SoorglaÜcretsiz Dene

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/1970 E. 2024/274 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/1970

Karar No

2024/274

Karar Tarihi

26 Mart 2024

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

DİYARBAKIR

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :

KARAR NO :

HAKİM :

KATİP :

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

VEKİLİ :

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 02/12/2021

KARAR TARİHİ : 26/03/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Çiftçi olup, Biçerdöverleri ve diğer tarım araçlarında kullanabilmesi amacıyla davalı iş yerinden toplamda ... LT akaryakıt/motorin satın aldığını, müvekkilinin daha önceki yıllarda da aynı şekilde davalıdan toplu akaryakıt satın almış olduğunu, müvekkilinin önceki yıllarda yaptığı gibi davalı şirketten ...Tarih ve ...Seri Nolu tahsilat makbuzu ile ...Litre ve ...Tarih ve ...Sıra nolu tahsilat makbuzu ile ...Litre Akaryakıtı ücretini peşin ödeyerek satın aldığını, müvekkili satın aldığı akaryakıtı teslim almak için davalı şirkete başvurmuş ancak davalı şirket tarafından müvekkiline makbuz karşılığında satın aldığı akaryakıtı müvekkiline teslim etmediğini, ayrıca davalı taraf müvekkilinin ödediği ücret talebinin de reddedildiğini, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile alacağı olan toplam ...Litre akaryakıtın dava tarihi itibari ile güncel fiyatınının fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik ...TL sinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Söz konusu dava haksız, hukuksuz, hakkaniyete aykırı olarak ikame edildiğini ve davanın reddi gerektiğini, davacının huzurdaki dava ile talep ettiği alacak kalemleri zamanaşımına uğradığını, yasal süresi içinde zamanaşımı def’inin kararda dikkate alınmasını, müvekkili şirket açısından davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacı taraf dava dilekçesindeki tüm iddiaları gerçek dışı olduğunu ve kabul etmediklerini, merkez adresi Diyarbakır olan müvekkili şirketin, birçok sektörde yıllardan beri faaliyet göstermekte olduğunu, ayrıca müvekkili şirket sektöründe yahut farklı sektörlerde dahi herkes tarafından tanınan, başarılı, saygın, güvenilir, ticari itibar sahibi bir şirket olduğunu, taraflar arasında akdedilmiş bir satış sözleşmesinin mevcut olmadığını, söz konusu makbuzlardaki imzaların müvekkili şirket yetkililerine de ait olmadığını, davalı şirketin her ne kadar daha önceki yıllarda da müvekkili şirketten toplu olarak akaryakıt aldığını iddia etse de bu husus da tamamen gerçek dışı olduğunu, davacıyla müvekkili şirket arasında hiçbir zaman ticari bir ilişki söz konusu olmadığını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere; müvekkili hakkında açılan davanın ve tüm taleplerin müvekkil yönünden reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

GEREKÇE;

Dava, alacak davasıdır.

Taraflar arasındaki ihtilafın; davacının davalı şirketten ...tarih, ...no.lu tahsilat makbuzu ile ...litre ve ...tarih, ...no.lu tahsilat makbuzu ile ...litre akaryakıt alıp almadığı, ücretini peşin ödeyip ödemediği ve davacının ...litre akaryakıtın güncel bedelini talep edip edemeyeceği, edecekse tutarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

Davacının dava dilekçesi ekinde satışa ilişkin olarak sunmuş olduğu davalı şirket kaşesi ile ...imza altına aldığı ...tarih, ...no.lu, "Sayın .......litre motorin peşin alındı karşılığı olarak Yukarıda yazılı yalnız biçer döner içindir" metnini içeren tahsilat makbuzu olduğu; diğer makbuzun ise ...tarih, ...no.lu, "Sayın ...litre peşin alındı. " metnini içeren tahsilat makbuzu olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili motorinlerin parasını peşin ödediğini fakat motorinlerin tarafına teslim edilmediğini belirtmiştir.

Davalı ise davacı ile satış sözleşmesinin bulunmadığını, atılan imzanın şirket temsilcisine ait olmadığını belirtmekle davanın reddini talep etmiştir.

Öncelikle açılan davanın mutlak ticari dava olmadığı anlaşılmakla, davalının tüzel kişi tacir olması, davacının tacir olup olmadığı noktasında yapılan araştırmada ...tarihi itibari ile bilanço usulüne göre defter tuttuğu anlaşılmakla tacir olduğu dolayısı ile de iki tarafında tacir olduğu ve ticari işletmesi ile ilgili hususla ilgili olarak iş bu dava dosyasının görüldüğü anlaşılmakla mahkememizin görevli olduğu kanaatine varılmıştır.

Ticaret sicil müdürlüğünden gelen yazı cevabına göre davalı şirket temsilcisinin ... tarihi itibari ile ...ile ...yetkili oldukları belirtilmiştir.

Davacı vekili sunmuş olduğu ...tarih ve ...tarihli beyan dilekçelerinde davalı şirketi temsilen satış sözleşmesinin ...ile akdedildiğini, Diyarbakır CBS'nin ...Soruşturma sayılı dosyasında şirket temsilcisi ...şikayet dilekçesinde "...isimli petrol ofisi işyeri benimdir, bu iş yeri yaklaşık 20 yıldır benimdir ve sürekli petrol olarak çalıştı, benim bu iş yerimde muhasebeci olarak yaklaşık 17 yıldır ...isimli şahıs çalışır, ..., petrol ofisi ile ilgili bütün ticaretlerde bize ödenmesi gereken nakit ya da çek olarak verilen paraların sorumluluğu kendisinde idi,... hatta iş yerine ait olan ve petrol ofisinde muhasebeci odası olarak kullanılan odada bulunan çelik kasanın anahtarı da kendisinde bulunmaktaydı..." şeklinde beyanda bulunduğunu belirtmekle mahkememizce ilgili ceza dosyası celbedilmiş, ilgili dosyanın Diyarbakır ...Asliye Ceza mahkemesinde ...E. Sayısına kaydedilerek görüldüğü, işbu dava davalı şirket yetkilisi ...müşteki olarak yer aldığı, ...ise sanık olarak yer aldığı ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan yargılama yapıldığı, yukarıda belirtilmiş olunan davacı vekilinin beyan dilekçesinde değindiği hususların ceza dosyası şikayet dilekçesinde yer aldığı ve iddianamede bu hususlara yer verildiği anlaşılmıştır.

Mahkememizce ...tarihli celsede davacının bildirmiş olduğu tanıklar dinlenilmiş tanık ..., tanık ...ve tanık ... beyanlarında davalı işyerine akaryakıt alımı için gidildiğini, önce parayı vererek toplu mazot alındığını, mazotun ise akabinde gönderildiğini, ...davalı şirket adına alım satım işlemlerini yaptıklarını beyan ettikleri anlaşılmıştır. ...tarihli celsede davacının bildirmiş olduğu kalan tanığı ve davanın tanıkları ne hususta dinleteceğinin aydınlatılması istenilmiş davacı vekili taraflar arasındaki alım satımın nasıl gerçekleştiği konusunda, davalı vekili tanıkların şirkette çalışan kişiler olduğunu davacı ile aralarında bir alım satımın olup olmadığı ve davacının iddia ettiği vakaların gerçek dışı olduğu noktasında dinleteceğini belirtmiş olup mahkememizce belirtilen bu hususların yazılı delil ile ispatı gerektiği kanaat edilmekle tanık dinletme talebinin reddine karar verilmiştir.

Mahkememizin kurulan ara karar gereği için dos

ya petrol ve akaryakıt alanında uzman bir bilirkişiye tevdi edilmiş, dava tarihi .....tarihi itibariyle .....litre akaryakıt/motorinin fiyatının belirlenmesi istenilmiş alınan raporda değerin .....olduğu hesap edilmiştir.

Mahkememizce taraflara ticari defterlerini ibraz etmeleri için kesin süre verilmiş tarafların ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda .....tarih ve .....tarihli SMM bilirkişi kök ve ek raporunda özetle ilgili satışa ilişkin makbuzlar ile ilgili olarak tarafların ticari defterlerinde bir kayıt bulunmadığı belirtilmiştir.

Somut uyuşmazlıkta öncelikle çözümlenmesi gereken taraflar arasında satış sözleşmesinin bulunup bulunmadığı noktası aydınlatılmalıdır. Davalı şirket adına satış sözleşmesi yapan .....ticaret sicil kayıtları incelendiğinde şirket temsilcisi olmadığı açık olup .....şirket adına yetkisiz temsilci olarak işlem yaptığı anlaşılmaktadır.

Yetkisiz temsil durumunun varlığı halinde, işlemin geçerli olabilmesi temsil olunanın işleme icazet vermesine bağlıdır. Bu nedenle icazet kurucu yenilik doğuran bir işlem olarak kabul edilmelidir. İcazet temsil olunan tarafından tek taraflı ve varması gereken bir beyanla verilir ve temsilcinin veya üçüncü kişinin hakimiyet alanına girdiği andan itibaren sonuçlarını meydana getirir. İcazetin verilmesi kural olarak şekle tabi değildir. Açıkca verilebileceği gibi, zımni davranışlarla verilmesi mümkündür. İcazetin verilmesine ilişkin bir diğer sorun susmanın icazet olarak yorumlanmasının mümkün olup olmadığıdır. Susmanın kural olarak bir irade beyanı ve buna bağlı olarak da bir icazet olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Özellikle temsil olunanın yapılan hukuki işlem hakkında bilgisinin olmadığı hallerde durum böyledir. Ancak istisnai olarak temsil olunan kimseden dürüstlük kuralı uyarınca hukuki işleme itiraz etmesinin, diğer bir ifade ile söz konusu hukuki işlemi onaylamadığını bildirmesinin beklenebildiği hallerde susmanın icazet sayılabileceği kabul edilmelidir. Ancak susmanın icazet sayılabilmesi için gereken ön şart temsil olunanın yetkisiz olarak yapılmış olan işlemden haberdar olmasıdır. Zira aksi takdirde temsil olunandan söz konusu hukuki işleme itiraz etmesinin beklenilmesi mümkün olmayacaktır. Ayrıca, bir hukuki işlemin yetkisiz olarak yapılması durumunda, icazetin verilmiş olduğunu iddia eden kimse bu hususu kendisinin ispat etmesi gerekecektir(.....).

Bu açıklamalar ışığında .....yaptığı işlemler ile ilgili olarak davalı şirket temsilcisi .....ceza dosyasında vermiş olduğu beyanı mahkeme dışı ikrar niteliğinde olup, .....şirketi adına iş ve işlemler yaptığını, para sorumluluğunun kendisine ait olduğunu beyan ettiği, dinlenen tanık beyanlarına göre de .....yıllardır akaryakıt alım satımında iş ve işleri davalı adına yaptığını beyan etmiş olup bu deliller kapsamında taraflar arasında satış sözleşmesinin varlığı kabul edilmiştir.

Satış sözleşmesi kapsamında paranın ödenmesi ile malın teslimi noktasında ispat hususunda öncelikle şu hususlara değinmekte fayda vardır. İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Nitekim kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. İspata ilişkin bu açıklamalardan sonra somut olaydaki iddianın mahiyeti ve buna göre ispat yükünün davanın hangi tarafı üzerinde olduğu irdelenmelidir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) süreye bağlanmamış borçlara ilişkin 90. maddesine göre her borç, ifa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukukî ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça, doğumu anında muaccel olur. TBK’nın 91 ve 92. maddelerde ise süreye bağlanmış borçlar yönünden ifa zamanı düzenlenmiş ve tarafların borcun ifası için belli bir süre ya da vade belirlemesi hâlinde ifa zamanının ve buna göre muacceliyetin nasıl belirleneceği tespit edilmiştir.

TBK’nın 207. maddesinin birinci fıkrasında “satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme” olarak tanımlanan satış sözleşmeleri de iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerdendir ve satış bedelinin ödenmesi zamanına göre peşin, vadeli, taksitli yahut ön ödemeli sözleşmeler olarak tasnif edilebilirler. Anılan 207. maddenin ikinci fıkrasına göre “Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler.” Buna göre kanun koyucu satışa konu malın alıcıya teslimi ile birlikte, bedelinin peşin olarak satıcıya ödendiği yolunda bir karine kabul etmiştir.

Uyuşmazlık özelinde ifa ile ilgili mevzuat hükümlerinin ortaya konulmasından sonra; bir sözleşmenin niteliğini, yazılışı ve taşıdığı hükümler tayin edeceğinden, somut olayın çözümlenmesi için taraflar arasındaki protokolün tahlili gereklidir. Davaya konu .....tarih, .....no.lu tahsilat makbuz ile .....litre ve .....tarih, .....no.lu tahsilat makbuz incelendiğinde .....peşin alındı ve .....litre motorin peşin alındı, biçerdöver içindir şeklinde ibare yer almaktadır. Makbuzun yazımından ifanın ilerleyen zaman dilimi içerisinde yapılmasına dair bir ibare bulunmamakta olup, sözleşmede bedelin ödendiği konusunda açık hüküm bulunmamaktadır. Davacı sözleşmede belirlenen satış bedelinin ödendiğini buna rağmen akaryakıtın teslim edilmediğini ileri sürmüştür. Sözleşmenin peşin satış özelliği taşımadığı, satışa konu malın alıcıya teslim edilmediği gözetildiğinde davacının TBK’nın 207/2. maddesinden doğan karineden istifade edeceği de kabul edilemez. Davacı, bedelin sözleşme anında ödendiğini, alacak miktarı gözetildiğinde ancak kesin delillerle ispatlayabilir(Bu hususta bakınız:.....). (Yukarıda da belirtildiği üzere bedelin ödendiği noktasında tanık dinlenemeyeceği, .....tarihli celsede dinlenen tanık beyanlarında bedelinin peşin ödendiğinin belirtildiği bu hususun yazılı delil ile ispatı gerektiği, dosya kapsamında yazılı delil başlangıcının da bulunmadığı anlaşılmakla tanıkların beyanları bu yönü ile hükme esas alınmamıştır. )

Dosya kapsamından davacının kendi üzerine düşen edimi ifa ettiğini ispata elverişli delil sunmadığı, mahkememizce .....tarihli celsede yemin metnini sunması için kesin süre verildiği fakat metnin sunulmadığı anlaşıldığından davanın ispat edilemediği kanaat edilmekle davanın reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:

  1. Davanın Reddine,

  2. Alınması gereken 427,60 TL peşin alınan harçtan peşin yatan 170,78TL harcın mahsubu ile 256,82‬TL bakiye harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

  3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

  5. 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 1.360,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

  6. HMK.'nın 333. maddesi ve HMKY'nin 47. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının yazı işleri müdürü tarafından ilgilisi hesap numarası bildirilmiş ise hesabına aktarılmasına, aksi halde masrafın gider avansından karşılanmak suretiyle PTT vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilerek iadesinin sağlanmasına,

Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip Hakim

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

diyarbakır(TicariSatımdanhükümKaynaklanan)gerekçeAlacak

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim