Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/397 E. 2024/710 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/397
2024/710
3 Temmuz 2024
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/11/2023
KARAR TARİHİ : 03/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkiline .............. düzenleme ve............. vade tarihli ........... TL bedelli bono keşide edip verdiğini, anılan bononun vadesinde ödenmediğini, müvekkil tarafından vade tarihinde itibaren 3 yıllık yasal sürede icra takibi başlatılmadığını, bilahare davalıya karşı Diyarbakır İcra Müdürlüğünün ............... esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından ........... tarihli dilekçe ile takibe dayanak yapılan bonodaki imzasını inkar ettiğini, bononun zamanaşımına uğraması neticesinde sebepsiz zenginleşme talebinde ispat yükü sebepsiz zenginleşmediğini iddia eden düzenleyen üzerinde olduğunu, TTK 732. maddesine göre açılan işbu davada; sebepsiz zenginleşmediğini ispat külfetinin davalıda olduğunu ileri sürerek davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ve takibin devamı ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davacı vekili, icra takibinin zamanaşımına uğramış bonoya dayalı olarak başlatıldığını, bononun TTK'da düzenlenen kıymetli evrak vasfında olduğunu ve bu belgeye dayalı her türlü uyuşmazlığın TTK'nun 4. maddesi uyarınca ticari uyuşmazlık olarak kabul edildiğini, bu nedenle görevli mahkemenin, Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, taraflarınca itirazın borca, faize ve ferilerine ilişkin yapıldığını, imzaya itirazlarının bulunmadığını, imza inkarına dayalı açılan davada davacının hukuki yararı bulunmadığını, işbu takip ve davaya konu teşkil eden senet incelendiğinde lehtar isminin yanında açık bir karalama olduğunu ve bir tahrifat şekli olan karalamanın altına herhangi bir şekilde imza atılmadığının anlaşılacağını, dolayısıyla bu senet zamanaşımına uğramamış olsa bile geçerli bir senedin şartlarını taşımadığını, senedin, keşideci müvekkil ve lehtar şahıs arasında müvekkili lehine bir ticari işin görülmesi için teminat amacıyla verildiğini, ancak ticari işin faaliyete geçirilemediğini, dolayısıyla arada bir anlaşma kalmadığını, davacının işlemiş faiz talep edemeyeceğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Dava, ........... tarihinde.............Asliye Hukuk Mahkemesine hitaben açılmış ve ............ Asliye Hukuk Mahkemesinin ........... tarih ve ........... K. sayılı ilamı ile, uyuşmazlığın çözümünde Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle mahkememize verilen görevsizlik kararı taraflarca istinaf edilmeksizin kesinleşmiş, davacının süresinde gönderme talebi üzerine dava dosyası mahkememize gönderilmiştir.
Dava, davalının keşideci, dava dışı .........'ın lehtar olarak yer aldığı ve lehtar tarafından davacıya ciro edilen .......... düzenleme, .............. vade tarihli ve ........... TL bedelli senede dayalı ........... tarihinde davacı tarafından davalı aleyhine Diyarbakır İcra Dairesinin ........ esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Elde ki davada, takibe dayanak yapılan bonoda hamil olarak yer alan davacı ile bononun düzenleyeni olan davalı arasında temel ilişki bulunmamaktadır. Davacı, zamanaşamına uğrayan bonoya dayalı ilamsız icra takibi başlatmış ve elde ki davayı 6102 sayılı TTK'nun 732. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmeye dayalı açmıştır. TTK:'nun 732.maddesine dayalı açılan sebepsiz zenginleşme davası, 6100 sayılı TTK'nun 4. maddesine göre mutlak ticari dava niteliğindedir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlıklı 18/A maddesinde ise "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2)Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir.
.......... tarihinde yürürlüğe giren............. tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md.5.A/1 uyarınca iş bu TTK.'nun 732. maddesine dayalı açılman itirazın iptali davası arabuluculuğa tabidir ve bu husus dava şartıdır.
Somut olayda, davanın .............tarihinde açıldığı, dava açılırken arabuluculuk son tutanağı sunulmadığı gibi dava dilekçesinde arabuluculuğa başvurulduğuna dair bir ibareye yer verilmediği, bu durumda aralubulucuya başvuru yapılmadan davanın açıldığı anlaşılmakla 6325 sayılı Kanun'un 18/A-2 maddesi gereğince kesin süre verilmesine gerek görülmeyerek davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın, başlangıçta yatırılan 3.892,68 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 3.465,08 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
-
Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 8.950,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
-
Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09