SoorglaÜcretsiz Dene

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/880 E. 2024/216 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/880

Karar No

2024/216

Karar Tarihi

6 Mart 2024

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

DİYARBAKIR

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :

KARAR NO :

HAKİM :

KATİP :

DAVACI :

VEKİLLERİ :

DAVALI :

VEKİLLERİ :

DAVALI :

VEKİLLERİ :

DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)

DAVA TARİHİ : 16/09/2021

KARAR TARİHİ : 06/03/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili, müvekkilinin .... tarihinde saat ... civarlarında ... Cad. ... Pastanesi önünde duran aracının arkasından geçtiği esnada davalı ....'in sevk ve idaresinde bulunan .... plaka sayılı aracın hızlı bir şekilde geri geri gelerek müvekkiline çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, .... plaka sayılı aracın sigorta poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından düzenlendiğini, kaza sonrası müvekkilinin tedavi amaçlı ... Hastanesine götürüldüğünü, sol ayak diz kapağında ve sol el bileğinde kırıklar meydana geldiğini, tedavi sonrası Fizyopolitan Özel Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Dal Merkezine sevk edilerek fizik tedavi gördüğünü ve tedavi giderlerini kendisinin karşıladığını, tedavi sürecinin 5 aya kadar uzadığını, kaza nedeniyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının .... nolu dosyası üzerinden soruşturma yürütüldüğünü, müvekkilinin yaralanmasına bağlı iş gücü kaybı zararının ve tedavi giderlerinin poliçe kapsamında karşılanması gerektiğini, müvekkili hakkında Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen raporda maluliyet oranının %32 olarak belirtildiğini, meydana gelen zarardan davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlası saklı 100,00 TL tedavi gideri ile 100,00 TL maddi tazminatın davalılardan, 10.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı sürücüden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiş, .. tarihli bedel arttırım dilekçesi ile geçici ve sürekli iş göremezliğe ilişkin maddi tazminat istemi yönünden talep sonucunu toplamda .. TL'na yükseltmiş, .. tarihli celsede, tedavi giderine ilişkin talepten feragat ettiğini bildirmiştir.

Davalı sigorta şirketi vekili, yetkili mahkemenin şirket merkezinin bulunduğu İstanbul Mahkemeleri olduğunu, davacının eksik evrakla başvuru yapmış olması nedeniyle temerrüdn gerçekleşmediğini, davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, kazada sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının maluliyetinin ve kaza ile maluliyet arasında nedensellik bağının tespiti için ATK'dan rapor alınması gerektiğini, sürekli iş göremezlik tazminatının 2918 sayılı KTK'da yer alan ilke ve esaslara göre belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderlerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davacının ancak dava tarihinden ve yasal faiz talep edebileceğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Usulüne uygun tebligata rağmen davalı .... davaya cevap vermemiş, duruşmada, meydana gelen kazada kusurunun olmadığını savunmuş, yargılama aşamasında kendisini vekil ile temsil ettirmiş, davalı vekili, gerçekleşen kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi ve hasar dosyası,... plaka sayılı ve ... plaka sayılı aracın trafik tescil bilgileri, davacıya ait tedavi evrakları ve Diyarbakır 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu kaza nedeniyle davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı Sosyal Güvenlik Kurumundan sorulmuş, davacı ile davalı ... hakkında sosyal ve ekonomik durum araştırması yapılmış, davacının maluliyet durumunun tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumundan bilirkişi raporu alınmış, kusur durumunun tespiti yönünden Ankara Adli Tıp kurumundan bilirkişi raporu alınmasına yönelik ara karar kurulmuş ise de, ATK ön raporunda kaza tespit tutanağının bulunmadığının belirtilmesi üzerine bu yöndeki ara karardan dönülerek mahallinde keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmış, tazminat hesabı yönünden ise aktüer bilirkişiden bilirkişi raporu alınmıştır.

Dava, davalılardan ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın davacı yayaya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasından kaynaklı, davalı sürücü ile ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine yöneltilmiş geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri istemine ve davalı sürücüye yöneltilmiş manevi tazminat istemine ilişkindir.

... plaka sayılı aracın ...-... tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede sakatlanma ve ölüm halinde kişi başı maddi tazminat üst limitinin ... TL olarak belirlendiği, ... tarihinde davaya konu kazanın meydana geldiği, kaza nedeniyle yürütülen soruşturma sonucu davalı sürücü ... hakkında taksirle yaralamaya sebebiyet verme suçundan iddianame düzenlendiği ve Diyarbakır 5. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esasını aldığı, mahkemece, basit yargılama usulü uygulanarak ve soruşturma aşamasında sanığın asli ve tam kusurlu, müştekinin kusursuz olduğuna yönelik mütalaa verilen bilirkişi raporu hükme esas alınarak, sanık hakkında taksirle yaralamaya sebebiyet verme suçundan adli para cezası ile cezalandırılmasına itiraz yasa yolu açık olmak üzere karar verildiği, dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığı, yine dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı, kaza nedeniyle davacının yaralanmasına bağlı olarak SGK tarafından peşin sermaye değerli rücuya tabi her hangi bir ödeme yapılmadığı, dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı ...'in kusurlu olup olmadığı, kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli iş göremezlik durumu oluşup oluşmadığı, davacının tedavi gideri talep edip edemeyeceği, manevi tazminata ilişkin koşulların oluşup oluşmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacının maddi ve manevi tazminat talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı ile faizin türü ve başlangıç tarihine ilişkindir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince işleten ve sürücü kusuru nedeniyle meydana gelen zararları karşılamakla yükümlü olduğu gibi, davalı sigorta şirketi de, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.

Öncelikle davaya konu kazada kusur durumunun tespiti gerekir.

Soruşturma ve ceza dosyası ile dosya kapsamında yapılan keşif esnasında dinlenen davacı asil ile davalı ...'in beyanı ve alınan bilirkişi raporundan; ... günü gündüz vakti, davalı ...'in trafiğin iki yönlü işlediği caddede park halinde iken geri manevra yaptığı esnada arkasında bulunan ve yolun karşı tarafına geçmek üzere taşıt seyir alanında bulunan davacıya çarpması sonucu davaya konu kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır.

Davaya konu kaza nedeniyle kaza tespit tutanağı düzenlenmediği, soruşturma aşamasında alınan ... tarihli trafik bilirkişi raporunda davacı ....'in kusursuz, davalı ....'in asli ve tam kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, davaya konu kaza nedeniyle taksirle yaralamaya sebebiyet verme suçundan Diyarbakır 5. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucu, taksirle yaralamaya sebebiyet verme suçundan davalı ... hakkında itiraz yasa yolu açık olmak üzere adli para cezasına hükmedildiği anlaşılmaktadır.

Mahkememizce yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, davalı ...'in görüşe engel olmayan mahal/zemin şartlarında park halinden hareketle geri manevrası sırasında, yolu ve çevresini/manevra alanını yan/dikiz aynalar/'dönüp bakma vb. kontrol altında tutması, azami derecede dikkatli olması gerektiği, davacıyı aracın arkasından geçerken gördüğünü beyan ettiği halde davacı yayanın güvenli alana geçişini tamamlamadan geri manevraya başladığı, manevra alanını kontrol altında bulundurmadığından davacıyı fark edemediği, olayın gelişimi kapsamında sürüş güvenliği için gerekli tedbirleri almadığı, yola/çevresine gereken önemi vermediğinden kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu, davacı yayanın ise kusursuz olduğu mütalaa edilmiş, düzenlenen bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması nedeniyle mahkememizce de benimsenmiş ve davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı ...'in %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.

Kaza nedeniyle davacının geçici ve sürekli iş göremezliğinin bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre değerlendirilme yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının kaza nedeniyle tüm vücut engellilik oranının % 5 ve sürekli olduğu, iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği mütalaa edilmiştir.

Hesap bilirkişisinden alınan bilirkişi raporunda; davacının ... tarihli trafik kazası nedeniyle yaralanmasından kaynaklı olarak geçici iş göremezlik tazminatı ... TL ve sürekli iş göremezlik tazminatı sürekli iş göremezlik tazminatı ... TL olarak hesaplanmıştır.

Maluliyet ve tazminat hesabı yönünden alınan bilirkişi raporlarında belirtilen oran ve süre ile miktarların yöntemince tespit edilmiş ve hesaplanmış olması karşısında denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilmiş ve mahkememizce de benimsenmiştir.

  1. Davacının maddi tazminat istemine ilişkin olarak değerlendirmede;

Davacı vekili, tedavi giderine ilişkin istemden feragat ettiği ve vekaletnamesinde feragate ilişkin özel yetki bulunduğu anlaşılmakla tedavi giderine yönelik talebin feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Davalı sigorta şirketi sigortalısının veya eyleminden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında ve poliçede yazılı teminat miktarı kadar tazminat ödemekle yükümlü olduğu gibi diğer davalı sürücü de haksız fiili nedeniyle meydana gelen zararları karşılamakla yükümlü olup, davalı sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olmasına göre, davacı yönünden tespit edilen 12.623,88 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 101.232,13 TL sürekli iş göremezlik tazminatının ödenmesinden müteselsilen sorumludur. Bu yöne ilişkin bilirkişi raporunda yapılan hesaplama doğrultusunda ve davacı vekili tarafından değer arttırım dilekçesi ile talep edilen miktarlar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.

Faizin türü ve başlangıç tarihine ilişkin olarak; davalı sigortalı aracın kullanım amacının hususi olduğu anlaşılmakla davacının yasal faiz talep edebileceği kabul edilmiştir. Kaza sonrası dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine 13.11.2020 tarihinde başvuru yapılmış, davalı sigorta şirketince herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Yasanın 99. maddesi gereğince sigorta şirketinin ihbarı takip eden 8 iş günü sonunda temerrüdü gerçekleştiğinden, sigorta şirketinin davanın kısmi dava olup olmamasına bakılmaksızın zararın tamamı yönünden ödeme yükümlülüğü doğduğundan tazminatın tamamı yönünden 25.11.2020 tarihi itibarıyle temerrüdü gerçekleşmiştir. Davanın belirsiz alacak davası olduğu gözetildiğinde kabul edilen alacağın tamamına davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren, diğer davalının ise kaza tarihi itibarıyle temerrüdü gerçekleştiğinden kaza tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

  1. Davacının manevi tazminat istemine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;

6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Davacının tazminat istemi BK 56. maddeye dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat -aynı anda- tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir.

Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.

Somut olayda, kazanın oluş şekli, kusur durumu, kaza nedeniyle davacıda meydana gelen yaralanmanın ağırlığı, iyileşme süresi ve maluliyet durumu nedeniyle yaşadığı acı, elem, üzüntü, ıstırap, keder nedeniyle lehine manevi tazminata hükmedilme şartları gerçekleşmiştir. Tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kaza tarihi, paranın satın alma gücü, ülkenin ekonomik şartları, somut olayın özellikleri ile hak ve nasafet kuralları gereği davacı lehine 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine ve kabul edilen edilen tazminat miktarına kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Maddi tazminata ilişkin davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,

a-Tedavi giderine ilişkin talebin FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,

b-... TL geçici iş göremezlik tazminatı ile ... TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplamda ... TL'nın, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren, diğer davalı ... yönünden ise kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

  1. Davacının manevi tazminat isteminin KABULÜNE, .. TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine,

  2. Davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden, maddi tazminat istemi yönünden başlangıçta harç alınmadığı anlaşılmakla, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken .. TL başvuru harcı ile . TL peşin harç olmak üzere toplamda .. TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,

  3. Davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden, manevi tazminat istemi yönünden başlangıçta harç alınmadığı anlaşılmakla, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken ... TL başvuru harcı ile .. TL peşin harç olmak üzere toplamda .. TL harcın davalı ...'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,

  4. Davacı tarafından adli yardım talebi kabul edildiğinden suçüstü ödeneğinden karşılanan ... TL bilirkişi ücreti ile .. TL tebligat, posta ve müzekkere gideri ve .. TL ATK fatura ücreti olmak üzere toplamda .. TL yargılama giderinin, kabul red oranı dikkate alınarak, davalı sigorta şirketinin .. TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla .. TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,

  5. Maddi tazminat istemi yönünden, davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 18.216,96 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

  6. Reddedilen maddi tazminat istemi yönünden, davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red sebebinin ortak olması ve buna göre reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,

  7. Manevi tazminat istemi yönünden, davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine,

  8. Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A. 13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul ve red oranı dikkate alınarak, 1.318,81 TL'lik kısmının davalı sigorta şirketinden, bakiye kalan 1,19‬ ‬TL'lik kısmın ise davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip Hakim

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

reddineKaynaklı)(TrafiknedeniylediyarbakırSigortasıSigortaferagathüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim