Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/917 E. 2024/751 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/917
2024/751
10 Temmuz 2024
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
İHBAR OLUNAN :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİH İ : 15/09/2023
KARAR TARİHİ : 10/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili,....... tarihinde saat ........sıralarında davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesi düzenlenen ve davalı........... Şti.'ye ait ....... plaka sayılı aracın davalı .........'ın sevk ve idaresinde ......... istikametinden .......istikametine seyir halinde iken aracının ön kısımları ile aynı istikamette seyir halinde olan müvekkilinin sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı aracın arka kısımlarına çarpması ve bu çarpmanın etkisiyle müvekkiline ait aracın aynı istikamette önünde seyir halinde bulunan .......'in sevk ve idaresindeki.....plaka sayılı aracın arka kısımlarına çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağına göre kazanın meydana gelmesinde........ plaka sayılı araç sürücüsü .......ın % 100 kusurlu bulunduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin aracında oluşan hasara bağlı değer kaybı meydana geldiğini, müvekkiline ait aracın onarımı aşamasında orjinal parça kullanılmadığını, çıkma ve yan sanayi ürün kullanıldığını, bu nedenle orjinal parça bedelinin ödenmesi gerektiğini, müvekkiline ait aracın onarımı aşamasında müvekkilinin aracının kullanımında mahrum kaldığından araç mahrumiyet bedelinin ödenmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuk aşamasının anlaşamama ile sonuçlandığını ileri sürerek fazlası saklı şimdilik 100,00 TL değer kaybı ve aracın onarımı aşamasında orjinal parça kullanılmamasından kaynaklı 100,00 TL hasar onarım bedeli ile 100,00 TL araç mahrumiyet bedelinin davalılardan faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, ....... tarihli dilekçe ile talep sonucunu değer kaybı yönünden ...... TL'ye, araç mahrumiyet bedeli yönünden ise ........ TL'ye yükselterek bu bedellerin davalılar ........ ile ........Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, poliçe limitinin ......TL olduğunu, davacının değer kaybı istemine yönelik müvekkili sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine müvekkili tarafından davacı tarafa ......... tarihinde......TL ödeme yapıldığını, davacının kasko şirketine de hasar bedeli olarak....... TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemelerle birlikte poliçe limitinin tükendiğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı........ Şti. vekili, kazaya karışan aracın müvekkili şirket tarafından dava dışı .......Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğüne 36 ay süre ile kiralandığını, uzun süreli kiralamalarda araç malikinin işleten sıfatı ortadan kalkacağından açılan davada müvekkil şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, sigorta şirketi tarafından davacıya ait araca orjinal parça yerine yan sanayi ürünlerinin kullanılmasında müvekkili şirkete atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, davacının değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli talep edemeyeceğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı....... vekili, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi, yetkili mahkemenin ise kazanın meydana geldiği yer mahkemesi olan .......... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacıya ait araca orjinal parça takılmamasının müvekkili ilgilendiren bir durum olmadığını, bu hususun davacı ile trafik ve kasko sigortalarını yapan sigorta şirketleri ile ilgili olduğunu, davacının araç değer kaybı talebinin de reddedilmesi gerektiğini, zira davacıya ait aracın kaza tarihlerinde hangi sigorta şirketleri nezdinde trafik/kasko sigortaları ile sigortalandığına dair yapılan sorgulamalarda, davacıya ait aracın ....... Sigorta nezdinde......... tarihleri arasında trafik sigortası,......... tarihleri arasında ise......Sigorta nezdinde kasko sigortası ile sigortalandığının görüldüğünü, yine dosyada mevcut belgelerden anlaşılacağı üzere, kaza tarihini de kapsayan dönem için aracın kiracısı........bankası A.Ş. tarafından .........A.Ş.'ye genişletilmiş kasko sigortası yapıldığını, davacı tarafın dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu belgelerde, sadece davalı .......Sigorta Şirketine değer kaybı ve orijinal parça bedeli için başvuru yaptığını, diğer sigorta şirketlerine, özellikle de aracın kasko sigortacısı ......Sigorta A.Ş.'ye ve aracın kiracısı, müvekkilin çalıştığı şirket olan aracın kiracısı .........bankası A.Ş. tarafından ........ A.Ş.'ye yaptırılan genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında herhangi bir müracaat yapılmadığının anlaşılacağını, bu durumda davacı tarafın belirtilen zararları diğer dava dışı sigorta şirketine başvuru yaparak tahsil etme imkanı varken bu ön şartı yerine getirmemiş olmasının dava öncesi işlemleri/seçenekleri tamamı ile tüketmediği sonucunun ortaya çıktığını, belirtilen sebeple ilgili sigorta şirketlerine (....... A.Ş ve Ak Sigorta) müzekkere yazılarak davacı tarafın dava konusu kaza ile ilgili olarak taraflarına herhangi bir başvuruda bulunup bulunmadığının tespitini, başvuru yapılmamış ise davanın bu sebeple reddini talep ettiklerini, ayrıca davayı kabul etmemekle birlikte, davacı şirket tarafından aracın işletilmediği süre boyunca yapması gerekip de yapılmayan mecburi işletme masraflarının (periyodik bakım, lastik ve diğer tükenmeler bedeli, benzin vs.) tespit edilecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, kaza tarihi itibariyle müvekkil.........'ın ..........bankası.........Müdür Vekili görevini ifa ettiğini., söz konusu aracın müvekkiline, yürüttüğü görev nedeniyle tahsis edilmiş olup,.........bankası A.Ş. tarafından diğer davalı....... şirketinden kiralandığını, bu nedenle davanın.......bankası A.Ş.'ye ihbarını talep ettiklerini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ............Bankası A.Ş. vekili, müvekkil bankanın davalı olarak davaya eklenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaldı ki huzurdaki davada müvekkil banka yönünden mecburi dava arkadaşlığı da bulunmadığını, müvekkilinin iş bu davada taraf sıfatına haiz olmadığını, bu nedenle müvekkili banka aleyhine hüküm kurulamayacağını, mahkememin......... tarihli duruşmasının 3 numaralı ara kararı ile müvekkili bankanın dosyaya davalı sıfatıyla eklenmesine karar verilmiş ise de, söz konusu davayı, müvekkil bankanın davalı olarak davaya dahil edilmesini kabul etmediklerini, ara karardan dönülmesi gerektiğini, müvekkili banka yönünden dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvuru yapılmadığını, müvekkili bankanın meydana gelen kazada herhangi bir kusuru bulunmamakla beraber aracın işleten sıfatıyla da sorumluluğunun bulunmadığını, zira dosya kapsamında yer alan araç kiralama sözleşmesinde görüldüğü üzere kazaya karışan diğer davalı .........'ın idaresinde olan ......... plaka sayılı aracın müvekkili banka tarafından diğer davalı ...... şirketinden kiralandığını, dolayısıyla müvekkili bankanın araç işleten sıfatının bulunmadığını, araç kiralama sözleşmesinde, zararın önce ZMMS ve aşan kısmın kasko poliçesinde yer alan İMMS kapsamında karşılanması gerektiğini, aşan kısımdan bankanın sorumlu olacağına yönelik düzenleme bulunduğunu, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalı kabul etmediklerini, müvekkilinin taraf sıfatı bulunmadığını beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, ZMMS sigorta poliçesi ve yapılan ödemelere dair belgeler ile davalı sigorta şirketi nezdinde ve davacının kasko sigorta poliçesini düzenleyen....... Sigorta A.Ş nezdinde oluşturulan hasar dosyaları, ......ve ........ plaka sayılı araçların tescil bilgileri, davacıya ait........plaka sayılı aracın tramer kayıtları celp edilerek dosya arasına kazandırılmıştır, ilgili Vergi Dairesine müzekkere yazılarak davalı ......Ltd. Şti. tarafından dosyaya sunulana araç kiralama sözleşmesinin Vergi Dairesine bildirilip bildirilmediği sorulmuş, davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait aracın hasar onarımı aşamasında çıkma veya ya sanayi yedek parça kullanılıp kullanılmadığı, kullanıldığının kabulü halinde orjinal parça ile arasında fiyat farkı bulunup bulunmadığı, kaza nedeniyle davacıya ait araçda değer kaybı meydana gelip gelmediği ve aracın tamirde kaldığı süre boyunca araç mahrumiyet bedelinin hesaplanmasına yönelik makina mühendisinden bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklı kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın sürücüsü ve işleteni ile ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketine yöneltilmiş, aracın onarımı aşamasında orjinal parça yerine çıkma ve yan sanayi parça kullanıldığından bahisle orjinal parça ile çıkma ve yan sanayi arasındaki hasar bedeli farkı ile yapılan değer kaybına ilişkin ödemenin yetersiz olduğundan bahisle bakiye değer kaybının ve aracın onarımı aşamasında kullanılmamasından kaynaklı araç mahrumiyet bedeli istemine ilişkindir.
......tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesi düzenlenen ....... plaka sayılı aracın kendisi ile aynı istikamette seyir halinde bulunan davacıya ait ...... plaka sayılı araca arkadan çarpması ve bu çarpmanın etkisiyle davacıya ait aracın da aynı istikamette kendi önünde bulunan ....... plaka sayılı araca çarpması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, ........plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede araç başına maddi tazminat üst limitinin ....... TL olarak belirlendiği, kaza sonrası davacıya ait aracın kasko sigorta poliçesini düzenleyen ...... Sigorta A.Ş nezdinde açılan hasar dosyası kapsamında düzenlenen eksper raporuna göre davacıya ait aracın hasar onarım bedelinin....... TL olarak belirlendiği, davacı tarafın değer kaybının ödenmesine yönelik yapılan başvuru üzerine davalı sigorta şirketi tarafından........ tarihinde ...... TL değer kaybı ödendiği, dava açılmadan önce arabuluculuk süresinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin yetkili olup olmadığı, davalı ....... A.Ş'nin işleten sıfatının bulunup bulunmadığı, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, davacıya ait araçta meydana gelen hasar nedeniyle değer kaybı oluşup oluşmadığı, davacıya ait aracın onarımı aşamasında orijinal parça kullanılıp kullanılmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacının değer kaybı ile aracın onarımı aşamasında orijinal parça kullanılmamasından kaynaklı orijinal parça bedeli ve aracın tamirde kaldığı süre boyunca ikame araç bedeli talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı ile faizin türü ve başlangıç tarihine ilişkindir.
6100 sayılı HMK.'nun 16.maddesine göre haksız fiilden kaynaklanan davalarda haksız fiilin meydana geldiği yer mahkemesi ile zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi yetkili olup, gerek davalının yerleşim yerinin ...... İl sınırları içerisinde olmasına, gerekse kazanın ..... İli sınırları içerisinde meydana geldiğinin anlaşılmasına göre, davalı ........ vekilinin yetki itirazı yerinde görülmeyerek, uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin yetkili olduğu kabul edilmiş ve işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlendiği gibi, işleten ve sürücü de, sürücünün kusuru nedeniyle meydana gelen zararları karşılamakla yükümlüdür.
Türkiye Noterler Birliğinden celbedilen .......... plaka sayılı aracın tescil bilgileri incelendiğinde, aracın ilk olarak ....... tarihinde trafikte tescil işlemi gördüğü, aracın ilk tescil tarihinden itibaren kayıt malikinin davalı ....... A.Ş. olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı..........A.Ş. cevap dilekçesinde, ........ plaka sayılı aracın müvekkili şirket tarafından dava dışı ........ Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğüne 36 ay süre ile kiralandığını, uzun süreli kiralamalarda araç malikinin işleten sıfatı ortadan kalkacağından açılan davada müvekkil şirkete husumet yöneltilemeyeceğini savunmuştur.
2918 sayılı KTK'nın hükümlerine göre trafik kaydı, "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenin 3.kişi olmasını engelleyen bir yasa hükmü de yoktur. Aynı Yasanın 3.maddesinde, "işleten; Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin olan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır" şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 85.maddesinde ise, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar" hükmüne yer verilmiştir. Bu yasal düzenlenme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre için olmamak kaydıyla) artık üzerinde fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının bulunmaması durumlarında, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan ekonomik yönden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin ........ tarih ve 2022/921 E.-2024/680 K. sayılı ilamı)
Dosyaya sunulan........ tarihli araç kiralama sözleşmesi incelendiğinde, davalı ....... A.Ş. tarafından........ marka aracın 36 ay süreyle dava dışı ........Bankası A.Ş.'ye 36 ay süre ile kiralanmasına ilişkin sözleşme imzalandığı, mahkememizce Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabında araç kiralama sözleşmesinin Vergi Dairesine intikal ettirilmediği bildirilmiş ise de....... Bankası A.Ş. Vekili tarafından dosyaya sunulan cevap dilekçesinde, kazaya karışan ........ plaka sayılı aracın araç kiralama sözleşmesine istinaden davalı ......... A.Ş.'den kiralandığının kabul edildiği beyan edilmiştir. Bu halde, davaya konu kazanın gerçekletiği tarihte aracın işletenin ........ Bankası A.Ş. olduğunun kabulü gerekir.
Kaza tespit tutanağında, davalı sürücü.......'ın sevk ve idaresindek......... plaka sayılı aracı ile........ Karayolu üzerinden........ İstikametinden Bismil istikametine seyir halinde iken İpek Pamuk isimli iş yerinin önüne geldiği esnada aracın ön kısımlarıyla aynı istikamette seyir halinde olan sürücü ......... sevk ve idaresindeki ......... plaka sayılı aracın arka kısımlarına çarpması ve bu çarpmanın etkisiyle sürücü ........... sevk ve idaresindeki ........ plakalı aracının ön kısımlarıyla aynı istikamette seyir halinde olan sürücü...... sevk ve idaresindeki ....... plaka sayılı aracın arka kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazanın oluşumunda sürücü .........'ın 2918 sayılı KTK'nın 56/1-c maddesi gereğince kusurlu olduğu, diğer araç sürücülerinin kazanın oluşumunda herhangi bir kusurlarının bulunmadığı belirtilmiştir. Kaza tespit tutanağındaki kazanın oluş şekline yönelik tespitin aksine dosyaya yansıyan herhangi bir delil bulunmamasına, davayı konu kazanın davalı sürücü .......'ın seyir halinde iken dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık teşkil edecek şekilde yeterli takip mesafesini korumayarak aynı istikamette önünde bulunan davacıya ait aracın arka kısmına çarpması, bu çarpmanın etkisiyle de davacıya ait aracın yine aynı istikamette önünden bulunan başka bir araca çarpması sonucu davaya konu kazanın meydana geldiği gözetildiğinde, mahkememizce kaza tespit tutanağındaki kusur belirlemesine iştirak edilmiş ve davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı .........'ın %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 26/05/2022 tarih ve2020/120 E.-2022/1380 K. sayılı ilamı)
Davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve bu suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği açıktır.
Araç hasarı halinde, trafik sigortacısının zarar ve giderleri ödeme yükümlülüğünü yerine getirmesinde uygulanacak esasları düzenleyen, anılan tarihte yürürlükte bulunan Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigortası Genel Şartları’nın “B.2.Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi” başlıklı maddesinin (2.1) fıkrasının ikinci paragrafında; "Hasar halinde, hasar gören orijinal parça, onarımı mümkün değilse orijinal parça ile değiştirilir. Ancak, hak sahibinin onayının alınması veya hasar gören parçanın orijinal parça ile değiştirilmesine imkân olmaması halinde hasar gören parça, eşdeğer ile değiştirilir. Bu fıkra kapsamında hak sahibinden onay alındığını veya hasar gören parçanın orijinal parça ile değiştirilmesine imkan olmadığını ispat yükü sigortacıya aittir. Bu fıkranın uygulanmasısonucu araçta bir kıymet artışımeydana gelse dahi bu fark tazminat miktarından indirilemez." düzenlemesine göre, hasarlı aracın tamiri mümkün olmayan parçaları orijinali ile, orijinali ile değiştirilme imkanı yoksa eşdeğeri ile değiştirilir.
Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde değerlendirme yapılarak makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; davaya konu araçta oluşan hasar ile kazanın uyumlu olduğunun tespit edildiği, kaza sonrası yetkili servis gözetiminde ekspertiz incelemesi yapıldığı ve ...... TL hasar onarım bedeli belirlendiği, eksper raporunda belirtilen yedek parça ve işçilik giderlerinin, vapılan piyasa araştırması sonucu ile uyumlu olduğu, onarım aşamasında orijinal parça kullanıldığı ve tamiratın yetkili serviste yapıldığı, onarımının ekonomik olacağı, değer kaybının........TL olacağı ve makul tamir süresinin 18 gün ve ikame araç bedelinin 18x800=14.400,00 olacağı mütalaa edilmiştir. Bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle mahkememizce benimsenmiştir.
Eldeki davada, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlıdır. Poliçe limiti 120.000,00 TL olup, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ait aracın hasar onarımı için ....... TL ödeme yapıldığı ve değer kaybına ilişkin de davacıya 59.747,00 TL ödeme yaptığı dosya kapsamından sabittir. Yapılan ödemeler poliçe limitinden mahsup edildiğinde bakiye poliçe limiti bulunmadığından davalı sigorta şirketi aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HMK 124. maddeye göre yapılan taraf değişikliği, tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması, maddi hata niteliğinde bulunması ve dürüstlük kuralına aykırı olmaması halinde, mahkeme tarafından, karşı tarafın rızası olmaksızın taraf değişikliği istemi kabul edilebilecektir.
Somut olayda, kazaya karışan aracın kayıt malikinin davalı ........ A.Ş. olduğu, kaza tespit tutanağına işleten olarak yazıldığı, dosya kapsamından, aracı uzun süreli kiralayan....... Bankası A.ş.'nin kiralayan olduğunun davacı yanca bilindiği veya bilinebilir olduğuna dair her hangi bir delil olmadığından, tazminat istemine dair davasını kayıt malikine karşı açan davacının, yargılama sırasında işletenin "uzun süreli kiralayan" olduğunu öğrendiği ve bu durumun dürüstlük kuralına aykırı olmadığı anlaşılmakla....... Bankası A.Ş.'yi davalı...... A.Ş. yerine davaya davalı olarak eklenmesine karar verilmiştir.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, kaza nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı ....... TL olarak olarak tespit edilmiştir. Davadan önce davalı sigorta şirketi tarafından değer kaybına ilişkin ödeme mahsup edildiğinde bakiye kalan değer kaybı miktarı ...... TL'dir. Yine bilirkişi raporunda ikame araç bedeli....... TL olarak tespit edilmiştir. Davalı işleten ....... Bankası A.Ş. ile ve diğer davalı sürücü ......bakiye değer kaybı ile ikame araç bedeline ilişkin zararın karşılanmasından müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile değer kaybı yönüden ......TL, ikame araç bedeli yönünden ise ....... TL'nın tahsilini istemiştir. Davacı tarafından değer kaybı ve ikame araç bedeli yönünden açılan davanın kabulüne ve taleple bağlı kalınarak ...... TL değer kaybı ile ........ TL ikame araç bedelinin davalı işleten ....... Bankası A.Ş. İle diğer davalı sürücü......'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekmiş, davacıya ait aracın onarımı aşamasında orijinal parça kullanılmış olması nedeniyle hasar bedeline ilişkin talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- Davalılar ....... ve .......... Bankası A.Ş. aleyhine açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
a-)........ TL değer kaybı ile .......TL ikame araç bedeli olmak üzere toplamda ......... TL'nin kaza tarihi olan...... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .......... ve ........ Bankası A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
b-)Hasar bedeline yönelik istemin REDDİNE,
-
Davalı sigorta şirketi aleyhine açılan davanın REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.902,43 TL peşin harçtan, başlangıçta yatırılan 269,85 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 210,00 TL tamamlama harcının mahsubu sonucu bakiye kalan ......... TL harcın davalılar ......... ve ......... Bankası A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına,
-
Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 269,85 TL başvuru harcı ve 269,85 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 210,00 TL tamamlama harcının toplamı olan 749,70 TL'nın davalılar.......... ve ....... Bankası A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından 315,25 TL tebligat ve posta gideri ile 1.300,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 1.615,25 TL yargılama giderinin, kabul red oranı dikkate alınarak, 1.609,46 TL'lik kısmının davalılar .......... ve ......... Bankası A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,
-
Davalılar davalılar .......... ve ......... Bankası A.Ş. kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar ......... ve .......Bankası A.Ş.'ye verilmesine,
-
Davalı....... Sigorta A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 300,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı.......Sigorta A.Ş.'ye verilmesine,
-
Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlanmış ise de, dava açılmadan önce dava şartı arabuluculuğa başvurunun sadece davalılardan......Sigorta A.Ş. yönünden zorunlu olmasına ve bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiş olmakla, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A. 13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
10-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalılar ........ ve ........Bankası A.Ş. Vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta şirketi vekilinin yokluğunda, davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01