Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/971 E. 2024/109 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/971
2024/109
12 Şubat 2024
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/09/2023
KARAR TARİHİ : 12/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, ... tarihinde banka dekontu açıklamasına "borç verildi" ibresi ile ...TL tutarında davalıya borç verdiği, müvekkili şirketin, davalı ile borcunun ödenmesi konusunda defalarca görüşmüş olmasına rağmen davalı şirket yetkilisinin sürekli borcun ödeneceği konusunda müvekkili oyaladığı, iletişimi tamamen kesmesi üzerine alacağı nedeniyle Diyarbakır İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulduğu. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Dava şartı olarak arabuluculuk“ başlıklı 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk müessesesine başvurduğu görüşmelerin olumsuz sonuçlandığı, borçlunun itirazında haksız olarak, kötü niyetli olduğu., icra takibini uzatmak maksadıyla borca itiraz ettiği, borçlunun itirazının iptali, takibin devamı, borçlunun haksız itirazı sonucu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına çarptırılması ve borçlunun mallarını kaçırma kastının olması sebebiyle, borçlunun malları üzerine ihtiyatı tedbir konulması talep ve dava edilmiştir.
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından borç olarak gösterilen ...TL'lik ödemenin müvekkili şirket tarafından yapılan iş karşılığında verildiği, bu noktada davacı tarafın müvekkili şirketten herhangi bir alacağının kalmadığı belirtilmiştir. Davacı ...Ticaret Limited Şirketi ile ...isimli kişi ortak olup her alanda almış oldukları ihaleleri birlikte üstlendikleri, davacı taraf ile ...isimli kişinin Uşak ili, Merkez İlçesi ...İlkokulu, ...ve ...bakım ve onarım işinin ihalesini aldıklarını, müvekkili şirket ihaledeki ...İlkokulu, ...bakım ve onarım işini devralarak gerek malzeme gerekse de işçiliğini temin etmiş karşılığında sırasıyla ...Ticaret Limited Şirketi tarafından ...TL... isimli kişi tarafından ise ...TL ve ...TL şeklinde olmak üzere toplam ...TL ödeme aldığını, yapılan ödemenin davacı tarafından borç para verildiğini, davacı tarafın yaklaşımının kabul edilmediği, müvekkili şirket almış olduğu ödeme karşısında yapmış olduğu tüm masrafları kayıt altına almış olduğu faturalandırdığı belirtilmiştir. Müvekkili şirket edinmiş olduğu iş karşısında davacı ve ortağı lehine yapmış olduğu masrafların; ...Tic. Ltd. Şti' den ...tarihinde toplam ...TL inşaat malzemesi satın alındığını, inşaat malzemesinin yaklaşık ...TL lik kısmının davacı ile ...almış olduğu ihalelerde kullanıldığı, ...Tic. Ltd. Şti.'den ...tarihinde toplam ...TL inşaat malzemesi satın alındığını, bu inşaat malzemesinin yaklaşık ...TL'lik kısmını davacı ile ...almış olduğu ihalelerde kullanıldığını, müvekkili şirkete ait olan inşaat iskelesinin ...-...tarihleri arasında davacı ve ortağı ...tarafından kiralanmış olduğu sırasıyla ...tarihinde ...TL, ...tarihinde ...TL, ...tarihinde ...TL ve ...tarihinde ...TL olmak üzere toplam ...TL kira borcunun biriktiği, bu borcun davacı ve ortağı tarafından ödenmediği belirtilmiştir. Müvekkili şirketin toplamda ...TL alacağı doğmuş olduğu karşılığında davacı ve ...isimli kişi tarafından kendisine ...TL ödeme yapıldığı. Müvekkili fazlaya dair aldığı ...TL bakiye kısmını ise ...tarihinde ...Bankası üzerinden ...Ticaret Limited Şirketi adına açıklama kısmına "emanet para iadesi" şeklinde yazılarak ...TL para gönderimi gerçekleştiği. müvekkilinin davacı tarafa karşı herhangi borcunun bulunmadığı mahkemece açılan işbu haksız ve mesnetsiz davanın reddi talep edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilafın; davacının davalı yana göndermiş olduğu paranın ne için gönderildiğinin tespiti ile gönderilen bu miktarın davalıdan geri iadesini talep edip edemeyeceğini buradan varılacak sonuca göre de Diyarbakır İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasındaki yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminat talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Diyarbakır İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyası incelendiğinde davacının davalı borçlu aleyhine ...tarihli borç nedeni ile ..., gecikmiş gün faizi ..., olmak üzere toplamda ...TL alacak üzerinden icra takibi başlattığı, ödeme emrinin davalı/borçluya ...tarihinde tebliğ edildiği, davalı/ borçlunun ödeme emrine 7 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz ettiği, borca itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmakla davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK)'nun 6. Maddesi gereğince “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü içermektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesinde de; “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklinde düzenleme mevcuttur. Buna göre, bir vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükünü üzerinde taşıyacaktır. İkinci fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir.
Bu noktada da ispatla ilgili karine oluşturan hâllerden biri ve somut uyuşmazlıkta da tartışılması gereken asıl nokta olan “havale” ile ilgili açıklamada bulunmak yerinde olacaktır. Havale, hukuksal niteliği itibariyle bir ödeme vasıtasıdır. Başka bir anlatımla, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil), bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.3.2003 tarihli, 2003/3-118 E.,2003/158 K. sayılı kararı). Havalenin gönderiliş amacı, işlemin gerçekleştirilmesi anında düşülecek bir kayıtla (açıklamayla) yahut karşı tarafça inkar edilecek olursa sonradan ispat vasıtaları kullanılarak da ortaya konulabilir.
Somut uyuşmazlık incelendiğinde ise; davacı şirket tarafından davalı ...Ltd.'ye ...tarihinde ...TL'yi "borç verildi" açıklaması ile göndermiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu açıklama, borç verme amacıyla kullanılmak üzere paranın gönderildiğini ifade etmektedir. Dava konusu icra takibine dayanak banka dekontunda borç olarak verildiğine ilişkin şerh bulunması sebebi ile aksini ispat yükü davalı yana geçmiştir. Davalı bu havaleyle gönderilen paranın eser sözleşmesi gereğince kendisine gönderildiğini ileri sürmüş; havaledeki açıklamayı yani paranın gönderiliş amacını tümüyle değiştirmiştir. Fakat davalı o tarihte bu açıklamaya itiraz ettiğine ilişkin herhangi bir iddia ve delil ortaya koymamıştır. Davalının cevap dilekçesi ekinde sunmuş olduğu dekont incelendiğinde ...tarihinde ...Mimarlık tasarım adına "emanet para iadesi" açıklaması ile dava dışı olan ... ve ...İnşaat isimli ortaklık hesabından gönderildiği, davalı ...Ltd. Şti. hesabından gönderilmediği, ayrıca davacı yan ile yapılan bir anlaşmaya binaen gönderildiğine dair delil ibraz edilmediği anlaşılmaktadır. Bunun yanında davacı tarafından işbu dekonta karşı sunulan delilde davacı şirket hesabından ...tarihinde ...ve ...Ltd Şti. Ortaklığı hesabına ...TL'nin "borç verildi ibaresiyle gönderildiği anlaşıldığından davalı tarafından sunulan ...TL'lik emanet para iadesinin davaya konu olmayan başkaca bir alacağa ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Hâl böyle olunca somut olayda havaleye konu paranın havaledeki açıklamadan farklı olarak borç verme amacıyla gönderilmediğini savunan davalı ispat yükünü üzerine almış olup havalenin davacının eser sözleşmesi gereğince ödenmesi gereken miktarın gönderildiğini dosya kapsamı itibariyle ispatlayamamıştır. (Benzer yönde karar için bakınız: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/(13)3-575 E., 2021/353 K. Sayılı kararı).
Takipte talep edilen işlemiş faiz yönünden, TBK.'nun 117. maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile temerrüde düşeceği sabitir. Davacının takip başlatılmadan önce davalıya ihtar çekerek temerrüde düşürdüğüne dair bir belge sunulmadığından, davacının işlemiş faize yönelik talebinin reddine karar verilerek asıl alacak üzerinden takibin aynı şartlar altında devamına karar verilmiş; takibe konu alacağın faturaya dayalı olması nedeniyle likid ve muayyen olduğunun anlaşılmasına göre, kabul edilen asıl alacak üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın KISMEN KABULÜ ile , davalının Diyarbakır İcra Dairesinin ...Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, icra takibinin ...TL asıl alacak yönünden aynı şartlar altında devamına, fazlaya istemin reddine,
-
İtirazın iptaline karar verilen ...TL asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan ...TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,
-
Alınması gereken 19.126,80 TL harçtan, peşin alınan 3.601,52 TL lik kısmın mahsubu ile bakiye 15.525,28 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
-
Davacı tarafın ödediği 269,85TL başvurma harcı, 3.601,52 TL peşin harç, posta ve tebligat gideri toplamı 394,62 TL, dosya masrafı 8,5TL olmak üzere toplam 4.274,49 TL'nin kabul red oranına göre 3.975,27 TLsinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı taraf davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 44.000,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
-
Davalı taraf davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
-
325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 3.120,00. TL arabulucu ücretinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.901,60TLsinin davalıdan alınarak, bakiye kısım 218,40TL nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
HMK.'nın 333. maddesi ve HMKY'nin 47. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının yazı işleri müdürü tarafından ilgilisi hesap numarası bildirilmiş ise hesabına aktarılmasına, aksi halde masrafın gider avansından karşılanmak suretiyle PTT vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilerek iadesinin sağlanmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12