SoorglaÜcretsiz Dene

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1149 E. 2024/131 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1149

Karar No

2024/131

Karar Tarihi

14 Şubat 2024

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

DİYARBAKIR

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :

KARAR NO :

HAKİM :

KATİP :

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVA : İtirazın İptali (Satış Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 29/10/2023

KARAR TARİHİ : 14/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Satış Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili, davalının Diyarbakır İli .....İlçesinde görev yaptığı süreçte müvekkili ile tanışıp müvekkilin iş yeri olan .....adlı cafeye gidip geldiğini, davalının müvekkilde bulunan bazı telefonları görüp satması halinde talip olduğunu söylediğini, müvekkilninde satabileceğini söylemesi üzerine tarafların anlaştıklarını, taraflar arasında daha önce birkaç kez telefon satışı olduğunu, en son müvekkili davacının davalıya telefon teslim ettiğini ve taraflar arasında .....TL .....tanzim .....vade tarihli senet düzenlendiğini, davalının vadesi gelen borcunu ödememesi üzerine alacağın tahsili için Silvan İcra Dairesinin .....esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ve takibin devamı ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

Usulüne uygun tebligata rağmen davalı davaya cevap vermemiş, duruşmaya katılmamıştır.

Davacı tarafından dosyaya sunulan deliller incelenmiş, taraflar hakkında esnaf-tacir araştırması yapılmış, Silvan İcra Dairesinin .....esas sayılı takip dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilerek dosya arasına kazandırılmıştır.

Silvan İcra Dairesinin .....esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı tarafından keşidecisi davalı, lehtarı davalı olan, .....düzenleme, .....vade tarihli ve .....TL bedelli senede dayalı olarak .....TL asıl alacak ve .....TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda .....TL'nın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır.

Davacı taraf elde ki davada, davalıya telefon sattığını ve karşılığında senet aldığını, bedelinin ödenmediğini ileri sürmüştür.

İddianın ileri sürülüş şekline göre, dava, telefon satışı karşılığı düzenlenen senette yazılı bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle görevli mahkemenin belirlenmesi gerekir.

Asliye Ticaret Mahkemeleri 5235 sayılı Kanunun üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesinin 1 numaralı bendi uyarınca bu mahkemeler, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.

Bir davanın ticari nitelikte olup olmadığı, bir diğer ifade ile Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp görülmeyeceğinin belirlenmesi işi de Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre yapılmalıdır. Öğretide de benimsenen görüşe göre ticari davalar mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrılmaktadır. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinin 1. bendinin (a) alt bendi uyarınca bu Kanunda düzenlenen hukuk davaları mutlak ticari davalardır. Nispi ticari davalar ise konusu ne olursa olsun, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarıdır (TTK.m.4/1). Kanuni düzenleme uyarınca sadece mutlak ya da nispi ticari davalar asliye ticaret mahkemesinde görülürken, bunlar dışında kalan davalar (istisnalar saklı kalmak kaydıyla) asliye hukuk mahkemelerinde görülmelidir.

Eldeki davada, davacı vekili müvekkilinin davalıya sattığı telefon karşılığında davaya konu senedi aldığını, borcun ödenmediğini ileri sürmüştür. Dosya kapsamına göre davacı satış sözleşmesine dayanmakta ve bonoya bir kambiyo senedi olarak değil bir ispat vasıtası olarak dayanmaktadır.

Bu belirlemeye göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ödünç sözleşmesinden kaynaklandığı, münhasıran bonoya dayanmadığı ve davanın da mutlak ticari dava sayılamayacağı sonucuna varılmaktadır.

Nitekim, benzer uyuşmazlıkta, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun .....tarih ve .....esas, .....karar sayılı ilamında, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı ve görevli mahkemenin tayininde tarafların tacir olup olmadığı araştırılarak uyuşmazlığın nispi ticari dava kapsamında olup olmadığı, bu kapsamda değerlendirme yapılarak görevli mahkemenin tayininin gerektiği belirtilmiştir.

Taraflar gerçek kişi olup, taraflar hakkında esnaf tacir araştırılması yapılmıştır. Gelen cevabı yazılardan, tarafların ticaret sicilde ve esnaf odasında kaydı bulunmadığı, davalının vergi mükellefiyet kaydının bulunmadığı, davacının .....-.....tarihleri arasında vergi mükellefiyet kaydının bulunduğu, mevçut aşamada faal mükellefiyet kaydının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle, taraflar tacir olmadığı gibi uyuşmazlıkta mutlak ticari davalardan olmadığından uyuşmazlığın çözümünde Ticaret Mahkemeleri görevli değildir.

Öte yandan, davacı vekili .....tarihli celsede, müvekkilinin ailesiyle birlikte cafe işletmeciliğinden önce telefon dükkanı işlettiğini, davalı ile buradan birbirlerini tanıdıklarını, müvekkilinin cafe işletirken davalının müvekkiline telefon ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine telefon satışının gerçekleştiğini ve davaya konu edilen senedin düzenlendiğini, satış bedelinin ödenmediğini, davalının telefonu ticari amaçla alıp almadığı hususunda herhangi bir bilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir.

Bu halde de uyuşmazlığın Tüketici Mahkemelerinin görev alanına dahil olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir.

.....tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/k maddesinde tüketici tanımlanmış "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" 3/ı maddesinde ise tüketici işlemi "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 73/1 maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2 maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir.

Elde ki davada, dava dilekçesinin içeriği ve davacı vekilinin duruşmadaki beyanından, davacının mevcut aşamada cafe işletmeciliği yapmadan önce telefon dükkanı işlettiğinin ve davaya konu uyuşmazlıkta da davacının satıcı konumunda olduğunun anlaşılması karşısında, davacının telefon satışını mesleki amaçla gerçekleştirdiği, davalının da mesleki amaçla hareket tettiğine ilişkin dosyaya bir delil yansımamamı karşısında taraflar arasındaki ilişkide davalının tüketici ve uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklandığının kabulü gerekir. Bu haliyle uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemeleri görevli olup, mahkememizce Tüketici Mahkemelerine görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.'nun 114/1. c maddesi ve 115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,

  2. Görevli mahkemenin DİYARBAKIR TÜKETİCİ MAHKEMESİ olduğuna,

  3. 6100 Sayılı HMK'nın 20.maddesi gereği kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya bulunulan yer mahkemesine başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın görevli DİYARBAKIR NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, aksi takdirde dosyanın resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,

  4. H.M.K.'nın 331/2. maddesi uyarınca harç, vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip Hakim

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

(SatışdiyarbakırİtirazınİptaliSözleşmesindenhükümKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim