SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2023/706 E. 2025/400 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2023/706

Karar No

2025/400

Karar Tarihi

21 Mayıs 2025

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/706 E. , 2025/400 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/706
Karar No : 2025/400

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ...(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... Tekstil Örme Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Ara kararına cevaben sunulan belgelerden mal varlığı araştırmasının davacı adına düzenlenen ödeme emrinden sonra yapıldığı anlaşıldığından, ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü yolunda verilen kararın Danıştay Dördüncü Dairesince, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin şirket müdürüne tebliğ edildiği ve dava konusu edilmediği, şirket hakkında haciz varakalarının düzenlendiği, dosyaya ibraz edilen mal varlığı araştırmasına ilişkin belgelerden de şirket adına kayıtlı herhangi bir mal varlığının bulunmadığı, ayrıca davacının da şirketin mal varlığı bulunduğu yönünde bir iddiasının olmadığı dikkate alındığında, olayda asıl borçlu şirket bakımından usulüne uygun takip edilen ve şirket mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan bir amme alacağının bulunduğunun açık olduğu, bu nedenle, davacının ilgili dönemde kanuni temsilcilik sıfatını haiz bulunup bulunmadığı hususu araştırılarak yeniden bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine bozma kararına uyduğunu belirten ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Davacının kanuni temsilcilik vazifesini yürüttüğü dönemde yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Tescilin üçüncü şahıslara tesiri" başlıklı 38. maddesinin birinci fıkrasında, ticaret sicili kayıtlarının, nerede bulunurlarsa bulunsunlar, üçüncü şahıslar hakkında, kaydın gazete ile ilan edildiği günü takip eden iş gününden itibaren hüküm ifade edeceği, ikinci fıkrasında bir hususun tescil ile beraber derhal üçüncü şahıslar hakkında hüküm ifade edeceğine veya müddetlerin derhal işleyeceğine dair hususi hükümlerin mahfuz olduğu kurala bağlanmıştır.
Uyuşmazlık konusu ödeme emri içeriği borçlar, 2008 yılının Mart ve Mayıs dönemlerine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi ve yargı harçları ile 2009 yılının Ocak dönemine ait özel usulsüzlük cezasından oluşmaktadır. 2008 yılının Mart ve Mayıs dönemi alacakları ile yargı harcıyla ilgili olarak asıl borçlu ... Tekstil Örme Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin sahte fatura kullandığı gerekçesiyle yapılan tarhiyatlara karşı .... Vergi Mahkemesinin ... esas numarasına kayıtlı dosyada davanın reddi yolunda verilen karar üzerine... No.lu ihbarname düzenlenerek anılan ihbarname şirkete tebliğ edilmiştir. 2009 yılının Ocak dönemi için kesilen özel usulsüzlük cezası ise şirket tarafından 2014 yılında uzlaşmaya gidilmesi sonucu tahakkuk etmiş ve kesinleşmiş olup vade tarihi 16/01/2015'tir. Anılan vergi, ceza, gecikme faizi ve yargı harcının vadesinde ödenmemesi üzerine, söz konusu borçların asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla ... tarih ve ... sayılı ödeme emri düzenlenmiş ve 09/09/2015 tarihinde şirket müdürü ...'a tebliğ edilmiştir. Ancak, bu ödeme emrine karşı herhangi bir dava açılmamıştır. Şirket hakkında 13/11/2015 tarihli haciz varakaları düzenlenmiştir. Ara kararı üzerine davalı idarece asıl borçlu şirket adına kayıtlı herhangi bir mal varlığının bulunmadığına dair 07/01/2016 tarihli sorgulama kayıtları sunulmuştur. Kamu alacağının şirketten tahsil edilememesi üzerine, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ... tarih ve ...ayılı ödeme emri düzenlenmiş ve bu ödeme emrinin iptali talebiyle dava açılmıştır.
Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin ... tarih ve ... sayılı ile ... tarih ve ... sayılı nüshalarının incelenmesinden, davacının 06/05/2008 tarihinde tescil edilen ortaklar kurulu kararıyla şirketi müşterek imza ile temsil etmek üzere şirket müdürü olarak atandığı anlaşılmaktadır. Ayrıca, 25/09/2009 tarihinde tescil edilen ortaklar kurulu kararıyla davacının müdürlük görevinin sona erdirildiği görülmektedir.
... Vergi Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından temin edilen ve ödeme emri içeriği cezalı tarhiyatların dayanağı olan ... tarih ve... sayılı Vergi İnceleme Raporu ile eki vergi inceleme tutanağının incelenmesinden, asıl borçlu şirketin 03/03/2008 ila 24/03/2008 tarihleri arasında ... Tekstil Giyim ve Konfeksiyon Ürünleri Toptan Pazarlama Sanayi Ticaret Limited Şirketinden aldığı sahte faturaları indirim konusu yapması sebebiyle bu faturalarda görünen katma değer vergisi indiriminin reddedilmesi sonucunda yeniden düzenlenen 2008 yılı katma değer vergisi beyan tablosuna göre ödenmesi gereken vergiler için cezalı tarhiyat yapıldığı anlaşılmaktadır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un mükerrer 35. ve 58. maddeleri ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 38. maddesinde yer alan hükümler uyarınca, tüzel kişiliğe sahip şirketlere düşen ödevlerin şirketin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirilmesi gerekmektedir. Kanuni temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri halinde, şirketin varlıklarından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen vergi ve buna bağlı alacaklar, bu ödevleri yerine getirmeyen temsilcilerin varlıklarından alınabilir. Bu kapsamda, kanuni temsilci konumundaki davacının, takibe konu amme alacağının tahsil edilememesinde kusurunun bulunması gerekir. Ayrıca, kanuni temsilcilik görevinin, ortaklar kurulu tarafından alınan kararın ticaret siciline tescil edilmesiyle başladığı anlaşılmaktadır.
Olayda, ödeme emri içeriği alacakların, davacının kanuni temsilci olmasından önce sahte fatura kullanılması nedeniyle ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Ayrıca, takibe konu tüm alacakların vade tarihleri, davacının temsilcilik döneminden sonraya denk gelmektedir. Bu durumda, davacının söz konusu amme alacağının doğmasında ve ödenmemesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, ödeme emrinde yer alan alacaklardan dolayı davacının kanuni temsilci sıfatıyla sorumlu tutulması mümkün bulunmadığından dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle dava konusu ödeme emrini iptal etmiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 20/12/2021 tarih ve E:2021/827, K:2021/10305 sayılı kararı:
i. Temyize konu kararın, dava konusu ... tarih ve... sayılı ödeme emrinin, 2009 yılının Ocak dönemine ait özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmı yönünden davanın kabulü ve ödeme emrinin anılan kısmının iptaline dair hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz istemi yönünden yapılan inceleme:
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın anılan hüküm fıkrasının bozulması gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
ii. Temyize konu kararın, dava konusu... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin, 2009 yılının Ocak dönemine ait özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmı haricinde kalan kısımları yönünden davanın kabulü ve ödeme emrinin anılan kısmının iptaline dair hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz istemi yönünden yapılan inceleme:
2007 yılından itibaren asıl borçlu şirketin %5 hisseli ortağı olan davacının, 11/02/2008 tarihli ortaklar kurulu kararıyla ... ile birlikte şirket müdürü olarak atandığı anlaşılmaktadır. Bu karar, ... Noterliği tarafından ... tarih ve ... yevmiye sayısı ile onaylanmıştır. Söz konusu karar, 06/05/2008 tarihinde tescil edilerek ...tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilmiştir. Daha sonra, 23/09/2009 tarihli ortaklar kurulu kararı ile davacının şirket müdürlüğü görevine 23/09/2009 tarihi itibarıyla son verilmiştir. Bu karar, 25/09/2009 tarihinde tescil edilerek ... tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilmiştir.
Vergi Mahkemesi, davacının sorumluluğunun, davacının şirket müdürü olarak atanmasına ilişkin ortaklar kurulu kararının Ticaret Sicili Gazetesi'nde tescil ve ilan edildiği tarihten itibaren başladığı gerekçesiyle karar vermiştir. Ancak, şirket müdürü olarak görevlendirildiği ortaklar kurulu kararında imzası bulunan davacının sorumluluğu bakımından ticaret siciline tescilin kurucu nitelikte olmadığı dikkate alınmalıdır. Davacının şirket müdürü olarak sorumluluğunun, ortaklar kurulu kararının alındığı tarihten itibaren başladığı kabul edilmelidir. Asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun şekilde kesinleşen ödeme emri içeriği 2008 yılının Mart ve Mayıs dönemlerine ait borçlardan davacının sorumlu olduğu sonucuna varıldığından, aksi yöndeki Vergi Mahkemesi kararının anılan hüküm fıkrasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
iii. Karar sonucu:
Daire, bu gerekçeyle temyize konu kararın, dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin, 2009 yılının Ocak dönemine ait özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmı haricinde kalan kısımları yönünden davanın kabulü ve ödeme emrinin anılan kısmının iptaline dair hüküm fıkrasını bozmuş, geriye kalan diğer hüküm fıkrasını onamış; davalının karar düzeltme istemini ise reddetmiştir.
.... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E..., K:... sayılı ısrar kararı:
Bir kanuni temsilcinin, şirkete düşen ödevleri ifa edebilmesi için temsilciliğinin vergi idaresi ve diğer üçüncü kişiler nezdinde hüküm ifade eder hale gelmesi gerekmektedir. 6762 sayılı Kanun'un mezkur hükmüne göre temsilciliğin dışarıya karşı hüküm ifade etmesi de ancak atamaya dair kararın ilanı ile mümkün hale gelmektedir. Buna göre, üçüncü kişiler nezdinde hukuki sonuç doğurma kabiliyetini haiz olmayan bir temsilci atamasının, ilgili kişiye şirket adına işlem yapma yetkisi ve dolayısıyla yükümlülük yüklemesi mümkün değildir.
Vergi mahkemesi, bu ek gerekçeyle bozulan kısım yönünden ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyizen incelenen ısrar kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni Temsilcilerin Ödevi" başlıklı 10. maddesinin birinci fıkrasında, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği açıklanmış; ikinci fıkrasında, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen ve kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
i. Israr kararının, dava konusu ödeme emrinin, davacının kanuni temsilcilik sıfatının sona erdiği tarihten sonra şirket tüzel kişiliği tarafından açılan davada hükmedilen 2008 yılının Mayıs dönemine ait yargı harcına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz istemi hakkındaki inceleme:
Davacının kanuni temsilciliğinin sona erdiği tarihten sonra şirket tüzel kişiliği adına açılan davada ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına istinaden 2008 yılının Mayıs dönemine ait yargı harcına hükmedilmiştir. Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gereken tarihte kanuni temsilci olmayan davacının sorumlu tutulamayacağı açık olduğundan, dava konusu ödeme emrinin yargı harcına ilişkin kısmında hukuka uygunluk, temyize konu kararın anılan hüküm fıkrasında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
ii. Israr kararının, dava konusu ödeme emrinin, 2008 yılının Mart ve Mayıs dönemlerine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz istemi hakkındaki inceleme:
Danıştay Dördüncü Dairesinin yukarıda yer verilen kararının dayandığı aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar kararının anılan hüküm fıkrasının bozulması gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1-Davalının temyiz isteminin kısmen KABULÜNE,
2.... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının, dava konusu ödeme emrinin, 2008 yılının Mart ve Mayıs dönemlerine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
3- Israr kararının, 2008 yılının Mayıs dönemine ait yargı harcına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz isteminin REDDİNE,
4-Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,
2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim