SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2023/837 E. 2025/425 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2023/837

Karar No

2025/425

Karar Tarihi

21 Mayıs 2025

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/837 E. , 2025/425 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/837
Karar No : 2025/425

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ...
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, beyan üzerine tahakkuk eden 2019 yılının Haziran dönemine ait katma değer vergisi, gelir (stopaj) vergisi ve damga vergilerinin tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Davacı tarafından, 2014 yılına ait iade alacaklarının 2019 yılının Haziran dönemine ait katma değer vergisi, gelir (stopaj) vergisi ve damga vergileri borçlarına mahsubu için davalı idareye başvuruda bulunulmuştur. Bu başvuruya herhangi bir cevap verilmeksizin davacının iade/mahsup talebinde bulunduğu vergi borçlarının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emri düzenlenerek tebliğ edilmiştir.
Uyuşmazlıkta, davalı idarenin savunma dilekçesinde ve savunma dilekçesi ekinde sunulan 04/10/2019 tarihli yazıda, davacının iade/mahsup alacağının bulunmadığının ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı yazılar ile davacıya bildirildiği belirtilmiş ise de davacı tarafından bu tarihlerden daha ileri bir tarihli dilekçeyle, 2019 yılının Haziran dönemine ait katma değer vergisi, gelir (stopaj) vergisi ve damga vergilerinden oluşan borçlarının 2014 yılına ait iade alacaklarına mahsubu talebiyle başvuruda bulunulduğu görülmüştür. Davalı idarece, davacının mahsup talebi hakkında herhangi bir işlem tesis edilmeksizin ve davacıya bu talebi hakkında herhangi bir tebligat yapılmaksızın dava konusu ödeme emri düzenlenmiştir.
Davalı idarece, her ne kadar davacı hakkında 2014 yılına ilişkin olarak düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca davacının iade/mahsup alacağının bulunmadığı sonucuna varılmış ise de, davacı tarafından süresi içerisinde yapılan mahsup talebinin reddi yolunda gerekçeleri ortaya konularak işlem tesis edilmesi gerekirken, mahsup talebi sonuçlandırılmaksızın ve gerekçeleri ortaya konularak talebin reddi yolunda herhangi bir işlem tesis edilmeksizin dava konusu ödeme emri düzenlenmiştir. Bu nedenle, dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Mahkeme bu gerekçeyle dava konusu ödeme emrini iptal etmiştir.
Davalının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir nedenin bulunmadığı gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 26/09/2022 tarih ve E:2021/4383, K:2022/5166 sayılı kararı:
Davacı tarafından, 2014 yılına ait iade alacaklarının, 2019 yılının Haziran dönemine ait katma değer vergisi, gelir (stopaj) vergisi ve damga vergileri borçlarına mahsup edilmesi talebiyle davalı idareye 22/07/2019 tarihli iade talep dilekçesiyle başvuruda bulunulmuştur. Davacının bu başvurusuna herhangi bir cevap verilmeksizin davacının iade/mahsup talebinde bulunduğu vergi borçlarının tahsili için ... tarih ve ... sayılı dava konusu ödeme emri düzenlenerek 28/08/2019 tarihinde davacıya tebliğ edilmiştir. Söz konusu ödeme emrinin iptali istemiyle 29/08/2019 tarihinde bakılmakta olan dava açılmıştır. Davalı idare tarafından dosyaya sunulan belgelerden, davacı hakkında tanzim edilen vergi inceleme raporları uyarınca davacının iade/mahsup alacağının bulunmadığının ... tarih ve ... sayılı ve ... tarih ve ... sayılı yazılar ile davacıya bildirildiği anlaşılmıştır.
Olayda, dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan vergi borçlarının tahakkuk ve kesinleşme aşamalarına ilişkin bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Davalı idare tarafından dosyaya sunulan ... tarih ve ... sayılı yazıyla, davacının iade/mahsup talebine cevap verilmiş ve anılan yazı e-tebligat yoluyla 03/09/2019 tarihinde davacıya tebliğ edilmiştir. Kaldı ki, ispat külfeti kendisinde olan davacı tarafından 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesi gereğince "borcum yoktur" itirazı kapsamında, iade alacağının olduğunun net olarak ortaya konması ve belgelendirilmesi gerektiği ile mahsup talebinin sonuçlandırılmaması veya reddedilmesine yönelik işlemlerin ayrıca dava konusu edilebileceği dikkate alındığında, dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık, aksi yöndeki temyize konu kararda ise hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:
Vergi Dava Dairesi, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ilk kararında ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Beyan üzerine tarh edilen vergilere karşı dava açılamayacağı, ödenmeyen amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyizen incelenen ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından, 2014 yılına ait tevkifat uygulamasından kaynaklanan kurumlar vergisi iade alacaklarının, dava konusu ödeme emri içeriği borçlara mahsuben iade edilmesi istemiyle 22/07/2019 tarihinde başvuruda bulunulmuştur.
Bu başvuru yapılmadan önce davacı hakkında 2014 hesap dönemine ilişkin işlemlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi İnceleme Raporu'nda, muhtelif tarh nedenlerine dayanarak davacı adına tarhiyat yapılması önerilmiş ve re'sen tarhı gereken kurumlar vergisi hesaplanırken, tespit edilen matrah üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden davacının tevkifat uygulamasından kaynaklanan 2014 yılına ait kurumlar vergisi iade alacaklarının tamamı mahsup edilmiştir. Böylece anılan yıla ilişkin olarak davacının iadesi gereken kurumlar vergisi iade alacağı kalmamıştır.
Davalı idarenin savunma dilekçesinde, sözü edilen vergi inceleme raporu uyarınca davacı adına 2014 yılı için re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin 09/02/2016 tarihinde davacıya tebliğ edildiği belirtilmiştir. Ancak, anılan vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin tebliğine ilişkin herhangi bir belge dosyaya sunulmamıştır. Ayrıca, anılan vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin dava konusu edilip edilmediğine ilişkin olarak dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır.
Sözü edilen vergi inceleme raporunun düzenlenmesinden sonra davacı tarafından, 2014 yılına ait tevkifat uygulamasından kaynaklanan kurumlar vergisi iade alacaklarının dava konusu ödeme emri içeriği borçlar dışındaki başka borçlarına mahsuben iadesi talebiyle iki kez başvuruda bulunulmuştur. Bu başvurular üzerine, davalı idarece davacıya hitaben yazılan ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı yazılarda, davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi İnceleme Raporu'yla davacının iade alacağının bulunmadığı tespit edildiğinden 2014 yılına ait kurumlar vergisi iade alacaklarının mahsuben iadesi talebinin yerine getirilemeyeceği belirtilmiştir. Davalı idarenin sözü edilen ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı yazıları dosyada bulunmakla birlikte bu yazıların davacıya tebliğ edildiğine ilişkin olarak herhangi bir belge dosyaya sunulmamıştır.
Akabinde davacı tarafından, 2014 yılına ait tevkifat uygulamasından kaynaklanan kurumlar vergisi iade alacaklarının, dava konusu ödeme emri içeriği borçlara mahsup edilmesi istemiyle 22/07/2019 tarihinde başvuruda bulunulmuştur. Bu başvuruya cevap verilmeksizin ... tarih ve ... sayılı dava konusu ödeme emri düzenlenerek 28/08/2019 tarihinde e-tebligat yoluyla davacıya tebliğ edilmiş olup bu ödeme emrine karşı 29/08/2019 tarihinde işbu dava açılmıştır.
Öte yandan, davacı tarafından, 23/08/2019 tarihinde davalı idarenin kayıtlarına giren dilekçeyle mahsup talebine ilişkin olarak henüz cevap verilmediği, mahsup taleplerinin yerine getirilmesi gerektiği belirtilerek davalı idareye başvuruda bulunulması üzerine davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı yazısında, 2014 yılına ait kurumlar vergisi iade alacağının bulunmadığının davacıya daha önce ... tarih ve ... sayılı yazıyla bildirildiği belirtilmiştir. Anılan yazı 03/09/2019 tarihinde e-tebligat yoluyla davacıya tebliğ edilmiştir.
Vergi idaresince iade alacağının bulunmadığı mükellefe bir kez bildirildikten sonra, mükellef tarafından söz konusu iade alacağının vergi borcuna mahsup edilmesi talebiyle yapılan başvuru hakkında işlem tesis edilmeksizin vergi borcunun tahsili amacıyla doğrudan ödeme emri düzenlenebilecektir. Bu husus dikkate alındığında temyize konu kararda hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, davacının 2014 yılına ait iade alacağının kalmaması sonucuna doğuran, davacı adına ... tarih ve ... sayılı Vergi İnceleme Raporu uyarınca 2014 yılı için re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisine ilişkin ihbarnamenin, dava konusu ödeme emrinin tebliğinden önce, davacıya tebliğ edilip edilmediği araştırılarak yeniden karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerekmektedir.
Diğer taraftan, davacı adına 2014 yılı için re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisine ilişkin ihbarnamenin tebliği üzerine anılan cezalı tarhiyata karşı dava açılmış ve açılan dava kabulle neticelenmiş ise, bu durum, davacının 2014 yılına ait tevkifat uygulamasından kaynaklanan kurumlar vergisi iade alacaklarının dava konusu ödeme emri içeriği borçlara mahsup edilmemesine dayanak gösterilen hukuki sebebin yargı kararları uyarınca ortadan kalkması sonucunu doğuracağından, anılan vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisine karşı dava açılıp açılmadığı da araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,
2- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,
21/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim