SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2023/810 E. 2025/399 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2023/810

Karar No

2025/399

Karar Tarihi

21 Mayıs 2025

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/810 E. , 2025/399 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/810
Karar No : 2025/399

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ...
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, bir dönem ortağı olduğu ... Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla banka hesabına uygulanan haczin iptali istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
i. Dava konusu haciz işleminin, ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacağından kaynaklanan kısmı yönünden yapılan inceleme:
Ödeme emrinin ilanen tebliğinin usulüne uygun bir şekilde yapıldığı davalı idare tarafından ortaya konulamadığından dava konusu haczin, anılan ödeme emrinden kaynaklanan kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
ii. Dava konusu haciz işleminin, ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacağından kaynaklanan kısmı yönünden yapılan inceleme:
Davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin, dava konusu haciz işleminden önce posta yoluyla tebliğ edildiği görüldüğünden, dava konusu işlemin anılan kısmında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
iii. Karar sonucu:
Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle dava konusu haciz işleminin,... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacağından kaynaklanan kısmı yönünden davayı reddetmiş, dava konusu işlemin diğer kamu alacaklarından kaynaklanan kısmını iptal etmiştir.
Tarafların istinaf istemlerini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
i. Davalının istinaf istemi hakkında yapılan inceleme:
İstinaf istemine konu vergi mahkemesi kararının anılan hüküm fıkrasının usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
ii. Davacının istinaf istemi hakkında yapılan inceleme:
Şirket ortaklarının kısmen sorumlu olduğu dönemleri içeren, kıst dönem özelliğini haiz olup dönem itibarıyla birden fazla ayı içeren ve kendi içinde ayrılma imkânı olmayan gelir vergisi, kurumlar vergisi, gelir (stopaj) vergisi, geçici vergi gibi vergiler ve bu vergilerin beyanı üzerine tahakkuk eden damga vergileri veya birden fazla dönemi içeren cezalara ilişkin amme alacakları yönünden vergiyi doğuran olayın (davalı idarece aksine bir belge sunulmaması halinde), kıst hesap dönemi içinde ama davacının sorumlu olmadığı tarihte meydana geldiğinin kabul edilmesi hukuka uygun olacaktır.
Olayda, davacı 24/08/2010 tarihli hisse devir sözleşmesiyle asıl amme borçlusu şirketteki hisselerini devretmiştir.
Dava konusu haciz işlemin dayanağı ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri, 2010 yılına kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile 2010 yılının Temmuz-Eylül dönemine ait vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden oluşmaktadır. Anılan kamu alacakları davacının şirket ortaklığından ayrıldığı 24/08/2010 tarihinden sonra doğduğundan ve davacının kamu alacaklarının ait olduğu dönem ve bu alacakların vadeleri itibarıyla şirket ortağı sıfatı bulunmadığından davacının ilgili kamu alacaklarından sorumlu tutulması hukuka uygun düşmemiştir. Bu nedenle dava konusu işlemin anılan kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
iii. Karar sonucu:
Vergi Dava Dairesi, bu gerekçeyle davacının istinaf başvurusunu kabul ederek mahkeme kararının davanın reddine dair hüküm fıkrasını kaldırmış ve dava konusu haciz işleminin ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacaklarından kaynaklanan kısmını iptal etmiş; davalının istinaf istemini ise reddetmiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesinin 28/11/2022 tarih ve E:2020/1687, K:2022/4935 sayılı kararı:
Temyiz istemine konu edilen kararın, dava konusu haczin, ... takip numaralı ödeme emrinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrası hukuka uygun bulunmuştur.
Dava konusu haczin ... takip numaralı ödeme emrinden kaynaklanan kısmı, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen 2010 yılı kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile aynı yılın Temmuz-Eylül dönemine ait vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden oluşmaktadır.
Olayda, şirketteki hissesini 24/08/2010 tarihli hisse devir sözleşmesiyle devrederek ortaklık sıfatı sona eren davacının, bu tarihe kadar doğan şirket tüzel kişiliğine ait ve şirketten tahsil edilemeyen kamu alacağından hissesi oranında sorumlu tutulması mümkün olup hissesi oranında sorumlu olduğu miktar değerlendirilerek oluşacak sonuca göre yeniden karar verilmek üzere temyize konu kararın anılan hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir.
Daire bu gerekçeyle temyize konu kararın, dava konusu haciz işleminin ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacaklarından kaynaklanan kısmının iptaline dair hüküm fıkrasını bozmuş, diğer hüküm fıkrasını ise onamıştır.
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:
Vergi Dava Dairesi, bozulan hüküm fıkrası yönünden ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu haciz işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: 24/08/2010 tarihli hisse devir sözleşmesiyle asıl amme borçlusu şirketteki hisselerini devrettiği göz ardı edilerek dava konusu haciz işleminin tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğu, bu nedenle davalının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyizen incelenen ısrar kararının, Danıştay Üçüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Temyize konu ısrar kararı dava konusu haczin ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacaklarından kaynaklanan kısmı yönünden verilmiş olup anılan kısım yönünden maddi olay şu şekildedir:
i. Dava konusu haciz işleminin bir kısmının dayanağı olan ve davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri, davacının kendisine tebliğ edilmiştir.
ii. UYAP ortamında yapılan sorgulamaya ve dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelere göre davacı tarafından anılan ödeme emrine karşı dava açılmamıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinin birinci fıkrasının uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan halinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere yedi gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun ödeme emri ile tebliğ olunacağı; (2576 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle birlikte ele alınan) 58. maddesinin birinci fıkrasının uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan halinde ise kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde dava açabileceği kurala bağlanmıştır.
Kanun'un 62. maddesinin birinci fıkrasında da borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairelerince haczolunacağı belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
i. Anayasa'ya aykırılık iddiası hakkındaki inceleme:
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi" başlıklı 152. maddesinin birinci fıkrasının 6771 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle değişik hali ile anılan maddenin ikinci ve dördüncü fıkraları şu şekildedir:
"Bir davaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakır.
Mahkeme, Anayasaya aykırılık iddiasını ciddi görmezse bu iddia, temyiz merciince esas hükümle birlikte karara bağlanır.
...
Anayasa Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği red kararının Resmî Gazetede yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz."
30/03/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Başvuruya engel durumlar” başlıklı 41. maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise “Mahkemenin işin esasına girerek verdiği ret kararının Resmî Gazetede yayımlanmasından itibaren on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla itiraz başvurusu yapılamaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Davacı tarafından, dava dilekçesinde ve yargılamanın diğer aşamalarında dosyaya sunduğu dilekçelerde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesine 04/06/2008 tarih ve 5766 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle eklenen ikinci ve üçüncü fıkralarının Anayasa'nın 2. maddesine aykırılık oluşturduğu belirtilerek Anayasa'ya aykırılık iddiasında bulunulmuştur.
Anayasa Mahkemesi 13/12/2017 tarih ve E:2016/14, K:2017/170 sayılı kararında 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesine 04/06/2008 tarih ve 5766 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle eklenen ikinci ve üçüncü fıkralarını itiraz başvurusu üzerine esastan inceleyerek bu kuralların Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptali isteminin reddine karar vermiştir. Anılan karar 24/01/2018 tarih ve 30311 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Anayasa Mahkemesince itiraz başvurusu üzerine işin esasına girilerek reddedilen kurallar hakkında yeni bir başvurunun yapılabilmesi için önceki kararın Resmî Gazete’de yayımlandığı 24/01/2018 tarihinden başlayarak geçmesi gereken on yıllık süre henüz dolmamıştır.
Açıklanan nedenlerle Anayasa’nın 152. maddesinin dördüncü fıkrası ve 6216 sayılı Kanun’un 41. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince davacının anılan kuralların Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir.
ii. Temyiz istemi hakkındaki inceleme:
Kamu alacağının tahsili amacıyla adına düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine karşın, borcunu yedi gün içinde ödemediği gibi bu süre içinde dava açmayan veya açmış olduğu davası reddedilen kamu borçlusu hakkında alacaklı tahsil dairesince uygulanan hacze karşı açılan davada, önceki aşamalarda tesis edilen işlemlere karşı açılacak idari davalarda ileri sürülmesi gereken hukuka aykırılıkların işlemin sebep unsurundaki hukuka aykırılık hali olarak incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
Bu durumda, davacının bir dönem ortağı olduğu limited şirkete ait borçların tahsili amacıyla banka hesabına uygulanan hacze karşı açılan işbu davada, önceki aşamada düzenlenen ödeme emrinin tebliğinin usule uygunluğuna, zamanaşımına ve haczin uygulamasına ilişkin diğer hukuka aykırılıklar incelenebilecek olup davacının haczin dayanağı borçlardan dönemsel olarak sorumluluğu bulunup bulunmadığının incelenmesi mümkün değildir.
Bu nedenle, kamu alacağının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı da dahil olmak üzere uygulanan haczin diğer hususlar yönünden hukuka uygun olup olmadığı incelenmek suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,
2- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,
21/05/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.


X - KARŞI OY:
Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Üçüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.


10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim