SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2023/942 E. 2025/444 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2023/942

Karar No

2025/444

Karar Tarihi

18 Haziran 2025

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/942 E. , 2025/444 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/942
Karar No : 2025/444

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ...
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, ödenmeyen sosyal sosyal güvenlik primlerini gider olarak gösterdiğinden bahisle düzeltme fişine istinaden re'sen tarh edilen 2010 yılı gelir vergisi ile verginin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından gider olarak beyana dahil edilen sigorta priminin fiilen ödendiği belirtilmiş olup davalı idarece bu durumun aksi ortaya konulmamıştır.
Sigorta primlerinin gider olarak gösterilmesi için 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nda fiilen ödenme konusunda bir koşul belirtilmemiş, bu husus genel tebliğ ile düzenlenmiştir. Ayrıca bu konuda tahakkuk esası geçerli olduğundan davacının beyan ederek tahakkuk ettirdiği indirim unsurunun tahsilatının yapılmamış olmasının, indirimden faydalanmaya engel teşkil etmediği de açıktır.
Bu durumda, Kanun'da yer almayan bir yükümlülüğün düzenleyici işlem olan tebliğlerle getirilemeyeceği ve davacının fiilen ödeme yapıldığı yönündeki iddiasının değerlendirilmediği dikkate alındığında gider olarak gösterilen fakat fiilen ödenmediği belirtilen sigorta primlerinin reddedilmesi suretiyle yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Vergi Mahkemesi belirtilen gerekçeyle davayı kabul etmiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 10/10/2018 tarih ve E:2014/8356, K:2018/8833 sayılı kararı:
16/06/2006 tarih ve 26200 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Primlerin ödenmesi" başlıklı 88. maddesinin onbirinci fıkrasında, Sosyal Güvenlik Kurumuna fiilen ödenmeyen prim tutarlarının gelir vergisi ve kurumlar vergisinin hesaplanmasında gider olarak yazılamayacağı hükmüne yer verilmiştir.
Bu kapsamda, sosyal güvenlik primlerinin indirime konu edilebilmesi için bu primlerin fiilen ödenmiş olması gerektiği, ödenmemiş olan sigorta primlerinin ise yıllık kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınamayacağı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, Vergi Mahkemesi kararında davacı tarafından söz konusu prim tutarının ödendiğinin belirtildiği, bunun aksinin ise davalı idarece ortaya konulamadığına yer verilmiştir.
Re'sen araştırma yetkisi, hukuka uygunluk denetiminin gerektirdiği her çeşit incelemeyi kapsamaktadır. Esasen bu yetki ve görevin, davanın karara bağlanabilmesi için dava dosyasında bulunmayan, ancak tarafların iddia ve savunmalarında belirttikleri hususların doğruluğunu saptamak amacıyla gerekli görülen bilgi ve belgelerin edinilmesini sağlamaya yönelik olduğu da açıktır.
Bu durumda Mahkemece ödemeye ilişkin belgeler davacıdan istenmek suretiyle davacının iddiasının doğruluğu araştırılarak yukarıda belirtilen Kanun hükümleri uyarınca yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Daire bu gerekçeyle temyize konu kararı bozmuştur.
Bozma kararına uyularak verilen ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Ara kararı ile davacıya 68.137,88 TL tutarındaki sosyal güvenlik primlerinin hangi tarihte ödendiği sorularak söz konusu ödemenin gerçekleştirildiğine dair bilgi ve belge istenmiştir. Yine aynı tarihli ara kararıyla Sosyal Güvenlik Kurumuna davacının 2010 yılı prim borcunun ne kadar olduğu ve anılan prim borçlarının hangi tarihlerde ödendiği sorulmuştur. Ara kararına cevaben davacı vekili tarafından aradan dokuz yıllık bir süre geçtiği ve belge ile kayıtların beş yıldan fazla muhafaza zorunluluğunun bulunmadığı belirtilerek ödemeye ilişkin belgelere ulaşılamadığı bildirilmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından ise ara karar gereklerinin yerine getirilmemesi üzerine 27/02/2019 tarihli ara kararı ile ikinci kez Keçiören Sosyal Güvenlik Merkezinden davacının 2010 yılı prim borcunun ne kadar olduğu ve anılan prim borçlarının hangi tarihlerde ödendiği sorulmuştur. Bunun üzerine Keçiören Sosyal Güvenlik Merkezi ile Ostim Sosyal Güvenlik Merkezi arasında geçen iç yazışmalara istinaden Ostim Sosyal Güvenlik Merkezince, davacı tarafından ödendiği ileri sürülen 68.137,88 TL tutarın hangi dönemlerde ödendiğine dair bir tespit yapılamadığı ve gerekli belgelerin davacı tarafından sunulması halinde emanet hesapları araştırılmak suretiyle bilgi verilebileceği bildirilmiş ve davacının dosyasına ait ödemeleri gösterir müfredat kartı ibraz edilmiştir.
Anılan müfredat kartı incelendiğinde ise, davacının iş yerine ait 2010 yılı prim borçlarının tahsilatlarının 2011, 2012 ve 2013 yıllarında yapıldığı ve tahsilat tutarlarının 2010 yılı gelir vergisi beyannamesinde beyan edilen tutar ile örtüşmediği görülmüştür.
Bu durumda, 2010 yılı gelir vergisi beyannamesinde gider olarak gösterilen ve fiilen ödendiği davacı tarafından ileri sürülen 68.137,88 TL tutarındaki sosyal güvenlik primlerinin 2010 yılında ödendiğinin davacı tarafından ispatlanamadığı ve 2010 yılına ilişkin olarak ödenen birtakım prim borcunun 2010 yılı içerisinde ödenmediğinin iş yeri müfredat kartından anlaşıldığı dikkate alındığında, dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Vergi Mahkemesi, belirtilen gerekçeyle davayı reddetmiştir.
Davacının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 15/04/2021 tarih ve E:2019/7229, K:2021/2235 sayılı kararı:
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun "İndirilecek giderler" başlıklı 40. maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde, hizmetli ve işçilerin sigorta primleri ve emekli aidatlarının istirdat edilmemek üzere Türkiye'de kain sigorta şirketlerine veya emekli ve yardım sandıklarına ödenmiş olması ve emekli ve yardım sandıklarının tüzel kişiliği haiz bulunmaları şartıyla indirilebileceği hükmüne yer verilmiştir.
174 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği'nin "C- SSK Primlerinin Gelir ve Kurumlar Vergisi Yönünden Gider Yazılması" başlıklı bölümünün dördüncü paragrafı şu şekildedir:
"Bu hükümlere göre SSK priminin gider olarak dikkate alınabilmesi için, bu primlerin Sosyal Sigortalar Kurumuna fiilen ödenmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle, sigorta primleri, dönemine ve ait olduğu yıla bakılmaksızın fiilen ödendiği tarihte gider yazılacaktır."
Mahkemenin ara kararı üzerine dosyaya sunulan müfredat kartı incelendiğinde, her ne kadar davacı tarafından, 2010 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu prim borçları aynı yıl içinde tahsil edilememişse de, 2008 ve 2009 dönemlerine ait bir kısım prim borçlarının 2010 yılı içinde tahsil edildiği görülmüştür. Anılan Tebliğ ile ödemelerin ait olduğu yıla bakılmaksızın fiilen ödendiği tarihte gider yazılacağı belirtildiğinden, davacı tarafından 2010 yılında yapılan bir kısım prim ödemelerinin gider olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
Buna göre, davacının 2010 yılında yaptığı prim ödemeleri yönünden inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Daire bu gerekçeyle temyize konu kararı bozmuş; davalının karar düzeltme istemini reddetmiştir.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:
Vergi Mahkemesi, 10/04/2019 tarihli kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 2010 yılından itibaren çıkarılan yapılandırma kanunları kapsamında borçların yapılandırılıp yapılandırılmadığının araştırılması gerektiği, ispat külfetinin davalı idarede olduğu, 2010 yılı primlerinin ödenmesine ilişkin olarak fiili durumun dikkate alınması gerektiği ve ısrar kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyizen incelenen ısrar kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay Dördüncü Dairesinin yukarıda yer verilen 15/04/2021 tarihli kararının dayandığı aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar kararının bozulması gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,
2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/06/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.


X - KARŞI OY:
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim