Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/955 E. 2024/34 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/955
2024/34
16 Ocak 2024
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/09/2023
KARAR TARİHİ : 16/01/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı firma müvekkili firma arasında tekstil ürünlerinin dikim, ütü ve paketlemesini kapsar şekilde hizmet sözleşmesi mevcut olduğunu, ürünlerin yükleme tarihi .... tarihi olarak belirtilmiş ve ürünlerin nakliye bedeli davalı firma tarafından karşılanacağı taraflarca kararlaştırılmış olduğunu, fakat davalı firma kumaşları süresi içerisinde müvekkili şirkete ulaştıramaması sebebiyle ürünlerin teslimi ... tarihine ertelemiş ve müvekkili firmanın 3 üretim bandı 3 gün boyunca boş kaldığını, bu üretim bantlarının zararını davalı firmadan isteneceği elektronik posta yoluyla davalı tarafa bildirildiğini, müvekkili firmanın her bir bant için günlük 27.000 TL den toplam ... TL zararı olduğunu, fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL fatura alacağımızın, faturanın kesildiği tarihten itibaren ticari temerrüt faizle beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesini, fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik bantların boşta geçirdiği süre için 1.000 TL nin 10.02.2023 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizle beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkili mahkeme olan İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, dava konusu alacak belirlenebilir nitelikte olduğundan davanın “belirsiz alacak davası” olarak açılması usulen mümkün olmadığını, taraflar arasında alacaklı olan müvekkil şirket olup, davacının kendi kusuruyla sebebiyle zarar meydana getirdiği ve usule aykırı şekilde iş yaptığı sabitken, haksız ve mesnetsiz taleplerinin reddi gerektiğini, davacı tarafından, müvekkilce hammaddenin zamanında gönderilmediğinden bahisle zarara uğranıldığı belirtilmişse de, dava konusu faturalar ile ilişkisi olmayan üretim sürecine ilişkin ve gerçeğe aykırı iddiaların reddi gerektiğini, müvekkil şirketin davacıdan alacağı olduğunu, iade faturası ile faturaya itiraz işlemleri birbirinden farklı işlemler olup, her birinin kendine has hukuki sonuçları mevcut oduğunu, davacının hukuka aykırı iade faturalarının, faturaya itiraz şeklinde değerlendirilmesi mümkün olmadığını, faiz başlangıç tarihi ve faiz oranı hatalı olduğunu, davanın usulden ve esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELLİRİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesi kapsamında sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle zarar tazmini talebine ilişkindir.
Öncelikle uyuşmazlığın çözümünde yetkili mahkemenin belirlenmesi gerekir.
Dosyanın incelenmesinde; davacının yerleşim yerinin ...., davalının yerleşim yerinin İzmir olduğu ve taraflar arasında .... tarihinde imzalanan sözleşmenin XII. maddesinde, sözleşmenin uygulanmasından doğan her türlü uyuşmazlığın çözümünde İzmir Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkili olduğuna ilişkin düzenlemeye yer verildiği anlaşılmaktadır. Davalı vekili süresinde verilen cevap dilekçesinde, HMK.'nun 6. ve 10. maddesine dayalı yetki itirazında bulunduğu gibi, sözleşmede yazılı yetki şartına dayalı olarak İzmir Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair yetki itirazında bulunmuştur.
Taraflar arasındaki sözleşmelerin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK.'nun 6. maddesine göre, bir davada kural olarak yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Aynı Kanunun 10. maddesine göre sözleşmeden kaynaklanan davalarda sözleşmenin ifa yeri mahkemesi de yetkilidir. Öte yandan 818 sayıyı BK.'nun 73. (Yeni TBK. 89) maddesine göre davaya konu alacak istemi sözleşmeden kaynaklanan para alacağına ilişkin olup alacaklıya götürülecek borçlardan olduğundan davacının yerleşim yeri mahkemeside yetkilidir. Davacı dilerse genel yetkiye, dilerse özel yetkiye dayalı olarak belirtilen mahkemelerden birinde davasını açabilir.
Öte yandan 6100 salıyı HMK.'nun 17. maddesinde;"Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." düzenlemesi yer almaktadır.
Yetki sözleşmesi tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapıldığı takdirde HMK'nın 17. maddesi uyarınca geçerlidir. Yalnızca tacirler ve kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi yetkili kılabilir. Bu yeni düzenleme, 01.10.2011 tarihinden sonra açılacak davalar bakımından uygulanmakla birlikte, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 19. maddesinin 2. bendi “Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.” hükmünü içermektedir.
Somut olayda, taraflar tacir olup aralarında yetki sözleşmesi imzalamışlardır. Bu durumda taraflarca ortaklaşa tespit edilen Mahkemenin münhasır yetkili Mahkeme olduğu ve davalı tarafın süresinde yetki itirazı halinde sözleşmede belirlenen yetkili Mahkemenin münhasıran yetkili olacağı, artık başkaca yerdeki bir Mahkemede uyuşmazlığın görülemeyeceği değerlendirilmekle ve tarafların 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesi uyarınca yetkiye dair yapmış oldukları sözleşmenin geçerli olduğu görülmekle, davalı tarafın sözleşmedeki yetki şartına dayalı yetki itirazının kabulü ile İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yetkisizlik kararı verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
-
Mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
-
Yetkili mahkemenin İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, 6100 Sayılı HMK'nın 20.maddesi gereği kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya bulunulan yer mahkemesine başvurularak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın yetkili İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, aksi takdirde dosyanın resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
-
H.M.K.'nın 331/2. maddesi uyarınca harç, vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık süre içerisinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere karar verildi.
Katip Hakim
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29