
Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A. 13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, 2.558,40 TL'lik kısmının davalıdan, bakiye kalan 561,60 TL'lik kısmının ise davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
-
Davacı yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:58