SoorglaÜcretsiz Dene

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/996 E. 2024/52 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/996

Karar No

2024/52

Karar Tarihi

23 Ocak 2024

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

DİYARBAKIR

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :

KARAR NO :

HAKİM :

KATİP

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

VEKİLİ :

DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 29/09/2023

KARAR TARİHİ : 23/01/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilli ile davalı ... Bölgesi Evsel ve Endüstriyel Atıksu Arıtma Tesisi yapımı hususunda ... tarihli bir sözleşme akdedildiğini, müvekkilince üstlenilen iş ... tarihinde tamamlanmış, iş, davalı ve davalıya kredi veren kuruluş olan TC Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının denetimiyle uygun bulunarak geçici teslimi yapıldığını, böylelikle sözleşmenin 10.3 maddesine göre tesisin müvekkilince 6 aylık deneme işletme sürecine geçildiğini, 6 aylık deneme işletme süresince tesis müvekkilce işletilmiş, alınan numuneler uygunluk testlerini geçmiş ve taraflar arasında işin geçici kabulü yapıldığını, müvekkili, davalı ve Bakanlıkça da onaylı işbu 1 nolu hakedişe uygun şekilde 09.05.2019 tarihli, ... nolu ve ....- TL tutarlı faturayı KDV siz olarak düzenlenmiş, davanın her iki yanı (davacı ve davalı) faturayı muhasebe kayıtlarına işlendiğini, söz konusu fatura için ....- TL KDV ve ....-TL gecikme faizi ödenmek zorunda kalındığını, müvekkil, davalının, İhale ilanını, Sözleşmeyi ve KDV Genel Tebliğini ihlali nedeniyle uğradığı bu zararın kendisine ödenmesini defalarca talep etmişse de zarar karşılanmadığını, biten iş nedeniyle 3 ay 3 gün daha (06.02.2022 - 09.06.2022) personel istihdamı, tesis işletilmesi için gerekli malzeme, kimsayasallar vb. masraflar sebebiyle ... TL lik zarara uğradığını, davalının KDV den istinasna belgesi almaması, belge müracaatını gecikmeli yapması sebebiyle müvekkilce 1 nolu hakediş faturasından kaynaklı olarak ödenmek zorunda kalan ....- TL KDV ve ....-TL gecikme faizi olmak üzere toplam ....-TL alacağın, ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tarafımıza iadesini, davalının, performans testlerini geçtikten sonra İdareye derhal başvuruda bulunmayıp bu süreyi 3 ay 3 gün geciktirmesi nedeniyle uğranılan zarara karşılık şimdilik 100.000 TL nin, bu alacağın doğduğu, gecikmeli geçici kabul tarihi olan ... den itibaren işleyecek avans faizle birlikte taraflarına ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İkame edilen dava süresinde açılmadığını, bu sebeple zaman aşımı itirazları olduğunu, sözleşme kapsamında davacı taraf edimleri ifa etmeden ve sözleşme kapsamında yapılması gereken işler tamamlanmadan fatura keşide ettiğini, bu durumdan kaynaklı olarak müvekkil OSB' den uğranılan zararın tazminini talep ettiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 10. Maddesinde sözleşmenin hangi tarihte başlayıp biteceği sarih bir şekilde belirtilmiştir. Sözleşmenin imzalandığı tarih 31/12/2018 tarihidir, sözleşmenin 10. Maddesinde tesisin geçici teslimine hazır hale getirilmesi için öngörülen süre 24 ay olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen ve ekte sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere davacı şirket sözleşmeye aykırı davranarak 2 yıl 8 ay içerisinde eksiklikler ile birlikte geçici teslimi gerçekleştirdiğini, bu durumda davacı şirketin sözleşmeye aykırı davrandığı somut olarak ispatlandığını, davacının taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olması ve yukarıda açıklanan durumlar ile birlikte basiretli bir tacir gibi hareket etmeyerek kendi kusuruyla sebep olduğu zararlara ilişkin olarak ikame edilen davanın reddine karar verilmesini, davacı şirkete faturanın keşide edilmesinden önce mal alımına ve kdv istisna belgesinin düzenlenmesine ilişkin olarak" müvekkil osb'ye hangi malların alınacağına ilişkin listenin verilip verilmediği, bu konuda başvuru yapılıp yapılmadığı, başvuru yapıldıysa ilgili başvuruya ait tebliğ şerhini de içerir belgenin sunulması, davacı şirketten, faturanın düzenlenmesinden önce kdv istisna belgesinin müvekkil osb'den talep edilip edilmediğinin ve bu konuda başvuru yapılıp yapılmadığı, başvuru yapıldıysa ilgili başvuruya ait tebliğ şerhini de içerir belgenin istenilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Dava; Taraflar arasında eser sözleşmesinden kaynaklı tazminat davasıdır.

Öncelikle mahkememizce mahkememizin görevine yönelik olarak HMK md.114 gereğince dava şartlarına ilişkin inceleme yapılmıştır.Göreve dair kurallar kamu düzenine ilişkin olup 6100 HMK'nın m. 1 hükmü uyarınca mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir; m. 114(1)-c hükmüne göre de mahkemenin görevli olması bir dava şartıdır. Aynı Kanun'un m. 115 hükmüne göre ise, dava şartlarının mevcut olup olmadığı, taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilir. Bu nedenle, dava açılırken dayanılan hukuki ve maddi olguların göreve etkili olduğu durumda öncelikle hukuki nitelemenin yapılması ve sonucuna göre mahkemenin görevsiz olduğu kanısına varılırsa dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmelidir.

6102 sayılı TTK m. 4 hükmünde, bir davanın ticarî dava niteliğinde olup olmadığının tespiti bakımından üç ayrı kıstas kabul edilmiştir: (i) Bunlardan ilki, tarafların sıfatına ve işin ticarî işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ve başka hiçbir şart aranmaksızın TTK veya diğer kanunlarda ticarî sayılan davalardır (mutlak ticarî davalar). Mutlak ticarî davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya sebebin davanın ticarî niteliğini değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalardan olup; TTK m. 4(1) hükmünde (a) ilâ (f) bentlerinde sayılmıştır. (ii) İkincisi ise, yalnızca bir ticarî işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticarî nitelikte kabul edilen davalardır. TTK m. 4(1)-son cümle hükmü uyarınca ikinci grup ticarî davalar, yalnızca bir tarafın ticarî işletmesini ilgilendiren havale, vedia (saklama) sözleşmesi ile fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalardır. Bu nevi davaların ticarî nitelikte sayılması için yalnızca bir tarafın ticarî işletmesiyle ilgili olması TTK’da gerekli ve yeterli görülmüştür. (iii) Üçüncü grup ise, nispî ticarî davalar olup, TTK m. 4(1) hükmü uyarınca her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticarî dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticarî dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticarî işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticarî iş niteliğinde olması veya ticarî iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticarî sayılması davanın ticarî dava olması için yeterli değildir. TTK m. 19/2 hükmü uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş niteliğindeki bir sözleşmenin diğer taraf için de ticarî sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira TTK, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı “ticarî iş” esasına göre değil, “ticarî işletme” esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticarî nitelikte olması tek başına davayı ticarî dava haline getirmez.

Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde:

Davalı ... Bölgesi Müteşebbis Heyet Başkanlığı ile davacının aralarında akdedilen eser sözleşmesine binaen tazminat davası açılmış olduğu anlaşılmıştır.

Dava konusu uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK’nın 4. maddesinde tahdidi olarak sayılan mutlak ticarî davalardan değildir. Dolayısıyla, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticarî dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin de tacir ve dava konusunun tarafların ticarî işletmeleriyle ilgili olması gerekir. Davacı tarafın 6102 sayılı TTK m. 124(1) hükmü uyarınca tüzel kişi tacir olduğu ve uyuşmazlığın davacının ticarî işletmesi ile ilgili olduğunda tereddüt bulunmamaktadır. Ne var ki, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 15/06/2023 tarih ve 2022/4599 E., 2023/3797 K. sayılı uyuşmazlığın giderilmesi kararında "OSB'lerin tacir olmadığına, taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiğine" karar vermiştir. Bu nedenlerle, davalı Diyarbakır OSB Başkanlığı tacir sıfatını haiz olmadığından, eldeki dava nispî ticarî dava niteliğinde değildir.

6100 sayılı HMK m. 2(1) hükmüne göre, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu nedenle hukuki uyuşmazlıklarda asliye mahkemelerinin görevi asıldır. Dolayısı ile de mahkememizce görevli asliye hukuk mahkemesine görevsizlik kararı vermek gerekmiştir(Aynı yönde karar için bakınız: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 2023/2949 E., 2023/2278 K. Sayılı kararı).

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı sebeplerle;

  1. Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK'nın 114. ve 115. mad. gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden REDDİNE,

  2. Tarafların görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli DİYARBAKIR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,

  3. Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına,

Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı , 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip Hakim

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

(EserkatipdiyarbakırSözleşmesindenKaynaklanan)Tazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim