SoorglaÜcretsiz Dene

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/352 E. 2024/616 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/352

Karar No

2024/616

Karar Tarihi

13 Haziran 2024

T.C.

DİYARBAKIR

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :

KARAR NO :

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

VEKİLLERİ :

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ :

KARAR TARİHİ :

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ........ Şti.'nin ...... İcra Müdürlüğü'nün ....... E. Sayılı dosyası tarafından toplamı .......ABD Dolar tutarında yazılı fatura bedellerini icraya koyduğunu, fatura bedellerine kesildiği dönemde veya sonrasında fatura muhteviyatına ve bedellerine davalı borçlu tarafından hiç bir itiraz olmadığını, taraf vekilleri arasında uzlaşma tutanağı kapsamında; davalı borçlununparça parça ödeyerek toplam .........-ABD dolarını müvekkili hesabına gönderdiğini, ancak davalı/borçlunun yukarıda bahsi geçen ödemeleri yaptıktan sonra kalan .......-ABD Doları borcunu ödemediğini ve kendisinden defalarca talep edilmesine rağmen ödeme noktasında davalı/borçlu tarafından olumlu adım atılmadığını, bu nedenlerle davalı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

CEVAP :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkil şirket vekili ile davacı şirket vekili arasında 1136 sayılı Kanunun 35/A maddesi gereğince imzalanan 17.10.2023 tarihli tutanak ile uyuşmazlığın son bulduğunu, müvekkili şirketin davaya konu icra takibinden kaynaklı olarak ........ USD ana para ve icra takibinden kaynaklı olarak doğmuş 5.000,00 USD avukatlık ücretinin ödenmesi hususunda anlaşmaya vardığını, taraflarca, uyuşmazlığın çözümü hakkında mutabık kalınarak tutulan tutanağın İcra ve İflas Kanunu'nun 38 maddesi ve 68/A maddesi uyarınca icra edilebilen ilam hükmünde olduğunu, söz konusu tutanak tutulduktan sonra eldeki iş bu davanın açılması ve söz konusu icra dosyasından kaynaklı olarak icra inkar tazminatı ve itirazın iptali talebinin ileri sürülmesi Avukatlık Kanunu ve İİK gereğince mümkün olmadığını, söz konusu uzlaşma tutanağının 3/5 maddesi gereğince müvekkili şirketin itirazdan vazgeçmiş olduğunun tutanak altına alındığını, davacı tarafın iş bu davayı açmasında hiçbir hukuki yararı olmadığını, müvekkili şirketin Akça kısa isimli şirketin sahasında davacı şirkete takipten kaynaklı işlerin yapılması hususunda anlaştığını, ancak ........ isimli şirketin söz konusu işlerden kaynaklı ödemeleri yapmaması nedeniyle davacı şirketin bakiye alacağının müvekkili şirket tarafından ödenemediğini, bu sebeple hem müvekkili şirketin hem de ....... isimli şirketin mağduriyet yaşadığını, müvekkili şirketin ülkenin genel ekonomik durumu ve ödeme güçlüğü yaşamasından kaynaklı olarak ........ USD ödeme yaptığını, davalı şirkete toplamda bakiye olarak ....... USD borcunun kaldığını, söz konusu borcun da müvekkili şirketçe en kısa sürede davacı şirkete ödeneceğini, uyuşmazlığın iş bu dosyaya konu edilmesinin mümkün olmadığını, bu sebeple haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DEĞERLENDİRME :

Dava, faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.

Taraflar arasında faturadan kaynaklanan ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından fatura alacağından kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine...... İcra Müdürlüğü'nün ....... Esas sayılı dosyası üzerinden ........ USD toplam alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 25/09/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından süresinde 21/09/2023 tarihinde takibe itiraz edildiği, itirazın davacı alacaklıya tebliğine ilişkin icra dosyası içerisinde herhangi bir tebliğ evrakı bulunmadığı anlaşılmakla iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.

Taraflar arasındaki ihtilafın; davacı tarafından başlatılan......İcra Müdürlüğünün....... esas sayılı takip dosyasına konu faturalar sebebiyle alacaklı olup olmadığı, taraflar arasında imzalanan...... tarihli uzlaşma tutanağının hukuki mahiyeti ve takibe etkisi noktasında toplanmış olduğu anlaşılmıştır.

TBK'nun 133. maddesine göre, yeni bir borçla mevcut bir borcun sona erdirilmesinin, ancak tarafların bu yöndeki açık iradesi ile olacağı, özellikle mevcut bir borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması veya yeni bir alacak senedi veya yeni bir kefalet senedi düzenlenmesinin, taraftarın açık yenileme iradeleri olmadıkça, yenileme sayılmayacağı açıktır.

Başka bir ifadeyle, taraflar yeni bir borç meydana getirirken eskisini ortadan kaldırma iradesine sahip olmalıdırlar; aksi takdirde taraftarın ya ikinci ve bağımsız bir borcu kurduğu, ya da taraftarın birinci borçta bir takım değişiklikler yapılmasını istedikleri anlaşılır. Taraflar arasında ikinci bir borç ilişkisinin kurulması veya mevcut bir borcu değiştiren yeni bir işlemin yapılması yenileme için birer karine sayılamaz.

Yenilemenin yeni bir borcun ihdası ile eski bir borcun sona erdirilmesini ifade etmesi, diğer bir ifadeyle tecditte borçlunun borçlu kalmaya devam etmesi, fakat borcun eski borç ilişkisine değil yeni borca taalluk etmesi, yenilemenin varlığını kabul için yeni bir alacak olması ve yenilemenin ıskat etmesi lazım gelen eski bir alacağın da mevcut olması gerekmektedir.

Yerleşik Yargıtay kararları uyarınca TBK'nun 133. maddesinde belirtilen açık irade ifadesinden yenileme ibaresinin metne aktarılmasının gerekmediği, taraflar arasında imzalanan belge içeriğinden tarafların borcu yenileme amaçlarının olup olmadığının anlaşılıp anlaşılamadığına göre değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiği benimsenmiştir.

Taraflar arasında imzalanan ......... tarihli uzlama tutanağı (Avukatlık Kanunu m.35/A kapsamına göre imzalanan) incelendiğinde; "...aşağıdaki şartlarla uyuşmazlık konusu üzerinde uzlaşmışlardır. Taraflar uyuşmazlık konusu asıl alacağın icra takibine konduğu tarih itibariyle ...... ABD doları karşılığı ......... TL olduğu konusunda mutabıktır. Taraflar uyuşmazlık konusu icra takip alacağının tüm ferileri ve harçları ile beraber uzlaşma tarihi itibariyle...... USD asıl alacak, faiz, işlemiş faiz ve fer'ileri + 5.000,00 USD vekalet ücreti ödenmesi konusunda anlaşmaya varmıştır... Ödeme ve tarihleri aşağıdaki gibi olacaktır. ...yukarıda belirtilen herhangi bir taksit ödemesi ilgili tarihte yapılmaması durumunda tüm alacakların muaccel hale geleceğinin, borçlu .......kabul, beyan ve taahhüt eder. Böyle bir durumda alacaklı.......... ABD doları bedeli üzerinden alacağını talep etme ve her türlü dava, takip ve sair yollara başvurabileceğini taraflar kabul ve beyan ederler. İş bu uzlaşma tutanağı ile.......Petrol...'nın yapmış olduğu icra dosyasına yönelik itiraz hükümsüz kalmıştır. ..." düzenlemelerinin yer aldığı görülmektedir. Her ne kadar taraf asillerinin imzalarının bulunmadığından söz konusu tutanak Avukatlık Kanunu 35. Maddesi uyarınca geçerliliği bulunmuyor ise de taraflarca ilgili tutanak kabul edilmektedir. Taraflar arasında ....... İcra Müdürlüğü'nün ......... esas sayılı takip dosyasına konu borcun dayanağını faturaların oluşturduğu, söz konusu tutanak incelendiğinde icra takibine konu borcun sona erdirilerek yeni bir borç ve ödeme şekli düzenlendiği, tutanağa bağlı borcun ödenmemesi halinde yeni belirlenen tutar üzerinden davacıya dava ve takip yetkisi verildiği, davalı tarafından icra dosyasına yapılan itirazın hükümsüz kaldığının kararlaştırılması gözetildiğinde iş bu tutanağın TBK'nun 133. maddesi kapsamında borcun yenilenmesi niteliği taşıdığı anlaşılmıştır.

Davacı tarafından başlatılan Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün ........ esas sayılı takip dosyasına konu borcun dayanağını faturaların oluşturduğu, borcun yenilenme ile sona erdiği, itirazın iptali davasının takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı olarak ele alınması gereken, sonucuyla takibin devamına etkili bir dava türü olması, bu cihetle takip talebinde dayanılan borç ve borcun sebebine bağlılığın esas olması, itirazın iptali davasında takibe konu alacak sebebinin değiştirilemeyecek olması sebebiyle tecdit sonucu oluşan yeni borcun icra dosyasında borç sebebi olarak gösterilmemiş olmasından dolayı yeni borca dayalı olarak eski borç için açılmış bu dava üzerinden değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis kılınmıştır.

HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

  1. Davanın usulden REDDİNE,

  2. Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan.......TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ....... TL karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

  3. Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine Göre Belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  4. HMK 312 uyarınca davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına,

  5. 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A. (11). (13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00. TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

  6. HMK 333. madde gereğince gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy çokluğu ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Başkan Üye Üye Katip

MUHALEFET ŞERHİ

Her ne kadar sayın heyet tarafından davanın usulden reddine dair karar verilmiş ise de çoğunluğun bu yöndeki kararına iştirak etmemekteyim.¸ Şöyle ki;

Dava, faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası olup ihtilaf konusunun ...... tarihli uzlaşma tutanağının hukuki mahiyeti ve takibe etkisi noktasında toplanmış olduğu anlaşılmaktadır.

17/10/2023 tarihli imzalanan tutanağın başlığında her ne kadar taraflar Avukatlık kanunu 35/A gereğince uzlaşma tutanağı olduğunu belirtmiş iseler de, davacı vekili ve davalı vekili olarak belirtilen vekiller tarafından imzalanan belgenin anılan madde gereğince ilam niteliğinde sayılabilmesi için her iki tarafın ve vekillerinin tamamının ayrı ayrı imzalamış olmaları gerekmekte olup, sunulan belgenin yalnızca vekiller tarafından düzenlendiği, bu haliyle Avukatlık Kanunu 35/A maddesinde bulunun şartları taşımadığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki davalı vekili adına imzalanan vekilin dosya kapsamında vekaletnamesi de bulunmamaktadır. Dolayısı ile de uzlaşma tutanağındaki davalı vekilinin vekaletnamesinin dosyaya kazandırılması gerekmektedir.

Sayın heyet çoğunluğu tarafından ....... tarihli imzalanan tutanak yenileme olarak kabul edilmiştir. Yenileme ile ilgili teorideki açıklamalara değinecek olur isek, yenileme sözleşmesinde taraflar eski borç yerine geçecek yeni bir borç kurma iradesine sahip olmalıdır. Bu irade yeni bir borç kurmak suretiyle eski borcu ortadan kaldırma, onu sona erdirme iradesidir. Yenileme iradesi sözleşmeden açık bir şekilde anlaşılmalıdır. Tarafların açık iradesi yenileme yönünde birleşmelidir. Yenileme, sözleşmeye dayalı bir tasarruf işlemidir. Her tasarruf işleminde olduğu gibi yenileme de hukuki bir nedene dayanır. Yenileme sebebe bağlı bir işlem olduğu için temeldeki hukuki sebebin geçerli olması gerekir. Yenileme eski borcu sona erdirir ve onun yerine geçecek bir borç doğar. Borç ilişkisi varlığını korur ama borç yenilenmiş olur. İki borç arasında bir fark olmalı, taraflar yenileme iradesiyle hareket etmeli, yeni bir borç meydana getirirken eskisini ortadan kaldırma iradesi ortaya konulmalı anlaşılmalıdır. (Tekinay , Borçlar Hukuku Genel Hükümler Cilt2 İstanbul, 1985 sh. 1325) 6098 sayılı Kanun’un 133 üncü maddesi/1. Fıkra, 1. Cümleye göre de “Yeni bir borçla mevcut bir borcun sona erdirilmesi, ancak taraflann bu yöndeki açık iradesi ile olur." şeklinde kaleme alınmıştır.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, düzenlenen tutanak maddeleri incelendiğinde tarafların eski borcu sona erdirme iradesi açık bir şekilde anlaşılmamaktadır. Düzenlenen tutanakta vade konusunda yeni bir anlaşma yapılarak, vade farkı eklenerek tutanak kaleme alınmış olup, bu durumun borcun yenilenmesi anlamına gelmeyeceği kanaat edilmiştir. Düzenlenen bu tutanak ile vade tarihi noktasında bir uzlaşma sağlanmaya çalışılmakla; esas borcun sebebi değiştirilmemiştir. Ayrıca düzenlenen tutanağın 3.7 sayılı maddesinde "Taraflar arasındaki uzlaşma kapsamında ödemelerin ve dosyadaki haricen tahsil ve feragatlerin gerçekleşmesi neticesinde tarafların birbirinden bu icra dosyası bakımından yargılama gideri, harç veya vekalet ücreti alacağı kalmayacaktır" şeklinde bir düzenleme bulunmakta olup bu madde kapsamından ödemenin yapılmaması halinde icra dosyasının devam edeceği anlamı çıkmakta olup; davacının iddiası da ödemenin gerçeklemediğinden bahisle icra dosyasının devam etmesi yönünde olmuştur.

Benzer bir konuda Yargıtay 11. HD'nin 2021/5121 E., 2023/4027 K. Sayılı ilamında da özetle: ".. İlk Derece Mahkemesince davalının taahhüt ettiği ve kendisine gönderilen fatura bedelinin bir kısmım ödemediği gerekçesiyle faturaya dayalı icra takibine vaki davalı itirazının iptaline karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince ise fatura konusu alacağın daha sonra düzenlenen ....... tarihli tutanakla yenilenip davacıya çekler (vade farkını da içeren) verildiği takip dayanağının fatura olması nedeniyle borcun yenilenmiş olması kanısına varlarak faturaya dayalı bir alacaktan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın tümüyle reddine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki temel ilişki gemi tamiri ile ilgili olup bu husus tarafların da kabulündedir. Tamir bedelinin fatura ve ekindeki ödeme garanti mektubu kapsamında sonradan verilen çeklerle borcun yenilenmediği noktasında Bölge Adliye Mahkemesi ile îlk Derece Mahkemesi arasında uyuşmazlık bulunmakla, 6098 sayılı Kanun’un 133 üncü maddesi “Yeni bir borçla mevcut bir borcun sona erdirilmesi, ancak taraflann bu yöndeki açık iradesi ile olur. Özellikle mevcut borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması veya yeni bir alacak senedi ya da yeni bir kefalet senedi düzenlenmesi, tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça yenileme sayılmaz.” hükmüne amirdir. Bu durumda sonradan davacıya verilen çekler mevcut bir borcun yenilenmesi değil, ödeme aracının değiştirilmesi niteliğindedir. Nitekim....... tarihli tutanakta da bu husus açıkça belirlenmiş, vadeler uzatılarak, vade farkı da çek olarak davacıya verilmiştir. Bu durumda borcun yenilenmediği gözetildiğinde Bölge Adliye Mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir." şeklinde olmuştur.

Dolayısı ile de sayın çoğunluğun .........tarihli imzalanan tutanağın yenileme sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi ile borcun sebebinin değiştirildiğinden bahisle usulden red kararına katılmamakla, eksik hususların giderilmesi sureti ile davanın esasına girilerek tahkikat yürütülmesi gerektiği kanaatindeyim.

Üye

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapdiyarbakırİtirazınİptali(TicariSatımdanKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim