Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/997 E. 2024/538 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/997
2024/538
29 Mayıs 2024
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA İHBAR OLUNAN :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 31/08/2023
KARAR TARİHİ : 29/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, maliki .....Hizmetleri A.Ş. olan .....plaka sayılı aracın müvekkili sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesinin düzenlendiğini, aracın .....tarihinde tek taraflı trafik kazasına karıştığını, kaza tespit tutanağına göre yolun bakım ve onarımında sorumlu kurum ve kuruluşların, karayollarında can ve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak kurallarını ihlal ettiği ve yolun bakım ve onarımında sorumlu kuruluşların kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunun belirtildiğini, kaza sonrası kaskolu araçta oluşan hasar nedeniyle müvekkili sigorta şirketi tarafından ilgilisine .....tarihinde ödeme yapıldığını, ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren işlemiş faiziyle birlikte rücuen tahsili amacıyla davalılar aleyhine Diyarbakır İcra Dairesinin .....esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibinin davalıların haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ve takibin devamı ile davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı Diyarbakır Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin sorumluluğunun 2560 sayılı Kanun kapsamında belirlenmiş olup, müvekkili idarenin yolun bakım ve onarımından herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu kazanın meydana geldiği iddia edilen caddede bulunan yağmur suyu şebekesi ve ızgaralarının Karayolları Genel Müdürlüğünün işletmesinde bulunduğunu, bu nedenle husumetin Karayolları Genel Müdürlüğüne yöneltilmesinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kazanın meydana gelmesinde sürücünün kusuru bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, hasar bedelinin de gerçeğe uygun olup olmadığının araştırılması gerektiğini, zamanaşımının da dolduğunu beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı Karayolları Genel Müdürlüğü vekili, davanın hizmet kusuruna dayalı olarak açılması nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, iddia edildiği şekilde bir zarar var ise müvekkili idare ile yüklenici firma arasında imzalanan ve ekte sunulan sözleşme hükümleri gereğince sorumluluğun yüklenici firmada olduğunu, kazanın meydana gelmesinde yoldan kaynaklanan bir kusur bulunmadığını, ancak yoldan kaynaklanan bir kusur olsa bile husumetin müvekkili idareye yöneltilemeyeceği, yol inşaasi işinin eser sözleşmesi kapsamında .....İnşaat adlı firmaya ihale edildiğini, husumetin bu şirkete yöneltilmesi gerektiğini, zamanaşımının dolduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkili idarenin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kazanın araç sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana geldiğini, bir an için aksi düşünülse dahi, salt sürücünün beyanına dayalı düzenlenen kaza tespit tutanağının zarar ile arasında illiyet bağı kurulması için yeterli olmadığını beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Dava dosyası, Diyarbakır .....Asliye Hukuk Mahkemesinin .....tarihli ve .....E.-.....K.sayılı ilamı ile, Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesine verilen ve istinaf edilmeksizin kesinleşen görevsizlik kararına istinaden davacı vekilinin süresinde gönderme talebi üzerine mahkememize gönderilmiştir.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, UYAP sistemi üzerinden Diyarbakır İcra Dairesinin .....esas sayılı takip dosyası ile .....plaka sayılı araca ilişkin tramer kayıtları celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu kazada kusur durumunun tespiti yönünden mahallinde keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmış, davaya konu kaza nedeniyle .....plaka sayılı araçta meydana gelen hasar bedelinin tespiti yönünden makine mühendisinden bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava, davacı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi düzenlenen aracın .....tarihinde karışmış olduğu tek taraflı trafik kazası nedeniyle davacı sigortacı tarafından hasar onarım bedeli ödendikten sonra, kazanın meydana gelmesinde yol kusuru olduğundan ve yol kusurunun davalıların sorumluluğunda olduğundan bahisle hasar onarım bedeli olarak ödenen bedilen rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
.....plaka sayılı aracın .....tarihleri arasında davacı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesinin düzenlendiğini,
.....tarihinde .....plaka sayılı aracın tek taraflı trafik kazasına karıştığı,
Kaza tespit tutanağında kazanın meydana gelmesinde yolun bakım ve onarımından sorumlu kurum veya kuruluşların kusurlu olduğunun belirtildiği,
Kaskolu araçta davaya konu kaza nedeniyle meydana gelen hasar bedelinin tespitine yönelik davacı sigorta şirketi nezdinde açılan hasar dosyası kapsamında alınan .....tarihli ekspertiz raporunda hasar onarım bedelinin gerek yedek parça gerek işçilik bedelinde iskonto uygulanmak suretiyle KDV dahil .....TL olarak belirlendiği,
Davacı sigorta şirketi tarafından .....nolu hasar dosyası kapsamında .....tarihinde dava dışı .....Tic. A.Ş.ye .....TL ödeme yapıldığı,
Davacı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin rücuen tahsili amacıyla .....tarihinde davalılar aleyhine .....TL asıl alacak ve .....TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda .....TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalıların gönderilen ödeme emrine karşı süresinde borca itiraz dilekçesi sunduğu, eldeki itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin yetkili olup olmadığı, zamanaşımının dolup dolmadığı, davaya konu edilen kazanın meydana gelmesinde yol kusuru bulunup bulunmadığı, davacı sigortacı tarafından kaskolu aracın hasar onarımı için ödenen bedelin yerinde olup olmadığı, temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği, buradan varılacak sonuca göre davacının hasar onarıp bedeli olarak ödediği bedeli işlemiş faizi ile birlikte davalılardan talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarına ilişkindir.
Davaya konu kazanın mahkememizin yetki sınırlarına dahil olan Diyarbakır İli sınırları içerisinde meydana geldiği anlaşılmakla davalı Karayolları Genel Müdürlüğü vekilinin yetki itirazı yerinde görülmemiştir.
Dava kasko sigorta sözleşmesine ve halefiyete dayanılarak açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davaya konu trafik kazası .....tarihinde meydana gelmiş, elde ki itirazın iptali davasına konu icra takibi ise .....tarihinde zaman aşımı süresi dolmadan başlatıldığından davalı tarafın zamanaşımı defi yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
Kaza tespit tutanağına göre, sürücü .....idaresindeki .....plaka sayılı aracı ile Şanlıurfa Bulvarı yan yolu takiben Kadın Doğum Hastanesi kavşak istikametinin sol şeritte seyir halinde ikan .....adlı işyeri karşısında geldiği esnada sol şeritte mazdal demiri yerinden çıkmış olan çukura aracının alt kısımları ile çarpması sonucu davaya konu tek araçlı maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Davaya konu kazanın meydana geldiği mahalde yolun bakım ve onarımının hangi kurumun sorumluğunda olduğunun ve davaya konu kazanın meydana gelmesinde yol kusuru bulunup bulunmadığının, bulunuyor ise kazaya etki eden kusur oranının tespiti amacıyla mahallinde keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmıştır.
Trafik bilirkişi tarafından dosyaya sunulan .....tarihli bilirkişi raporunda özetle; keşif icrası sırasında olay mahallinin geniş alanda incelendiği, davaya konu kazaya sebebiyet veren ve kaza tespit tutanağında olay sonrasına ait fotoğraflarda görülen mazgal/ızgaranın görülemediği ve tespit edilemediği, ancak çarpışma noktası ile uyumlu noktada sol şerit üzerinde, orta kısımlarında mazgal ölçüleri ile uyumlu 30 cm*50cm asfalt yama yapılan alanın görüldüğü, orta ayırıcı kaldırımı alt kısmından yama yapılan alana plastik boru/su tahliye borusu çıkışının görüldüğü, kaza sonrasına ait fotoğraflar incelendiğinde, kaza mahallinde herhangi yol yapım, bakım ve onarım çalışması olmadığı, sol şerit üzerindeki mazgal/ızgara aksamının yuvasında olmadığı, mazgal demirinin dik konumda drenaj yapısının içinde konumlandığı, bu hususun trafik akımına açık olan taşıt seyir alanında hayatın olağan akışına aykırılık teştil ettiği ve olayın gelişimine asli katkı sağladığı, kasko sigortalı araç sürücüsünün gece vakti aydınlatma olan mahal şartlarında olağan şekilde seyrettiği ve seyri sırasında bahsi geçen tarzda mazgal demiri ile ilgili tehlike ve riski öngöremeyeceği, kullandığı aracın hasar aldığı alt takım/noktalar irdelendiğinde, seyir alanında şerit çizgileri/sınırları içerisinde seyrettiği ve mazgal yapısını ortaladığı, sayılan tüm bu hususlar ile araç/mazgal demiri temas noktaları, taşıt seyir alanındaki çarpışma noktası ile mazgalın konumu nazara alındığında, olayın gelişimi kapsamında kaskolu araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, davanın meydana geldiği mahallin Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluk sahasında olduğu, kazanın meydana geldiği tarihte bahse konu yol hattında herhangi bir yapım, bakım ve onarım çalışma faaliyeti yürütülmediği, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda yer alan “Karayolları Genel Müdürlüğü'nün görev ve yetkileri” başlıklı 7/a maddesinde “Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmakla görevlidir” ile “Karayolu trafik güvenliği” başlıklı 13. maddesinde “Karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşlar, karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla yükümlüdür. Çeşitli kişi, kurum ve kuruluşlar, karayolu yapısında yapacakları ve esasları yönetmelikte belirtilen çalışmalarda Yolun yapım ve bakımı ile görevli kuruluştan izin almak, Çalışmaları, gerekli önlemleri alarak, aldırarak ve devamlılığını sağlayarak, trafik akımını ve güvenliğini bozmayacak tarzda yapmak ... zorundadırlar” maddelerinde yer alan sorumluluk ve görevlerini süreklilik ve etkinlik esasına göre yerine getirmediğinden davalı Karayolları Genel Müdürlüğünün kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, kazanın meydana geldiği alanın Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluk alanında olması nedeniyle davalı DİSKİ'nin sorumluluğunun bulunmadığı mütalaa edilmiştir.
Kaskolu araç sürücüsünün davalı Karayolları Genel Müdürlüğünün bakım ve onarımından sorumlu olduğu kara yolunda seyir halinde iken yol üzerinde bulunan mazgal demirinin çıkmış olması sonucu meydana gelen kazada, mahkememizce kusur durumunun tespiti yönünden alınan bilirkişi raporunda ki tespitlere iştirak edilerek kaskolu araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı kabul edilmiş, kazanın meydana geldiği karayolunun bakım ve onarımının davalı Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluk alınanda olması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde davalı Karayolları Genel Müdürlüğü %100 kusurlu kabul edilmiştir. Davalı Karayolları Genel Müdürlüğü vekilince, yolun bakım ve onarımına yönelik ihbar olunun .....İnşaat A.Ş. ile imzalanan eser sözleşmesi kapsamında müvekkiline sorumluluk atfedilemeyeceği ileri sürülmüş ise de, kazanın meydana geldiği mahalde yol yapım çalışmalarının tamamlandığı ve yolun trafik açık olduğu, kaza tarihinde yüklenici tarafından yolun bakım ve onarımına yönelik çalışmasının devam ettiğine ilişkin dosyaya yansıyan herhangi bir delil bulunmadığı anlaşıldığından davalı Karayolları Genel Müdürlüğü vekilinin bu yöne ilişkin savunmasına itibar edilmemiştir.
Kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına hasar nedeniyle ödeme yapan davacının TTK'nun 1472. maddesi uyarınca halefiyet ilkesine dayalı olarak hasarın oluşmasında kusurlu olan taraflara rücu etme hak ve yetkisi bulunmaktadır.
Kaskolu araçta meydana gelen hasar bedelinin tespitine yönelik düzenlenen eksper raporunda kasko araçta meydana gelen hasarın onarım bedeli yedek parça ve işçilik ücretinde iskonto yapılmak suretiyle KDV dahil .....TL olarak tespit edilmiş, davacı sigorta şirketi ise hasar onarım bedeli olarak ödediği .....TL'nın işlemiş faizi ile birlikte rücusu için icra takibi başlatmıştır.
Kaskolu araçta meydana gelen hasar onarım bedelinin tespitine yönelik düzenlen eksper raporunda yapılan tespitlerin davaya konu kaza ile uyumlu olup olmadığı ve davacı sigorta şirketince yapılan ödemenin yerinde olup olmadığının tespiti amacıyla makine mühendisinden alınan bilirkişi raporunda, eksper raporundaki tespitlerin davaya konu kaza ile uyumlu ve hasar onarım bedelinin yerinde olduğu mütalaa edilmiş ve bilirkişi raporu mahkememizce de benimsenmiştir.
Bu halde davacı sigorta şirketi yaptığı .....TL ödemenin zarara kusuru ile sebebiyet veren davalı Karayolları Genel Müdürlüğünden rücuen tahsilini isteyebilir.
Davacı sigorta şirketinin yapılan ödemeye, ödeme tarihinden itibaren faiz talep etme hakkı bulunmakta olup, kaskolu aracın hasar onarımı için .....tarihinde ödeme yapılmış ve .....tarihinde başlatılan icra takibinde .....TL işlemiş yasal faiz talep edilmiştir. Mahkememizce, işlemiş faize yönelik resen yapılan hesaplama sonucu işlemiş faiz miktarı .....TL olarak hesaplanmıştır. Davacı sigorta şirketi tarafından talep edilen faiz miktarı bu miktarın altında olduğundan davalı Karayoları Genel Müdürlüğü yönünden talep edebilir.
Açıklanan nedenlerle, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın kabulüne, alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine ve davaya konu kazanın davalı DİSKİ'nin sorumluluk alanında gerçekleşmemesi nedeniyle DİSKİ aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davalılardan Diyarbakır Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın REDDİNE,
-
Davalılardan Karayolları Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın KABULÜNE; davalı. borçlunun Diyarbakır İcra Dairesinin .....esas sayılı dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile takibin .....TL asıl alacak ve .....TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda .....TL üzerinden ve takip talebinde belirtilen şartlarla DEVAMINA,
-
Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,
-
Karayolları Genel Müdürlüğü 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 12/2. maddesi gereğince harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 269,85 TL başvuru harcı ile 356,87 TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
-
Davacı tarafından 985,00 TL tebligat ve posta masrafı, 3.700,00 TL bilirkişi ücreti ve 600,00 TL keşif araç ücreti ile yargılama giderlerinden sayılan ve Harçlar Kanununun 123/5.maddesi gereğince harç istisnası kapsamında olmayan 1.912,35 TL keşif harcı olarak sarf edilen toplamda 7.197,35 TL yargılama giderinin davalı Karayolları Genel Müdürlüğünden tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı Karayolları Genel Müdürlüğünden tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davalı Diyarbakır Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı Diyarbakır Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'ne verilmesine,
-
Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlanmış ise de, davalı Karayolları Genel Müdürlüğünün tacir sıfatı bulunmadığı ve bu davalı yönünden arabuluculuğa başvurunun dava şartı arabuluculuk kapsamında olmadığı anlaşılmakla, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A. 13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
10-Davacı yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı DİSKİ vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27