SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2023/465 E. 2025/354 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2023/465

Karar No

2025/354

Karar Tarihi

30 Nisan 2025

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/465 E. , 2025/354 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/465
Karar No : 2025/354

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ...
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, kanuni temsilcisi olduğu ... Petrol Otomotiv Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin vergi borçlarından dolayı hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 13. maddesinin (3) numaralı bendi uyarınca tesis edilen ihtiyati haciz işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Davacının kanuni temsilcisi olduğu ... Petrol Otomotiv Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 2009 ila 2011 yıllarına ilişkin hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen vergi inceleme raporlarında belirtilen vergi ve cezalar şirket adına 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 17. maddesi uyarınca ihtiyaten tahakkuk ettirilmiştir. Akabinde aynı Kanun'un 13. maddesinin (3) numaralı bendi uyarınca davacı hakkında ihtiyati haciz kararı alınmıştır.
6183 sayılı Kanun'un ilgili maddelerinde düzenlenen teminat isteme, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk, amme alacağının cebren tahsil ve takibine yönelik işlemler değildir. Söz konusu işlemler, icrai muamelelere başlanmadan önce tahsile konu amme alacağının tehlikeye girmesini engellemeye yönelik, amme alacağını koruyucu niteliği bulunan işlemlerdir. Verginin mükellefi veya sorumlusu olan amme borçlusu bu işlemlerin asıl muhatabı olduğundan, tüzel kişilerin kanuni temsilcileri ve ortakları hakkında anılan işlemlerin uygulanması mümkün değildir. Bu işlemlerin anılan şahıslar hakkında uygulanabileceğine ilişkin açık bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır.
Bu itibarla, kanuni temsilcisi olduğu şirketin vergi borçları nedeniyle davacı hakkında tesis edilen dava konusu ihtiyati haciz işleminde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle ihtiyati haczi iptal etmiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Yedinci Dairesinin, Danıştay Dördüncü Dairesi ile yaptığı müşterek heyet sonucunda verilen 21/04/2021 tarih ve E:2016/3258, K:2021/2210 sayılı kararı:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni temsilcilerin ödevi" başlıklı 10. maddesinin birinci fıkrasında, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin, mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde, bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği hüküm altına alınmıştır.
6183 sayılı Kanun'un 3. maddesinde, "amme borçlusu" teriminin, amme alacağını ödemek mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahısların yanında, bunların kanuni temsilcilerini de ifade ettiği belirtilmiş; 9. maddesinin birinci fıkrasında, 213 sayılı Kanun'un 344. maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren haller ile 359. maddesinde sayılan hallere temas eden bir amme alacağının salınması için gerekli muamelelere başlanmış olduğu takdirde, vergi incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplara göre belirtilen miktar üzerinden, tahsil dairelerince teminat isteneceği kuralına yer verilmiştir. Kanun'un 13. maddesinde de ihtiyati haczin, maddede sayılan hallerden herhangi birinin mevcudiyeti halinde, hiçbir müddetle mukayyet olmaksızın, alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurunun kararıyla derhal uygulanacağı düzenlenmiştir.
Buna göre asıl borçlu tüzel kişinin amme borcu nedeniyle sorumluluğu bulunan ve bu kapsamda takibi mümkün olan kanuni temsilcilerin amme alacaklısı idareye karşı amme borçlusu sıfatını haiz olduğu açıktır. Teminat istenebilmesi ve ihtiyati haciz kararı alınabilmesi için 213 sayılı Kanun'un 344. ve 359. maddelerinde sayılan hususlara ilişkin bir kamu alacağının salınması yolunda gereken işlemlere başlanması yeterli olup süreyle sınırlı olmaksızın ihtiyati haciz uygulanabilecektir. Şirketin kamu borçlarından sorumluluğu bulunan kanuni temsilciler, aynı zamanda bu borçlardan ihtiyati haciz aşamasında da sorumlu tutulabileceklerinden, asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olduğunda ihtilaf bulunmayan davacı hakkında ihtiyati haciz kararı alınmasında açıklanan hukuki duruma aykırılık bulunmamaktadır.
Bu durumda, ihtiyati haciz koşullarının varlığı yönünden yapılacak incelemenin sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, amme alacağının asıl borçlusu şirket hakkında uygulanabilecek olan ihtiyati haciz hükümlerinin bu aşamada kanuni temsilciler için uygulanamayacağı gerekçesiyle dava konusu ihtiyati haczin iptali yolunda verilen temyize konu kararda hukuka uygunluk görülmemiştir.
Daire bu gerekçeyle kararı bozmuş; davacının karar düzeltme istemini ise reddetmiştir.
Yargısal yetki alanının yeniden belirlenmesi nedeniyle dosyanın gönderildiği ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:
Vergi Mahkemesi aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Danıştay Yedinci Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe doğrultusunda dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay Yedinci Dairesinin yukarıda yer verilen kararının dayandığı aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar kararının bozulması gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,
2- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,
2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/04/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.


X - KARŞI OY :
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un birinci kısmının "Amme Alacaklarının Korunması" başlıklı ikinci bölümünde yer alan teminat isteme, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk işlemleri, icrai muamelelere başlamadan önce tahsile konu kamu alacağının tehlikeye girmesini engellemeye yönelik işlemlerdir. Kamu alacağının cebren tahsil ve takibiyle ilgili olmayıp korunmasına yönelik bu işlemlerin asıl muhatabı ise kamu alacağının gerçek borçlusu, diğer bir ifade ile verginin mükellefi veya sorumlularıdır.
Bu nedenle, esas kamu borçlusu olmayan tüzel kişiliğin kanuni temsilcileri adına teminat isteme, ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz gibi kamu alacağının korunmasına yönelik tedbirlerin uygulanması söz konusu olmayacaktır.
Tüzel kişilerin kanuni temsilcilerinin ancak kesinleşen ve tüzel kişiliğin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu borçlarından dolayı sorumlu tutulabilecekleri ve haklarında şirket borçlarıyla ilgili olarak ancak bu aşamada ihtiyati haciz gibi kamu alacağının korunmasına ilişkin bir işlemin uygulanabileceği dikkate alındığında, davacı hakkında kanuni temsilcisi olduğu şirketin vergi borçları nedeniyle tesis edilen dava konusu ihtiyati haciz işleminde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmayan ısrar kararına yöneltilen temyiz isteminin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim