Danıştay danistay 2023/944 E. 2025/452 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/944
2025/452
18 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/944
Karar No : 2025/452
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, İstanbul ili Başakşehir ilçesi ... Mahallesinde bulunan elli dokuz ayrı parselde kayıtlı olan taşınmazlarına ilişkin olarak 2018 yılı için tahakkuk ettirilen emlak vergisinin, Emlak Vergisi Kanunu'nun geçici 23. maddesindeki düzenlemeye aykırı şekilde fazladan tahakkuk ettirildiğinden bahisle tahakkuka esas alınan arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin anılan kanun maddesine uygun olarak yeniden düzenlenmesi ve ihtirazi kayıtla ödenen birinci taksit tutarının fazlaya ilişkin kısmının iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair 05/07/2018 tarih ve 20587 sayılı işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca hesaplanacak faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
05/12/2017 tarih ve 30261 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7061 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'na eklenen geçici 23. maddede şu kurala yer verilmiştir:
"Takdir komisyonlarınca 2017 yılında 2018 yılı için takdir edilen asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri, 2017 yılı için uygulanan birim değerlerinin %50’sinden fazlasını aşması durumunda, 2018 yılına ilişkin bina ve arazi vergi değerlerinin hesabında, 2017 yılı için uygulanan asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin %50 fazlası esas alınır. Takip eden 2019, 2020 ve 2021 yıllarında 29 uncu madde kapsamında bina ve arazi vergisi matrahları ile asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri bu şekilde belirlenen değerler üzerinden hesaplanır.
Emlak vergi değeri veya asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri esas alınarak uygulanan vergi, harç ve diğer mali yükümlülükler için de birinci fıkra hükümlerine göre belirlenen değerler dikkate alınarak uygulanır.
Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir."
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verebileceği, genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağı düzenlenmiştir.
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından, İstanbul ili Başakşehir ilçesi ... Mahallesinde elli dokuz ayrı parselde yer alan maliki olduğu taşınmazların 2018 yılına ilişkin emlak vergilerinin hatalı tahakkuk ettirildiğinden bahisle davalı belediyeye 28/06/2018 tarihinde başvuruda bulunulmuştur. Yapılan başvuru ... tarih ve ... sayılı işlem ile reddedilmiştir. Bunun üzerine anılan işlemin iptali ve ihtirazı kayıt ile fazladan ödenmek zorunda kalınan verginin 213 sayılı Kanun'un 112. maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca hesaplanacak faizi ile iadesi istemiyle dava açılmıştır.
Davacı tarafından, Emlak Vergisi Kanunu'nun geçici 23. maddesi uyarınca 2017 yılı için uygulanan asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin %50 fazlası yerine davalı belediyece %330 oranında vergi artışı yapıldığı, vergilendirmede, taşınmazların bulunduğu cadde ve sokaklara ilişkin değerler dikkate alınmaksızın farklı cadde ve sokaklara ilişkin değerlerin esas alındığı iddia edilmiştir.
Davacının iddialarının karşılanması ve emlak vergisinin usulüne uygun tahakkuk ettirilip ettirilmediğinin tespitinin uzmanlık isteyen teknik bilgiyi gerektirdiği sonucuna ulaşıldığından, 11/04/2019 tarihinde verilen ara kararı ile mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Konunun uzmanı üç kişiden oluşan bilirkişi heyeti re'sen seçilmiş ve tarafların bilirkişilerin şahsına yönelik bir itirazları olmadığı görülerek mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir.
Düzenlenen bilirkişi raporunda şu hususlara yer verilmiştir:
i. Üzerinden emlak vergisi tahakkuk ettirilen arsalara ilişkin 2014 ve 2018 dönemlerine ait emlak vergisi bildirim sureti beyannameleri dosyaya ibraz edilmiştir.
ii. 2014 dönemine ilişkin (2014 ila 2017 yıllarını kapsayan) beyannamedeki cadde ve sokak isimleri ile 2018 dönemine ilişkin beyannamedeki cadde ve sokak isimleri karşılaştırıldığında, aynı ada ve parselde bulunan taşınmazların 2014 yılında farklı sokak isimleri esas alınarak vergilendirildikleri, uyumlu olmadıkları görülmüştür.
iii. Dava dilekçesinde de belirtilen, aynı taşınmazlar için 2017 yılı için tahakkuk ettirilen emlak vergisi ile 2018 yılı için tahakkuk ettirilen emlak vergisi arasındaki %330 oranındaki farkın nedeninin, 2014 dönemi için düzenlenen beyannamelerin uyuşmazlık konusu parsellerle ilgisi olmayan ve ilçe takdir komisyonu karar cetvelinde de adı geçmeyen cadde ve sokaklar esas alınmak suretiyle düşük birim değerler üzerinden vergilendirilmelerinden kaynaklandığı, 2018 yılında doğru cadde ve sokaklar esas alınarak beyanname düzenlenmesi ve vergilendirilmesi nedeniyle söz konusu farkın meydana geldiği anlaşılmıştır.
iv. 2014 döneminde doğru cadde ve sokaklar üzerinden birim değerler tespit edilmiş olsaydı 2017 yılı ile 2018 yılı arasındaki farkın %50 oranını aşmayacağı görülmüştür.
Yukarıda özetlenen tespitleri içeren bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. Davacı tarafından rapora itiraz edilmişse de itiraz gerekçelerinin, bilirkişi raporunu kusurlandıracak mahiyette olmadığı, raporun, içerdiği somut tespit ve veriler itibarıyla hükme esas alınabilecek durumda olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla, davacının, önceki dönemlere nazaran farklı cadde ve sokaklara ait birim değerler üzerinden vergilendirme yapılmak suretiyle fazladan vergi tahakkuk ettirildiği yolundaki iddiası yerinde görülmemiştir.
Bu durumda, söz konusu taşınmazlara ilişkin emlak vergisinin, doğru cadde ve sokaklara ilişkin arsa metrekare birim değerleri üzerinden usule uygun olarak ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'na eklenen geçici 23. maddede öngörülen %50 artış oranı da dikkate alınmak suretiyle tahakkuk ettirildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle davayı reddetmiştir.
Davacının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Vergi Dava Dairesi, Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir.
Davacının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 08/11/2022 tarih ve E:2020/3383, K:2022/5483 sayılı kararı:
Emlak Vergisi Kanunu'nun geçici 23. maddesi ile bu maddenin uygulanmasına yönelik hususları açıklamak amacıyla hazırlanan Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği (Seri No:72)'nin hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kanun koyucu tarafından anılan maddeyle takdir komisyonlarınca her dört yılda bir belirlenen arsa metrekare birim değerlerinin fahiş olarak artırılmasına sınırlama getirmek istediği anlaşılmaktadır.
Buna göre takdir komisyonları tarafından, 2018 yılına ilişkin emlak vergisine esas olmak üzere belirlenen asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerindeki artışın, 2017 yılı için uygulanan birim değerin %50'sinden fazlasını aşması durumunda, 2018 yılına ilişkin emlak vergisinin hesabında 2017 yılı için uygulanan birim değerin %50 fazlasının esas alınması gerektiği açıktır.
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından, 2014 yılında taşınmazlara ilişkin emlak vergisi bildirimlerinin verildiği, 2018 yılına kadar bu bildirimler esas alınarak emlak vergisi tahakkuk ettirildiği, 2018 yılına gelindiğinde ise davalı idarece yapı ruhsatlarına göre taşınmazların cephesinin bulunduğu cadde ve sokaklara göre vergi tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen bilirkişi raporunda, davacı tarafından 2014 yılında verilen emlak vergisi bildirimlerindeki cadde ve sokakların hatalı olduğu, 2018 yılındaki yüksek artışın bu hatalı bildirimden kaynaklandığı yönünde tespitlere yer verilmişse de, yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca bir taşınmaz için 2017 yılında uygulanmış bir arsa metrekare birim değeri bulunması halinde, 2018 yılı ve takip eden yıllar için bu değerde yapılacak artışın, 2017 yılı için uygulanan birim değerin %50'sini aşamayacağı açıktır.
Bu durumda, davalı belediyece çeşitli yöntemlerle kanunla oransal olarak ve geçici süreyle getirilen düzenlemenin uygulanmaması suretiyle gerçekleştirilen tahakkukta ve bu tahakkuk esas alınarak ödenen tutarın iade edilmemesi yönünde tesis edilen işlemde ve davanın reddi yolundaki vergi mahkemesi kararına yöneltilen istinaf isteminin reddi yolundaki temyiz istemine konu kararda hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Daire, bu gerekçeyle kararı bozmuştur.
Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve ... sayılı Bölge İdare Mahkemelerinin İş Bölümlerine İlişkin Kararı uyarınca dosyanın gönderildiği ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun geçici 23. maddesindeki düzenleme, yanlış cadde ve sokak dikkate alınarak belirlenen arsa metrekare birim değeri üzerinden vergilendirmeyi koruyucu bir hüküm içermemektedir.
Dolayısıyla, anılan hükmün uygulanmasında doğru cadde ve sokak dikkate alınarak belirlenen birim değerlerin esas alınması gerektiği açıktır.
Vergi Dava Dairesi, bu gerekçeyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin kararında ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun geçici 23. maddesinin, belediyelerce yapılacak numarataj işlemleri nedeniyle oluşturulan yeni cadde ve sokaklara ilişkin birim değerler üzerinden vergilendirme yapılabileceğine dair bir istisna içermediği, düzenlemenin lafzının açık olduğu, 2017 yılında uygulanmış bir arsa metrekare birim değeri bulunması halinde, 2018 yılı ve takip eden yıllar için bu değerde yapılacak artışın, 2017 yılı için uygulanan birim değerin %50'sini aşamayacağı, davalı idarece gerçekleştirilen işlemlerin kanun hükmünü dolanmaya yönelik olduğu, önceki yıla oranla %330'luk bir artışla tahakkuk ettirilen 2018 yılına ilişkin emlak vergisinde ve dolayısıyla dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek aksi yöndeki gerekçeyle verilen ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Israr kararına esas alınan bilirkişi raporu ile 2017 yılına ilişkin olarak tahakkuk ettirilen emlak vergilerinin, davacının maliki olduğu taşınmazlarla ilgisi olmayan cadde ve sokaklara ait birim değerler üzerinden hesaplandığı, doğru cadde ve sokaklara ait birim değerler üzerinden yapılan hesaplamada, 2018 yılında tahakkuk ettirilen emlak vergilerinin, Emlak Vergisi Kanunu'nun geçici 23. maddesinde öngörülen %50 sınırını aşmadığı hususlarının ortaya konulduğu, davacı tarafından belediyeden alınan yapı ruhsatlarında da doğru cadde ve sokak bilgilerinin yer aldığı, ancak davacının ruhsatlandırma aşamasında bu hususa itirazının olmadığı, emlak vergisi tahakkuk ettirildikten sonra söz konusu cadde ve sokaklar yönünden itirazda bulunulmasının hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğu, 2018 yılına ilişkin emlak vergisi tahakkukunda ve dolayısıyla dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyizen incelenen ısrar kararının, Danıştay Dokuzuncu Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay Dokuzuncu Dairesinin yukarıda yer verilen kararının dayandığı aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar kararının bozulması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3- Yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmediğinden, yatırılan yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine,
4- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,
18/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.