Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/972 E. 2023/1104 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/972
2023/1104
18 Aralık 2023
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/09/2023
KARAR TARİHİ : 18/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin .....tarihli .....TL ve .....tarihli .....TL tutarlı banka dekontları açıklamasında "borç verildi" ibresi ile toplam .....TL tutarında davalıya borç verdiğini, müvekkilinin davalı şirkete daha önceden .....tarihinde banka kanalı ile .....TL borç verdiğini, davalı tarafından bu borcun .....tarihinde ödendiğini, müvekkilinin avalı şirket ile aralarındaki arkadaşlık-dostluk ilişkisi ve daha önceki borcun ödemesine güvenerek .....tarihli .....TL ve .....tarihli .....TL tutarlı ekte sunulan banka dekontları açıklamasında "borç verildi" ibresi ile toplam .....TL tutarında borç verildiğini, müvekkilinin davalı ile borcun ödenmesi konusunda defalarca görüşmüş olmasına rağmen, davalı şirket yetkilisinin sürekli borcun ödeneceği konusunda müvekkilini oyaladığını, en sonunda iletişimi tamamen kesmesi üzerine Diyarbakır İcra Müdürlüğünün .....sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığını, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, borçlunun mallarını kaçırma kastının olması sebebiyle, borçlunun malları üzerine ihtiyatı tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın gerek işbu dava yoluna başvurmakla gerekse de icra yoluna başvurmakla haksız olduğu tamamen kötü niyetli olduğunu, davacı tarafından borç olarak gösterilen .....TL'lik ödemenin müvekkili şirket tarafından yapılan iş karşılığında verildiği bu noktada davacı tarafın müvekkili şirketten herhangi bir alacağı kalmadığını, Davacı .....ile .....Ticaret Limited Şirketinin ortak olduğu her alanda almış oldukları ihaleleri birlikte üstlendiklerini, davacı taraf ile .....Ticaret Limited Şirketi .....ili, .....İlçesi .....İlkokulu, Valilik Konağı ve Hükümet Binasının bakım ve onarım işinin ihalesini aldıkları. Müvekkili şirketin ihaledeki .....İlkokulu, Valilik Konağı ve Hükümet Binasının bakım ve onarım işini devralarak gerek malzeme gerekse de işçiliğini temin ettiği karşılığında sırasıyla davacı tarafından .....TL, .....Ticaret Limited Şirketi tarafından ise .....TL şeklinde olmak üzere toplam .....TL ödeme aldıklarını ancak yapılan ödeme davacı tarafından borç para verildiği gösterildiğini, .....Tic. Ltd. Şti' den .....tarihinde toplam .....TL inşaat malzemesi satın alındığını ve bu inşaat malzemesinin yaklaşık .....TL lik kısmını davacı ile .....Ticaret Limited Şirketi'nin aldığı ihalelerde kullanıldığını, .....Tic. Ltd. Şti.'den .....tarihinde toplam .....TL inşaat malzemesi satın alındığını, bu inşaat malzemesinin yaklaşık .....TL'lik kısmını davacı ile .....Ticaret Limited Şirketi'nin aldığı, ihalelerde kullanıldığı ve inşaat iskelesi .....tarihleri arasında davacı ve ortağı .....Ticaret Limited Şirketi tarafından kiralandığı sırasıyla .....tarihinde .....TL, .....tarihinde .....TL, .....tarihinde .....TL ve .....tarihinde .....TL olmak üzere toplam .....TL kira borcu biriktiğini bu borç davacı ve ortağı şirket tarafından ödenmediğinin belirtildiği, Müvekkili şirketin toplamda .....TL alacağının doğmuş olduğu karşılığında davacı ve ortağı .....Ticaret Limited Şirketi tarafından kendisine .....TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin fazlaya dair almış olduğu .....TL bakiye kısmını ise .....tarihinde .....Bankası üzerinden .....Ticaret Limited Şirketi adına açıklama kısmına "emanet para iadesi" şeklinde yazarak .....TL para gönderimi gerçekleştirdirdiği belirtilerek müvekkilinin davacı tarafa karşı herhangi borcu bulunmadığını açılan işbu haksız ve mesnetsiz davanın reddi talep edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilafın; davacının davalı yana göndermiş olduğu paranın ne için gönderildiğinin tespiti ile gönderilen bu miktarın davalıdan geri iadesini talep edip edemeyeceğini buradan varılacak sonuca göre de Diyarbakır İcra Müdürlüğünün .....esas sayılı dosyasındaki yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminat talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Öncelikle mahkememizce dava şartı olan görev değerlendirmesi resen yapılmış olup davanın mutlak ticari dava olmadığı, nisbi ticari dava olup olmadığı noktasında davacının esnaf/tacir ayrımı noktasında ilgili yerlere müzekkere yazıldığı, davacı .....vergi dairesi yazı cevabında bilanço usulüne göre defter tuttuğu anlaşılmakla davacının tacir olduğu, davalının limited şirketi olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.
Diyarbakır İcra Dairesinin .....esas sayılı dosyası incelendiğinde davacının davalı borçlu aleyhine .....tarihli borç nedeni ile ....., .....tarihli borç nedeni ile ....., .....gecikmiş gün faizi ....., .....gecikmiş gün faizi .....olmak üzere toplamda .....alacak üzerinden icra takibi başlattığı, ödeme emrinin davalı/borçluya .....tarihinde tebliğ edildiği, davalı/ borçlunun ödeme emrine .....tarihinde 7 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz ettiği, borca itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmakla davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK)'nun 6. Maddesi gereğince “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü içermektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesinde de; “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklinde düzenleme mevcuttur. Buna göre, bir vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükünü üzerinde taşıyacaktır. İkinci fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir.
Bu noktada da ispatla ilgili karine oluşturan hâllerden biri ve somut uyuşmazlıkta da tartışılması gereken asıl nokta olan “havale” ile ilgili açıklamada bulunmak yerinde olacaktır. Havale, hukuksal niteliği itibariyle bir ödeme vasıtasıdır. Başka bir anlatımla, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil), bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür (...... sayılı kararı). Havalenin gönderiliş amacı, işlemin gerçekleştirilmesi anında düşülecek bir kayıtla (açıklamayla) yahut karşı tarafça inkar edilecek olursa sonradan ispat vasıtaları kullanılarak da ortaya konulabilir.
Somut uyuşmazlık incelendiğinde ise; davacı .....tarafından davalı .....Ltd.'ye .....tarihinde ....., .....tarihinde ise .....olma üzere toplamda ....."borç verildi" açıklaması ile göndermiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu açıklama, borç verme amacıyla kullanılmak üzere paranın gönderildiğini ifade etmektedir. Dava konusu icra takibine dayanak banka dekontunda borç olarak verildiğine ilişkin şerh bulunması sebebi ile aksini ispat yükü davalı yana geçmiştir (Aynı yönde karar için bakınız: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .....Hukuk Dairesi .....E., .....K.; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi .....Hukuk Dairesi .....E., .....K. Sayılı kararı). Davalı bu havaleyle gönderilen paranın eser sözleşmesi gereğince kendisine gönderildiğini ileri sürmüş; havaledeki açıklamayı yani paranın gönderiliş amacını tümüyle değiştirmiştir. Fakat davalı o tarihte bu açıklamaya itiraz ettiğine ilişkin herhangi bir iddia ve delil ortaya koymamıştır. Cevap dilekçesi ekinde sunmuş olduğu dekont incelendiğinde ..........tarihinde .....Minarlık tasarım adına "para iadesi" açıklaması ile gönderildiği, davacı adına gönderilmediği ve davacı yan ile yapılan bir anlaşmaya binaen gönderildiğine dair delil ibraz edilmediği anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca somut olayda havaleye konu paranın havaledeki açıklamadan farklı olarak borç verme amacıyla gönderilmediğini savunan davalı ispat yükünü üzerine almış olup havalenin davacının eser sözleşmesi gereğince ödenmesi gereken miktarın gönderildiğini dosya kapsamı itibariyle ispatlayamamıştır (Benzer yönde karar için bakınız: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu .....E., .....K. Sayılı kararı).
Takipte talep edilen işlemiş faiz yönünden, TBK.'nun 117. maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile temerrüde düşer. Davacının takip başlatılmadan önce davalıya ihtar çekerek temerrüde düşürdüğüne dair bir belge sunulmadığından, davacının işlemiş faize yönelik talebinin reddine karar verilerek asıl alacak üzerinden takibin aynı şartlar altında devamına karar verilmiş; takibe konu alacağın faturaya dayalı olması nedeniyle likid ve muayyen olduğunun anlaşılmasına göre, kabul edilen asıl alacak üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın KISMEN KABULÜ ile , davalının Diyarbakır İcra Dairesinin .....Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, icra takibinin .....TL asıl alacak yönünden aynı şartlar altında devamına, fazlaya istemin reddine,
-
İtirazın iptaline karar verilen .....TL asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan .....TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,
-
Asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 21.200,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
- Alınmasına gereken 11.612,70 TL harçtan, peşin alınan 2.237,97 TL lik kısmın mahsubu ile bakiye 9.374,73 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
-
Davacı tarafın ödediği 269,85TL başvurma harcı, 2.237,97TL peşin harç, posta ve tebligat gideri toplamı 202,75 TL, dosya masrafı 8,5TL olmak üzere toplam 2.719,07 TL'nin kabul red oranına göre 2.494,56 TLsinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı taraf davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 27.200,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
-
Davalı taraf davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 15.300,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
-
325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 3.120,00. TL arabulucu ücretinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.862,38TLsinin davalıdan alınarak, bakiye kısım 257,61TL nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
HMK.'nın 333. maddesi ve HMKY'nin 47. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının yazı işleri müdürü tarafından ilgilisi hesap numarası bildirilmiş ise hesabına aktarılmasına, aksi halde masrafın gider avansından karşılanmak suretiyle PTT vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilerek iadesinin sağlanmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49