Danıştay danistay 2023/695 E. 2025/335 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/695
2025/335
30 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/695
Karar No : 2025/335
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Defterdarlığı - ...
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU :... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, önceki dönemlerde yüklenilen genel giderlere ilişkin katma değer vergilerinin 2014 yılının Aralık döneminde gerçekleştirilen katma değer vergisi iade hakkı doğuran işlemlere isabet eden kısmının iade edilecek katma değer vergisi hesabına dahil edilmesi gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen 2014 yılının Aralık dönemine ilişkin katma değer vergisi beyannamesine istinaden eksik hesaplandığı ileri sürülen 798.516,51 TL katma değer vergisinin iadesi istemiyle dava açılmıştır.
Ankara 7. Vergi Mahkemesinin 23/02/2016 tarih ve E:2015/1845, K:2016/312 sayılı kararı:
26/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nin "IV. KDV İadesinde Ortak Hususlar" başlıklı bölümünün "A. İade Tutarının Hesabı ve İadeye Dayanak İşlem ve Belgeler" başlıklı kısmının "1. İadesi Talep Edilebilecek KDV/1.2. İşlemin Bünyesine Giren Verginin Hesabına Dahil Edilebilecek Unsurlar" başlıklı kısmında iade hakkı doğuran işlemin gerçekleştiği döneme ilişkin telefon, kırtasiye, posta, ulaşım, konaklama, akaryakıt, elektrik, su, büro malzemeleri, muhasebe, reklam, temizlik malzemeleri, kira ve benzeri genel imal ve genel idare giderlerinden iade hakkı doğuran işleme isabet eden kısmı nedeniyle yüklenilen katma değer vergisi, iade hakkı doğuran işlemle ilgili talep edilecek katma değer vergisi tutarını oluşturan unsurlar arasında sayılmıştır.
16/10/2014 tarih ve 29147 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No:1)'in 25. maddesiyle, Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nin yukarıda değinilen düzenlemesinde yer alan "iade hakkı doğuran işlemin gerçekleştiği döneme ilişkin" ibaresi "iade hakkı doğuran işlemle ilgili olan" şeklinde değiştirilmiş ve değişikliğin Tebliğ'in yayımını izleyen ay başından itibaren yürürlüğe gireceği düzenlemesine yer verilmiştir.
Davacı şirketin iade hakkı doğuran işlemleri nedeniyle yüklendiği katma değer vergilerinin 2011 ila 2014 yıllarına ait genel giderlere isabet eden kısmının iadesi istemiyle 11/11/2014 tarihinde yaptığı başvuru, davalı idarenin 17/11/2014 tarihli işlemiyle reddedilmiştir. Davacı tarafından iade hakkı doğuran işlemlere isabet eden önceki dönemlerde yüklenilen genel giderlere ilişkin katma değer vergilerinin, iade edilecek katma değer vergisi hesabına dahil edilmesi gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen 2014 yılının Aralık dönemine ilişkin katma değer vergisi beyannamesine istinaden iade hakkı doğuran işlemlere isabet eden önceki dönemlerde yüklenilen genel giderlere ilişkin 798.516,51 TL tutarındaki katma değer vergisinin iadesi istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.
Olayda, davacının iade hakkı doğuran işlemler nedeniyle yüklendiği katma değer vergilerinin 2011 ila 2014 yıllarına ait genel giderlere isabet eden kısmının iadesi istemiyle yaptığı başvurunun davalı tarafından, Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nin yukarıda değinilen düzenlemesinde yer alan "iade hakkı doğuran işlemin gerçekleştiği döneme ilişkin" ibaresinin 01/11/2014 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek şekilde "iade hakkı doğuran işlemle ilgili olan" şeklinde değiştirilmiş olması nedeniyle reddedildiği anlaşılmaktadır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 32. maddesinin uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan birinci fıkrası ile yukarıda değinilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, iade hakkı doğuran işlemlerin gerçekleştiği dönemde değinilen işlemlere ilişkin olarak yüklenilen genel giderlere isabet eden katma değer vergilerinin iadesine yasal bir engel bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
01/11/2014 tarihinden itibaren yürürlüğe giren düzenlemeyle de iade hakkı doğuran işlemle ilgili genel giderlerin iadesinin talep edilebileceği ve mükellefin talebi üzerine tarh zamanaşımı süresi geçirilmemek kaydıyla iade hakkı doğuran işleme isabet eden genel giderlerin doğruluğu, miktarı, dönemleri ve mevzuatın öngördüğü şartlar idarece incelenmek suretiyle genel giderlere isabet eden iade edilecek katma değer vergisinin mükellefe iade edilebileceği düzenlenmiş bulunmaktadır.
Bu durumda davalı idarece yukarıda değinilen hususlarda herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın davacının önceki dönemlerde yüklenilen genel giderlere ilişkin katma değer vergilerinin uyuşmazlık konusu dönemde gerçekleştirilen iade hakkı doğuran işlemlere isabet eden kısmının iade edilecek katma değer vergisi hesabına dahil edilmesi gerektiği yolundaki ihtirazi kaydı kabul edilmeyerek iade edilecek katma değer vergisi tutarı belirlenmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Mahkeme bu gerekçeyle davanın kabulüne karar vermiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 01/06/2021 tarih ve E:2016/15776, K:2021/2855 sayılı kararı:
16/10/2014 tarih ve 29147 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No:1)'in 25. maddesiyle, Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nin yukarıda değinilen düzenlemesinde yer alan "iade hakkı doğuran işlemin gerçekleştiği döneme ilişkin" ibaresi "iade hakkı doğuran işlemle ilgili olan" şeklinde değiştirilmiştir.
Olayda, Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nde yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra davacı şirket tarafından, iade hakkı doğuran işlemlerin gerçekleştirildiği dönemle sınırlı olmaksızın, bu işlemlerle ilgili olarak önceki dönemlerde yapılan genel imal ve genel idare giderleri dolayısıyla yüklenilen katma değer vergisinin iade hesabına dahil edilmesi gerektiği ihirazi kaydıyla katma değer vergisi beyannamesi verildiği görülmektedir.
Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No:1)'in 25. maddesinin yanı sıra Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, yılı içinde mahsuben iade edilemeyen verginin izleyen yıl içinde talep edilmesi şartıyla nakden veya mükellefin maddede sayılan borçlarına mahsuben iade edileceği hükmü yer almaktadır. Aynı Kanun'un 30. maddesinde sayılan indirilemeyecek vergiler arasında ise iade hakkı doğuran işlem ile ilgili olarak önceki dönemlerde yapılan genel imal ve genel idare giderleri dolayısıyla yüklenilen katma değer vergileri yer almamaktadır.
Dolayısıyla yılı içinde mahsuben iade edilemeyen verginin izleyen yıl içinde talep edilmesi durumunda iade edilebileceği; davacının 2014 yılında ihtirazi kayıtla beyanda bulunarak 2013 yılı için izleyen yılda başvuru yaptığı, 2014 yılı için de 2014 yılında başvuru yaptığı görüldüğünden katma değer vergisi iadesinin 2013 ve 2014 yılları için mümkün olduğu daha önceki yıllar için ise mümkün olamayacağı anlaşılmaktadır.
Yukarıda belirtilen mevzuat ve yapılan değerlendirme uyarınca yapılacak incelemeye göre yeniden bir karar verilmesi gerekmekte olup yazılı gerekçeyle verilen Mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Daire bu gerekçeyle kararı bozmuş; davacının karar düzeltme istemini ise reddetmiştir.
...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararı:
Mahkeme, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek temyize konu ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, ısrar kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1-Davalının temyiz isteminin REDDİNE,
2-... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/04/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
X - KARŞI OY:
Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.