Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1321 E. 2024/195 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/1321
2024/195
4 Mart 2024
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 07/12/2023
KARAR TARİHİ : 04/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili kurum tarafından: Batman İli, .....İlçesi, .....Beldesi .....Mahallesinde yer alan .....nolu parseldeki .....ürününü, .....numaralı Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta Poliçesi ile teminat altına aldığını, ..... tarihinde, davalının bakım, onarım ve güvenliğinden sorumlu olduğu elektrik hattından çıkan yangında, yukarıda yazılı poliçelerle sigortalı olan buğdaylar yanarak hasar gördüğünü, sigortalılar tarafından yapılan hasar ihbarı neticesinde hasar ekspertiz incelemesi yapıldığını ve tespit edilen hasar oranı üzerinden hesaplanan toplam .....-TL hasar tazminatı dava dışı sigortalıya ödendiğini, Dava konusu hasara davalı .....sebebiyet verdiğinden, dava dışı sigortalılara ödenen hasar tazminatının davalıdan rücuen tazminini, Kozluk Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ..... nolu soruşturması kapsamında da yangının .....ait elektrik tellerinden çıktığnı, yangın raporunda, elektrik tellerinin gevşek olması nedeniyle tellerin birbirine teması sonucu yangının çıktığı belirtildiğini, açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin sair talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, .....-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline ve dava giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Şirket hatlarından kaynaklı bir yangın bulunmadığını, Dava dilekçesini kabul etmediklerini, Yangının çıkış anını gören kimse yokken , yangının elektrik direğinden çıktığını davacı ispatlayamamışken , elektrik tekniği konusunda hiçbir bilgisi olmayan ve yangının çıkış anını görmeyen teknik yeterliliği olmayan belgelere tanık beyanlarına dayanarak müvekkili kuruma kusur yüklenemeyeceğini, yangının başka nedenlerden çıkma olasılığı üzerinde durulması gerektiğini, enerji nakil hattının kime ait olduğunun tespiti, bölgede kayıp ve kaçak kullanım üst sınırlarda seyrettiğinden hatlar mevcut yükü kaldıramamakta ve yangınlar çıkabileceğini, tüm bu hususlar göz önüne alındığında mahkeme tarafından davanın kabulü halinde en az %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılmasını, davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddini arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta Poliçeleri kapsamında davalının dava dışı sigortalıya ödediği bedelin, davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereğince ve TBK.'nun 162/2 ve 168. maddeleri gereğince müteselsil sorumlulukta diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar ticari davalardır. TTK 5/1 maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemeleridir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği .....tarihinden itibaren yasanın 5/3 maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.
Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22.03.1944 tarih, 37 esas, 9 karar sayılı (03.07.1944 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan) Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle halefiyet davası ticari dava sayılamaz. Bu dava aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir.
Somut olayda, davacı .....davaya konu olan taşınmazda davalının bakım onarım ve güvenliğinden sorumlu olduğu elektrik hattından çıkan yangında yukarıda bilgileri verilen poliçe ile sigortalanmış olan buğday ürünü yanarak hasar gördüğünü, davacının yapılan hasar ihbarı üzerine, hasar ekspertiz incelemesi sonrasında ürünleri zarar gören sigortalıya ödediği tazminatı, zarardan sorumlu olduğunu iddia ettiği davalıya rücu etmektedir. Davacının halefi olduğu zarara uğrayan gerçek kişi olup, dava dışı 3 kişi olan ve davacı tarafından tazminat ödenen sigortalı .....yönünden esnaf tacir araştırmalarının yapılması için vergi dairesine yazılan müzekkere cevapları ile ticaret sicil müdürlüğünden gelen yazı cevaplarında sigortalının tacir olmadığı sabit olup, uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. TTK nun 4/1 maddesinde belirtilen her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili nispi dava söz konusu değildir.
Bu durumda uyuşmazlığın genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
6100 Sayılı HMK.'nun 1 inci maddesine göre görev hususu kamu düzenine ilişkin ve aynı yasanın 114/1-c maddesi uyarınca ayrıca dava şartı olduğundan aynı Kanunun 115 inci maddesi uyarınca da her aşamada mahkemece kendiliğinden göz önüne alınması zorunluluğu bulunduğu, davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemelerine ait olduğu görülmekle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:
-
Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK'nın 114. ve 115. mad. gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden REDDİNE,
-
Tarafların görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli DİYARBAKIR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
-
Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
Katip Hakim
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57