Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/512
2025/708
17 Eylül 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2025/512
Karar No : 2025/708
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Electronics İstanbul
Pazarlama ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) :...Bakanlığı - ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli muhtelif tarih ve sayılı 951 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında ithal edilen elektronik eşyalar nedeniyle fazla ve yersiz olarak ödenen kültür fonu payının geri verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile anılan fon payının tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı davanın görev yönünden reddine ilişkin kararı üzerine verilen ...Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Davacı tarafından ithal edilen eşya nedeniyle tahakkuk ettirilen kültür fonu payının "mali yük" niteliğinde ithalat vergileri kapsamında bulunduğu ve mali yükümlülüğün tahsilinde yetkili idarenin gümrük idaresi olduğu dikkate alındığında, geri verme başvurusunun Gümrük Yönetmeliği'nde belirtilen şekilde uyuşmazlık konusu tutar itibarıyla yetkili gümrük idaresine, "Geri Verme veya Kaldırma Başvurusu Formu" kullanılarak yapılması gerekmektedir.
Davalı idareye yapılan başvurunun yetkili idareye yapılmış geri verme başvurusu olarak kabulüne olanak bulunmadığı gözetildiğinde, ortada idari davaya konu olacak nitelikte kesin ve yürütülmesi gereken bir idari işlem bulunmadığından, uyuşmazlığın esasının incelenemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
Mahkeme bu gerekçeyle davayı incelenmeksizin reddetmiştir.
Davacının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı:
Vergi Dava Dairesi istinaf istemine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir nedenin bulunmadığı gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir.
Davacının temyiz istemini inceleyen Danıştay Yedinci Dairesinin 09/10/2024 tarih ve E:2024/1496, K:2024/4065 sayılı kararı:
Davacının fazladan ödediğini ileri sürdüğü kültür fon payı kesintisinin iade edilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı işleminin iptali ile fon payının faiziyle birlikte iadesi isteminden kaynaklanan uyuşmazlıkta, öncelikle sözü edilen fon payının hukuki niteliğinin ortaya konulması gerekmektedir.
Kültür fonu payı, yalnızca ithalatta alınmayan, ithalatta gümrük beyannamesinin tescilinden önce ödenmesi gereken, tahsilatı da Gümrük Kanunu ve Gümrük Yönetmeliği hükümlerine göre olmayan ve alacaklısı, gümrük idaresi değil Kültür ve Turizm Bakanlığı olan bir mali yükümdür. Bu mali yükümün tahsilinden kaynaklanan idari uyuşmazlıkların "vergi uyuşmazlığı" olarak nitelendirilmesine, gerek vergi hukuku ve gerekse Anayasa'nın vergi ödevi ile ilgili düzenlemelerine göre olanak bulunmamaktadır. Dolayısıyla, evvelce ödenen kültür fonu payının geri verilmesi başvurusunun Kültür ve Turizm Bakanlığınca reddine dair işlemin iptali istemini içeren işbu davanın görüm ve çözümünün idare mahkemelerinin görevine girdiği sonucuna varıldığından temyize konu kararda isabet görülmemiştir.
Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.
... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:
Kültür fonunun, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 44. maddesinin ikinci fıkrasının “Her türlü boş video kaseti, ses kaseti, bilgisayar disketi, CD, DVD gibi taşıyıcı materyaller ile, fikir ve sanat eserlerinin çoğaltılmasına yarayan her türlü teknik cihazı ticari amaçlı imal veya ithal eden gerçek ve tüzel kişiler, imalat veya ithalat bedeli üzerinden yüzde üçü geçmemek üzere Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenecek orandaki miktarı keserek, ay içinde topladıkları meblağı, sonraki ayın en geç yarısına kadar Kültür Bakanlığı adına bir ulusal bankada açılacak özel hesaba yatırmakla yükümlüdürler.” şeklindeki hükmü uyarınca 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2187 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın eki "Fikir ve Sanat Eserlerinin Çoğaltılmasına Yarayan Teknik Cihazlar ile Boş Taşıyıcı Materyallerin İmalat veya İthalatında Yapılacak Kesinti Oranlarının Belirlenmesine İlişkin Karar"ın ekindeki listede yer alan ve tanımı ve pozisyon numaraları verilen eşyanın serbest dolaşıma girişini sağlayan gerçek ve tüzel kişiler tarafından, gümrük kıymeti üzerinden ekli listede belirtilen oranlardaki tutarın, serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescilinden önce, Kültür ve Turizm Bakanlığınca belirlenecek bir ulusal bankada Bakanlık adına açılan özel hesaba yatırılması gerektiği tartışmasızdır.
Anılan Karar’ın, “Kesintinin tevsiki” başlıklı 2. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, ithalatı gerçekleştirecek gerçek ve tüzel kişilerin, ekli listede belirtilmiş olan oranlardaki kesinti tutarının banka hesabına yatırıldığını tevsik eden belgeye ilişkin bilgileri gümrük beyannamesinin ilgili kutusuna kaydetmekle yükümlü oldukları belirtilmiştir.
Nitekim, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğünün Tek Pencere Sistemi başlıklı 2016/3 sayılı Genelge’sinde de, “Kültür Fonu” veya “Kültür Fonu Kapsam Dışı Yazısı” başlıklı belgeler için Tek Pencere Sistemi tarafından verilecek 20 haneli belge numarası/belge satır numarası (Örnek: Referans No: 16746278360889000001/1) ile belge tarihinin yükümlü tarafından beyannamenin 44 No.lu kutusunda “Belge Referans No” ve “Belge Tarihi” alanlarında beyan edileceği, gümrük işlemleri sırasında ihtiyaç duyulması durumunda belge içeriğinin ilgili memurlarca Tek Pencere Sistemi üzerinden sorgulanmasının mümkün bulunduğu bildirilmiştir.
Bozma kararında belirtildiği üzere, “ithalat vergileri” 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 3. maddesinin 9 numaralı fıkrasının (a) bendinde, “eşyanın ithalinde ödenecek gümrük vergisi ile diğer eş etkili vergiler ve mali yükler” olarak tanımlanmış olup Kanun’un “Serbest Dolaşıma Giriş Rejimi” başlıklı bölümünde yer alan 74. maddesinde de, Türkiye Gümrük Bölgesine gelen eşyanın serbest dolaşıma girişinin; ticaret politikası önlemlerinin uygulanması, eşyanın ithali için öngörülen diğer işlemlerin tamamlanması ve kanunen ödenmesi gereken vergilerin tahsili ile mümkün olduğu hükme bağlanmıştır.
Gerek ithalat vergileri tanımı, gerekse 4458 sayılı Kanun’un 74. maddesinde belirtilen “kanunen ödenmesi gereken vergiler” ibaresi, eşyanın ithali için ödenmesi gereken ithalat vergilerinin mutlaka gümrük idaresi tarafından tahsili gerektiğini öngören bir düzenleme içermemektedir. Ancak, eşyanın ithali için ödenmesi gereken vergilerin ödenip ödenmediğini kontrol ve denetim yetkisi gümrük idaresinde olup, bir başka kurumun eşyanın serbest dolaşıma girişine ilişkin işlemleri gerçekleştirme ve denetleme görev ve yetkisi de bulunmamaktadır.
Nitekim, Anayasa Mahkemesi de, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 3. maddesinde yer alan “ithalat vergileri” deyiminin tanım ve kapsamına 5911 sayılı Kanun ile alınan “ve benzeri mali yükler” ibaresinin Anayasa'nın 73. maddesine aykırılığı iddiasıyla yapılan itiraz başvurusunu 28/03/2013 tarih ve 28601 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 11/10/2012 tarih ve E:2011/109, K:2012/145 sayılı kararıyla “Kanun’un itiraz konusu kuralı da içeren (9) numaralı bendindeki düzenleme ile gümrük vergileri tanımının içine diğer eş etkili vergiler ve mali yükler de dâhil edilerek gümrük idarelerince değişik adlarla tahsil edilen veya tahsil edilip edilmediği kontrol edilen tutarlar için de gümrük vergilerinin tâbi olduğu usul ve esasların uygulanması amaçlanmıştır. Böylece ek mali yükümlülükler için hak arama yolları, tahsil usulleri ve zamanaşımı gibi konularda ithalat vergileriyle yeknesaklık sağlanmış olmaktadır. Başvuru kararında, ek mali yükümlülüklerin, ithalat vergisi tanımı içine alınması nedeniyle “vergilerin kanuniliği” ilkesi gereğince kanunla düzenlenmeleri gerektiği ileri sürülmüşse de bu yükümlülüklerin ithalat vergileri kapsamında olmaları bunların niteliğinde ve içeriğinde bir değişikliğe yol açmamaktadır. Zira, ek mali yükümlülüklerin, ithalat vergisi içerisine konulması, bunların alınış amaçlarını, türünü ve miktarını belirlemede Bakanlar Kurulunun yetkisini değiştirmemekte ve ek mali yükümlülüklere vergi niteliği kazandırmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 73. maddesine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.” gerekçesiyle reddetmiştir.
Öte yandan, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesince aynı konuda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar da Danıştay Yedinci Dairesinin 24/09/2020 tarih ve E:2020/78, K:2020/3380 sayılı kararıyla onanmıştır.
Vergi Dava Dairesi, bu ek gerekçeyle bozulan hüküm fıkrası yönünden ısrar etmiştir.
Israr kararı, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Uyuşmazlık konusu kültür fonu payının tahsil ve iade yetkisinin Kültür ve Turizm Bakanlığında olduğu, Gümrük Uzlaşma Yönetmeliği ekinde gümrük vergileri arasında kültür fonunun bulunmadığı ve bu fon açısından Gümrük Kanunu'nun 242. maddesi kapsamında zorunlu itiraz yolunun tüketilme zorunluluğunun olmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Vergi Dava Dairesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ: Temyizen incelenen ısrar kararının, Danıştay Yedinci Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un idare mahkemelerinin görevlerini belirleyen 5. maddesinde, idare mahkemelerinin, vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derecede Danıştayda çözümlenecek olanlar dışındaki iptal davalarını, tam yargı davalarını ve tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davaları çözümleyeceği belirtilmiştir. Aynı Kanun'un vergi mahkemelerinin görevlerini düzenleyen 6. maddesinde, vergi mahkemelerinin, genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davaları ve bu konularda 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un uygulanmasına ilişkin davaları çözümleyeceği hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasının "a" bendinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları ile "b" bendinde idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davalarının idari dava türlerinden olduğu hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un idari davalarda genel yetkiyi düzenleyen 32. maddesinde, göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanun'da veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesinin dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yer idare mahkemesi olduğu belirtilmiştir.
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 3. maddesinin (8) numaralı fıkrasının (a) bendinde, “gümrük vergileri” deyiminin, ilgili mevzuat uyarınca eşyaya uygulanan ithalat vergilerinin ya da ihracat vergilerinin tümünü, aynı maddenin (9) numaralı fıkrasının (a) bendinde, “ithalat vergileri” deyiminin, eşyanın ithalinde ödenecek gümrük vergisi ile diğer eş etkili vergiler ve mali yükleri ifade ettiği belirtilmiştir.
Uyuşmazlığa konu fon payının tahsil edilmesinin yasal dayanağını oluşturan 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 44. maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklikler incelendiğinde, Kanun'un ilk halinde fon kesintisi uygulamasının yer almadığı, bu uygulamanın ilk kez 01/11/1983 tarih ve 2936 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle "her türlü boş video kaset ve ses kasetlerinin imal veya ticari amaçla ithali"nde alınmak üzere getirildiği ve özel hesapta birikecek meblağın, yıl sonunda bu Kanun'da öngörülen meslek birliklerine eşit olarak paylaştırılacağının belirtildiği görülmüştür. Ayrıca 07/06/1995 tarih ve 4110 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle, fon kesintisinin konusunun "her türlü boş video kaseti, ses kaseti, kompakt disk, bigisayar disketinin imal ve ticari amaçla ithali" olarak belirlendiği, özel hesapta toplanan miktarın 3/4'ünün, meslek birliklerinin temsil ettikleri hak sahiplerine dağıtılmak üzere meslek birlikleri arasında paylaşılacağı, geri kalan 1/4'ünün Bakanlıkça kültürel ve sosyal amaçlarla ve fikri haklara tecavüzün önlenmesi amacıyla kullanılacağı hükme bağlanmıştır.
Kanun'un 44. maddesinin ikinci fıkrasında 21/02/2001 tarih ve 4630 sayılı Kanun'la eser grupları arasındaki eşitsizliği gidermek ve her eser grubundaki eser sahiplerinin desteklenmesini sağlamak amacıyla bir değişiklik yapılmıştır. Bu değişiklik ile her türlü boş video kaseti, ses kaseti, bilgisayar kaseti, CD, DVD gibi taşıyıcı materyaller ile fikir ve sanat eserlerinin çoğaltılmasına yarayan her türlü teknik cihazı ticari amaçlı imal veya ithal eden gerçek ve tüzel kişilerin, imalat veya ithalat bedeli üzerinden yüzde üçü geçmemek üzere Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenecek orandaki miktarı keserek bir ay içinde topladıkları meblağı bir özel hesaba yatırmakla yükümlü oldukları belirtilmiş ve hesapta toplanan meblağın ne amaçla kullanılacağına ve dağıtım ve kullanımına ilişkin usul ve esasların yönetmelikte belirlenmesine ilişkin kurallar öngörülmüştür. Maddenin ikinci fıkrasına 14/07/2004 tarih ve 5217 sayılı Kanun'la eklenen cümlede özel hesapta toplanan tutarların dörtte birinin Kültür ve Turizm Bakanlığı Merkez Saymanlığı hesabına aktarılacağı ve bütçeye gelir kaydedileceği düzenlenmiş, ayrıca maddenin üçüncü fıkrası değiştirilmiştir.
02/07/2018 tarih ve 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ikinci fıkrada yer verilen "Bakanlar Kurulu" ifadesi "Cumhurbaşkanı" şeklinde değiştirilmiştir.
Bakanlar Kurulunca 05/08/2013 tarihinde kararlaştırılan 2013/5260 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile her türlü boş video kaseti, ses kaseti, bilgisayar disketi, CD, DVD gibi taşıyıcı materyaller ile fikir ve sanat eserlerinin çoğaltılmasına yarayan her türlü teknik cihazın ithalat bedeli üzerinden yapılacak kesinti oranlarının belirlendiği, bu materyallerin ve cihazların serbest dolaşıma girişini sağlayan gerçek ve tüzel kişilerin, gümrük kıymeti üzerinden ekli listede belirtilen oranlardaki tutarı, gümrük beyannamesinin tescilinden önce Kültür ve Turizm Bakanlığınca belirlenecek bir ulusal bankada Bakanlık adına açılan özel hesaba yatırmakla ve kesintinin yatırıldığını tevsik eden belgeye ilişkin bilgileri gümrük beyannamesinin ilgili kutusuna kaydetmekle yükümlü oldukları, ayrıca anılan gerçek ve tüzel kişilerce fon tutarının banka hesabına yatırıldığını tevsik edici belgelerin üçer aylık devrelerle Kültür ve Turizm Bakanlığına bildirilmesinin zorunlu olduğu, süresinde yatırılmadığı veya eksik yatırıldığı tespit edilen meblağların 6183 sayılı Kanun'a göre tahsil edileceği, bu Karar'ın uygulanması ile ilgili düzenlemeleri yapmaya Kültür ve Turizm Bakanlığının yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacının fazladan ödediğini ileri sürdüğü kültür fon payı kesintisinin iade edilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı işleminin iptali ile fon payının faiziyle birlikte iadesi isteminden kaynaklanan uyuşmazlıkta, öncelikle sözü edilen fon payının hukuki niteliğinin ortaya konulması gerekmektedir.
Kültür fonu kesintisine ilişkin usul ve esasların düzenlendiği 2013/5260 sayılı Karar uyarınca, fona tabi materyaller ve teknik cihazların ithalatında, gümrük kıymeti üzerinden belirlenen orandaki tutarın serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescilinden, dolayısıyla gümrük yükümlülüğünün doğmasından önce Bakanlık adına açılan özel hesaba yatırılacağı, gümrük idaresince tesis edilen herhangi bir tahakkuk veya tahsil işleminin bulunmadığı, yapılan denetimler sonucunda söz konusu kesintinin yatırılmadığı veya eksik yatırıldığının tespiti halinde durumun Kültür ve Turizm Bakanlığına bildirileceği, tahsilinin de 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre gerçekleştirileceği, Gümrük Kanunu ve Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmayacağı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, 5846 sayılı Kanun'un 44. maddesinin ikinci fıkrası incelendiğinde, fon kesintisi uygulamasının, haksız kopyalamalardan kaynaklanan eser sahiplerinin kayıplarının tazmin edilmesini sağlamak amacıyla getirildiği, dış ticaretin düzenlenmesi amacıyla ithalat işlemleri üzerine konulan bir ek mali yükümlülük olmadığı, fon payının bu doğrultuda belirlenen ürünlerin sadece ithalatında değil imalatında da tahsilinin öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Ayrıca yapılan kesintinin Kültür ve Turizm Bakanlığı adına bir ulusal bankada açılan özel hesaba yatırıldığı, özel hesapta toplanan miktarın tamamının düzenlemenin ilk halinde meslek birlikleri arasında paylaştırıldığı, yapılan değişikliklerle bu payın önce 3/4'e düşürüldüğü, sonra da tamamen kaldırıldığı, düzenlemenin son halinde ise özel hesapta toplanan miktarın dörtte birinin bütçeye gelir kaydedildiği, geri kalan miktarın ise Kültür ve Turizm Bakanlığınca fikri mülkiyet sisteminin güçlendirilmesi ile kültürel ve sanatsal faaliyetlerin yürütülmesi amacıyla kullanıldığı, genel bütçeye ait bir gelir olmadığı anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla kültür fonu kesintisinin amacının, eser sahiplerinin, eserlerinin izni dışında ve gelişen teknoloji sebebiyle engel olunamayacak şekilde haksız kopyalanması suretiyle oluşacak mali kayıplarının giderilmesi olduğu, söz konusu kesintinin, belirlenen ürünlerin sadece ithalatında değil imalatında da uygulandığı, ithalatta henüz gümrük yükümlülüğünün doğmadığı bir aşamada serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescilinden önce ödenmesi gerektiği, Kültür ve Turizm Bakanlığı adına bir ulusal bankada açılan özel hesaba yatırıldığı, tahsilatının Gümrük Kanunu ve Gümrük Yönetmeliği hükümlerine göre gümrük idaresince yapılmadığı hususları göz önüne alındığında anılan fon payının ithalat vergileri kapsamında eşyanın ithalinde ödenen mali yük olarak değerlendirilemeyeceği, genel bütçeye ait bir mali yüküm de olmayan fon kesintisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların "vergi uyuşmazlığı" olarak nitelendirilemeyeceği ve genel görevli idare mahkemesinde görülmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Nitekim Danıştay Danıştay Başkanlar Kurulunun 04/07/2025 tarih ve E:2025/28, K:2025/31 sayılı kararı da bu yöndedir.
Bu itibarla, davanın incelenmeksizin reddi yönündeki Mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden Vergi Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2- ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,
17/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.