Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/341
2025/642
17 Eylül 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2025/341
Karar No : 2025/642
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İnşaat Beton Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı -...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Karayolları 3. Bölge Müdürlüğünce ihalesi gerçekleştirilen ... ihale kayıt numaralı “... Çevre Yolunun Km:106+500-118+360 Kesiminde Toprak İşleri, Köprü, Sanat Yapıları ve Bitümlü Sıcak Karışım Kaplama İkmal İnşaatı İşi” uhdesinde kalan iş ortaklığından işi devralan davacı tarafından, Anayasa Mahkemesinin 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun ek 2. maddesinde yer alan "... ve yabancı firmalarca da teklif verilen" ibaresini iptal etmesi nedeniyle yüklenilen işin döviz kazandırıcı faaliyet istisnasından yararlandırılması gerektiğinden bahisle ihale kararına dair damga vergisi ile hak ediş ödemeleri üzerinden kesinti yapılmak suretiyle ödenen damga vergilerinin iadesi talebiyle yapılan düzeltme başvurusunun reddi üzerine yapılan şikâyet başvurusunun reddine dair işlemin iptali ve ödenen vergilerin hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Uyuşmazlıkta maddi olaya ilişkin olarak şu hususlar tespit edilmiştir:
i. Karayolları 3. Bölge Müdürlüğünce ihalesi gerçekleştirilen ... ihale kayıt numaralı “...Çevre Yolunun Km:106+500-118+360 Kesiminde Toprak İşleri, Köprü, Sanat Yapıları ve Bitümlü Sıcak Karışım Kaplama İkmal İnşaatı İşi” 06/04/2018 tarihinde ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi -... İnşaat ve Ticaret Limited Şirketi İş Ortaklığı uhdesinde kalmıştır.
ii. İhale konusu işe ilişkin sözleşme 24/07/2019 tarihinde bütün hak ve borçlarıyla ... Mühendislik Anonim Şirketi (%99 hisseli) - ... İnşaat Beton Anonim Şirketi (%1 hisseli) İş Ortaklığına devredilmiştir.
iii. 07/06/2021 tarihinde ise söz konusu sözleşme tüm hak ve borçlarıyla birlikte ... İnşaat Beton Anonim Şirketine devredilmiştir.
iv. Uyuşmazlıkta, iadesi talep edilen ihale kararına dair damga vergisi 06/04/2018 tarihinde, ihale uhdesinde kalan ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi - ... İnşaat ve Ticaret Limited Şirketi İş Ortaklığı tarafından ödenmiştir.
v. 1 No.lu hak ediş ödemesi ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi - ... İnşaat ve Ticaret Limited Şirketi İş Ortaklığı adına; 2 ila 9 No.lu hak ediş ödemeleri ... Mühendislik Anonim Şirketi - ... İnşaat Beton Anonim Şirketi İş Ortaklığı adına; 10 ila 12 No.lu hak ediş ödemeleri ise... İnşaat Beton Anonim Şirketi adına yapılmış olup anılan ödemeler üzerinden damga vergisi kesintileri yapılmıştır.
I. 2 ila 9 No.lu hak ediş ödemeleri üzerinden kesilen damga vergilerinin davacının iş ortaklığındaki (%1 oranındaki) payına isabet eden kısmı ile 10 ila 12 No.lu hak ediş ödemeleri üzerinden kesilen damga vergileri yönünden yapılan inceleme:
Söz konusu vergilerin tahakkuk ettiği tarihte davacının vergi, resim ve harç istisnası belgesi bulunmamaktaysa da sözleşmeyle devraldığı iş için yapılan ihalenin uluslararası ihale olduğu ve işin cari yıl yatırım programında yer aldığı anlaşılmaktadır. Nitekim 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun ek 2. maddesinde yer alan "... ve yabancı firmalarca da teklif verilen" ibaresini iptal eden Anayasa Mahkemesinin 24/12/2020 tarih ve E:2020/15, K:2020/78 sayılı kararı sonrası oluşan yeni hukuki durum nedeniyle davacıya Ticaret Bakanlığı tarafından 29/09/2021 tarih ve 2021/Y-01283 sayılı "Vergi, Resim ve Harç İstisnası Belgesi" verildiği görülmektedir.
Anılan belgenin verilmesi ile birlikte istisna hakkı elde eden davacının bu istisnadan faydalandırılmaması mevzuat hükümlerine açıkça aykırıdır.
Nitekim Anayasa Mahkemesi kararında, istisna belgesine sahip olunmasının vergi, resim ve harçtan istisna hakkı tanıdığı, bu belgenin sonradan geri alınmasının öngörülebilirlik ilkesine aykırı olduğu ve mülkiyet hakkına müdahale niteliği taşıdığı vurgulanmıştır.
Bu durumda, vergi, resim ve harç istisnası belgesine sahip olan davacının sözleşmenin devrinden itibaren ödediği vergiler için damga vergisi istisnasından yararlanması gerektiğinden dava konusu işlemin anılan kısımlarında hukuka uygunluk bulunmamıştır.
II. İhale kararına dair damga vergisi ile 1 No.lu hak ediş ödemesi üzerinden kesilen damga vergisi ve 2 ila 9 No.lu hak ediş ödemeleri üzerinden kesilen damga vergilerinin davacının iş ortaklığındaki payına isabet etmeyen (%99 oranındaki) kısmı yönünden yapılan inceleme:
Davacı tarafından yapılmış bir vergi ödemesi veya davacıya yapılan hak ediş ödemelerinden yapılan bir kesinti bulunmadığı gibi verginin mükellefi olmayan davacının mal varlığında bir azalma da olmamıştır.
Ayrıca sözleşmenin tüm hak ve borçlarıyla devir alınması davacıya ödemediği bir verginin iadesini talep etme hakkı da vermeyecektir.
Bu nedenle davaya konu işlemin anılan kısımlarında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
III. Davacının faiz istemi bakımından yapılan inceleme:
2 ila 9 No.lu hak ediş ödemeleri üzerinden kesilen damga vergilerinin davacının iş ortaklığındaki (%1 oranındaki) payına isabet eden kısmı ile 10 ila 12 No.lu hak ediş ödemeleri üzerinden kesilen damga vergilerinin kesinti tarihinden itibaren tecil faizi oranında hesaplanacak faiziyle birlikte davacıya iadesi gerekmektedir.
IV. Karar sonucu:
Vergi Mahkemesi belirtilen gerekçeyle davaya konu işlemin 2 ila 9 No.lu hak ediş ödemeleri üzerinden kesilen damga vergilerinin davacının iş ortaklığındaki payına isabet eden kısmı ile 10 ila 12 No.lu hak ediş ödemeleri üzerinden kesilen damga vergilerine dair kısmı yönünden davayı kısmen kabul etmiş; ihale kararına dair damga vergisi ile 1 No.lu hak ediş ödemesi üzerinden kesilen damga vergisi ve 2 ila 9 No.lu hak ediş ödemeleri üzerinden kesilen damga vergilerinin davacının iş ortaklığındaki payına isabet etmeyen kısmı yönünden davayı kısmen reddetmiştir.
Tarafların istinaf istemlerini inceleyen ...Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
I. Davacının istinaf başvurusu yönünden yapılan inceleme:
Vergi Mahkemesi kararının davanın reddi yolundaki hüküm fıkrasına davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunda ileri sürülen iddialar, kararın bu kısmının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmemiştir.
II. Davalının istinaf başvurusu yönünden yapılan inceleme:
488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun ek 2. maddesinin (4) numaralı fıkrasının ikinci bendinde yer alan "Uluslararası ihale"nin, kamu kurum ve kuruluşları tarafından yerli ve yabancı firmaların ayrı ayrı veya birlikte iştirakine açık olarak çıkılan ihaleyi, "Vergi, Resim, Harç İstisnası Belgesi"nin ise, döviz kazandırıcı faaliyetleri teşvik etmek amacıyla damga vergisi istisnası uygulanabilmesi için alınması ve ibraz edilmesi gereken, vergiye tabi kâğıdın düzenlendiği tarihte geçerli Ekonomi Bakanlığınca düzenlenen belgeyi ifade ettiği hükümlerine yer verilmiştir.
2017/699183 sayılı ihaleye yabancı katılımcıların da iştirak ettiği dikkate alındığında, Anayasa Mahkemesi iptal kararı vergilendirme hatası kapsamında iadeye gerekçe olarak gösterilemeyecektir.
İhale tarihi itibarıyla vergi, resim ve harç istisnası belgesi alması mümkün olan yüklenicilerin söz konusu belgeyi almadıkları dikkate alındığında, hak ediş ödemelerinden ve Anayasa Mahkemesi kararından sonra, 29/09/2021 tarihinde, alınan belgeye dayanarak hak ediş ödemeleri üzerinden tahsil edilen damga vergilerinin iadesi taleplerinin reddine dair işlemde hukuka aykırılık bulunmamış ve bu kısım yönünden davanın kabulü yolundaki hüküm fıkrasında hukuka uygunluk görülmemiştir.
Vergi Dava Dairesi, belirtilen gerekçeyle davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının davanın kısmen kabulü yolundaki hüküm fıkrasının kaldırılmasına ve davanın reddine karar vermiştir.
Davacının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 09/10/2024 tarih ve E:2024/2330, K:2024/4952 sayılı kararı:
4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'na 7161 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 32. maddesiyle eklenen ve 18/01/2019 tarih ve 30659 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, "Sözleşmelerin tasfiyesi veya devri" başlıklı geçici 4. maddesi şu şekildedir:
"31/08/2018 tarihinden önce 4734 sayılı Kanuna göre ihalesi yapılan (3 üncü maddesindeki istisnalar dahil) ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla devam eden sözleşmeler, imalat girdilerinin fiyatlarında beklenmeyen artışlar meydana gelmesi nedeniyle, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki 60 gün içinde yüklenicinin idareye yazılı olarak başvurması kaydıyla, Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşü alınarak idarenin onayına bağlı olarak feshedilip tasfiye edilebilir veya devredilebilir. Bu durumda devir alacaklarda ilk ihaledeki şartlar, devir tarihi itibarıyla aranacak olup devirden veya fesihten kaynaklanan kısıtlama ve yaptırımlar uygulanmaz. Yüklenimi ortak girişim tarafından yürütülen sözleşmelerde ortaklar arasında devir veya hisse devirlerinde ilk ihaledeki yeterlik şartları aranmaz. Sözleşmesi feshedilen veya sözleşmeyi devreden yüklenicinin teminatı iade edilir. Bu fıkra kapsamında devredilen sözleşmeler ile bu fıkra kapsamına girmekle birlikte devredilmeyen sözleşmelerde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki 60 gün içinde yüklenicinin idareye yazılı olarak başvurması kaydıyla süre uzatımına ilişkin kısıtlama ve şartlara tabi olunmaksızın Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşü alınarak idare tarafından süre uzatılabilir.
Sözleşmenin bu madde kapsamında feshedilerek tasfiye edilmesi veya devredilmesi durumunda yüklenici, fesih veya devir tarihine kadar gerçekleştirdiği imalatlar dışında idareden herhangi bir hak talebinde bulunamaz. Yüklenici tarafından, işin idarece uygun görülecek can ve mal güvenliği ile yapı güvenliğine yönelik tedbirlerin alınması şarttır. Bu kapsamda düzenlenecek fesihnamelerden ve devredilecek sözleşmelerden damga vergisi alınmaz."
Bu kapsamda, 31/08/2018 tarihinden önce 4734 sayılı Kanun'a göre ihalesi yapılan ve 18/01/2019 tarihi itibarıyla devam eden sözleşmelerin, imalat girdilerinin fiyatlarında beklenmeyen artışlar meydana gelmesi nedeniyle, 18/01/2019 tarihinden sonraki altmış gün içinde yüklenicinin idareye yazılı olarak başvurması kaydıyla, Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle idarenin onayına bağlı olarak devredileceği, bu durumda sözleşmeyi devreden yüklenicinin teminatının iade edileceği ve devir tarihine kadar gerçekleştirdiği imalatlar dışında idareden herhangi bir hak talebinde bulunamayacağı; vergi, resim, harç istisnası belgesine bağlanan diğer döviz kazandırıcı faaliyetlere ilişkin işlemler nedeniyle, belgenin geçerlilik süresi içerisinde, belgede yer alan tutarla sınırlı olmak kaydıyla düzenlenen kağıtların damga vergisinden müstesna olduğu, Kalkınma Bakanlığınca yayımlanan cari yıl yatırım programında yer alan yatırımlardan uluslararası ihaleye çıkarılanların ihalesini kazanan veya yabancı para ile finanse edilenlerin yapımını üstlenen ana yüklenici firmaların (alt yükleniciler hariç) yapacakları teslim, hizmet ve faaliyetlerin diğer döviz kazandırıcı faaliyetlere ilişkin işlemler arasında sayıldığı, Anayasa Mahkemesi tarafından 24/12/2020 tarih ve E:2020/15, K:2020/78 sayılı kararla, bir ihalenin uluslararası ihale niteliğinde kabul edilmesi ve bu sayede döviz kazandırıcı faaliyet kapsamında değerlendirilmek suretiyle damga vergisi ve harç istisnasının uygulanması için öngörülen yabancı firmalarca da teklif verilmesi şartının hukuki öngörülebilirlik ve belirlilik ilkelerine aykırı olacak şekilde düzenlendiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle "ve yabancı firmalarca da teklif verilen" ibaresinin iptal edildiği, açık olarak vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi alınmasının mevzuda hata kapsamında vergilendirme hatası niteliği taşıdığı, mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebileceği ve vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolanların şikâyet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, yüklenilen işe ilişkin sözleşmenin 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun geçici 4. maddesi hükmüne uygun olarak yapılan devir sözleşmesi ile davacı tarafından devralındığı, devir sözleşmesinin, ilgili idarece diğer devir işlemlerinde de kullanılmak üzere Kanun'a uygun olarak düzenlenmiş tip sözleşme niteliğinde olduğu, söz konusu devir işleminin şartlarının ve usulünün Kanun'la düzenlendiği, buna göre imalat girdilerinde meydana gelen fiyat artışları nedeniyle şartları zorlaşan yüklenicilere sözleşmeyi tamamen devretme imkânı sağlandığı anlaşılmaktadır. Yapılan devir sözleşmesinde, ihale konusu işin davacı tarafından bütün hak ve vecibeleri ile devralındığı açıkça belirtilmiştir.
Bu kapsamda anılan Kanun'da öngörülen usule uygun olarak devir sözleşmesi ile yapım işini bütün hak ve vecibeleriyle devralan davacının, işe ilişkin olarak düzenlenen ve işin devamı için hüküm ve sonuçlarını doğurmaya devam eden Sözleşme'nin aynından doğan verginin iadesini talep etme hakkına da sahip olduğunun kabulü gerekmektedir.
Olayda, Kalkınma Bakanlığının cari yıl yatırım programında yer alan ve idari şartnamede yerli ve yabancı tüm isteklilere açık olduğu belirtilen ihaleye ilişkin olarak ödenen damga vergisinin iadesi istemiyle davacı tarafından yapılan başvuru, davalı idare tarafından, sözleşmenin düzenlendiği tarih itibarıyla vergi resim ve harç istisnası belgesi bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Ayrıca yüklenilen işin ihalesine, ihale komisyonunca teklifi geçerli kabul edilen yabancı firmaların bir iştirakinin bulunmadığı, diğer bir ifadeyle ihalede işin üzerine bırakılabileceği seçilecek istekliler arasında yabancı firmanın bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bir kanunun uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesine başvurulmasını isteme hakkına sahip olan kişilerin de, hak veya menfaatlerini ihlal eden kuralın daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olması halinde, iptal hükmünün hukuki sonuçlarından yararlanmaları gerektiği açıktır.
Bu kapsamda, Anayasa Mahkemesinin 24/12/2020 tarih ve E:2020/15, K:2020/78 sayılı kararı ile iptal edilen Damga Vergisi Kanunu'nun ek 2. maddesinin (4) numaralı fıkrasında yer alan "ve yabancı firmalarca da teklif verilen" kuralı uygulanarak bu karardan önce tesis edilmiş işlemlerin, tesis edildikleri andaki duruma göre hukuka uygun olsalar da kararın yayınlanmasından sonra oluşan yeni hukuki duruma göre hukuka aykırı hale geleceklerinde duraksama yoktur.
Diğer taraftan, vergi, resim ve harç istisnası belgesi ile tahsil edilen damga vergisi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup zincir işlem niteliğindedir. Bu zincir işlemlerin oluşturduğu vergilendirme sürecinin istisna ve muafiyet gibi nedenlerle hatalı olduğunun ileri sürülmesi halini 213 sayılı Kanun'da yer alan vergi hatası kapsamında ele almak gerekmektedir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında davacı adına tanzim edilen 29/09/2021 tarih ve 2021/Y-01283 sayılı Vergi Resim Harç İstisna Belgesi'nin, dava konusu işe dair sözleşmenin düzenlendiği tarih itibarıyla bulunmasına engel olan kuralın Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmek suretiyle hukuka aykırılığının saptandığı ve bu iptal kararından sonra ortaya çıkan hukuki sonucun, uyuşmazlığa konu vergilendirme işlemini uluslararası ihale tanımı yönünden baştan itibaren etkilediği dikkate alındığında, anılan gerekçeyle tesis edilen işlemin hukuka uygun olmadığı ve olayda alınmaması gereken verginin tahsil edilmesi suretiyle hukuki değerlendirmeyi gerektirmeyecek açıklıkta bir vergilendirme hatası bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim İhracat, Transit Ticaret, İhracat Sayılan Satış ve Teslimler ile Döviz Kazandırıcı Hizmet ve Faaliyetlerde Vergi, Resim ve Harç İstisnası Hakkında Tebliğ'in (İhracat 2017/4) 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan "...belge müracaat tarihi ile belge tarihi arasında yapılan işlemlere istisna uygulanmaz." kuralı ile 8. maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan "Süre başlangıcı, vergi resim harç istisnası belgesinin tarihidir." kuralının Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 22/03/2023 tarih ve E:2022/3138 sayılı kararıyla yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiş, bu karara karşı yapılan itiraz ise söz konusu düzenlemeler yönünden Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 05/07/2023 tarih ve İtiraz No:2023/9 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
Bu nedenle, temyiz istemine konu kararda hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Daire bu gerekçeyle temyize konu kararı bozmuştur.
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:
Vergi Dava Dairesi, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Anayasa Mahkemesinin 24/12/2020 tarih ve E:2020/15, K:2020/78 sayılı iptal kararının yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla benzer uyuşmazlıklar bakımından sadece devam eden yargılamalarda uygulanmasının ve vergi, resim, harç istisnası belgesinin anılan karardan sonra alınması nedeniyle istisnadan yararlandırılmamalarının hukuka uygun olmadığı, yüklenilen işe ilişkin idari şartname incelendiğinde işin cari yıl yatırım programında yer aldığı ve ihalenin yabancı isteklilere açık olarak düzenlendiğinin anlaşıldığı ve emsal yargı kararlarının da iddialarını destekler nitelikte olduğu belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1-...Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararına yöneltilen temyiz isteminin REDDİNE,
2- 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun ilgili hükümleri ve Kanun'a ek (3) sayılı Tarife uyarınca ödenmesi gereken maktu karar harcı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından harca hükmedilmesine gerek olmadığına,
3- Yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmediğinden, yatırılan yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine,
4-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
17/09/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
X - KARŞI OY:
Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dokuzuncu Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.