Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/929 E. 2024/500 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/929
2024/500
22 Mayıs 2024
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/09/2023
KARAR TARİHİ : 22/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, .....tarihinde müvekkiline ait .....plaka sayılı araca davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenen .....plaka sayılı aracın çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkiline ait aracın hasar gördüğünü, kaza tespit tutanağına göre kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, müvekkiline ait araç onarılmış ise de değer kaybı meydana geldiğini ve bu değer kaybının davalı sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğini ileri sürerek fazlası saklı şimdilik .....TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, .....havale tarihli ıslah dilekçe ile talep sonucunu .....TL'na yükselterek, bu bedelin .....TL'lik kısmının dava tarihinden, .....TL'lik kısmının ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının değer kaybının ödenmesi için yapılan başvuru üzerine açılan hasar dosyası kapsamında ZMMS Genel Şartları ekine göre hesaplama yapılan .....tarihli ekspertiz raporunda .....TL değer kaybı meydana geldiğinin tespit edildiğini ve bu tespite istinaden yapılan ödeme teklifinin davacı tarafından kabul edilmediğini, müvekkili tarafından davacının aracında meydana gelen hasar için davacı tarafa .....tarihinde .....TL hasar onarım bedeli ödendiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kusur oranının tespitinin gerektiğini, zarar hesabının ZMMS Genel Şartlarına göre yapılması gerektiğini, müvekkili aleyhine ancak dava tarihinden ve yasal faize hükmedilebileceğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi ve hasar dosyası ile yapılan ödemeye dair belgeler ve davacıya ait aracın tramer kayıtları celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta değer kaybı meydana gelip gelmediğinin tespiti yönünden makine mühendisinden bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava, trafik kazasında kaynaklı davacının aracında oluşan hasara bağlı meydana geldiği ileri sürülen değer kaybının kazaya sebebiyet verdiği ileri sürülen aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
.....tarihinde davacıya ait .....plaka sayılı araç ile .....ve .....plaka sayılı araç arasında çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, .....plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede araç başına maddi tazminat üst limitinin .....TL olarak belirlendiği, kaza sonrası düzenlenen .....tarihli ekspertiz raporuna göre davacıya ait aracın hasar onarım bedelinin .....TL yedek parça (iskontosuz) ve .....TL işçilik bedeli (iskontosuz) olmak üzere KDV hariç .....TL olarak belirlendiği, davalı sigorta şirketi tarafından onarımı yapan tamirciye .....tarihinde .....TL ödeme yapıldığı, dava açılmadan önce davacı tarafından değer kaybının ödenmesi için yapılan başvuru üzerine davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, yine dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, davacıya ait araçta meydana gelen hasar nedeniyle değer kaybı oluşup oluşmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacının değer kaybı talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı ile faizin türü ve başlangıç tarihine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Kaza sonrası araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ve tutanakta yer alan sürücü beyanlarına göre, .....plaka sayılı aracın Diyarbakır İli .....İlçesi .....Yolu istikametinden .....istikametine seyir halinde iken önündeki aracın aniden fren yapması nedeniyle yavaşladığı esnada aynı istikamette seyir halinde olan olan davacıya ait aracında fren yaparak yavaşladığı, bu esnada yine aynı istikamette seyir halinde bulunan davalı sigortalı .....plaka sayılı aracın davacıya ait araca arkadan çarptığı, bu çarpmanın etkisiyle de davacıya ait aracın önünden bulunan .....plaka sayılı araca arkadan çarpması sonucu davaya konu kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır. Mahkememizce, kusur durumunun tespiti yönünden bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiş ve resen kusur değerlendirilmesi yapılmıştır. Kaza tespit tutanağında 3 araca yer verildiği, her üç aracında aynı yönde seyir halinde olduğu, en önde .....plaka sayılı aracın yer aldığı, .....plaka sayılı araç sürücüsü tarafından önünde bulunan aracın ani fren yapması nedeniyle kendisinin de fren yaptığının beyan edildiği, her ne kadar kaza tespit tutanağında .....plaka sayılı aracın önünde fren yaptığı belirtilen araca ilişkin bir açıklamaya yer verilmemiş ise de kaza tespit tutanağının her üç araç sürücüsü tarafından düzenlenmiş olduğu, bu haliyle .....plaka sayılı araç sürücüsünün önündeki aracın ani fren yapmış olması nedeniyle kendisininde takip mesafesini koruyarak etkili fren tedbiri uyguladığı ve kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı, aynı gerekçeyle .....plaka sayılı aracın arkasında yer alan davacıya ait araç sürücüsünün de takip mesafesini koruduğu ve etkili fren tedbiri uygulaması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davacıya ait aracın arkasında seyir halinde bulunan davalı sigortalı araç sürücüsünün ise takip mesafesini korumaması, yola gerekli dikkat ve özeni göstermemesi ve etkili fren tedbiri uygulamaması nedeniyle davacıya ait araca arkadan çarptığı ve bu çarpmanın etkisiyle de davacıya ait aracın önünde bulunan .....plaka sayılı araca arkadan çarptığı gözetildiğinde, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı .....plaka sayılı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih,2020/120 E.-2022/1380 K.)
Anılan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak değer kaybının tespitine yönelik makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında .....TL değer kaybı oluştuğu mütalaa edilmiştir. Düzenlenen rapor, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle mahkememizce de benimsenmiş ve davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta .....TL değer kaybı meydana geldiği kabul edilmiştir.
Davalı sigorta şirketi sigortalısının kusuru oranında tazminatla yükümlü olup, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu kabul edilmiş olması nedeniyle meydana gelen değer kaybının tamamını ödemekle yükümlüdür. Bu nedenle davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktar .....TL kabul edilmiş ve bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiş, davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesinde açıkça dava dilekçesinde talep edilen miktara dava tarihinden, ıslahla arttırılan miktara ise ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi talep edildiğinden faiz başlangıcı yönünden taleple bağlı kalınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın KABULÜNE, .....TL değer kaybının davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine, bu bedelin .....TL'lik kısmına dava tarihi olan .....tarihinden itibaren, .....TL'lik kısmına ise ıslah tarihi olan .....tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.492,50 TL peşin harçtan, başlangıçta yatırılan 269,85 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 650,00 TL tamamlama harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 1.572,65 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
-
Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 269,85 TL başvuru harcı ve 269,85 TL peşin harç ile sonradan tamamlama harcı olarak yatırılan 650,00 TL'nın toplamı olan 1.189,70 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından 63,75 TL tebligat ve posta masrafı ile 1.180,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 1.243,75 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacı yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27