SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2024/495 E. 2025/729 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/495

Karar No

2025/729

Karar Tarihi

8 Ekim 2025

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/495 E. , 2025/729 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/495
Karar No : 2025/729

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı -... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU :... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, iki tam yıldan fazla süreyle aktifinde yer alan iştirak hisselerinin satışından doğan zararın %75'inin kurum kazancından indirilmesi gerektiği yolunda ihtirazi kayıtla verilen 2014 yılına ait kurumlar vergisi beyannamesine konulan ihtirazi kaydın kabul edilmemesi nedeniyle anılan zararın kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınması sonucunda tahakkuk eden kurumlar vergisinin ihtirazi kayda konu edilen kısmının kaldırılması ve anılan verginin bu kısmının iadesi istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (e) işaretli bendinin uyuşmazlık tarihinde yürürlükte olan hâlinde, kurumların, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançlarının % 75'lik kısmının kurumlar vergisinden müstesna olduğu düzenlenmiştir. Aynı maddenin (3) numaralı fıkrasının uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan hâlinde ise, iştirak hisseleri alımıyla ilgili finansman giderleri hariç olmak üzere kurumların kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlarına ilişkin giderlerinin veya istisna kapsamındaki faaliyetlerinden doğan zararlarının istisna dışı kurum kazancından indirilmesinin kabul edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Uyuşmazlığın çözümü için davacının iştirak hisselerinin satışı nedeniyle uğradığı zararın niteliğinin saptanması gerekir. Olayda, davacının ticari faaliyetinden ötürü iştirak ettiği şirketin faaliyetinden kaynaklı zarar etmesi söz konusu değildir. Uyuşmazlıkta söz konusu olan, ticari faaliyet için alınan iştirak hisselerinin ticari bir faaliyet sonucu satışından dolayı (alış ve satışı arasında) oluşan farktan kaynaklanan zarardır. Bu zarar da, 5520 sayılı Kanun'un 5. maddesinin (3) numaralı fıkrasında ifade edilen "...istisna kapsamındaki faaliyetlerinden doğan zarar..." kapsamında olmayıp ticari bir zarar niteliğindedir. Dolayısıyla bu zararın ticari faaliyetten kaynaklanması nedeniyle matrahın tespitinde dikkate alınması gerekmektedir.
Bu durumda, davacı şirketin iki tam yıl süre ile aktifinde tuttuğu iştirak hisselerinin satışından kaynaklanan zararın tamamının indirilmesi ve safi kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle, davacının ihtirazı kaydı dikkate alınmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle davayı kabul etmiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 15/02/2021 tarih ve E:2016/13859, K:2021/987 sayılı kararı:
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) işaretli bendinin "1)" işaretli alt bendinde, kurumların tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun sermayesine katılımlarından elde ettikleri kazançların kurumlar vergisinden müstesna olduğu düzenlenmiştir. Aynı maddenin (3) numaralı fıkrasının uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan hâlinde ise, iştirak hisseleri alımıyla ilgili finansman giderleri hariç olmak üzere kurumların kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlarına ilişkin giderlerinin veya istisna faaliyetlerinden doğan zararların istisna dışı kurum kazancından indirilmeyeceği kuralına yer verilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun geçici 25. maddesinin birinci fıkrasının (l) işaretli bendi şu şekildedir:
"Bu madde uyarınca düzeltilen kalemlerin elden çıkarılması halinde, bunlara ilişkin enflasyon düzeltme farkları maliyet bedeli addolunur. Şu kadar ki, amortismana tâbi olmayan kıymetlerin düzeltilmiş değerlerinin altında bir bedelle satılması halinde, düzeltilmiş değerle düzeltme öncesi değer arasındaki farka isabet eden zarar, gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde dikkate alınmaz."
Diğer taraftan, 03/04/2007 tarih ve 26482 sayılı Resmî Gazate'de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nin "I-MÜKELLEFİYET" başlıklı bölümünün "5. İstisnalar" başlıklı kısmının "5.17. Kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlara isabet eden giderlerin diğer kazançlardan indirilememesi" alt başlıklı kısmının ikinci paragrafında, Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 5. maddesinin (3) numaralı fıkrası hakkında, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilen değişiklik önergesinin gerekçesinde, “…Kurumlar vergisinden istisna edilen kazançların elde edilmesi sırasında zarar doğması halinde bu zararlar gider fazlalığından kaynaklandığı için istisna kapsamındaki faaliyetlerden doğan zararların da giderlerde olduğu gibi kurum kazancından indirilmemesi gerekir. Dolayısıyla, kurumlar vergisinden istisna edilen kazancın elde edilmesi sırasında giderlerin yanı sıra gider fazlalığından doğan zararlar da aynı kapsamda değerlendirilerek konuya ilişkin düzenleme önerilmektedir.” şeklinde açıklama yapıldığı belirtilmiştir. Yine aynı kısmın üçüncü ve dördüncü paragraflarında, söz konusu hükmün Kurumlar Vergisi Kanunu ile özel kanunlarda yer alan kurumlar vergisinden müstesna kazançları kapsamakta olduğu, iştirak hisseleri alımıyla ilgili finansman giderleri hariç olmak üzere, kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlara ilişkin giderlerin kanunen kabul edilmeyen gider olarak değerlendirilmesi gerektiği, aynı şekilde, kurumlar vergisinden istisna edilen kazançların elde edilmesi sırasında zarar doğması halinde bu zararların da istisna kapsamı dışındaki gelirlerden indirilmemesi gerektiği, Kanun'un anılan hükmünün, kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlara ilişkin olarak yapılan giderlerin, kurumun vergiye tabi diğer kazanç tutarının tespitinde kurum kazancını azaltıcı veya kurum zararda ise bu zararı artırıcı bir unsur olarak indirim konusu yapılamayacağını ifade etmekte olduğu, bu nedenle, bu gelirlerin elde edilmesi için yapılan giderlerin sadece kurumlar vergisinden istisna edilen söz konusu kazançların tespitinde indirim konusu yapılacağının tabii olduğuna ilişkin açıklamalara yer verilmiştir.
Tüm bu tespitler bir arada değerlendirildiğinde, davacı şirketin iştirak ettiği şirket hisselerinin satışı dolayısıyla oluşan zararın, ticari faaliyetinden sağlanan hasılattan gider olarak indirilebilmesi için bu giderin bu hasılatın elde edilmesi veya idame ettirilmesi amacıyla yapılması, yani gelirle gider arasında doğrudan ve açık bir illiyet bağının bulunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta ise, iştirak hisselerinin satışı nedeniyle oluşan zararın şirketin ticari kazancının elde edilmesi veya idamesi ile ilgili bir gider olarak değerlendirilmesine imkan bulunmadığı gibi söz konusu zararın gider olarak gösterilmesine 5520 sayılı Kanun'un 5. maddesinin (3) numaralı fıkrası da engel teşkil etmektedir.
Bu durumda, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından aksi yöndeki gerekçeye dayalı Vergi Mahkemesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.
Daire bu gerekçeyle Vergi Mahkemesi kararını bozmuş; davacının karar düzeltme istemini reddetmiştir.
... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:
Mahkeme, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ilk kararında ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 5520 sayılı Kanun'un iştirak hissesi satışından doğan gelirin %75'ini vergi dışı bırakan istisnasının, şirketlerin mali yapılarını güçlendirmeye yönelik özel bir istisna türü olduğu ve genel bir istisna düzenlemesi olmadığı yolundaki gerekçenin hukuka uygun olmadığı, iştirak hisselerinin satışı nedeniyle uğranılan zararın ticari faaliyetten kaynaklanan zarar olduğu yolundaki gerekçenin de ilgili mevzuat hükümlerinin konuluş amacına aykırı olduğu belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Israr kararının hukuka uygun olduğu, iştirak hisselerinin satışı nedeniyle uğranılan zararın iktisadi, ticari ve teknik icaplar dikkate alındığında, kurum kazancının tespitinde indirim konusu edilebileceğinin kabulü gerektiği, emsal yargı kararlarının da bu yönde olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyizen incelenen ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (e) işaretli bendinin uyuşmazlık tarihinde yürürlükte olan hâlinde, kurumların, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançlarının % 75'lik kısmının kurumlar vergisinden müstesna olduğu düzenlenmiştir. Aynı maddenin (3) numaralı fıkrasının uyuşmazlığa konu dönemde yürürlükte bulunan hâlinde ise "İştirak hisseleri alımıyla ilgili finansman giderleri hariç olmak üzere, kurumların kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlarına ilişkin giderlerinin veya istisna kapsamındaki faaliyetlerinden doğan zararlarının, istisna dışı kurum kazancından indirilmesi kabul edilmez." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
5520 sayılı Kanun'un 5. maddesinin (3) numaralı fıkrasında yer alan kurala göre kurumlar vergisinden istisna edilen faaliyetlerden doğan zararların, kurumun vergiye tabi diğer kazanç tutarının tespitinde kurum kazancını azaltıcı veya kurum zarar etmiş ise bu zararı artırıcı bir unsur olarak indirim konusu yapılması mümkün değildir.
Olayda, davacı şirket tarafından iki tam yıldan fazla süreyle aktifinde yer alan iştirak hissesinin satışından doğan zararın %75'inin kurum kazancının tespitinde dikkate alınması gerektiğinden bahisle konulan ihtirazi kayıt dikkate alınmaksızın anılan zararın kanunen kabul edilmeyen gider olarak kabul edilmesi sonucunda tahakkuk eden verginin kaldırılması ve bu verginin iadesi istemiyle dava açılmıştır.
Kurumların, kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlarına ilişkin giderlerini veya istisna kapsamındaki faaliyetlerinden doğan zararlarını istisna dışı kurum kazancından indirmesi kural olarak mümkün değildir. Bu kuralın tek istisnası "iştirak hisseleri alımıyla ilgili finansman giderleri"dir.
Vergilendirmenin genel sistematiği içinde kazancı vergilendirilemeyen bir işlemin zararının matrahın tespitinde dikkate alınamayacağı, kurumların en az iki tam yıl süreyle sahip oldukları kurum senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançlarının %75’i istisna kapsamına alındığından, bunların satışından zarar doğması halinde, Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 5. maddesinin son fıkrası uyarınca, bu zararın %75'ine isabet eden kısmının istisna dışı kurum kazancından indirilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu nedenle, davacı şirket tarafından aktifinde yer alan iştirak hissesinin satışından doğan zararın %75'inin kurum kazancının tespitinde "Kanunen Kabul Edilmeyen Gider" olarak dikkate alınması suretiyle tahakkuk eden vergide hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1-Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,
2...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3-Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,
2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/10/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

X - KARŞI OY:
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim