Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1437 E. 2024/332 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1437
2024/332
3 Nisan 2024
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 06/12/2022
KARAR TARİHİ : 03/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde .....nolu genişletilmiş kasko sigorta poliçesi düzenlenen dava dışı .....Şirketine ait .....plakalı çekici ve buna bağlı .....plakalı römorkün, Diyarbakır İlinden .....İli istikametine seyir halinde iken .....km'ye geldiğinde karşı istikametten gelen sürücüsü ....., işleteni/maliki davalı şirket olan .....plakalı aracın çarpması sonucunda ağır hasarlı ve ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle hasarlanan kasko sigortalı araç nedeniyle müvekkili sigorta şirketi tarafından yapılan araştırma ve alınan eksper raporu doğrultusunda .....TL sovtaj bedeli indirimi sonucunda .....hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, karşı aracın ZMMS poliçesinden .....TL tahsil eden müvekkilinin karşılanmamış zararının .....-.....TL=.....TL olduğunu ileri sürerek .....TL maddi tazminatın ödeme tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, zamanaşımının dolduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davaya konu kazada müvekkile atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla rücuya ilişkin koşulların oluşmadığını, davacının hasar ve sovtaj bedeli hesaplamasını yüksek yaptığından fazla ödeme yaptığını, rücuya konu tazminat ödemesi içinde davacı tarafından müvekkiline bildirim yapılmadığını, temerrüdün gerçekleşmediğini, dava tarihinden faize hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, .....ve .....plaka sayılı araçların tescil bilgileri ile tramer kayıtları, UYAP sistemi üzerinden Lice Asliye Ceza Mahkemesinin .....esas sayılı dosyası celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu kazada kusur durumunun tespiti yönünden Ankara Adli Tıp Kurumundan, yine davaya konu kazada kaskolu araçta meydana gelen hasar bedelinin tespiti yönünden makine mühendisinden bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava, davacı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi düzenlenen araç arasında meydana gelen trafik kazası sonucu davacı tarafından kasko sigortalısına yapılan ödemenin kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın işleteni olan davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
.....plaka sayılı çekici cinsi aracın .....tarihleri arasında geçerli olmak üzere davacı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesinin düzenlendiği,
Kaza tespit tutanağına göre .....tarihinde .....plaka sayılı araç ve buna bağlı çekici ile davalıya ait .....plaka sayılı araç arasında davaya konu trafik kazasının meydana geldiği,
Kaza sonrası kaskolu araç hakkında düzenlenen .....tarihli ekspertiz raporunda, iskontolu yedek parça bedeli .....TL ve işçilik bedeli .....TL olmak üzere toplam hasar bedelinin .....TL olarak tespit edildiği, raporun sonuç kısmında, gerçekleşen kaza ile hasar gören parçaların uyumlu olduğu, aracın tamirinin ekonomik olmadığı, ağır hasarlı/hurda olarak değerlendirilmesi gerektiği, aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin .....TL, hurda değerinin ise .....TL olduğunun belirtildiği,
Dava dışı kasko sigortalı .....Lojistik tarafından imzalı yazıda, hasar tazmin bedeli olarak belirlenen .....TL araç değerinden .....TL sovtaj değeri düşüldükten sonra aracın hasarlı hali ile tarafına bırakılmasını ve kalan .....hasar bedelinde mutabık kaylındığı, belirtilen tutarın ödenmesi halinde davacı sigorta şirketini ibra ettiğinin yazılı olduğu
Davacı sigorta şirketi tarafından .....işlem tarihli dekont ile dava dışı .....Lojistik Taşımacılık .......TL ödeme yapıldığı,
Davaya konu kaza nedeniyle Lice Cumhuriyet Başsavcılığının .....nolu dosyası üzerinden yürütülen soruşturma sonucu .....plaka sayılı araç sürücüsü .....hakkında taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan iddianame düzenlendiği ve Lice Asliye Ceza Mahkemesinin .....esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiği, dosyanın derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalıya ait araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, davacı sigorta şirketince kasko sigorta poliçesi düzenlenen araçta meydana gelen hasar ve sovtaj bedelinin usulüne uygun tespit edilip edilmediği, kaskolu araç için ödenen hasar ve sovtaj bedelinin davalıdan rücusuna ilişkin koşulların oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı ile buna yönelik talebin zamanaşımı süresi içerisinde ileri sürülüp sürülmediği ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
Davacı sigorta şşirketi tarafından kasko sigorta poliçesi düzenlenen araç ile davalıya ait araç arasında .....tarihinde çift taraflı trafik kazası meydana geldiği, kaza sonrası davacı sigorta şirketi tarafından açılan hasar dosyası kapsamında yapılan inceleme sonucu hasar bedeli olarak .....TL ödeme yaptığı yaptığı sabittir.
Bilindiği üzere halefiyet, bir kişinin hukuken diğerinin yerine geçmesi anlamına gelir. TTK m. 1472(1) hükmünde sigorta tazminatını ödeyen sigortacının, hukuken sigorta ettirenin (başkası hesabına sigortada sigortalının) yerine geçeceği ifade edilmiştir. Bu nedenle hukukumuzda yasal halefiyete ilişkin olarak tazminat alacağının yasa uyarınca sigortacıya geçmesi ilkesi benimsenmiştir. Yasal halefiyet zarar sigortalarında söz konusu olup, mal sigortaları bakımından TTK m. 1472 hükmünde, sorumluluk sigortaları bakımından TTK m. 1481 hükmünde düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücu davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz’î haleftir (.....). Bu durumda, davacı sigortacının, yapmış olduğu ödemeyi zarar sorumlularına rücu hakkı bulunmaktadır.
Davacı sigortacı tarafından sigortalısına .....tarihinde ödeme yapmış ve .....tarihinde eldeki davayı açmıştır. 6098 sayılı TBK'nun 73/1 ve 2918 sayılı KTK'nun 109/4 maddesi gereğince ödeme tarihinden itibaren 2 yıllık süre içerisinde davanın açıldığı anlaşılmakla, davalı vekilinin zamanaşımı defi yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
Somut olayda, davacı sigortacı sigortalısının haklarına halef olarak eldeki davayı açmıştır. Dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki ilişki haksız fiilden kaynaklanmakta olup, dava dışı sigortalı ile davalının tüzel kişi tacir olması karşısında uyuşmazlığın çözümünde mahkememiz görevli olup, haksız fiile dayalı açılan davada, öncelikle kusur, davalı tarafın kusurlu olduğunun kabulü halinde de zarar miktarının hesaplanması gerekir.
Kaza tespit tutanağı ve soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu ile yargılama aşamasında Adli Tıp Kurumundan alınan bilirkişi raporundan, .....tarihinde saat .....sıralarında dava dışı sürücü .....sevk ve idaresindeki davalıya ait .....plaka sayılı çekici ve çekiciye bağlı .....plaka sayılı yarı römork ile Bingöl istikametinden Diyarbakır istikametine çift yönlü devlet karayolunu takiben seyri sırasında olay mahalline geldiğinde şerit ihlali yaparak karşı yol bölümüne girmesi sonucu aracının ön sol kısımları ile, karşı yönden gelen ve Bingöl İli istikametine doğru seyreden dava dışı sürücü .....sevk ve idaresindeki davacı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi düzenlenen .....plaka sayılı yarı römorku çeken .....plaka sayılı çekicinin sol ön kısımları ile çarpışmaları sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Kaza tespit tutanağı ve soruşturma aşamasında trafik bilirkişisinden alınan bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde davalıya ait araç sürücüsü .....şerit ihlali yapmış olması nedeniyle kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Elde ki davada yargılama aşamasında Ankara Adli Tıp Kurumundan alınan bilirkişi raporunda, davalıya ait araç sürücüsü .....sevk ve idaresindeki çekici ve çekiciye takılı yarı römok ile gece vakti meskun mahal dışında, çift yönlü devlet karayolunu takiben seyrederken olay mahalline geldiğinde, yola gereken dikkatini verip seyrini kendi seyir şeridini takiben müteyakkız bir şekilde sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, aksine hareketle sevk ve idare hatası sonucu dikkatsiz ve hatalı bir şekilde şerit ihlaliyle karşı seyir şeridine girerek kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği ve kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir. Alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olması karşısında mahkememizce de benimsenmiş ve davaya konu kazanın davalıya ait araç sürücüsü .....şerit ihlali yapması sonucu %100 kusuru ile meydana geldiği mahkememizce kabul edilmiş, olayın oluş şeklinin dosya kapsamından sabit olması karşısında Lice Asliye Ceza Mahkemesinin .....esas sayılı dosyasında yapılan yargılamanın sonucunun beklenilmesine gerek görülmemiştir.
Davacı sigorta şirketi tarafından, kaskolu aracın kaza tarihindeki rayiç bedelinin .....TL, sovtaj bedelinin ise .....TL olduğu iddia edilmiştir. Davacı sigorta şirketi dava dışı sigortalısına ödediği değil, yaptığı ödemeyi aşmamak kaydıyla ancak sigortalısının gerçek zararı kapsamında ödemesi gereken bedeli rücu edebilir.
Davaya konu kaza nedeniyle kasko sigortalı araçta meydana gelen gerçek zararın tespiti amacıyla makine mühendisinden alınan bilirkişi raporunda, dava konusu aracın hasarlı haline ait ekspertiz raporu ve dava dosyasındaki aracın hasarlı fotoğrafları incelendiğinde, raporda belirtilen yedek parça ve işçilik giderlerinin, yapılan piyasa araştırması sonucu ile uyumlu olduğu, aracın tamirinin ekonomik olmadığı ve pert olarak değerlendirilmesi gerektiği, yapılan piyasa araştırmasına sonucu aracın kaza tarihindeki hasarsız rayiç bedelinin .....TL, sovtaj bedelinin ise .....TL olarak tespit edildiği mütalaa edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu kabul edilmiş ve rapora yapılan itirazlar yerinde görülmemiştir.
Bilirkişi raporu ile tespit edilen .....TL rayiç bedelden .....TL mahsup edildiğinde bakiye kalan miktar .....TL'dir. Bu bedelden davacı sigorta şirketi tarafından davacıya ait aracın ZMMS sigorta şirketinden tahsil edildiği belirtilen .....TL'de mahsup edildiğinde bakiye kalan miktar .....TL'dir. Dava dışı kasko sigortalının gerçek zararı bu miktardır. Davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına yaptığı ödemeden karşı ZMMS'den tahsil ettiği miktar düşüldükten sonra bakiye kalan .....TL talep edilmiştir. Davacı sigorta şirketinin ancak yaptığı ödeme kadar rücu hakkı bulunduğundan .....TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Davacı sigorta şirketinin yapılan ödemeye, ödeme tarihinden itibaren faiz talep etme hakkı bulunmakta olup, dava dışı sigortalıya .....tarihinde ödeme yapıldığı anlaşılmakla, kabul edilen alacağa ödeme tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın KABULÜNE, .....TL maddi tazminatın .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken .....TL peşin harçtan, başlangıçta yatırılan .....TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan .....TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
-
Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 80,70 TL başvuru harcı ve 2.757,17 TL peşin harcın toplamı olan 2.837,87 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından 349,75 TL tebligat ve posta masrafı ve 1.250,00 TL bilirkişi ücreti ile 2.345,00 TL ATK rapor bedeli olarak sarf edilen toplamda 3.944,75 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 25.832,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A. 13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
-
Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde diyarbakır bölge adliye mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49