SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2023/679 E. 2025/426 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2023/679

Karar No

2025/426

Karar Tarihi

21 Mayıs 2025

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/679 E. , 2025/426 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/679
Karar No : 2025/426

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ...
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, beyan üzerine tahakkuk eden 2019 yılının Nisan dönemine ait katma değer vergisi, gelir (stopaj) vergisi ve damga vergilerinin tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Davacı tarafından, 2015 ila 2018 yıllarına ait iade alacaklarının 2019 yılının Nisan dönemine ait katma değer vergisi, gelir (stopaj) vergisi ve damga vergileri borçlarına mahsubu için davalı idareye 27/05/2019 tarihli iade talep dilekçeleriyle başvuruda bulunulmuştur. Bu başvurulara herhangi bir cevap verilmeksizin davacının iade/mahsup talebinde bulunduğu vergi borçlarının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emri düzenlenerek 02/07/2019 tarihinde tebliğ edilmiş ve söz konusu ödeme emrinin iptali istemiyle 04/07/2019 tarihinde işbu dava açılmıştır.
Davanın açılmasından sonra 25/07/2019 tarihli yazıyla, 2015 ila 2017 yıllarına ilişkin iade alacakları yönünden, davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve ..., ..., ... sayılı Vergi İnceleme Raporlarıyla iade hakkının olmadığı tespit edildiğinden iade/mahsup talebinin yerine getirilemeyeceği; 2018 yılına ilişkin iade alacakları yönünden ise internet ortamında iade/mahsup talebinde bulunmakla birlikte GEKSİS iade talebi ve GEKSİS kontrol raporu oluşturmadığı, GEKSİS iade talebi ve GEKSİS kontrol raporunun oluşturulması halinde ve kontrol raporlarında herhangi bir tereddüt olmaması durumunda iade talebinin değerlendirileceği davacıya bildirilmiştir.
Olayda, davalı idarece, 2015 ila 2017 yıllarına ilişkin iade/mahsup talebi yönünden, davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporlarına istinaden iade/mahsup alacağı bulunmadığından; 2018 yılına ilişkin iade/mahsup talebi yönünden ise GEKSİS iade talebi ve GEKSİS kontrol raporu oluşturmadığından bahisle davacının iade talebinin yerine getirilemeyeceği sonucuna varılmış ise de, mahsup talebinin reddi yolunda gerekçeleri ortaya konularak işlem tesis edilmesi, ondan sonra ödeme emri düzenlenmesi gerekirken, yapılan mahsup talebi sonuçlandırılmaksızın ve gerekçeleri ortaya konularak talebin reddi yolunda herhangi bir işlem tesis edilmeksizin dava konusu ödeme emri düzenlenmiştir. Bu nedenle, dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Mahkeme bu gerekçeyle dava konusu ödeme emrini iptal etmiştir.
Davalının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:2021/771 sayılı kararı:
Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir nedenin bulunmadığı gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 26/09/2022 tarih ve E:2021/4252, K:2022/5167 sayılı kararı:
Olayda, dava konusu ödeme emri içeriği borçların davacının kendi beyanı üzerine tahakkuk ederek kesinleşen borçlar olduğu konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır.
İspat külfeti kendisinde olan davacı tarafından 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesi gereğince "borcum yoktur" itirazı kapsamında, iade alacağının olduğunun net olarak ortaya konması ve belgelendirilmesi gerektiği ile mahsup talebinin sonuçlandırılmaması veya reddedilmesine yönelik işlemlerin ayrıca dava konusu edilebileceği dikkate alındığında, dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık, aksi yöndeki temyize konu kararda ise hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:
Vergi Dava Dairesi, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ilk kararında ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Beyan üzerine tarh edilen vergilere karşı dava açılamayacağı, 25/07/2019 tarihli yazıyla davacının iade/mahsup talebinin yerine getirilmesinin mümkün olmadığının gerekçesiyle birlikte davacıya bildirildiği, ödenmeyen amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Mahsup talebi sonuçlandırılmaksızın ve gerekçeleri ortaya konularak talebin reddi yolunda herhangi bir işlem tesis edilmeksizin düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyizen incelenen ısrar kararının, dava konusu ödeme emrinin 2019 yılının Nisan dönemine ait katma değer vergisinin 48.036,67 TL tutarındaki kısmına ilişkin hüküm fıkrasının onanması; dava konusu ödeme emrinin 2019 yılının Nisan dönemine ait katma değer vergisinin 48.036,67 TL tutarındaki kısmı haricindeki diğer kısımlarına ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
I- Israr kararının, dava konusu ödeme emrinin, 2018 yılına ait tevkifat uygulamasından kaynaklanan kurumlar vergisi iade alacaklarına mahsup edilmesi talebinde bulunulan 2019 yılının Nisan dönemine ait katma değer vergisinin 48.036,67 TL tutarındaki kısmına ilişkin hüküm fıkrası yönünden yapılan değerlendirme:
Davacının 2018 yılına ait tevkifat uygulamasından kaynaklanan kurumlar vergisi iade alacaklarının tutarı 48.036,67 TL olup davacı tarafından bu iade alacaklarının dava konusu ödeme emri içeriği 2019 yılının Nisan dönemine ait katma değer vergisinin 48.036,67 TL tutarındaki kısmına mahsup edilmesi istenmiştir.
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın anılan hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen iddialar, kararın anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

II- Israr kararının, dava konusu ödeme emrinin 2019 yılının Nisan dönemine ait katma değer vergisinin 48.036,67 TL tutarındaki kısmı haricindeki diğer kısımlarına ilişkin hüküm fıkrası yönünden yapılan değerlendirme:
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından, 2015 ila 2017 yıllarına ait tevkifat uygulamasından kaynaklanan kurumlar vergisi iade alacaklarının, dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan 2019 yılının Nisan dönemine ait katma değer vergisinin 48.036,67 TL tutarındaki kısmı haricindeki diğer borçlarına mahsuben iade edilmesi istemiyle 27/05/2019 tarihinde başvurularda bulunulmuştur.
Bu başvurular yapılmadan önce davacı hakkında 2015 ila 2017 hesap dönemlerine ilişkin işlemlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen ... tarih ve ..., ..., ... sayılı Vergi İnceleme Raporlarında, muhtelif tarh nedenlerine dayanarak davacı adına tarhiyat yapılması önerilmiş ve re'sen tarhı gereken kurumlar vergileri hesaplanırken, tespit edilen matrahlar üzerinden hesaplanan kurumlar vergilerinden davacının tevkifat uygulamasından kaynaklanan 2015 ila 2017 yıllarına ait kurumlar vergisi iade alacakları mahsup edilmiş ve mahsup sonucunda anılan yıllara ilişkin olarak davacının iadesi gereken kurumlar vergisi iade alacağının kalmadığı belirtilmiştir.
Sözü edilen raporlar uyarınca davacı adına 2015 ila 2017 yılları için re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı kurumlar vergilerinin dava konusu edildiği ... Vergi Mahkemesinin E:..., ... sayılı dosyaları ile ... Vergi Mahkemesinin E:... sayılı dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, anılan vergi inceleme raporları ve bu raporlar uyarınca davacı adına 2015 ila 2017 yılları için re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı kurumlar vergilerinin 30/06/2019 tarihinde davacıya e-tebligat yoluyla tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Akabinde ... tarih ve ... sayılı dava konusu ödeme emri 02/07/2019 tarihinde e-tebligat yoluyla davacıya tebliğ edilmiş olup bu ödeme emrine karşı 04/07/2019 tarihinde işbu dava açılmıştır.
Davacı tarafından, davanın açılmasından sonra 08/07/2019 tarihinde davalı idareye verilen dilekçe üzerine davalı idarenin 25/07/2019 tarihli yazısında, davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve ..., ..., ... sayılı Vergi İnceleme Raporlarıyla davacının iade alacağının bulunmadığı tespit edildiğinden 2015 ila 2017 yıllarına ait kurumlar vergisi iade alacaklarının mahsuben iadesi talebinin yerine getirilemeyeceği belirtilmiştir.
Öte yandan, UYAP ortamında yapılan araştırmada, davacı adına 2015 ila 2017 yılları için re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı kurumlar vergilerine karşı açılan davalarda, bölge idare mahkemesince verilen kararlara yöneltilen temyiz istemleri hakkında, davacının 7326 sayılı Kanun uyarınca dava konusu vergi ve cezaları yapılandırması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.
Bu durumda, davacı adına 2015 ila 2017 yılları için re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı kurumlar vergilerine karşı açılan davalarda, davacının 7326 sayılı Kanun uyarınca dava konusu vergi ve cezaları yapılandırması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği de dikkat alındığında, davalı idarece, davacının 2015 ila 2017 yıllarına ait kurumlar vergisi iade alacaklarının, davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve ..., ..., ... sayılı Vergi İnceleme Raporlarıyla tespit edilen matrahlar üzerinden hesaplanan kurumlar vergilerinden mahsup edilmesi sonucunda davacının 2015 ila 2017 yıllarına ait iadesi gereken kurumlar vergisi iade alacağının kalmadığının tespit edilmesinden sonra dava konusu ödeme emri tebliğ edildiğinden, dava konusu ödeme emrinin 2019 yılının Nisan dönemine ait katma değer vergisinin 48.036,67 TL tutarındaki kısmı haricindeki diğer kısımlarında hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu nedenle, temyize konu kararın anılan hüküm fıkrasının bozulması gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davalının temyiz isteminin KISMEN REDDİNE, KISMEN KABULÜNE,
2- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının, dava konusu ödeme emrinin 2019 yılının Nisan dönemine ait katma değer vergisinin ... TL tutarındaki kısmına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3- Israr kararının, dava konusu ödeme emrinin 2019 yılının Nisan dönemine ait katma değer vergisinin ... TL tutarındaki kısmı haricindeki diğer kısımlarına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
4- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,
21/05/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.


X - KARŞI OY:
Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.



10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim