Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/335 E. 2024/689 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/335
2024/689
2 Temmuz 2024
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/02/2024
KARAR TARİHİ : 02/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine elektrik abonelik borcundan kaynaklı olarak Diyarbakır İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, icra takibine dayanak ...abonelik sözleşmesine ...TL kaçak tahakkuk cezası uygulandığını, ancak müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını, varsa bile verilen kaçak elektrik cezasının oldukça yüksek olduğunu, EPDK yönetmeliğine uygun hazırlanmadığını belirterek, takip dosyasından kaynaklı olarak müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Öncelikle husumet, derdeslik, zamanaşımı, hakdüşürücü süre, görev ve yetki itirazlarında bulunduklarını, söz konusu davanın kısmi olarak açılamayacağını, davacı dava değerini dava dilekçesinde belirttiğinden artık iş bu davanın kısmi dava olarak açılması kabul etmediklerini kaçak elektrik tüketimi nedeniyle kendisine tahakkuk ettirilen kaçak tahakkuk bedelleri yönünden davacı tarafından dava açılmış olması haksızdır. il müdürlüğümüz teknik ekiplerince yapılan incelemeler sonucunda davacının kaçak elektrik kullandığı tespit edildiğini, davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, kaçak elektrik faturasından kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı TKHK 1. maddesinde kanunun amacı açıklandıktan sonra, “Kapsam” başlıklı 2.maddesinde; “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar..” hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3.maddesinde; “Mal, alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi kapsar. Tüketici ise, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Yine anılan kanunun 3/d maddesinde; “Hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet” olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 6502 sayılı kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için; kanunun amacı içerisinde, yukarıda tanımları verilen taraflar arasında, mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Aynı Kanun'un 73/1. maddesinde “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken; 83/2. maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında, somut olay incelendiğinde; dava konusu yapıya ilişkin olarak, davacı ile davalı arasında abonelik sözleşmesinin bulunduğu, abone grubunun mesken olduğu, bu nedenle taraflar arasındaki ilişkinin 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kaldığı açık olup, olayda 6502 Sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Bu duruma göre, uyuşmazlığın çözümü Tüketici Mahkemelerinin görevi içerisindedir.
Görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğu gibi HMK'nın 114. maddesine göre aynı zamanda da dava şartıdır ve taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Hal böyle olunca; mahkemece, tüketici işleminden kaynaklanan eldeki davada, tüketici mahkemesinin görevli olduğu kanaati ile karşı görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir( Diyarbakır BAM 4. HD'nin 2021/2108 E., 2023/1796 K.).
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davaya bakma görevi Diyarbakır ...Tüketici Mahkemesinde olduğundan mahkememizin karşı görevsizliğine ve davanın usulden reddine,
-
Kararın istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde RESEN YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ İÇİN ilgili istinaf dairesine gönderilmesine,
-
Harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.
Katip Hakim
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09