SoorglaÜcretsiz Dene

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/827 E. 2024/580 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/827

Karar No

2024/580

Karar Tarihi

5 Haziran 2024

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

DİYARBAKIR

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :

KARAR NO :

HAKİM :

KATİP :

DAVACI :

VEKİLLERİ :

DAVALILAR :

VEKİLİ :

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 16/08/2023

KARAR TARİHİ : 05/06/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili, müvekkili ile davalılar arasında ... tarihli ve ...ihale kayıt numaralı Araç Kiralama ve Abone İşleri Hizmet Alım Sözleşmesi imzalandığını, teknik şartname uyarınca davalı yüklenicilerin sözleşme süresince işten çıkarılan personelin tüm yasal hak ve alacaklarından sorumlu olduğunu, dava dışı işçi tarafından Diyarbakır ...İş Mahkemesinin ...E.-...K. sayılı ilamına istinaden Diyarbakır İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibi sonucu müvekkili tarafından ödeme yapıldığını, teknik şartname 52.15 maddesinde, yüklenicinin sözleşme süresince işten çıkarılan personelinin, yıllık ücretli izin, varsa ihbar tazminatı ile diğer yasal haklarından sorumlu olduğu, bu konuda DİSKİ'ye teşmil edebilecek yasal ve parasal hiçbir sorumluluğun bulunmadığı, yüklenicinin bu uygulamadan doğabilecek her türlü yasal ve parasal sorumluluğu kabul ettiğinin düzenlendiğini, bu düzenleme gereğince işten çıkarılan personelin işçilik haklarından kaynaklı hak ettiği tazminat ve alacaklardan yüklenicilerin sorumlu olduğunun tartışmasız olduğunu, bu madde hükmünde herhangi bir sebep belirtilmediğini, davalı yüklenicilerin sebebi ne olursa olsun işine son verdiği işçiye, hak ettiği bütün işçilik alacaklarını ödeme yükümlülüğünü kabul ettiğini, bu nedenle yapılan ödemelerin davalılardan rücuen tahsili amacıyla Diyarbakır İcra Dairesinin esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ve takibin devamı ile davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davacı şirket tarafından ...tarih, ...sayı ve Taşeron İşçilerin Belediye Şirketi Kadrosuna Geçirilmesi konulu yazı ile ...isimli personelin, "Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımı Sözleşmeleri Kapsamında Çalıştırılmakta olan İşçilerin Sürekli İşçi Kadrolarına veya Mahalli İdare Şirketlerinde İşçi Statüsüne Geçirilmesine İlişkin 375 Sayılı KHK'nin Geçici 23. Ve 24. Maddelerine Uygulanmasına Dair Usul ve Esaslar gereği hizmeti sözleşmesi kapsamında çalışan işçilerin ...tarihinde belediye şirketi bünyesine geçiş işlemleri yapılacaktır. Bu itibarla firmanız bünyesinde çalışan işçilerin ...tarihinde çıkışların yapılması ve sözleşme kapsamındaki araçların ise DİSKİ araç ihalesi sonuçlanıncaya kadar çalışmanın devam ettirilmesi hususunda, gereğini bilgilerinize rica ederim." şeklinde talimat verildiğini, verilen talimatın müvekkili tarafından yerine getirilerek talimat çerçevesinde istenen tarihte bahsi geçen personelin iş sözleşmesinin fesih edildiğini, fesih sonrası personelin davacı şirket bünyesinde belirtilen KHK çerçevesinde belediye şirketi kadrosuna geçirilmek adına gerekli işlemleri yaparak başvurusunu tamamladığı halde davacı tarafından personelin güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle başvurusunun reddedildiğini, ret işlemi sonrası personel tarafından İş Mahkemesinde, müvekkil aleyhine haksız fesihten kaynaklı işçilik alacakları ve işe iade davası ve davacı aleyhine idari işlemin iptali ve tam yargı davası açıldığını, yapılan yargılamalar sonucunda İş Mahkemesince, müvekkili aleyhine işçilik alacakları ile tazminatlara hükmedildiğini ve İdare Mahkemesince, idari işlemin hukuki dayanaktan yoksun olduğu gerekçesi ile iptal edildiğini, bu yargılamalar neticesinde müvekkilinin hem işçilik alacakları ve tazminatlar ödediğini, hem de bahsi geçen hizmet alımı personelinin davacı kurum nezdinde kadrolu işçi statüsüne geçirilme işlemlerinin başlatıldığını, müvekkili tarafından gerçekleştirilen fesih işleminin davacının hukuksuz talimatına dayalı olması ve açılan dava sonucu müvekkili tarafından yapılan ödemelerinde bu talimat sonucunda ortaya çıkmış olması nedeniyle müvekkilinin zararlarının davacı tarafından karşılanması gerektiğini, sözleşmenin 8.1 ve 8.2 maddelerinden de anlaşılacağı üzere, ihale sözleşmesi ile ihale sözleşmesi dökümanları arasında herhangi bir çelişkinin doğması ve yahut ihale sözleşmesinde hüküm altına alınmayan durumlardan kaynaklanan uyuşmazlıkların vuku bulması neticesinde uygulanacak hükümlerin öncelik sırasının Hizmet İşleri Genel Şartnamesi hükümleri olacağını, Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin "İdare ve Kontrol Teşkilatının itiraz hakkı" başlıklı 11. Maddesinde; "İdare ve kontrol teşkilatı, yükleniciden çalıştırılmasında veya işyerinde bulunmasında engel durumu olduğunu tespit ettiği, uygunsuz davrandığı veya görevlerini yerine getirmekte yetersiz olduğu kanısında olduğu veya işyerinde çalıştırılmasında sakınca gördüğü her kademe ve nitelikteki elemanların (teknik ve idareci personel, hizmetli, işçi ve diğerleri) ve alt yüklenicilerin iş başından veya işyerinden uzaklaştırılmasını talep etme hakkına sahiptir. Yüklenici, bu talebi idare veya kontrol teşkilatı tarafından yapılacak tebligat üzerine ve verilen süre içinde yerine getirmek zorundadır. Yüklenicinin bu yükümlülüğü verilen süre içinde yerine getirmemesi halinde, söz konusu kişiler idare veya kontrol teşkilatı tarafından uzaklaştırılır veya uzaklaştırılmaları sağlanır. Uzaklaştırılmaları istenilenler, idarenin veya kontrol teşkilatının izni ve onayı alınmaksızın bir daha işlerde görev alamaz. Yüklenici, uzaklaştırılan kişilerin yerine en kısa zamanda uygun nitelikli başkalarını getirmek zorundadır. ..." düzenlemesinin bulunduğunu, ilgili sözleşme ve şartname hükümlerinden hareketle davacı kurum tarafından müvekkile gönderilmiş olan ...tarihli ve ... ...sayılı yazı ile bahsi geçen hizmet alımı personelinin 375 sayılı KHK'nin geçisi 23. ve 24. maddeleri çerçevesinde ilişiğinin kesilmesi talimatının müvekkil tarafından yerine getirilmemesinin şartnamenin 11.maddesine açıkça aykırılık teşkil edeceğini, bu hususta müvekkilin talimata uyarak sözleşme ve şartname hükümlerine bağlı kaldığını, ancak davalı kurum tarafından müvekkilin uymakla yükümlü olduğu talimatın verilmesi sonucu bahsi geçen hizmet alım personelinin iş akdinin feshi sonucu açmış olduğu işçilik alacakları davasının neticesinde müvekkilin ödemek durumunda kaldığı zararların davalı kurum tarafından tazmin edilmesinin yasal zorunluluk olduğunu, davacı kurum tarafından personel hakkında yapmış olduğu değerlendirme hatalı olmamış olsaydı, yani davalı kurum iş bu personeli terör örgütü ile iltisaklı olduğu kararına varmamış ya da varmış olduğu kararı kanuni bir gerekçeye ve somut delile dayandırmış olsaydı bahsi geçen hizmet alımı personelinin davacı kurum nezdinde daimi kadrolu statüsünde işe başlamış olacağını, bu durumda, anılan personel tarafından davaya konu iş mahkemesi davalarının hiç açılmamış olacağını veya iş bu feshin İş Mahkemesince haklı fesih olarak değerlendirilip herhangi bir tazminata hükmedilmeyeceğini, bunun sonucu olarakta müvekkilinin dava konusu iş bu zararlarının doğmamış olacağını, zira ilgili KHK çerçevesinde hizmet alımı personelinin kadrolu işçi statüsüne geçebilmesinin değerlendirme iş ve işlemlerinin davacı kurum yapıldığını, hakeza KHK çerçevesinde hizmet alımı personelinin kadrolu işçi statüsüne geçebilmesinin ön şartının başvuruyu yapan işçinin işçilik alacaklarından feragat etmesi gerektiğini, Davacı kurumca bu hususta usulüne uygun olarak mevzuatın aradığı şekilde feragatı alınıp İş Mahkemesine sunulmuş olsaydı da bu alacaklarının talebinin yasal bir dayanağı olmayacağını ve zarara konu mahkeme kararının müvekkili aleyhine çıkmayacağını, yani davacı kurumun daimi kadroya geçiş sürecinde usulüne uygun olarak mevzuatın aramış olduğu feragatnameleri almış olsaydı böyle bir neticenin de ortaya çıkmayacağını, çünkü konuya ilişkin 375 sayılı KHK'nin Geçici 24. maddesinde; " ....c) Bu kapsamda çalıştırılmalarına ilişkin olarak açtıkları davalardan ve/veya icra takiplerinden feragat edeceğine dair yazılı beyanda bulunmak, ç)En son çalıştığı idare veya şirket ile daha önce kamu kurum ve kuruluşlarında alt işveren işçisi olarak çalıştığı iş sözleşmelerinden dolayı bu madde ile tanınan haklar karşılığında herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmayacağını ve bu haklarından feragat ettiğine dair yazılı bir sulh sözleşmesi yapmayı kabul ettiğini yazılı olarak beyan etmek, kaydıyla bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on gün içinde hizmet alım sözleşmesini yapan idareye veya şirkete, ek 20 nci madde kapsamındaki şirketlerinde işçi statüsünde çalıştırılmak üzere yazılı olarak başvurabilirler. Başvuranların şartları taşıyıp taşımadıklarının tespiti, bu tespite itirazların karara bağlanması, şartları taşıyanların belirlenen usul ve esaslara göre yapılacak yazılı ve/veya sözlü ya da uygulamalı sınava alınması, sınav sonuçlarına itirazların karara bağlanması ve sınavda başarılı olanların işçi statüsüne geçirilmesine ilişkin süreç bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde sonuçlandırılır. Sınavlarda başarılı olanlar, varsa bu fıkranın (c) bendinde öngörülen davalardan feragat ettiklerini tevsik eden belgeyi ve/veya icra takibine konu alacaktan feragat ettiğine dair icra müdürlüğünden alınacak belgeyi ibraz etmek, bu fıkranın (ç) bendinde öngörülen sulh sözleşmesini ibraz etmek ve aynı fıkrada öngörülen şartları taşımaya devam etmek kaydıyla, sınav sonuçlarının kesinleşmesini müteakip, ek 20 nci madde kapsamındaki şirketlerinde işçi statüsünde topluca işe başlatılır. Bunların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez. Bu fıkra kapsamında feragat edilen davalara veya takiplere ilişkin yargılama ve takip giderleri davacı veya takip eden üzerinde bırakılır ve taraflar lehine vekalet ücretine hükmolunmaz, hükmedilenler tahsil edilmez ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar tahsil edilenler ise iade edilmez. Bu fıkra kapsamında yapılacak sulh sözleşmelerinden damga vergisi alınmaz. ..." düzenlemesine yer verildiğini, görüldüğü üzere Geçici 24. Maddenin ç bendi gereğince, daimi kadroya başvuran işçiden davacı kurum tarafından usulünce feragatnameler alınmış olsaydı ve bunları da işçilik alacakları dosyasında sunmuş olsaydı vaki İş Mahkemesi davasının işçi aleyhine sonuçlanacağını ve müvekkilinin davaya konu zararının da oluşmayacağını, rücu davasına konu alacak için ...tarafından davacı kurum ile birlikte müvekiller aleyhine Diyarbakır İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, müvekkiller tarafından tehiri icra kararı alabilmek için yatırılan ...TL teminattan kararın kesinleşmesi üzerine ...TL'nın kesirelek ...ödendiğini, esasında burada mağdur olan ve davacıdan alacaklı olan müvekkilinin olduğunu, davacı tarafından teknik şartname gerekçe gösterilerek yüklenicinin sözleşme süresince işten çıkarılan personelinin, yıllık ücretli izin ve varsa ihbar tazminatından sorumlu olduğunun belirtildiğini, öncelikle belirmek gerekir ki dava konusu alacakların, davalı tarafın bahsettiği ücret alacakları değil, davalı idarece hukuka aykırı bir işlemden dolayı söz konusu işçinin 4 ay boyunca boşta kalmasından dolayı ortaya çıkan zararın giderilmesine ilişkin tazminat alacağı olduğunu, davacı kurumun yanlış ve hukuka aykırı bir değerlendirme yaptığını ve bu değerlendirme sonucu söz konusu işçinin hukuka aykırı bir şekilde işten çıkarılmasını sağladığını, bunun sonucu olarak işçinin mahkemeye başvurusu üzerine mahkemece idari işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile davayı kabul ederek işçinin daimi kadroya geçişine ilişkin karar verdiğini, bu çerçevede lehine karar verilen işçiyi bu süre zarfında boşta kalmasına neden olan ve buna bağlı işçilik alacaklarının oluşmasına neden olan tarafın davacı idare olduğunu ve doğal olarak bundan doğan zararların sorumlusunun da davacı idare olduğunu, kaldı ki ...isimli personelin halen davacı kurumda çalışmakta olduğunu, yukarıda da belirtildiği üzere davacı kurumca 375 sayılı KHK'ye uygun davranılmış olsaydı anılan şahsın rutin diğerleri gibi daimi kadroya geçeceğini ve bunların hiç birisinin de yaşanmayacağını, davanın 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuş, davacının kötüniyetli takip başlattığından bahisle davacı aleyhine %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, Diyarbakır ...İş Mahkemesinin ...esas sayılı dosyası ile dava dışı işçi ...ilişkin hizmet döküm cetveli celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, UYAP sistemi üzerinden Diyarbakır İcra Dairesinin ...esas ve ...esas sayılı takip dosyaları dosya arasına eklenmiş, davalılar hakkında esna-tacir araştırması yapılmış, hesap uzmanı bilirkişiden rapor alınarak sonuca gidilmiştir.

Dava, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı ile davalılar tarafından oluşturulan iş ortaklığı arasında ...tarihli, ...ihale kayıt numaralı işe başlama, ...iş bitirme tarihli hizmet alım sözleşmesi imzalandığı,

Diyarbakır ...İş Mahkemesinin ...tarih ve ...E.-...K. sayılı ilamı incelendiğinde, dava dışı ...tarafından işçinin DİSKİ'den hizmet alım işiyle ilgili ihale alan alt işverenler nezdinde ...tarihinden işten çıkartıldığı ...tarihine kadar çalıştığı iddiasıyla işçilik alacaklarının tahsili istemiyle dava açıldığı, mahkemece ...TL yıllık izin ücret alacağı, ...TL UBGT ve ...TL fazla mesai ücreti alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin ve diğer taleplerin reddine, karar verildiği, karara karşı davalı DİSKİ vekili ile davalı ...vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvuru yapıldığı, yapılan istinaf incelemesi sonucu Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesinin tarih ...ve ...E.-...K.sayılı ilamı ile, miktar yönünden kesin olmak üzere istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği,

Diyarbakır İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyası incelendiğinde; iş mahkemesi kararına dayalı toplamda ...TL'nın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davacı tarafından dosyaya ...TL, davalı tarafından ise ...TL olmak üzere toplam ...TL teminat yatırıldığı, ...tarihli kapak hesabına göre dosya borcunun ...TL olduğu, toplam ...TL teminattan kapak hesabı çıkarıldığında borçluya iade edilecek teminat tutarının ...TL olduğu, icra dairesince borçluya iadesine karar verilen toplam ...TL'den ...TL'nın davacı DİSKİ'ye ait banka hesabına, ...TL'nın ise davalılar ...ve ...vekili Av. ...ait banka hesabına gönderildiği, buna göre davacı tarafından takip dosyasına yatırılan ...TL teminattan davacıya iade edilen ...TL mahsup edildiğinde davacı tarafından icra dosyasına ödenen bedelin ...TL olduğu, davalılar tarafından ise, yatırılan ...TL teminattan iade edilen ...TL mahsup edildiğinde ...TL ödendiği,

Diyarbakır İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine ...TL asıl alacak ve ...Tl işlemiş faiz olmak üzere toplamda ...TL'nın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığı, taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında davalı alt işverenler nezdinde çalışan dava dışı işçi tarafından İş Mahkemesinde açılan dava ve bu dava sonucu verilen karara istinaden başlatılan icra takibi sonucu davacı üst işveren tarafından ödenen işçilik alacaklarının davalı alt işverenlerden rücuen tahsilinin talep edilip edilemeyeceği, edilebilecek ise miktarına ilişkindir.

Uyuşmazlığın hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan rücu talebine ilişkin olduğundan 6098 sayılı TBK.'nun 147.maddesi gereğince zamanaşımı süresi 10 yıldır. Davacı tarafından elde ki davaya konu edilen rücuya konu alacak, dava dışı işçiye yapılan ödeme ile birlikte doğduğundan zamanaşımı süresinin başlangıç tarihi dava dışı işçiye yapılan ödeme tarihidir. Ödeme tarihi ile davanın açıldığı tarih gözetildiğinde, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmakla işin esasının incelenmesine geçilmiştir.

Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan rücu istemine ilişkin olup uyuşmazlık bu davalarda uygulanan ve Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesince benimsenen genel ilkelere göre çözümlenmelidir. Buna göre;

Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir.

Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.

Taraflar arasındaki sözleşmede aksi düzenlenmemiş ise işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması nedeniyle davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.

Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.

İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.

Yıllık izinler ise kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerin de bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.

Aynı şekilde ihbar tazminatından da son işveren sorumludur.

Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/03/2020 tarihli ve 2019/378 E., 2020/1629 K. sayılı kararı ile Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 22/09/2021 tarihli ve 2021/687 E., 2021/301 K. sayılı kararları da bu yöndedir).

Yargıtay 6. HD'nin 05/05/2023 tarihli ve 2023/1118 E., 2023/1683 K. Sayılı uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin güncel kararında da; "Dairemizin istikrar kazanan uygulamalarında da belirtildiği gibi, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde, hizmetin yüklenicinin (alt işveren) işçileri tarafından yerine getirilmesi kabul edildiğinden, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçileri ile herhangi bir organik bağı bulunmamaktadır. Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır. İş Kanunu'nda, işçiyi korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin (yüklenici) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir. Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda, yüklenicinin (alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır. Yukarıdaki gerekçelerle; hizmet alım sözleşmesinde herhangi bir hüküm bulunmaması hâlinde, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçilerine ödediği işçilik alacaklarının tamamından yüklenicinin (alt işveren) sorumluluğun mevcut olduğuna" karar verilmiştir. (Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 16/05/2023 tarihli ve 2021/610 E.-2023/782 K.).

Dosya içerisinde yer alan hizmet alım sözleşmesinin 8. maddesinde ihale dökümananın sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olduğu, idareyi ve yükleniciyi bağlayacağı, sözleşme hükümleri ile ihale dokümanını oluşturan belgelerdeki hükümler arasında çelişki veya farklılık olması halinde ihale dokümanında yer alan hükümlerin esas alınacağı, aynı sözleşmelerin 8.2 maddesinde ise, ihale dökümanları arasında öncelik sıralamasının belirtildiği, buna göre öncelikli sırasıyla birinci sırada hizmet işleri genel şartnamesine, altıncı sırada teknik şartnameye yer verildiği anlaşılmaktadır. Hizmet İşleri Genel Şartnamesininin 38/6. maddesine göre, yüklenicinin iş verdiği alt yüklenicilerin gündelikçi, haftalıkçı veya aylıkçı olarak işyerinde çalıştırdığı işçi, personel ve teknik elemanların tamamı da yüklenicinin elemanları hükmünde olup bunların ücretlerinin ödenmesinden doğrudan doğruya yüklenicinin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, sözleşmede işçi hak ve alacakları nedeniyle açıkça yüklenicinin (alt işveren davalıların) sorumlu olacağı belirtilmiştir. Teknik Şartnamenin 52.15 maddesinde de, yüklenicinin, sözleşme süresince işten çıkarılan personelinin. yıllık ücretli izin, varsa ihbar tazminatı ile diğer yasal haklarından sorumlu olduğu düzenlenmiştir.

Yukarıda yer verilen ilkeler uyarınca somut olay incelendiğinde;

İş Mahkemesince verilen kararda, dava dışı işçinin fazla çalışma ücreti ve UBGT ile yıllık izin alacağından davacı DİSKİ'nin davalılar ile birlikte müteselsil sorumluluğuna hükmedilmiştir ve davacı da bu karara dayalı olarak icra takip dosyasına ödeme yapmıştır. Yukarıda alıntısı yapılan Yargıtay kararı ile gerek Hizmet İşleri Genel Şartnamesinde, gerekse Teknik Şartnamede yer alan düzenleme gereğince dava dışı işçiye ödenen yıllık izin ücretinin tamamının ödenmesinden davalılar sorumludur. Fazla mesai ücreti alacağı ile UBGT alacağına yönelik ise, davalılar dava dışı işçiye çalıştırdığı dönemle sorumludur. Her ne kadar davalılar vekilince, dava dışı işçinin iş akdinin davacı üst işverenin talimatı uyarınca sonlandırıldığı ileri sürülmüş ise de, fazla çalışma ücreti alacağının işçinin yasal düzenlemelerde öngörülen sürelerden daha fazla sürelerle çalışması nedeniyle doğmuş olmasına ve bu çalışmanın davalı alt işverenler yararına olmasına, yine UBGT alacağının, işçinin ulusay bayram ve genel tatil günlerinde yaptığı çalışma nedeniyle doğmuş olmasına ve bu çalışmanında davalı alt işverenler yararına olmasına, yıllık izin ücreti yönünden ise, her ne kadar iş akdinin fesih edilmesi nedeniyle yıllın izin hakkı ücrete dönüşmüş ise de, yıllık izin hakkının doğumunun işçinin fiili çalışmasına dayalı doğmuş olmasına ve iş akdi fesih edilmemiş olsaydı davalı alt işverenler tarafından işçiye bu hakkının kullandırılmasının zorunlu olduğunun anlaşılmasına göre, davalılar vekilinin işçinin iş akdinin davacı üst işveren tarafından verilen talimat gereğince fesih edildiğine ilişkin savunmaya yönelik, elde ki dava yönünden sonuca etkili olmaması nedeniyle tahkikat yapılmasına gerek görülmemiştir.

Dosya kapsamında rücu edilebilecek alacağın hesabına yönelik alınan bilirkişi raporunda, fazla çalışma ücreti ile UBGT alacağına ilişkin davalıların dava dışı işçiyi çalıştırdakları döneme isabet eden miktarlar ile yıllık izin ücretinin tamamının davalı alt işverenlerin sorumlu olduğuna yönelik yapılan hesaplama sonucu davalıların sorumlu olduğu miktar ...TL olarak hesaplanmış, hesaplanan bu miktardan davalılar tarafından İş Mahkemesine kararına dayalı tehirii icra talepli istinaf yasa yoluna başvurulması nedeniyle yatırılan teminattan kararın kesinleşmesi sonucu borca mahsuben yapılan ...TL kesinti düşüldükten sonra bakiye kalan rücu edilebilecek miktar ...TL olarak hesaplanmış ve bu miktara ödeme tarihinden eldeki itirazın iptali davasına konu icra takibinin başlatıldığı tarihine kadar işlemiş faiz miktarı ...TL olarak hesaplanmıştır. Hesaplamaya yönelik bilirkişi raporu mahkememizce denetime ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiş ve ...TL asıl alacak ve ...TL işlemiş faiz üzerinden davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatının, davalıların ise kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın KISMEN KABULÜNE, davalıların Diyarbakır İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazların kısmen iptaline, icra takibinin 5.020,41 TL asıl alacak ve 1.978,01 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 6.998,42 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

  2. Asıl alacağa (5.020,41 TL) takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,

  3. Kabul edilen kısım yönünden; koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,

  4. Reddedilen kısım yönünden; koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,

  5. Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 478,06 TL peşin harcın, başlangıçta yatırılan 269,85 TL harç ile sonradan tamamlama harcı olarak yatırılan 432,15 TL harcın toplamı olan 702,00 TL'den mahsubu sonucu bakiye kalan 223,94 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,

  6. Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 269,85 TL başvuru harcı ve 269,85 TL peşin harç ile sonradan tamamlama harcı olarak yatırılan 432,15 TL'nın toplamı olan 971,85 TL'den iadesi kararlaştırılan 223,94 TL harcın mahsusu sonucu bakiye kalan 646,09 TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

  7. Davacı tarafından 140,50 TL tebligat ve posta gideri ile 1.800,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 1.955,43 TL yargılama giderinin, kabul red oranı dikkate alınarak, 332,89 TL'lik kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

  8. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 6.998,42 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

  9. Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,00‬ TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,

10-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul ve red oranı dikkate alınarak, 544,76 TL'lik kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, bakiye kalan 2.655,24‬ ‬TL'lik kısmın ise davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

11-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip Hakim

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

diyarbakırİtirazınİptali(HizmetdiskiSözleşmesindenhükümKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim