Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/370 E. 2024/510 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/370
2024/510
24 Mayıs 2024
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/07/2023
KARAR TARİHİ : 24/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili tarafından ... tarihinde biçerdöver arkasında saman yapmak için davalıdan 2 adet römork satın aldığını, karşılığında 2 adet 2016 model ...ibareli römorklarını verip üzerine de ...tarihli ...TL bedelli senet verdiğini, senet bedelinin ...TL'lik kısmının römorklara, ...TL'lik kısmının ise patoz fanına ilişkin olduğunu, römorkların 1 ay içerisinde teslim edileceği belirtilmesine rağmen ...tarihinde teslim edildiğini, teslim edilen römorkların ...tarihinde oluşturulan sipariş fişlerine uygun olmadığını,
Römorkların müvekkil tarafından ...tarihinde oluşturulan sipariş fişine göre yapılmadığını, eksik ve kusurlu yapıldığını, 5 ana kolunun yamalı olduğunu, işçilikte gerekli özenin gösterilmediğini, teslim edilen römorkların ikinci el olma olasığının yüksek olduğunu, bu durumun römorkların teslim edildiği tarihte davalı şirkete gerek telefon ve gerekse mesaj yoluyla bildirildiğini, kusurlu römorkların yenisi ile değiştirilmesini talep ettiği halde herhangi bir dönüş yapılmadığını, noter kanalıyla gönderilen ihtarname ile misli ile değişim talebinde bulunulduğu halde ihtara da dönüş yapılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla römorkların ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, teslim edilen römorkun herhangi bir sorununun bulunmadığını, yapılan anlaşma gereğince davacı tarafından ...TL ödenmesi gerekirken herhangi bir ödeme yapılmadığını, teslim edilen römorkun ayıplı olmadığını eban ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Dava, ...tarihinde Silvan Asliye Hukuk Mahkemesine (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) hitaben açılmış ve Silvan Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve ...K. sayılı ilamı ile, satın alınan römorkların ayıplı olduğu iddiasına dayalı römorkların ayıpsız misli ile değiştirilmesi istemine ilişkin olduğu, davacı vekili tarafından söz konusu römorkların ticari müvekkilinin söz konusu römorkları ticari amaçla satın alındığı ve taraflar arasındaki ilişkinin ticari olduğunu belirttiği, taraflar arasındaki satış ilişkisinde satış bedelinin ödenmesinde ödeme aracı olarak da bono tanzim edildiği, 6102 sayılı TTK'nun 4/1. maddesi uyarınca her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili davalar ticari nitelikte olduğu ve aynı Kanunun 5/1. maddesi uyarınca bu nitelikteki davaların ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği ve davacı vekilinin süresinde gönderme talebine üzerine dosyanın mahkememize gönderildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle görevli mahkemenin belirlenmesi gerekir.
Dava, davacı tarafından bedeli karşılığında üretimi için sipariş verilen römorkların eksik ve ayıplı olarak teslim edildiğini ileri sürerek römorkların ayıpsız misli ile değişimine karar verilmesini istemiştir.
6102 sayılı TTK'nun 4/1. maddesi uyarınca her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili davalar ticari nitelikte olup, TTK'nun 5/1. maddesi uyarınca bu nitelikteki davaların ticaret mahkemesinde görülmesi gerekmektedir.
6102 sayılı TTK'nın 4(1) maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmıştır. Bu maddeye göre “her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları” ve “ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri” ile “tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin (a), (b), (c), (d), (e) ve (f) bentlerinde sayılan davalar ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava), ya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması, ya da aynı maddede 6 bent halinde sayılan ticari davalardan (mutlak ticari dava) olması gerekir. Taraflardan biri "tacir" değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın "ticari işletme" ile ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
Bir işletmenin ticari işletme sayılabilmesi için esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedeflemesi gerekir (TTK. m. 11). Belirli bir büyüklüğe ulaşmayan işletmeler esnaf işletmesi, bu büyüklüğü aşan işletmeler ise ticari işletme sayılır. Ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedeni çalışmaya dayanan ve geliri Bakanlar Kurulu Kararnamelerinde belirlenen sınırı aşmayan işletmeler "esnaf işletmesi" sayılır.
Somut olayda, davalı şirketin tüzel kişi tacir olduğu ve uyuşmazlığın ticari işletmesi ile ilgili bulunduğu ihtilafsız ise de, davacı gerçek kişidir.
Davacının esnaf mı yoksa tacir mi olduğunun tespiti amacıyla yazılan müzekkere cevaplarından; davacının ticaret sicilinde ve vergi dairesinde vergi mükellefiyet kaydının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle davacının tacir ve işletmesinin de esnaf işletme sınırlarını aştığı, başka bir deyişle işletmesinin ticari işletme olduğu kanıtlanamamıştır.
Bir davada dayanılan maddi vakıaları açıklamak taraflara, bu maddi vakıaları nitelendirmek, uygulanacak yasa maddelerini arayıp bulmak ve doğru olarak yorumlayıp uygulamak da hakimin görevidir. Silvan Asliye Hukuk Mahkemesince, uyuşmazlığın satış sözleşmesinden kaynaklandığı ve davacı vekilinin beyanına istinaden uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu ve satış bedeli karşılığı bono verildiği gerekçesiyle mahkememize görevsizlik kararı verilmiş ise de, taraflar arasında kambiyo hukukundan kaynaklanan bir uyuşmazlık bulunmadığı gibi, yukarıda bir işletmenin ticari işletme kabul edilebilmesi için gereken yasal koşullar belirtilmiş olup, sırf davacı vekilinin beyanına dayalı olarak davacının faaliyetinin ticari işletme düzeyinde olduğu da kabul edilemez. Diğer yandan, davacı tarafça siparişi verilen römorkların sipariş fişinde belirtilen niteliklerde teslim edilmediği iddia edilmiştir. Bu haliyle, davacı bedel ödemeyi, davalı ise römorku sipariş fişinde belirtilen niteliklerde davacıya teslimini üstlendiğine göre, taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan hukuk davaları TTK'nın 4(1) maddesinde veya diğer özel kanunlarda sayılan mutlak ticari davalar arasında da yer almamaktadır. Bu nedenle eldeki davaya Ticaret Mahkemelerinde de bakılamaz.
Öte yandan, davaya konu römorkların biçerdöver arkasında saman yapımı esnasında kullanılacağı beyan edildiğine göre, davacının 6502 sayılı TKHK m. 3(1)-k hükmü kapsamında tüketici sıfatına haiz olmadığının, dolayısıyla uyuşmazlığın 6502 sayılı TKHK kapsamında da kalmadığının kabulü gerekir.
Sonuç olarak, ticari dava olmayan ve tüketici işlemi bulunmayan malvarlığına ilişkin açılan davada görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Açıklanan nedenlerle Silvan Asliye Hukuk Mahkemesine karşı görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hukum kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;
- Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.'nun 114/1. c maddesi ve 115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
Daha önceden görevsizlik kararı veren SİLVAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA,
-
Dosyanın Silvan Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek mahkememize gönderilmiş olması nazara alınarak mahkememiz kararının istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde, olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi hususunda merci tayini için dosyanın DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞINA GÖNDERİLMESİNE.
-
HMK'nun 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık süre içerisinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere karar verildi.
Katip Hakim
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27