Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/313
2025/630
9 Temmuz 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2025/313
Karar No : 2025/630
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ...
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU :Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 04/12/2024 tarih ve E:2023/571, K:2024/1102 sayılı bozma kararı üzerine verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, bir dönem ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu ...Akaryakıt Dağıtım İnşaat Turizm Tarım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait borçların tahsili amacıyla 16/01/2020 tarihli haciz bildirisi üzerine... Bankası hesabına uygulanan e-hacizlerin kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı üzerine verilen ...Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Gelinen aşamada uyuşmazlık, dava konusu haciz işlemlerinin davacı adına düzenlenen ...tarih ve ...ve ... sayılı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısımlarına ilişkindir. Anılan ödeme emirleri içeriği borçların tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına ... tarih ve ... sayılı ödeme emri ile ... tarih ve ...sayılı ödeme emri düzenlenmiştir.
i. Mahkeme kararının dava konusu haciz işlemlerinin asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve... sayılı ödeme emri içeriği borçlardan kaynaklanan kısımlarına ilişkin hüküm fıkrası yönünden yapılan inceleme:
Tebliğ, hukuki bir işlemden ilgili kimsenin haber almasını sağlamak için yetkili makamın kanuni şekilde yazı veya ilan ile yapacağı belgelendirme işlemidir. İdari işlemlerin ilgilisine tebliğ edilmesinde amaç, işlemin muhatabı açısından yasal haklarını kullanabilmesine imkan tanımak; işlemi tesis eden idare açısından da hakkında işlem tesis edilen kişilerin hukuki sorumluluklarını yerine getirip getirmediğini tespit etmektir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun tebligata ilişkin düzenlemelerinin, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihte yürürlükte bulunan, 7061 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmadan önceki haline göre, bilinen adreste tebliğ esas olup tebliğin ilan yoluyla yapılabilmesi ancak muhatabın adresinin hiç bilinmediği, muhatabın bilinen adresinin yanlış veya değişmiş olduğu ve bu yüzden gönderilen mektubun geri geldiği ve başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmadığının ilanen tebliğ tarihinden önce usulüne uygun olarak tespit edilmiş olması durumunda mümkündür.
Vergi Usul Kanunu'nun tebligata ilişkin düzenlemelerinin 7061 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmadan önceki halinde, gerçek ve tüzel kişilerin hangi adreslerinin bilinen adres olarak kabul edileceği sayma suretiyle belirlenmiştir. Bilinen adresler arasında tüzel kişilerin kanuni temsilcilerinin ikametgâh veya MERNİS adresleri sayılmamıştır. Dolayısıyla tüzel kişilere Kanun'da sayılan bilinen adreslerinde ulaşılamaması halinde kanuni temsilcisinin ikametgâh veya MERNİS adresinde tebliğin denenmesi yönünde kanuni bir zorunluluk bulunmamaktadır. Ancak tüzel kişilerin bilinen adreslerinde bulunamadığı hususunun usulüne uygun olarak tespit edilmiş olması durumunda, tebligatın yukarıda belirtilen amaçları dikkate alındığında, vergilendirme ile ilgili işlemin kanuni temsilcinin ikametgâh veya MERNİS adresinde tebliğ edilmesinde hukuken bir engel bulunmamaktadır.
Ancak, olayda, şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin, asıl borçlu şirketin bilinen adresine tebligata çıkarıldığı ve şirketin bu adreste bulunamadığının usulüne uygun şekilde tespit edildiği ortaya konulmaksızın, şirketin kanuni temsilcisinin MERNİS adresinde düzenlenen adres tespit tutanağı ile kanuni temsilcinin adreste bulunmadığının tespiti üzerine ilanen tebliğ edildiği görülmüştür.
Dolayısıyla, şirket adına düzenlenen ödeme emrinin şirketin bilinen adresinde tebliğ edilmeye çalışılması gerekirken şirketin kanuni temsilcisinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılmasında ve sonrasında ilanen tebliğ edilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
ii. Mahkeme kararının dava konusu haciz işlemlerinin asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve... sayılı ödeme emri içeriği borçlardan kaynaklanan kısımlarına ilişkin hüküm fıkrası yönünden yapılan inceleme:
Vergi Usul Kanunu'nun tebligata ilişkin düzenlemelerinin, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihte yürürlükte bulunan 7061 sayılı Kanun ile değişik haline göre, tüzel kişiler bakımından bilinen adresler işe başlamada veya adres değişikliğinde bildirilen iş yeri adresleri ile yoklama fişinde veya ilgilinin imzası bulunmak şartıyla yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tespit edilen iş yeri adresleri olup bu adreslerden tarih itibarıyla tebligat yapacak makama en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tespit edilmiş olanının dikkate alınması ve tebliğin öncelikle bu adreste yapılması gerekmektedir. Tüzel kişilerin iş yeri adresinde bulunamadığının posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek tespit edilmesi, işin bırakılması veya işin bırakılmış addolunması hallerinde ise tebliğin, tüzel kişilerin başkan, müdür veya kanuni temsilcilerinden birinin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılması gerekmektedir.
Ancak, olayda, şirket adına düzenlenen...tarih ve ... sayılı ödeme emrinin, asıl borçlu şirketin bilinen adresine tebligata çıkarıldığı ve şirketin bu adreste bulunamadığının usulüne uygun şekilde tespit edildiği veya işin bırakıldığı veya işin bırakılmış addolunduğu ortaya konulmaksızın, şirketin kanuni temsilcisinin MERNİS adresine tebliğe çıkarıldığı görülmüştür.
Dolayısıyla, şirket adına düzenlenen ödeme emrinin öncelikle şirketin bilinen adresinde tebliğ edilmeye çalışılması gerekirken şirketin kanuni temsilcisinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılmasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu durumda, istinaf istemine konu mahkeme kararının, dava konusu haciz işlemlerinin, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve... sayılı ödeme emri ile ... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriği kamu alacaklarının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ...ve ... sayılı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısımlarına ilişkin hüküm fıkralarında hukuki isabet görülmemiştir.
iii. Karar sonucu:
Vergi Dava Dairesi bu gerekçeyle mahkeme kararının, dava konusu haciz işlemlerinin davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... ve ...sayılı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısımlarına ilişkin hüküm fıkralarını kaldırdıktan sonra dava konusu haciz işlemlerinin belirtilen kısımlarını kaldırmıştır.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar bozma kararı uyarınca verilen kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmediğinden istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyularak verilen kararlara ilişkin temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılması gerekmektedir.
Temyize konu karar Kurulun bozma kararındaki esaslara uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1-Davalının temyiz isteminin REDDİNE,
2-... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
09/07/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.