Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/291 E. 2024/391 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/291
2024/391
24 Nisan 2024
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA İHBAR OLUNAN :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 14/11/2023
KARAR TARİHİ : 24/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde .....sayılı kasko poliçesi ile sigortalı .....kendi sevk ve idaresindeki aracını .....tarihinde saat .....sularında Diyarbakır ili .....ilçesi .....Mahallesi .....Caddesi üzerine park ettiğini, park halinde olan aracının cadde üzerinde bulunan elektrik trafosunun patlaması sonucu yandığını, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı İtfaiye Dairesi Başkanlığı'nın .....tarihli yangın raporu ile yangın çıkış sebebinin trafo panosunun elektrik kontağı olduğu kanaatine varıldığını, raporun "Söndürme sonundaki hasar durumu" bölümünde de .....ait .....plakalı aracın ön kısmı ve içinde hayvansal ilaçların tamamen yandığının belirtildiğini, söz konusu hasar sebebi ile sigortalıya müvekkili şirket tarafından .....-TL tazminat bedeli ödendiğini, müvekkili şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesine göre sigortalısının haklarına halef olduğunu, 6102 sayılı TTK Madde 1472 uyarınca ''Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.'' Bu maddede sigortacının üçüncü kişilere rücu hakkının düzenlendiğini, müvekkili şirketin, tam kusurlu olan davalı Dicle Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi'ne rücu hakkının doğması üzerine İstanbul ...... İcra Müdürlüğü .....Esaslı dosyası ile davalıya karşı ilamsız icra takibi başlattığını, davalı borçlunun icra takibinde borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, takibin iptali için itirazın iptali davası açma zorunluluğunun doğduğunu belirterek davalarının kabulü ile borçlunun İstanbul .....İcra Müdürlüğü .....Esas sayılı dosyasındaki haksız itirazının iptaline, davalılar hakkında, likit bir borç bulunduğundan %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Öncelikle husumet, derdestlik, zamanaşımı, hakdüşürücü süre, görev ve yetki itirazlarının bulunduğunu, yetkili mahkemenin İstanbul Ticaret Mahkemeleri değil Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, olay tarihinin .....olduğu gözetildiğinde davanın zamanaşımına uğradığı görüldüğünü ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, borçlar Kanunu 72. Maddesinde tazminat isteminin 2 yıllık sürenin geçmesi ile zamanaşımına uğrayacağının belirtildiğini, aracın park edildiği yerin park yeri olup olmadığı ile parkın usule uygun yapılıp yapılmadığı hususlarının bilirkişi marifeti ile tespitinin gerekeceğini, teknik bilgisi yeterli olmayan itfaiye personellerince tutulan yangın raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, iddia edilen zararın müvekkili şirkete ait elektrik tellerinden çıkmasının imkanı olmadığını, zararın müvekkili şirkete ait elektrik direklerinden çıkmış olması yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, davacının bu zararın meydana gelmesinde kendi kusuru olmadığını da ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafın bu zarara ve çıkış sebebine ayrıca uğradığı zarara ilişkin dava dosyasına hiçbir belge sunmadığını, öncelikle olayın çıkış sebebinin araştırılması gerektiğini ve sonrasında enerji nakil hattının kime ait olduğunun , TEDAŞ'a mı, TEİAŞ’a mı ait olduğunun tespit edilmesi gerektiğini, Borçlar Kanunu “Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri” başlığı altında bulunan maddelerin aradığı koşullardan nedensellik bağı kesilmesi nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, müvekkilinin kamu hizmeti ifa etmekte ve bu çerçevede mevzuat hükümlerine göre abonelere işletmenin kendi şartları içinde düzenli elektrik enerjisi vermekte olduğunu, müvekkilince alınması gereken koruma önlemleri gibi bir takım önlemlerin aboneler tarafından da alınması gerektiğini, Ayrıca; 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve Hizmet Alımları Uygulama Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde müvekkil şirketin bir kısım birimlerinin temizlik, arıza, bakım, onarım hizmetlerinin yapılması amacı ile hizmet alım sözleşmesi yapmış olup bu hizmet alım sözleşmesine dayalı olarak davacı vekili tarafından dava dilekçesinde belirtilen adres ve ada parsele ilişkin, belirlenen yer ile ilgili davanın aleyhlerine çıkması ihtimaline binaen arıza bakımdan sorumlu yüklenici firma olan .....Elektrik Hizmetleri .....Ortaklığı ve sigorta şirketine davanın ihbar edilmesini talep ettiklerini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, kasko poliçesi kapsamında davacının dava dışı sigortalıya ödediği bedelin, davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereğince ve TBK.'nun 162/2 ve 168. maddeleri gereğince müteselsil sorumlulukta diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar ticari davalardır. TTK 5/1 maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemeleridir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği .....tarihinden itibaren yasanın 5/3 maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.
Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22.03.1944 tarih, 37 esas, 9 karar sayılı (03.07.1944 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan) Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle halefiyet davası ticari dava sayılamaz. Bu dava aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir.
Somut olayda, davacı sigorta şirketi kendi sigortalısına ödediği bedeli Dicle Elektrik Dağıtım Anonim Şirketinden istemekte olup, dava dışı .....esnaf tacir araştırması yapılmış olup, gerçek usulden vergi mükellefi olduğu .....Kaymakamlığı Malmüdürlüğü'nün ..... tarihli yazısında bildirildiği görülmüştür. TTK nun 4/1 maddesinde belirtilen her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili nispi dava söz konusu değildir.
Bu durumda uyuşmazlığın genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
6100 Sayılı HMK.'nun 1 inci maddesine göre görev hususu kamu düzenine ilişkin ve aynı yasanın 114/1-c maddesi uyarınca ayrıca dava şartı olduğundan aynı Kanunun 115 inci maddesi uyarınca da her aşamada mahkemece kendiliğinden göz önüne alınması zorunluluğu bulunduğu, davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemelerine ait olduğu görülmekle (Aynı yönde Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin 13/05/2022 tarih, 2020/769 Esas, 2022/696 Karar sayılı kararı) aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Nedenleri gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;
-
Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK'nın 114. ve 115. mad. gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden REDDİNE,
-
Tarafların görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli DİYARBAKIR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
-
Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, verilen karara karşı , 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39