SoorglaÜcretsiz Dene

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1236 E. 2024/401 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1236

Karar No

2024/401

Karar Tarihi

25 Nisan 2024

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

DİYARBAKIR

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :

KARAR NO :

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

VEKİLİ :

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 17/11/2023

KARAR TARİHİ : 25/04/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili firma ile davalı .....Tic. A.Ş. arasında süreklilik arz eden ve ticari işletmeleri ile ilgili olan ticari iş niteliğinde mal alım-satım ticareti söz konusu olduğunu, müvekkili firma .....tarih ve .....numaralı faturaya konu malları davalı yana teslim ettiğini ve bu hususta anılan faturayı düzenleyerek davalı yana tebliğ ettiğini, davalı yan takibe konu faturaya itiraz etmediğini ve ödeme de yapmadığını, davacı yanın takibe konu faturaya itiraz etmemesi ve ödeme yapmaması üzerine Diyarbakır İcra Müdürlüğünün .....esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine ödenmeyen faturadan kaynaklanan .....TL tutarındaki alacağın tahsili için taraflarınca ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu Diyarbakır İcra Müdürlüğünün .....Esas sayılı dosyasına sunmuş olduğu .....tarihli itiraz dilekçesi ile borca itiraz ettiğini ve davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı borçlu şirket takip dosyasına itiraz dilekçesinde borca itiraz gerekçesi olarak hukuken geçerli herhangi bir beyan sunmadığı gibi ödemeye dair bir belgede sunmamış ve sunmamakla beraber belge varlığından da bahsetmediğini, borçlu hem şifai görüşmelerde hem de hukuki girişimlerinde hep borcu ödemekten kaçınacak kötü niyetli tutum ve davranışlar sergilediğini, davalı şirket hak ve alacaklara haciz konulmasını engelleme ve mal kaçırma gayesiyle borca itiraz ettiğini, davalı yan harici görüşmeler ile müvekkili asıl alacağın çok altında rakamlarla anlaşmaya ikna etmeye çalıştığını ve anlaşmanın olmaması durumunda şirketin mal varlığının tasfiye edilmek suretiyle müvekkilinin alacağını elde etme imkanını bertaraf edeceği tehdidini müvekkiline ilettiğini, salt bu husus bile davalı borçlunun müvekkilinin alacağının tahsilini bertaraf etme niyetiyle hareket ettiğini gösterdiğini, Sunulan fatura, muavin defteri, cari hesap ekstresi göz önüne alındığında da alacaklarının ilk anda mevcut olduğunu ve yaklaşık ispatın ortaya konulduğunun görüldüğünü, davalı şirketin adına kayıtlı araç ve gayri menkuller ile üçüncü kişiler nezdinde ki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesi gerektiğini, öncelikle ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile davalı şirketin adına kayıtlı araç ve gayri menkuller ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini, davalarının kabulü ile vaki itirazın iptalini, Diyarbakır İcra Müdürlüğünün .....Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin aynen devamını, İİK Madde 67/2 Gereği alacağın %20’sinden aşağı olmamak kaydı ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, ücreti vekaletin ve yargılama giderlerinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP :Davalı vekili dilekçesinde özetle: Davaya dayanak alınan faturanın Türk Ticaret Kanunu'nun 23. maddesi gereğince kesinleşmiş ve tarafları bağlayıcı olduğunun kabul edilebilmesi için, fatura konusu işle ilgili yanlar arasında sözleşme yapıldığının yasal delillerle kanıtlanması ve bedeli uyuşmazlık konusu işin de kabul edilebilir yeterlikte iş sahibine teslim edildiğinin yüklenici tarafından kanıtlanmış olmasının zorunlu olduğunu, mahkemenin kabulünde ve somut olayda olduğu gibi, açıklanan koşullar gerçekleşmeden sadece faturanın karşı tarafa tebliğ edildiğini ve itiraz edilmemiş olması yanlar arasında akdi ilişkinin kurulmuş olduğunu, iş bedelinin istenebilir olduğunu kanıtlamayacağını, davalı alım satım ilişkisini kabul etmemekte olduğunu, bu nedenle davacının fatura deliline dayanabilmesi için, faturada yazılı malı davacıya teslim ettiğini, bu teslimin borç doğurucu sözleşmesel hukuki bir ilişki sonucu olduğunu, faturanın da bu ilişki sonucu düzenlenmiş olduğunu genel ispat kurallarına göre kanıtlaması gerektiğini, tebliğ edilen faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemiş olması hali, faturada yazılı malın alıcıya teslim edildiğini göstermediğini, bu sadece malın fiyat ve adedi yönünden içeriğini kabul anlamına geldiğini, dava konusu olduğu iddia edilen alacağın gerçekte karşılığı olmadığı gibi hukuksal dayanağı mevcut olmadığını ve davacının kötüniyetle hareket ettiğini, davacının davasının reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi için süresinde iş bu cevap dilekçesi vermek zorunda kalındığını, davanın talep edilen alacaklar yönünden esastan reddine, lehimize %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İhtiyati Hacze İtiraz:

Mahkememizce verilen .....tarihli ara kararı ile davalı borçlu tarafa düzenlenmiş bir adet e-fatura suretinin ibraz edildiği, Diyarbakır Vergi Dairesi Başkanlığınca .....tarihli yazı ile davacının 2023 yılına ilişkin BS formları ile davalı yanın BA formlarının dosyaya ibraz edildiği, ayrıca bilirkişi tarafından sunulan .....tarihli raporda davacının davalıdan .....TL alacaklı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiği ve verilen bu karara karşı .....tarihinde davalı tarafından itiraz edildiği, itirazında ihtiyati haciz kararı alınabilmesi için yasada öngörülen şartların mevcut olmadığından bahisle haczin kaldırılmasını talep etmiştir.

Somut olayda itirazlar değerlendirildiğinde;İİK'nın 265. maddesinde, ihtiyati hacze itiraz nedenleri tahdidi olarak sayılmıştır. Bunlar; mahkemenin yetkisine, teminata ve ihtiyati haczin dayandığı nedenlere ilişkin olup ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin ihtiyati haciz kararı alınabilmesi için yasada öngörülen şartların mevcut olmadığından bahisle ihtiyati haczin haksız konulduğu iddiasını somutlaştırılmamış olmakla ve itirazın İİK'nın 257. maddesinde sayılan itiraz nedenleri arasında yer almadığı, ihtiyati haciz şartlarının bulunduğu görülmekle itirazın reddine karar verilmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE :

Dava, faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.

Taraflar arasında faturadan kaynaklanan ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından fatura alacağından kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün .....Esas sayılı dosyası üzerinden .....TL asıl alacak, .....TL fatura faiz alacağı olmak üzere .....TL toplam alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya .....tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından süresinde .....tarihinde takibe itiraz edildiği, itirazın davacı alacaklıya tebliğine ilişkin icra dosyası içerisinde herhangi bir tebliğ evrakı bulunmadığı anlaşılmakla iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı tarafından başlatılan Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün .....Esas sayılı takip dosyasına dayanak .....tarihli .....TL bedelli fatura yönünden davalının borçlu olup olmadığı, borçlu ise miktarı ve faiz başlangıcı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

Taraflar kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadır. İbrazı istenen belgenin ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı tarafta bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin varolduğu resmi bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olduğu taktirde mahkemece bu belgenin ibrazı için HMK 220/2 maddesi gereği kesin süre verilir. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf verilen süre içerisinde ibraz etmez ve aynı süre içerisinde gerekçesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez yada belgenin elinde bulunduğunu inkar eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse mahkemece belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanına itibar edilebilir. (HMK 220/3)

Yukarıdaki açıklamalara göre ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeyle ilgili olduğu davalara ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerden olmakla birlikte ancak HMK 222. maddesindeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi ticari defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Zira tarafın ticari defterleri kanunda açıklandığı üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu taktirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı taktirde kendi defterlerinin davacı defterleriyle uyumlu olup olmadığının incelenmesinin engel olacağından sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.

Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği taktirde HMK 220/3 madde gereğince sunmaktan kaçındığı ticari defterlerindeki kayıtların karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğu kabul edilebilir. Aksinin kabulü durumunda karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkmaktadır ki, bu hususta HMK'daki açık düzenlemelere aykırı olacaktır.

Mahkememizce davalının borca itirazı nazara alınarak tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce HMK 220/3 ve 222 ve devamı maddeleri uyarınca, davalı tarafa, karşı tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari kayıtlarına itibar edileceği, davacının iddia ettiği hakkın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu kabul edilerek hüküm kurulacağı hususunda ihtar yapılmış, davacı ticari defterlerini bilirkişi incelemesine esas olmak üzere sunmuş ve bulunduğu yeri de bildirmiş ancak davalı tarafından yapılan ihtara ve verilen kesin süreye rağmen ticari defterlerini sunmamıştır.

Mahkememizin .....tarihli celse 5 no'lu ara kararı uyarınca aldırılan .....tarihli raporda sonuç olarak;

"Davacı defterlerinin incelenmesinde, davacının yevmiye defterinin açılış onayı zamanında yaptırıldığı, Davaya konu .....TL bedelli faturanın davalı ......A.Ş.'ne satış kaydı yapıldığını, ancak herhangi bir tahsilatın olmadığını, davalı tarafça ticari defter ve kayıtların ibraz edilmediği" şeklinde rapor ibraz edildiği görülmüştür.

Mahkememizce yapılan değerlendirmede: davacı tarafından Diyarbakır İcra Dairesinin .....Esas sayılı takip dosyasına dayanak .....tarih ve .....numaralı faturaya konu ürünlerin davalıya teslim edildiği, ancak davalı tarafından borcun ödenmemesi sebebiyle takip başlatıldığı, davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiği ileri sürülmüş, davalı vekilince faturada yazılı alım ve hizmetin müvekkiline teslim edilmediğini belirtilerek davanın reddi talep edilmiştir. Mahkememizce tarafların fatura tarihindeki BA-BS formları ilgili vergi dairelerinden getirilmiş olup, davacının ve özellikle davalının BA formlarında davaya konu faturaların kaydedildiği anlaşılmış olmakla böylelikle davaya konu faturalardaki ürünlerin davalı tarafından teslim alındığının, davalı şirketin Ba formu ile vergi dairesine beyan etmesi, bu suretle ürünleri alındığı yönünde oluşan karinenin davalı şirket tarafından aksi ispat edilememiştir. Davacının ticari defterlerinde söz konusu faturanın kayıtlı olmasına rağmen her hangi bir ödemenin yer almaması, davalıya verilen ihtaratlı kesin süreye rağmen ticari defterlerini sunmaması sebebiyle davacının takip konusu fatura sebebiyle alacaklı olduğu anlaşılmış, ancak her ne kadar davacı tarafından takipte faiz de istenilmiş ise de takipten önce davalının temerrüte düşürüldüğüne dair her hangi bir bilgi belge sunulmadığından davanın asıl alacak yönünden kısmen kabulüne, faiz önünden reddine karar vermek gerekmiş, davaya konu faturaya dayalı alacağın likit olması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis kılınmıştır.

HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

  1. Davanın KISMEN KABULÜ ile, Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile takibin .....TL asıl alacak üzerinden üzerinden takip talebindeki koşullar ile devamına,

Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

  1. Alacağın likit olduğu anlaşılmakla, kabul edilen .....TL toplam asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan .....TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  2. Harçlar yasası gereği alınması gereken 82.594,57. TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 15.323,57. TL harcın mahsubu ile eksik kalan 67.271‬,00. TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

  3. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 163.002,54 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  4. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davacıya verilmesine,

  5. Davacı tarafından yapılan; 269,85 TL Başvuru Harcı, 15.323,57. TL peşin nispi harç olmak üzere toplam 15.593,42‬ TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  6. Davacı tarafından yapılan; Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 133,50 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 132,39 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,

  7. 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen 3.120,00 TL arabulucu ücretinin kabul ve red miktarına göre 3.094,10 TL'lik kısmının davalıdan, 25,90 TL'lik kısmının ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,

  8. HMK 333. madde gereğince gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

Dair, Davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Başkan Üye Üye Katip

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapreddinediyarbakırİtirazınİptali(TicariSatımdanKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim