Danıştay danistay 2023/993 E. 2025/270 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/993
2025/270
9 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/993
Karar No : 2025/270
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ...(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU:... Bölge İdare Mahkemesi.... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2012 yılının Haziran dönemine ilişkin özel tüketim vergileri, vergi ziyaı cezaları ile gecikme faizlerinin tahsili amacıyla düzenlenen...8 tarih ve... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı:
Dava konusu ödeme emrinin tebliğinden önce davacı adına düzenlenen ihbarnamelerin davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve bu suretle davacının yasal haklarını kullanmasına imkan verilmesi gerekmektedir.
Olayda davacı adına düzenlenen ihbarnamelerin davacının bilinen adresine tebliğe çıkarıldığı, davacının adreste bulunamaması üzerine muhtar nezdinde adres tespit tutanağı düzenlendiği ancak adres tespit tutanağı ile ihbarnamelerin ilişkilendirilmediği görülmektedir. Bu nedenle dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan ihbarnamelerin tebliğine ilişkin düzenlenen adres tespit tutanağının usulüne uygun olarak düzenlenmediği anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla usulüne uygun olarak tahakkuk etmeyen vergi ziyaı cezalı vergilerin tahsili aşamasına geçilemeyeceğinden dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle ödeme emrini iptal etmiştir.
Davalının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Vergi Dava Dairesi istinaf istemine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Yedinci Dairesinin 19/10/2022 tarih ve E:2020/939, K:2022/3979 sayılı kararı:
213 sayılı Kanun'un uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan hükümlerine göre tebliğin ilan yoluyla yapılabilmesi ancak muhatabın adresinin hiç bilinmediği, bilinen adresinin yanlış olduğu, muhatabın bilinen adresten sürekli olarak ayrıldığı, başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmadığı ve yabancı memleketlerde bulunanlara tebliğ yapılmasına imkan bulunmadığının ilanen tebliğ tarihinden önce usulüne uygun olarak tespit edilmiş olması durumlarında mümkündür.
Olayda, davacının bilinen adresinde düzenlenen adres tespit tutanağıyla davacının MERNİS adresi olan bilinen adresinde bulunamadığı muhtar imzası ile birlikte tespit edilmiştir.
Davacının bilinen adresinde bulunamadığı hususunun 213 sayılı Kanun'un uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan 102. maddesinde öngörülen usule uygun olarak düzenlenen adres tespit tutanağıyla tespit edilmesi karşısında olayda, davacı adına düzenlenen ihbarnamelerin ilanen tebliğine ilişkin şartların gerçekleştiğinin kabulü gerekmektedir.
Bu durumda, işin esası hakkında diğer hususlar yönünden yapılacak inceleme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yukarıda belirtilen gerekçeyle verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.
Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.
... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:
Vergi Dava Dairesi aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyizen incelenen ısrar kararının, Danıştay Yedinci Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Dava konusu ödeme emri içeriği vergi ve cezalara ilişkin ... tarih ve ..., ..., ... sayılı ihbarnameler, davacının MERNİS adresi olan bilinen adresine tebligata çıkarılmış ancak adreste bulunamadığından bahisle ilanen tebliğ edilmiştir.
Davacının ilgili adresten kalıcı olarak ayrıldığının komşuları tarafından beyan edildiğine ilişkin 23/03/2017 tarihinde memur ve mahalle muhtarının imzasıyla adres tespit tutanağı düzenlenmiştir.
Bunun üzerine tahsili talep edilen vergi ve cezalara ilişkin ilan yazısı 15/11/2017 tarihinde davalı idarenin ilan koymaya mahsus mahalline asılmış olup 30/12/2017 tarihinde askıdan indirilmiştir. Ayrıca değinilen vergi ve cezaların 22/11/2017 ve 23/11/2017 tarihlerinde olmak üzere iki farklı gazetede ilan edildiği belirtilmiştir. Söz konu vergi ve cezaların ilanen tebliğine rağmen amme alacağının vadesinde ödenmediğinden bahisle dava konusu ödeme emri düzenlenmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Tebliğ esasları" başlıklı 93. maddesinin birinci fıkrası şu şekildedir:
"Tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilümum vesikalar ve yazılar adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasiyle ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmiyenlere ilan yolu ile tebliğ edilir.
..."
213 sayılı Kanun'un "Tebliğ evrakının teslimi" başlıklı 102. maddesinin 7061 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle değiştirilmeden önceki hali şu şekildedir:
"Tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarf posta idaresince muhatabına verilir ve keyfiyet muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tesbit olunur.
Muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memuru durumu zarf üzerine yazar ve mektup posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderilir.
Muhatabın geçici olarak başka bir yere gittiği, bilinen adresinde bulunanlar veya komşuları tarafından bildirildiği takdirde keyfiyet ve beyanda bulunanın kimliği tebliğ alındısına yazılarak altı beyanı yapana imzalatılır. İmzadan imtina ederse, tebliği yapan bu ciheti şerh ve imza eder ve tebliğ edilemiyen evrak çıkaran mercie iade olunur.
Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeple tebliğ edilemiyerek iade olunursa tebliğ ilan yolu ile yapılır.
Muhatap imza edecek kadar yazı bilmez veya her hangi bir sebeple imza edemiyecek durumda bulunursa sol elinin baş parmağı bastırılmak suretiyle tebliğ olunur.
Muhatap tebelluğdan imtina ederse tebliğ edilecek evrak önüne bırakılmak suretiyle tebliğ edilir.
Yukarıdaki fıkralarda yazılı işlemler komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyet taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaz'edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak suretiyle tesbit olunur."
Anılan Kanun'un 103. maddesinin 7061 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle değiştirilmeden önceki halinde muhatabın adresinin hiç bilinmemesi, bilinen adresinin yanlış veya değişmiş olması nedeniyle gönderilmiş olan mektubun geri gelmesi ve başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmaması hallerinde tebliğin ilan yoluyla yapılacağı belirtilmiştir.
Kanun'un 104. maddesinde ilanen tebliğin şekil şartları, 106. maddesinde de ilanın neticeleri düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacı adına düzenlenip ilanen tebliğ edilen vergi ve cezaların ilanen tebliğinden önce davacının aynı zamanda MERNİS adresi olan bilinen adresinde bulunamadığı hususu 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinde öngörülen usullere uygun olarak 23/03/2017 tarihli adres tespit tutanağı ile tespit edilmiştir. Bu nedenle anılan 213 sayılı Kanun'un 103. maddesinde öngörülen ilanen tebliğe ilişkin koşulların gerçekleştiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda ilanen tebliğ edilen vergi ve cezaların tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali yolunda verilen Mahkeme kararına yöneltilen istinaf isteminin reddine dair ısrar kararında hukuka uygunluk bulunmadığından ısrar kararının bozulması gerekmiştir.
Diğer taraftan, bozma kararı üzerine yeniden verilecek kararda anılan vergi ve cezaların ilanen tebliğ edilmesinin 213 sayılı Kanun'un 104. maddesinde düzenlenen şekle uygun olup olmadığı yönündende inceleme ve değerlendirme yapılmak suretiyle hüküm kurulacağı tabiidir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1-Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,
2-... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:......, K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3-Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,
09/04/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
X - KARŞI OY:
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.