SoorglaÜcretsiz Dene

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/962 E. 2024/298 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/962

Karar No

2024/298

Karar Tarihi

1 Nisan 2024

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

DİYARBAKIR

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :

KARAR NO :

HAKİM :

KATİP :

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

VEKİLİ :

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 22/09/2023

KARAR TARİHİ : 01/04/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı taraftan alüminyum malzemeleri almak için anlaşıldığı, .....tarihinde yapılan anlaşmaya göre 16 ton alüminyum karşılığında .....keşide tarihli .....seri nolu .....Bankası'na ait ....., 00 TL çek ile .....keşide tarih .....seri nolu .....keşide tarihi .....Bankasına ait .....TL çeklerin verildiği ancak toplamda .....TL olan çeklerin karşılığı olan 16 ton alüminyum malzemelerinin müvekkiline gönderilmediği, bu hususun Diyarbakır .....Noterliğinin .....Yevmiye nolu .....tarihli ihtarname ile de karşı tarafa ihtar edildiği ve karşı tarafın bu durumu görmezlikten gelerek ilgisiz kaldığı, bu sebeple munzam zararın ortaya çıktığı, arz ve izah edilen sebeplerden dolayı gönderilmeyen alüminyum malzemesi olan 16 ton alüminyum malzemesinin müvekkile iadesine, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin iddia ettiği hususların tamamen gerçek dışı olduğu ve işbu davanın reddinin gerektiği, şöyle ki; Davacı tarafın sunmuş olduğu dava dilekçesinde iddia etmiş olduğu hususların yasal dayanaktan yoksun, somut bir delile dayanmayan ve tamamen soyut iddialardan ibaret olduğu, bu beyanlara itibar edilmesinin hukuken mümkün olmadığı, davacı tarafın iddia etmiş olduğu hususları ispat yükü altında olduğu, dava dilekçesinde delil olarak sunulan bilgi ve belgelerin hiç birinin usul kuralları çerçevesinde iddia edilen vakıayı ispata elverişli araçlar olmadığı, davacı ile müvekkili arasında dava dilekçesinde iddia edilen hususların hiç bir zaman gerçekleşmemiş olduğu, davacının taleplerinin tamamen karşılıksız maddi menfaat temin etmek üzere dile getirildiği, Müvekkilini bahsi geçen çeklere ilişkin olarak edimini gerçekleştirmiş olduğu ve ilgili faturaları ekte sundukları, ayrıca ilgili faturaların iki şirketinde ticari defleriler ve cari hesaplarında onaylandığı, davacı tarafından söz konusu malların müvekkilin deposondan bizzat gelip yüklenerek götürüldüğü, teslimat ve nakliyenin taraflarınca yapılmadığından dolayı usulen irsaliye değil de sadece fatura düzenlendiği, davacı tarafın faturalarını kendi ticari defterlerine eklediği üzere malları teslim aldığının açık olduğu, davacı taraf teslim alacağını iddia ettiği mallar ve bu malları teslim almadığına dair bir sözleşme ve bir ihtarname sunmadığı, basiretli tacirin 3 gün içerisinde ilgili ihtilafı ihbar etme yükümlüğü bulunduğu, davacı tarafın ticari ilişkiyi faturaları ve edimin gerçekleşmediğini ve neden ihtar çekmediğini ispat etmek zorunda olduğu, yukarıda arz ve izah olunan veya Sayın mahkemece resen göz önünde bulundurulacak sebeplerle; Haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :

Dava, ticari satımdan kaynaklanan ifa talebine ilişkin alacak davasıdır.

Taraflar arasındaki ihtilafın; davacının davalı şirketten yazılı olarak sunulmayan ancak taraflar arasında akdedildiği hususunda ihtilaf bulunmayan alüminyum satışına konu sözleşmeye dayalı .....keşide tarihli .....seri nolu .....Bankası'na ait ....., 00 TL çek, .....keşide tarihli .....seri nolu .....Bankasına ait .....TL çek ile toplamda .....TL bedel ödenmek suretiyle çeklerin karşılığı olan 16 ton alüminyum malzemesinin alıp almadığı, ilgili ürünlerin davalı tarafından davacıya teslim edilip edilmediği ve davacının yapılan ödemeye rağmen ifası yapılmadığı iddia olunan 16 ton alüminyumu talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

Davacının dava dilekçesi ekinde .....keşide tarihli .....seri nolu .....Bankası'na ait ....., 00 TL çek, .....keşide tarihli .....seri nolu .....Bankasına ait .....TL çeklerin davalıya ciro edildiğine ilişkin suretleri ve ilgili malların gönderilmediğine ilişkin ihtarnameyi, davalı şirketin ise cevap dilekçesi ekinde ilgili malların satımına ilişkin davacı şirkete yönelik düzenlenen .....TL ve .....TL bedelli faturaları sunduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili ilgili ürünlerin bedelini ödediğini fakat tarafına teslim edilmediğini belirtmiştir.

Davalı ise ilgili çekler ile sunulan faturalardaki ürünlerin teslim edildiğini davacının ilgili faturaları ticari defterlerini işlediğini davacının düzenlenen faturalara karşı ürünlerin teslim edilmediğine yönelik itirazda bulunmadığını belirtmekle davanın reddini talep etmiştir.

Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında satış sözleşmesinin kurulduğuna ve satış bedeli olan .....TL ve .....TL nin davacı tarafından bahse konu çekler ile ödendiğine yönelik ihtilaf bulunmamaktadır. Çözümlenmesi gereken ödenen çek bedellerine karşılık davalının ifa etmekle yükümlü olduğu fatura konusu ürünleri davacıya teslim edip etmediği hususudur.

Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır. .....tarihli bilirkişi raporunda; "Davalı şirket tarafından davacı şirkete düzenlenen muhteviyatları 35 kalemden oluşan çeşitli inşaat malzemelerine konu .....tarihli .....nolu vergiler dâhil .....TL toplam tutarlı ve .....tarihli .....nolu vergiler dâhil .....TL olmak üzere vergiler dahil .....TL genel toplam tutarlı iki adet e-arşiv faturanın davalı şirketin ticari defter kayıtlarında yer alması, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesi hükmü çerçevesinde bahse konu faturaların davacı şirket tarafından kanunda öngörülen süre içerisinde itiraz edildiklerine dair dosya kapsamında tevsik edici belge mahiyetinde somut (noter ihtarnamesi, güvenli elektronik imza, iadeli taahhütlü mektup yöntemleri bağlamında) herhangi bir belgeye rastlanılamaması, bahse konu faturaların Kdv. öncesi genel toplam tutarı olan .....TL'nin tutar olarak aynısının Ve belge adedi iki adet olacak şekilde Gelir İdaresi Başkanlığına davalı tarafça Form BS ile davacı tarafça ise Form BA ile bildirimlerinin yapılması veyâ bahse konu iki adet faturanın taraflarca bildirimlerinin yapılmaları ve bu bildirimlerin karşılıklı olarak belge adedi ve tutar yönlerinden birbirleri ile örtüşmeleri/birbirleri ile tam olarak tutarlı ve uyumlu olmaları, bahse konu faturaların bedellerinin davacı taraf beyanlarında bahsi geçen davalı şirketin uhdesinde/tasarrufunda kalan .....vadeli .....nolu .....TL tutarlı ve .....vadeli .....nolu .....TL tutarlı çekler marifeti ile davacı tarafça davalı tarafa ödemelerinin yapılmış olması ve her iki çeke ait tutarlar ile davalı şirket tarafından davacı şirkete düzenlenen iki adet e-arşiv fatura bedellerine ait tutarların birebir aynı olmaları veya iş bu çeklerin bahse konu faturaları tutar yönü ile kapsaması/iktisabının olması ve de bahse konu fatura bedellerine ait dosya kapsamında .....TL ve .....TL tutarlarındaki ödemeler dışında davacı tarafça davalı tarafa yapılan tevsik edici belge mahiyetinde başkaca bir ödeme belgesine rastlanılamaması, bahse konu faturaların vergiler dâhil genel toplam tutarlarının ve ödeme işlemlerine konu çeklere ait tutarların davalı tarafça yasal ticari defter kayıtlarına alınırken mukayese yönünden uyumlu/tutarlı olarak kayıt altına alınmaları (Belge tutarı ile kayıt tutarı mukayesesi bağlamında) ve davalı tarafın yasal ticari defter kayıtlarında yer alan/görülen iş bu e-arşiv faturalara dair matrah ve kdv. ve de ödeme işlemlerine konu çeklere ait tutarlar yönlerinden yapılan muhasebesel kayıtların davalı tarafça genel kabul görmüş ve tekdüzen muhasebe ilkelerine uygun olarak kayıt altına alınmaları, davalı tarafından 2022 yılında yapılan tüm muhasebesel işlemler neticesinde 2022 yılı sonu veya .....tarihi itibari ile davalı şirketin ticari defter kayıtlarında davacı ve davalı şirketler arasında borç-alacak bakiyesinin sıfırlandığı veya taraflar arasında cari hesap bakiyesinin kalmadığının/bulunmadığının görülerek tespit edilmesi hususları vu bütün halinde değerlendirildiklerinde; Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere dava ve uyuşmazlık konusuna dair davacı ve davalı şirketler arasında tutar yönünden borç-alacak bakiyesinin bulunmadığı..." mütalaa edilmiştir. İlgili rapor hüküm kurmaya el verişli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak hükme esas alınmıştır.

Satış sözleşmesi kapsamında paranın ödenmesi ile malın teslimi noktasında ispat hususunda öncelikle şu hususlara değinmekte fayda vardır. İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Nitekim kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. İspata ilişkin bu açıklamalardan sonra somut olaydaki iddianın mahiyeti ve buna göre ispat yükünün davanın hangi tarafı üzerinde olduğu irdelenmelidir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) süreye bağlanmamış borçlara ilişkin 90. maddesine göre her borç, ifa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukukî ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça, doğumu anında muaccel olur. TBK’nın 91 ve 92. maddelerde ise süreye bağlanmış borçlar yönünden ifa zamanı düzenlenmiş ve tarafların borcun ifası için belli bir süre ya da vade belirlemesi hâlinde ifa zamanının ve buna göre muacceliyetin nasıl belirleneceği tespit edilmiştir.

TBK’nın 207. maddesinin birinci fıkrasında “satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme” olarak tanımlanan satış sözleşmeleri de iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerdendir ve satış bedelinin ödenmesi zamanına göre peşin, vadeli, taksitli yahut ön ödemeli sözleşmeler olarak tasnif edilebilirler. Anılan 207. maddenin ikinci fıkrasına göre “Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler.” Buna göre kanun koyucu satışa konu malın alıcıya teslimi ile birlikte, bedelinin peşin olarak satıcıya ödendiği yolunda bir karine kabul etmiştir. Bu kapsamda belirlenen yasal düzenlemeler ile tarafların ticari defter incelemelerine yönelik aldırılan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde davacının söz konusu faturalara yönelik malların teslim edilmemesi nedeniyle itirazi bir kayıt düşüldüğüne ilişkin dosyaya yansımış bir delil sunmamış olması, davacının sözleşme kapsamında üzerine düşen ürün bedelini ödediği hususunun ihtilafsız olması ile davacı tarafından çek aracılığıyla ödenen bedeller ile davalı tarafından davacıya yönelik mal satımına ilişkin düzenlenen fatura bedellerinin uyuşması, ticari defter incelemesi ile taraflar arasında borç-alacak bakiyesinin bulunmadığının anlaşılması karşısında aksine bir anlaşma ve ya delil olmadıkça davalının da davacı tarafından çek suretiyle yapılan ödemelere karşılık dava konusu faturalarda belirlen ürünleri davacıya teslim etmiş olduğunun kabulünün gerektiği hususları birlikte gözetildiğinde davacının söz konusu çekler ile satış bedelini ödemiş olduğu ürünlerin davalı tarafından davacıya teslim edilmediği hususunun ispatlanamadığı kanaatine varılarak davacının sözleşme konusu malzemelerin taraflarına teslim edilmesine ilişkin ifa talebini içeren davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM:

  1. Davanın REDDİNE,

  2. Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken .....TL maktu karar ve ilam harcının, başlangıçta yatırılan .....TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye .....TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,

  3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 97.420,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

  5. Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A. 13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,

  6. Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip Hakim

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

diyarbakır(TicariSatımdanhükümKaynaklanan)Alacak

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim