Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1014 E. 2024/425 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1014
2024/425
2 Mayıs 2024
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
ASIL DAVADA
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
MAHKEMEMİZİN BİRLEŞEN
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Sözleşmenin Uyarlanması
DAVA TARİHİ : 25/08/2022
KARAR TARİHİ : 02/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Sözleşmenin Uyarlanması davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı hakkında Bismil İcra Dairesinin ...Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu bu icra takibindeki alacağa, yetkiye ve faize itiraz ettiğini ve bu nedenle takibin durduğunu, borçlunun vaki tüm itirazları yersiz olduğunu, bu itirazlarının iptali gerektiğini, yetkili icra dairesi Bismil İcra Dairesi olduğunu, tarafların tacir olduğunu, aralarında akdedilen ve icra takibine dayanak edilen ...tarihli Spiral Kaynaklı Çelik Boru İmalatı Sözleşmesinin 14. maddesinde yetki sözleşmesi yapılmış olduğunu, yetkili mahkeme ve icra dairelerinin Bismil olduğu açıkça belirlendiğini, bu nedenle davalının yetki itirazı yerinde olmadığını ve reddi gerektiğini, davalının faize itirazının yersiz olduğunu, zira icra takibinde söz konusu alacağa geçmiş dönem için herhangi bir faiz işletilmemiş ve talep edilmediğini, takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar asıl alacağa işleyecek USD Mevduata kamu bankalarınca fiilen uygulanan azami yıllık faiz istendiğini, bu yönüyle borçlunun faize yönelik yaptığı itirazı yerinde olmadığını ve reddi gerektiğini, davalının müvekkili şirkete borcu olmadığına yönelik itirazının yersiz olduğunu, davalı ile müvekkili arasında ...tarihli Spiral Kaynaklı Çelik Boru İmalatı Sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili edimlerini yerine getirmiş olduğunu, borçlu tarafından söz konusu malzemelerin teslim alındığını, bu husus ihtilaf dışı olduğunu, borçlunun ödemesi gereken toplam borcu ...USD olduğunu ve TL ile yaptığı ödemelere istinaden ödeme yaptığı gün itibariyle geçerli kur üzerinden yapılan hesaplamaya göre ödemiş olduğu toplam USD miktarı ise ...USD olduğunu, ...- ...= ...USD bakiye borç kaldığını, borçlu hakkında icra takibi de ...USD meblağı üzerinden başlatıldığını, TCMB’nin ...tarihli gösterge niteliğindeki döviz kuruna göre USD efektif satış kuru olan ...TL baz alınarak ...USD x ...TL = ...TL olarak icra takibine harç ödenmiş olduğunu, eldeki davada da dava değeri olarak bu miktarın gösterildiğini, ...USD’nin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden davalı tarafından müvekkiline ödenmesi gerektiğini, bu yönüyle davalının döviz üzerinden yapılan bu icra takibine karşı yaptığı borca itirazının yersiz olduğunu, itirazın iptali gerektiğini, Bismil İcra Dairesinin ...Esas Sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ile alacağın tahsili için icra takibinin devamını, kötü niyetli yapılan itiraz üzerine takibin durdurulması nedeniyle alacağın % 20’si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin merkez adresi Malatya adresi olduğunu, davaya konu icra takibinde yetkili icra dairesi Malatya İcra Dairleri olduğunu, bu sebeple davaya konu icra dairesinin yetkisinde itiraz ettiklerini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 14. Maddesinde yetkili Mahkemelerin Bismil mahkemeleri olduğunun belirtildiğini, huzurdaki davada genel yetkili mahkeme ise müvekkili şirketin adresi Malatya olduğundan Malatya mahkemeleri olduğunu, davacı taraf tercih hakkını yanlış kullandığını, bu sebeple huzurdaki davaya bakmaya yetkili mahkemenin Malatya Mahkemeleri olduğunu, bu sebeple yetki itirazlarının kabul edilerek yetkisizlik kararı verilmesini, müvekkili şirketin Mersin Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü (MESKİ) tarafından ...tarihinde yapılacak Mersin ili Tarsus ilçesi ...Mahallesi ...grubu ...Kademe İçmesuyu Terfi Hattı Yapım işi ihalesi nedeniyle ihalede ileri süreceği teklifi belirlemek için davacı şirketten sunulan ...tarihli teklif mektubunu aldığını ve ertesi gün yapılan ihalede davacı şirketten aldığı teklif mektubundaki miktara göre ihaleye teklif sürerek ihaleyi kazandığını, davacı şirket tarafından müvekkili şirkete verilen ...tarihli teklif mektubuna göre Spiral Çelik Boruların bedeli ...tutmakta olduğunu, kurda beklenmeyen olağanüstü gelişmelerin yaşanması üzerine davalı tarafın kötüniyetli olarak müvekkili şirkete kur farkı faturaları gönderdiğini, söz konusu kur farkı faturalarına yasal süresi içerisinde müvekkili şirket tarafından noter kanalıyla itiraz edildiğini, müvekkili şirket davacının kötüniyetli eylemleri sonucu imzalamak zorunda kaldığı sözleşme gereği sözleşme tarihinde ...USD'lik (....'lik) sözleşme bedelinin %10 fazlasına gelecek şekilde çek teslim ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin akdedildiği sırada USD ...TL olduğunu, %10 artışlı hali ise ...olduğunu, müvekkili şirket, davacı şirketin de kabulünde olduğu üzere davacı şirkete .... (...USD'LİK ) tutarlı çekleri teslim ettiğini, kurda oluşan artış sebebi ile USD kurunun ...kabul edildiği durumda dahi müvekkili tarafından davacıya ...USD ödeme yapıldığının açık olduğunu, bu sebeple davacının müvekkilinden herhangi bir alacağı bulunmadığını ve huzurdaki davanın reddi gerekli olduğunu, huzurdaki davada Malatya mahkemeleri yetkili bulunduğundan yetki itirazlarının kabul edilerek yetkisizlik kararı verilmesini, müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddini ve takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin Birleşen ...Esas Sayılı Dosyasında Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin Mersin Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü (MESKİ) tarafından ...tarihinde Mersin ili Tarsus ilçesi Boğazpınarı Mahallesi Taşobası Grubu ...Kademe İçmesuyu Terfi Hattı Yapım işi ihalesi ile ihalede ileri süreceği teklifi belirlemek için davalı şirketten ...tarihli teklif mektubunu aldığını ve yapılan ihalede davalı şirketten almış olduğu teklif mektubunda miktara göre ihaleye teklifi sürerek ihaleyi kazandığını, Davalı şirketin müvekkili şirkete verilen ...tarihli teklif mektubuna göre Spiral Çelik Boruların bedeli ...tuttuğunu, Müvekkili şirketin ...tarihinde MESKİ tarafından yapılan ihaleye, davalı şirketin ...tarihli teklif mektubundaki maliyete göre teklifte bulunduğunu ve ihaleyi kazandığını, Müvekkili şirketin ihaleyi kazandıktan sonra davalı şirket ile görüştüğünü ve Spiral Kaynaklı Çelik Boru bedeli olan ...(ki ...tarihinde ki ...TL. olduğu USD döviz kuruna göre TL. karşılığı .... Tuttuğu ) .... kısmını ...tarihinde çek olarak davalı şirkete teslim ettiğini, kalan kısmında 8. ayın sonuna kadar nakit ödeme konusunda anlaştıklarını, Müvekkili şirketin ...tarihinde MESKİ ile ihale sözleşmesini imzaladıktan sonra davalı şirketten boruları aldığını, davalı şirketin ...tarihli teklif mektuplarındaki fiyata göre boruları veremeyeceklerini belirterek ...tarihli teklif mektuplarındaki ...miktarın ödenmesi halinde boruları vereceklerini söylediklerini, Müvekkili şirketin yetkilisinin, davalı şirketin ...tarihli teklif mektubuna göre ihalede teklifte bulunup ihaleyi aldıklarını, ...tarihli teklif mektubunda belirtilen ...bedele boruları aldıkları taktirde ihaleden zarar edeceklerini, ihaleyi kazanmalarının bir anlamı olmadığını söylediğini, Davalı şirketin ...miktarın ödenmemesi halide boruların verilmeyeceği konusunda ısrar ettiğini, bu nedenle müvekkili şirketin bu fiyata aldığı taktirde ihalede zarar edeceğini, teslim ettiği ...bedelli çeklerin iade edilmesini talep ettiğini, Davalı şirketin ise çekleri kullandıklarını ve iade edemeyeceklerini söylediğini, Davalı şirketin kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirkete verdiği teklifi, müvekkilinin ihaleyi kazanmasından sonra değiştirdiğinden arttırdığını ve müvekkilinden aldığı çekleri de kullandığı gerekçesiyle iade etmediğini, müvekkilinin zor durumda bırakıldığını, istedikleri fiyata sözleşme yapmaya zorlandıklarını, Davalı şirketin objektif iyi niyet kurallarına aykırı davrandığını, davalı şirket tarafından müvekkili şirket aleyhine döviz kurundaki olağanüstü artış nedeniyle Bismil İcra Dairesinin .... sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin borca itiraz ettiğini, bu nedenle Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin .... sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, İş bu nedenlerle taraflar arasındaki sözleşmenin uyarlanmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkememizin Birleşen ...Esas Sayılı Dosyasında Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı ile müvekkili arasında ...tarihli Spiral Kaynaklı Çelik Boru İmalatı Sözleşmesi akdedildiğini, Müvekkilinin edimlerini yerine getirdiğini, borçlu tarafından sözleşmeye konu malzemelerin teslim alındığını, Bu hususun ihtilaf dışı olduğunu, Tarafların ticari şirket olduğunu, sözleşme içeriğini ve miktarlarını ödeme şeklinin ve esaslarını serbestçe özgür iradeleri ile aralarında kararlaştırdıklarını ve birbirlerine uyan iradeleri neticesinde iş bu sözleşmenin yapıldığını, Bu sözleşmenin yapılmasında şirketlerin bir diğeri üzerinde baskı kurması veya sözleşmeye zorlamasının mümkün olamadığını, böyle bir durum var idi ise davacı tarafın bu sektörde bu şekilde malzeme üreten yüzlerce firmadan birinden bu malzemeleri temin edebileceğini, Aksine müvekkili firmanın en uygun teklifi vermesi nedeniyle davacı firma tarafından müvekkili firmanın tercih edildiğini ve bu şekilde tarafların serbest iradesiyle iş bu sözleşmenin akdedildiğini, davacının sözleşmenin uyarlanması yönündeki taleplerinin yersiz olduğunu, Davacı yanın kötü niyetli hareket ettiğini, kendi işletmesi için teslim aldığı bu malzemelerin bedelini ödemekten kurtulmaya ve bu alacağı sürüncemede bırakmaya çalıştığını, demir çelik sektöründe ham madde temininin USD döviz üzerinden yapıldığını, müvekkili firmanın üreteceği malzemelerin ham maddesini döviz ile satın aldığını, Bu tahsilatlara karşılık o gün ki döviz kuru üzerinden ham maddenin temin edildiğini, ...Demir Çelik Fabrikasına yaptığı tüm ödemelerin de döviz üzerinden gerçekleştirildiğini, Dövizin yükselmiş olmasının müvekkili şirketi zenginleştirmediğini aksine zarar etmesine yol açtığını, sundukları dekontlardan da görüleceği üzere ...Demir Çelik Fabrikasına yapılan ...tarihli ...USD, ...tarihli ...USD, ...tarihli ...USD, ...tarihli ...USD, ... tarihli ...USD, ...tarihli ...USD meblağlı ödemelerin dolar üzerinden yapıldığını, bu nedenle müvekkili firmanın tüm sözleşmelerini USD üzerinden yaptığını, Durum böyle iken davacının sözleşmenin uyarlanması talebinin yerinde olmadığını, İş bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Asıl ve birleşen dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflar arasında akdedilen ...tarihli Spiral Kaynaklı Çelik Boru İmalatı Sözleşmesi, Diyarbakır İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası, bilirkişi kök ve ek raporları ve sair tüm dosya kapsamı hep birlikte incelenmiştir.
Mahkememizin ...tarihli celsesinde, taraflar arasında imzalanan ...tarihli sözleşme, taraflar arasında düzenlenen satış ve kur farkı faturaları, yapılan ödemeler, ve icra dosyası değerlendirilmek suretiyle davacının kur farkı alacağı olup olmadığı var ise miktarının tespiti amacıyla HMK. nın 273. maddesi gereğince bir mali müşavir bir borçlar hukuku nitelikli hesaplama bilirkişisi marifetiyle inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi tarafından sunulan ...tarihli raporda sonuç olarak;
"Davacının Bismil İcra Dairesinin ...Esas sayılı icra dosyasındaki alacak
talebinin ...USD olduğu, davacının davalıdan olan alacağının ise ...
USD olarak hesaplandığı,
davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın ...USD’ lik kısmının haklı
olduğu, takibin ...USD alacak üzerinden devamının gerektiği,
davacının icra inkar tazminatı talebinin mahkemenin takdirinde olduğu,
" şeklinde rapor ibraz edildiği görülmüştür.
Mahkememizin ...tarihli celsesinde, tarafların itirazların değerlendirilmesi için bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişiler tarafından sunulan ...tarihli ek raporda;
"
Davacı şirket vekilince, Bismil İcra Dairesinin ...esas sayılı icra dosyası ile ...
tarihinde ....-USD asıl alacak üzerinden takip yapıldığı, takibin fatura bakiye alacağına ilişkin
olduğu,
Ek rapor kapsamında dava dosyasına kazandırılan ...tarihli ÇEK BORDROSU’ nda
...vadeli ....TL bedelli çekin davalı şirkete İADE edildiği bu durumda, davacı
şirketin davalıdan aldığı ödeme tutarı (...– ...)= ....-TL (...
– ...) ....-USD olduğu ve davacı şirketin (...USD – ...USD) =
...USD tutarında davalı şirketten alacaklı olduğu,
Davalı şirket vekilince verilen ...tarihli dilekçe ekinde; Meski Sözleşme, ...
Tarihli Teklif Formu, ...Tarihli Teklif Formu ve Malzeme Tespit Raporu bulunduğu, bir kez
de bu dilekçe ekinde sunduklarını beyan ettikleri ...tarihli dilekçe ekinde ise, ne fiziki dava
dosyasında ne de UYAP üzerinde hiçbir eke rastlanmadığı,
Bilirkişi Kök Raporunun Değerlendirme Bölümünde; Davacı şirketçe, ...tarihli Teklif
Mektubunda, Q323x5,0mmSpiral Çelik Boru Açıklamalı Miktar ...Polietilen Epoksi Birim Fiyatı/
USD ...Kdv Dahil Toplam Tutar ....-USD, ...tarihli Teklif
Mektubunda, ...Çelik Boru Açıklamalı Miktar ..., Polietilen Epoksi Birim Fiyatı /USD ...Kdv Dahil Toplam Tutar ....-USD olarak teklif verilmiş, sözleşme ...tarihinde ...tarihli teklife göre imzalanmıştır…’’ olarak tespit yapıldığı,
Bilirkişi Kök Raporunun Değerlendirme Bölümünde; Mersin Ticaret ve Sanayi Odası- Malzeme
Tespit Raporunda; ‘’… Çekme Testi: Çekme Testi sonucu ‘’EN 1021-1’’standartı ‘’...’’ kalitesi
değerlerini karşılamamaktadır. Kimyasal Analiz: Analiz sonucu ‘’EN ...-1’’ standartı ‘...’’
kalitesi değerlerini karşılamamaktadır…’’ olduğu görülmüş ancak, söz konusu malların ayıplı olduğu
yönünden davalı şirketçe davacıya yapılan bir ayıp ihbarına da rastlanmadığı, bu hususta Takdirin
Sayın Mahkemede olduğu, " şeklinde rapor ibraz edildiği görülmüştür.
Mahkememizin ...tarihli celsesinde asıl ve birleşen dosya yönünden tarafların itirazlarının değerlendirilmesi için bilirkişiden ek rapor alınmasına ve heyete sektör bilirkişisinin (İnşaat Mühendisi) eklenmesine karar verilmiş olup, bilirkişiler tarafından sunulan ...tarihli ek raporda sonuç olarak,
"
"Davalı vekilinin ...tarihli Bilirkişi Kurul Ek Raporuna yapmış olduğu itirazlar
doğrultusunda yapılan inceleme sonucunda ...tarihli Bilirkişi Kurul Ek
Raporundaki tespit ve görüşümüzde değişiklik olmadığı,
" şeklinde rapor ibraz edildiği görülmüştür.
Yetki itirazına ilişkin olarak;
Davalı tarafından her ne kadar yetki itirazında bulunulmuş ise de taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 14. Maddesi uyarınca sözleşme uyarınca çıkacak anlaşmazlıkların çözümünde Bismil Mahkemelerinin yetkili kılındığı, Hakimler ve Savcılar Genel Kurulu’nun ...tarihli ve 608 sayılı kararı gereğince mahkememiz yargı çevresi Diyarbakır İlinin mülki sınırları olarak belirlenmiş olması sebebiyle mahkememiz iş bu davada yetkili olduğu anlaşılmakla itirazın reddine karar verilmiştir.
Asıl dava yönünden;
Dava eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasında ...tarihinde sözleşme imzalandığı ve sözleşme konusu malların davalıya teslim edildiği konusunda bir ihtilaf bulunmayıp, ihtilafın; söz konusu malların ayıplı olup olmadığı, bu suretle davalının davacıya borçlu olup olmadığı, borçlu ise miktarı ve faiz başlangıcı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından Diyarbakır İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine ...USD asıl alacak(İstenen yıllık en yüksek mevduat faizi) üzerinden icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından süresinde takibe itiraz edildiği, itirazın davacı alacaklıya tebliğine ilişkin icra dosyası içerisinde herhangi bir tebliğ evrakı bulunmadığı anlaşılmakla iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında ...tarihinde spiral kaynaklı çelik borular davacı tarafından temini ve davalıya teslimi hususunda sözleşme imzalandığı, sözleşme uyarınca ...adet dış kaplaması polietilen iç kaplaması epoksi olacak şekilde diğer teknik özellikleri belirlenmiş spiral çelik boru temin ve tesliminin sağlanacağı, işin teslim süresinin 30-45 gün olduğu, malzemelerin davalı tarafından yüklenilen araç üstünde işin teslimat adresi olan Mersin'de gerçekleştirileceği, sözleşme bedeli olarak ...USD'nin sözleşmenin imzalanması ile birlikte ...vadeli, ...USD, ...vadeli, ...USD, ...vadeli, ...USD, ...vadeli, ...USD, ...vadeli, çeklerin davacıya teslim edileceği kararlaştırılmıştır.
Sözleşmenin 8.2.maddesi ile amerikan doları yerine Türk Lirası cinsinden yapılacak çek ödemelerinde kurdaki oluşabilecek artışlardan dolayı toplam sözleşme bedelinin %10 oranına denk gelen tutarda fazla çek verileceği, USD ile yapılan satışlarda TL ile yapılan banka havalesi ve TL ile yapılan çek ödemelerinden nakit havalenin ve çekin ödeme tarihinde açıklanmış olan TCMB döviz satış kuru esas alınacağı, karşılığı USD borç bakiyesinden düşüleceği her çekin ödemesi yapıldıktan sonra alacak ve borç bakiyesi kalması durumunda kalan bakiye borçlu tarafından en geç 3 gün içerisinde ödeneceği, fatura tarihi ile ödeme tarihi arasında oluşacak kur farklarından dolayı da duruma göre karşılıklı olarak kur farkı faturası düzenleneceği kararlaştırılmıştır.
Sözleşmenin İmalatçının Sorumlulukları başlıklı 10. Maddesi uyarınca idare tarafından imalat hatalarından dolayı kabul edilmeyen arızalı, kusurlu malzemeler alıcı olan davacı tarafından kabul edilmeyeceği ve sorumluluğun imalatçıya ait olacağı, kabul edilmeyen malzemelerin en kısa sürede yenisi ile değiştirileceği hüküm altına alınmıştır.
Davacı tarafından sözleşme konusu işin yerine getirildiği, eksik ödemeler sebebiyle .....USD borç bakiyesi kaldığı ve takip tarihindeki kur üzerinden takip başlatıldığı, davalı tarafından haksız itiraz edildiği iddia olunmuştur.
Davalı ise söz konusu işe ilişkin olarak .....tarihinde teklif mektubu alındığı ve aldığı teklif mektubu uyarınca ihaleyi kazandığını, iş bu teklif mektubunda bedelin .....USD olduğunu, ihale alındıktan sonra .....TL'lik kısmını .....tarihinde çek ile ödeme yapıldığını, kalan tutarın 8. Ayın sonuna kadar nakit olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığı, daha sonra davacının teklif mektubundaki fiyatlara göre ürün teslim edemeyeceklerini, dava konusu sözleşmedeki ücret uyarınca teslimatın yapılacağını, aldığı çekleri kullandığından dolayı iade edemeyeceğini belirtmesi sebebiyle mecburi olarak iş bu sözleşmenin imzalandığını, daha sonra kurda beklenmeyen olağanüstü gelişmeler sebebiyle davacının kur farkı faturası gönderdiğini, müvekkil tarafından itiraz edildiğini, sözleşme akdedildiği sıradaki kur dikkate alındığında herhangi bir borçlarının olmadığını, sözleşme uyarınca zaten kurdaki artışın %10 olarak belirlendiği, ayrıca davacı tarafından teslim edilen malzemelerin çekte teslimin geçemediği, gerekli standartları sağlamaması nedeniyle hak edişlerini 2 ay geç aldığı ve zarara uğradığını belirtilerek davanın reddini talep etmiştir.
Taraflar arasında sözleşme konusu işin eksik yapıldığı konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı tarafından ayıplı olduğu iddia edilmiş ise de; Mahkememizce yapılan tespitler, aldırılan bilirkişi raporları, taraflarca dosyaya sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde davacının .....tarihli sözleşmeye konu edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiği 6098 sayılı TBK'nın 474 vd.maddeleri uyarınca davalı tarafından davacıya yapılmış herhangi bir bildirimin bulunmadığı, bu suretle işin ayıplı yapıldığına ilişkin savunmasının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından davalıya .....tarihinde .....USD, .....tarihinde .....USD olmak üzere sözleşmede olan .....USD tutarlı faturalar ile .....tarihinde .....TL, .....tarihinde .....TL, .....tarihinde .....TL, .....tarihinde .....TL'lik kur farkı faturalarının düzenlendiği, davalı tarafından ise .....tarihli .....TL tutarlı, .....tarihli .....TL tutarlı, .....tarihli .....TL tutarlı, .....tarihli .....TL tutarlı, .....tarihli .....TL tutarlı çekler ile .....tarihinde .....TL.....tarihinde banka havalesi ile ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Her ne kadar .....tarihli .....TL tutarlı çek verilmiş ise de, söz konusu çekin iade edildiği, çek tarihleri ve ödeme tarihindeki kurlar dikkate alındığında davalı tarafından davacıya .....USD ödeme yaptığı, sözleşme bedeli dikkate alındığında davalının davacıya .....USD borçlu olduğu anlaşılmış, yapılan sözleşme taraflarca sunulan bilgi ve belgeler, yapılan iş ve ödemeler konusunda ihtilaf bulunmadığından ayrıca ticari defterlerin incelenmesine gerek görülmemiştir.
Her ne kadar davalı tarafından davacının ilk verdiği teklif mektubu ile bağlı olduğu kendilerinin zorda kalması sebebiyle iş bu sözleşmenin imzalandığı, sözleşme tarihindeki kur dikkate alındığında herhangi bir borçlarının kalmadığı iddia edilmiş ise de davacı tarafından davalıya sunulan .....tarihli teklif mektubu incelendiğinde teklifin .....USD olduğu, opsiyon süresi olarak bir gün belirlendiği, teklif mektubu uyarınca davacının bu teklifi ile bir gün süre ile bağlı olduğu, daha sonra aynı fiyat üzerinden sözleşme yapma mecburiyetinin bulunmadığı, basiretli tacir olan davalı tarafından aksinin ileri sürülemeyeceği, kaldı ki davalı tarafından idare ile yapılan sözleşmeden sonra davacı ile yapılan sözleşmeden önce üçüncü kişiler ile sözleşme yapma olanağı bulunurken davacı ile sözleşme imzaladığı ve ödemelerin yapıldığı anlaşılmış, ayrıca sözleşmenin 8.2.maddesi uyarınca, kurdaki artışlar değerlendirilerek %10 fazlası uyarınca çek verileceği, ancak ödeme tarihindeki kurun esas alınarak bakiye borçtan düşüleceği kararlaştırılmış olduğundan davalının itirazları yerinde görülmemiş ve bilirkişilerce yapılan hesaplama uyarınca davacının davalıdan .....USD alacaklı olduğu, davacı tarafından başlatılan Bismil İcra Dairesi'nin .....esas sayılı dosyasında takibin iş bu miktar üzerinden yapıldığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Birleşen dava yönünden:
Dava sözleşmenin uyarlanması davasıdır.
Davalı birleşen dosya davacısı tarafından, davacı birleşen dosya davalısı tarafından verilen .....tarihli teklif mektubuna istinaden idare ile sözleşme imzalandığını, daha sonra davalının haksız olarak daha yüksek bir bedel talep edildiğini, kendilerinin mecburi olarak bu sözleşmeyi imzalamak zorunda kaldıklarını, ödeme tarihi itibariyle döviz kurunun 4 aylık kısa bir sürede 2 katına çıktığını, sözleşmede dahi %10 luk artış öngörüldüğü, bu sebeple ödeme şartlarının olağanüstü ağırlaştığını belirterek sözleşme bedelinin 1 usd .....olarak uyarlanmasını talep etmiştir.
6098 sayılı Kanun'un aşırı ifa güçlüğü başlıklı 138 inci maddesi; "Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır.
Bu madde hükmü yabancı para borçlarında da uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir.
- İlgi maddenin gerekçesinde ise, “Bu yeni düzenleme, öğreti ve uygulamada sözleşmeye bağlılık (ahde vefa) ilkesinin istisnalarından biri olarak kabul edilen, "işlem temelinin çökmesi"ne ilişkindir. İmkânsızlık kavramından farklı olan aşırı ifa güçlüğüne dayanan uyarlama isteminin temeli, Türk Medenî Kanununun 2 nci maddesinde öngörülen dürüstlük kurallarıdır. Ancak, sözleşmenin değişen koşullara uyarlanması ya da dönme hakkının kullanılması, şu dört koşulun birlikte gerçekleşmesine bağlıdır.
a.Sözleşmenin yapıldığı sırada, taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum ortaya çıkmış olmalıdır.
b.Bu durum borçludan kaynaklanmamış olmalıdır.
c.Bu durum, sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirmiş olmalıdır.
d.Borçlu, borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olmalıdır.
Maddeye göre, uyarlamanın bütün koşulları gerçekleşmişse borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteyebilir. Bunun mümkün olmaması hâlinde borçlu, sözleşmeden dönebilir; sürekli edimli sözleşmelerde ise kural olarak, fesih hakkını kullanır.” denilerek, uygulamada kabul edilen uyarlama davasının yasa maddesi haline getirildiği belirtilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.11.2014 tarihli, 2014/13-1614 E., 2014/900 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere; Türkiye Ekonomisinin alınan tedbirlere rağmen istikrarlı bir duruma gelmediği özellikle enflasyon ve döviz kurundaki dalgalanmaların sürekli meydana geldiği bilinen bir gerçektir. 1 Temmuz 1944 tarihinde Uluslararası Para Fonu’nun kurulmasından sonra ülkeler paralarını Amerikan Dolar’ına göre tanımlamışlar, gerçekçi bir kur politikası arayışı içinde Türk Lirası 7 Eylül 1946’da ABD doları karşısında % 50 oranında devalüe edilerek bir ABD doları 280 kuruş olmuştur (Tokgöz, E.: Türkiye’nin İktisadi Gelişme Tarihi, Ankara 2001, s.121).
16.07.1958 tarihinde yapılan büyük çaptaki kur ayarlaması ile bir ABD dolarının değeri 260 kuruştan 980 kuruşa çıkarılmış, Türk parasının değeri ABD dolarına göre aşırı derecede düşürülmüş, bu uygulama yıllar boyunca devam etmiştir. 10.8.1970 tarihinde yeni bir devalüasyon kararı alınarak Türk parasının değeri yabancı paralar karşısında % 66 oranında düşürülmüş, bir dolar 15TL olmuştur. Bu uygulama ile, başta yabancı paralar olmak üzere, kira bedelleri, her çeşit işçilik, malzeme ve mamul eşya fiyatları aşırı derecede artmış, enflasyon yıllar itibariyle üç haneli rakamlara ulaşmış, günlük ve gecelik faizler düşünülmeyecek kadar artmıştır.
Nitekim, 24 Ocak 1980’de yürürlüğe konan “İstikrar Tedbirleri”ne rağmen ekonomi tarihimizde ilk kez 1946’da % 104 olan üç rakamlı enflasyon, 1980’de % 107 olmuştur. Bu nedenle 1980 yılında 35TL’den 77,5TL’ye çıkarılan dolar kuru, 1981 yılında ikinci kez yapılan % 100’e yakın bir ayarlama ile 142TL’ye çıkarılmıştır. Bu devalüasyon kararından sonra Bakanlar Kurulu, 27 Ocak 1984 tarihinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca (TCMB) TL’nin dolar karşısında % 13,6 oranında devalüe edilmesini onaylamıştır. 5 Nisan 1994 tarihinde bilinen ekonomik kararlar alınmıştır. Bu kararlar sonucunda borsalar, para piyasaları, banka kredi faizleri aşırı derecede artmış; Ocak 1994 ayına göre yabancı paralardaki artış % 250-% 300’lere ulaşmıştır.
TCMB Türk parasının yabancı paralar karşısındaki değer kaybının engellenmesi ve yükselen enflasyonun düşürülmesi amacıyla, 10 Aralık 1999 tarihinde, “Döviz Çıpasına Dayalı İstikrar Programı”nı açıklamış; ancak 27 Kasım 2000 tarihinde bankacılık sisteminden kaynaklanan kriz nedeniyle, repo faizleri ve iç faizler rekor düzeyde yükselmiştir. Krizin giderek derinleşmesi sonucu döviz piyasalarından kaynaklanan Şubat 2000 krizi yaşanmış, ekonomideki bu açmazlar sonucunda hisse senedi borsaları çökmüş, bankalara Devlet el koymak zorunda kalmıştır. Türkiye İMF’ye başvurarak ekonomisine bir yön vermeye çalışmıştır. TCMB ciddi para politikalarına yönelmiş, 21 Şubat 2001 tarihinde “Döviz Çıpasına Dayalı Sabit Kur” dan dalgalı kura geçilmek suretiyle doların, faizin, enflasyonun aşırı artmasına engel olmaya çalışılmıştır.
Mahkememizce dosya içerisinde mevcut tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar davacı tarafça yukarıda özetlenen hususta mahkememizde dava açılmış ise de, davacının ödemenin Dolar kurunun artması sebebiyle güçleştiği iddiasına karşın ödemenin bir kısmını gerçekleştirdiği anlaşılmış, TBK 138. madde ile öngörülemez, öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum vurgusu yapılmış olup, dolar kurunun artmasının öngörülemeyecek bir olgu olmadığı, kurlarda yaşanabilecek değişikliklerin davacı tarafça sözleşmenin yapıldığı sırada göz önüne alınması ve basiretli bir tacirin dövizle sözleşme imzalamanın sonuçlarını öngörmesi gerektiği, sözleşme ve ödeme sürecinde ülkemizdeki enflasyonun bile dolar kurundaki artışın üzerinde olduğu, TBK'nun 138. maddesinde düzenlenen sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü durum ortaya çıkması, bu durumun borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkması, yine bu durumun sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirmesi ve borçlunun borcunu henüz ifa etmemiş olması veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olması şartlarının somut olayda birlikte gerçekleşmediğinin kanaatine varılarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
-
Davanın KABULÜ ile, Bismil İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının İPTALİ ile takibin .....USD asıl alacak üzerinden davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarıca kamu bankalarının aynı yabancı para türünden bir yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faizin uygulanması suretiyle TAKİBİN DEVAMINA,
-
Birleşen davanın REDDİNE,
-
Alacağın likit olduğu anlaşılmakla, 603.485,11 TL'nin %20'si oranında hesaplanan 120.697,02 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Asıl dava yönünden:
a-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 41.224,07 TL karar ve ilam harcından alınan 80,70 TL başvuru harcı, 7.288,59 TL peşin harç ve 3.017,43 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye olmak üzere toplam 30.837,35 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
b-Davacı tarafından yapılan; 80,70 TL Başvuru Harcı, 7.288,59-TL peşin nispi harç ve 3.017,43 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 10.386,72 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-Davacı tarafından yapılan 10.000,00 TL bilirkişi ücreti, 457,50 TL tebligat, posta ve müzekkere ücreti olmak üzere toplam 10.457,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
d-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 90.487,92 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
e- 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 1.560,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
- Birleşen dava yönünden:
a-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 427,60 TL harçtan dava açılırken peşin alınan 11.495,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.068,00 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
c-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 96.727,96 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
d-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 3.120,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
- HMK 333. madde gereğince gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Başkan Üye Üye Katip
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39