SoorglaÜcretsiz Dene

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1324 E. 2024/273 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1324

Karar No

2024/273

Karar Tarihi

26 Mart 2024

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

DİYARBAKIR

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :

KARAR NO :

HAKİM :

KATİP :

DAVACI :

VEKİLLERİ :

DAVALI :

VEKİLLERİ :

DAVA İHBAR OLUNAN :

VEKİLLERİ :

DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)

DAVA TARİHİ : 07/12/2023

KARAR TARİHİ : 26/03/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilİ kurum, toplam 24 sigorta şirketinden oluşan 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu kapsamında kurulmuş ve konusu Devlet Destekli Tarım Sigortaları olan Tarım Sigortaları Havuzu’nun işleticisi olduğunu, müvekkili kurum tarafından: Batman İli, .....İlçesi, .....Köyü ve .....Mahallesinde yer alan .....parseldeki buğday ürününü, .....numaralı Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığını, ..... tarihinde, davalının bakım, onarım ve güvenliğinden sorumlu olduğu elektrik hattından çıkan yangında, yukarıda yazılı poliçelerle sigortalı olan buğdaylar yanarak hasar gördüğünü, sigortalılar tarafından yapılan hasar ihbarı neticesinde hasar ekspertiz incelemesi yapılmış ve tespit edilen hasar oranı üzerinden hesaplanan toplam .....-TL hasar tazminatı dava dışı sigortalıya ödendiğini, DEDAŞ ın dava konusu yangın hasarından sorumlu olduğunu, .....-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline ve dava giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı DEDAŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımı ,yetki, görev, husumet itirazları olduğunu, malikin sorumlu olması için bakım eksikliği veya yapılıştaki bozukluktan herhangi birinin varlığı yeterli görüldüğünü, yangının başka nedenlerden çıkma olasılığı üzerinde durulması gerektiğini, her iki olasılıkta da yalnızca malikin sorumluluğu söz konusu olmadığını, bir bina veya yapı eseri malikinin mülga 818 sayılı bk’nın 58. maddesine göre sorumlu tutulabilmesi için, zararın, yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden doğduğu ispatlanması gerektiğini, buradaki ispat yükü zarar görene düştüğünü, Müvekkili şirketin bazı bölgelerdeki bazı işleriyle ilgili olarak kamu ihale kanununa göre yükleniciler ile sözleşme imzaladığını, dava konusu yerde ve tarihte arıza bakımdan sorumlu şirket .....Elektrik Hizmetleri Adi Ortaklığı firmasında olduğunu bu husus dikkate alınarak dava konusuyla ilgisi olduğundan davadan haberdar edilmesini, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

İhbar olunan vekili cevap dilekçesinde özetle; Yangın tarihine ilişkin jandarma, itfaiye ve meteoroloji kayıtlarının celbi gerektiğini, meydana gelen olayda davacı ve/veya 3.kişilerin ağır kusurlu olması sebebiyle davalının yürüttüğü iş ile yangın olayı arasındaki nedensellik bağı kesildiğini, davacı tarafça yangının dedaş'a ait olan enerji nakil hattından çıktığını ispatlaması gerektiğini, yangının çıkış sebebinin tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tespiti ve buna uygun olarak kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, müvekkili şirket, asıl işveren ile arasındaki sözleşmelere, kuvvetli akım tesisleri yönetmeliği ve sair mevzuata uygun olarak gerekli bakım ve onarımları gerçekleştirerek sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmiş olup, bu sebeple davalı ve müvekkilim şirketin sorumluluğu bulunmadığını, haksız ve yersiz davanın mevcut savunmalarımız yönünden reddini, feri müdahale talebimizin kabulünü, muhakeme masrafları ve ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

GEREKÇE;

Dava, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta Poliçeleri kapsamında davalının dava dışı sigortalıya ödediği bedelin, davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.

5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereğince ve TBK.'nun 162/2 ve 168. maddeleri gereğince müteselsil sorumlulukta diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur.

Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekir.

Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar ticari davalardır. TTK 5/1 maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemeleridir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği .....tarihinden itibaren yasanın 5/3 maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.

Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22.03.1944 tarih, 37 esas, 9 karar sayılı (03.07.1944 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan) Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle halefiyet davası ticari dava sayılamaz. Bu dava aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir.

Somut olayda, davacı TARSİM davaya konu olan taşınmazda davalının bakım onarım ve güvenliğinden sorumlu olduğu elektrik hattında seksonelden çıkan kıvılcımda yukarıda bilgileri verilen poliçe ile sigortalanmış olan buğday ürünü yanarak hasar gördüğünü, davacının yapılan hasar ihbarı üzerine, hasar ekspertiz incelemesi sonrasında ürünleri zarar gören sigortalılara ödediği tazminatı, zarardan sorumlu olduğunu iddia ettiği gerçek kişi davalıya rücu etmektedir. Davacının halefi olduğu zarara uğrayan gerçek kişi olup, dava dışı 3. kişinin (.....) esnaf tacir araştırmalarının yapılması için vergi dairesine yazılan müzekkere cevapları ile ticaret sicil müdürlüğünden gelen yazı cevaplarında tacir olmadığı sabit olup, uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır.TTK nun 4/1 maddesinde belirtilen her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili nispi dava söz konusu değildir.

Bu durumda uyuşmazlığın genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.

6100 Sayılı HMK.'nun 1 inci maddesine göre görev hususu kamu düzenine ilişkin ve aynı yasanın 114/1-c maddesi uyarınca ayrıca dava şartı olduğundan aynı Kanunun 115 inci maddesi uyarınca da her aşamada mahkemece kendiliğinden göz önüne alınması zorunluluğu bulunduğu, davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemelerine ait olduğu görülmekle (Aynı yönde Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin 13/05/2022 tarih, 2020/769 Esas, 2022/696 Karar sayılı kararı) aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanacağı üzere;

  1. Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK'nın 114. ve 115. mad. gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden REDDİNE,

  2. Tarafların görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli DİYARBAKIR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,

  3. Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına,

Dair davacı vekilinin, davalı vekilini ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karış verilen karara karşı , 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip Hakim

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

(SigortadedaşDayanandiyarbakırRücuen)tarsimgerekçeÖdemesinehükümTazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim