Danıştay danistay 2023/457 E. 2025/283 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/457
2025/283
9 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/457
Karar No : 2025/283
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı -... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, ... Teknoloji ve Elektronik Aksesuar Market Mağazacılık Reklam Gıda Ticaret Limited Şirketine ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Dava konusu ödeme emri içeriği amme alacaklarının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emri, şirketin bilinen adreslerinde bulunamadığından bahisle ilanen tebliğ edilmiş ise de tebliğ alındıları, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesinde sayılan kişilerin imza ve beyanı ile tutanak haline getirilmemiştir. Ayrıca dosyaya sunulan adres tespit tutanağının, ödeme emirlerinin tebliği ile ilişkilendirilmediği görülmüştür.
Buna göre, asıl borçlu şirketin bilinen adreslerinde bulunamadığı hususunun 213 sayılı Kanun'un olay tarihinde yürürlükte bulunan 102. maddesindeki usule uygun şekilde tespit edilmediği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun şekilde takip edilmeyen amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle ödeme emrini iptal etmiştir.
Davalının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir nedenin bulunmadığı gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 05/04/2022 tarih ve E:2018/5884, K:2022/2199 sayılı kararı:
Asıl borçlu şirket adına düzenlenen... tarih ve ... sayılı ödeme emri, şirketin bilinen adresinde tebliğ edilememiştir. Bu durum, muhtar ve tebliğ memuru nezdinde tutulan 27/12/2013 tarihli adres tespit tutanağı ile tespit edilmiştir. Bunun üzerine ilanen tebligat yoluna gidilmiştir.
Buna göre, olayda 213 sayılı Kanun'un öngördüğü anlamda bilinen adreste tebliğ imkansızlığının gerçekleştiği ve ilanen tebliğ koşullarının oluştuğu sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, ödeme emrinin yazılı gerekçeyle iptali yolunda verilen Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf isteminin reddine dair Vergi Dava Dairesi kararının, ilanen tebliğin 213 sayılı Kanun'un 104. maddesine uygun olarak yapılıp yapılmadığı, asıl borçlu şirket tarafından ödeme emrine karşı dava açılıp açılmadığı, amme alacağının şirketin mal varlığından tahsil imkanının bulunup bulunmadığı ve davacının söz konusu borçtan sorumluluğu değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre yeniden karar verilmek üzere bozulması gerekmiştir.
Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.
... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararı:
Vergi Dava Dairesi aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirketin defter ve belgelerini ibraz etmemesi üzerine cezalı tarhiyatın yapıldığı, hakkında usulüne uygun şekilde yürütülen takip işlemleri sonucunda asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan söz konusu amme alacaklarının tahsili amacıyla ilgili dönemlerde kanuni temsilci sıfatını haiz bulunan davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emri ve ihbarnamelerin şirketin bilinen adresinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, ilanda belirtilen vergi miktarları ile dava konusu ödeme emrinde yer alan tutarların örtüşmediği, şirketin bir adet taşıtı, iş yerinde bulunan taşınır eşyaları ve üçüncü kişilerde alacaklarının olduğu, ayrıca borcun zamanaşımına uğradığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Israr kararının hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
... Teknoloji ve Elektronik Aksesuar Market Mağazacılık Reklam Gıda Ticaret Limited Şirketinin bilinen adresinde 27/12/2013 tarihinde düzenlenen adres tespit tutanağıyla, şirketin adresten ayrıldığı ve yeni adresinin bilinmediği hususu memur ve mahalle muhtarı imzası ile tespit edilmiştir.
Bunun üzerine şirket adına düzenlenen ödeme emri ilanen tebliğ edilmiş olup borcun vadesinde ödenmediği ve şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasından sonuç alınamadığından bahisle davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emri düzenlenmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Tebliğ esasları" başlıklı 93. maddesinin birinci fıkrası şu şekildedir:
"Tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilümum vesikalar ve yazılar adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasiyle ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmiyenlere ilan yolu ile tebliğ edilir.
..."
213 sayılı Kanun'un "Tebliğ evrakının teslimi" başlıklı 102. maddesinin 7061 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle değiştirilmeden önceki hali şu şekildedir:
"Tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarf posta idaresince muhatabına verilir ve keyfiyet muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tesbit olunur.
Muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memuru durumu zarf üzerine yazar ve mektup posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderilir.
Muhatabın geçici olarak başka bir yere gittiği, bilinen adresinde bulunanlar veya komşuları tarafından bildirildiği takdirde keyfiyet ve beyanda bulunanın kimliği tebliğ alındısına yazılarak altı beyanı yapana imzalatılır. İmzadan imtina ederse, tebliği yapan bu ciheti şerh ve imza eder ve tebliğ edilemiyen evrak çıkaran mercie iade olunur.
Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeple tebliğ edilemiyerek iade olunursa tebliğ ilan yolu ile yapılır.
Muhatap imza edecek kadar yazı bilmez veya her hangi bir sebeple imza edemiyecek durumda bulunursa sol elinin baş parmağı bastırılmak suretiyle tebliğ olunur.
Muhatap tebelluğdan imtina ederse tebliğ edilecek evrak önüne bırakılmak suretiyle tebliğ edilir.
Yukarıdaki fıkralarda yazılı işlemler komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyet taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaz'edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak suretiyle tesbit olunur."
Anılan Kanun'un 103. maddesinin 7061 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle değiştirilmeden önceki halinde muhatabın adresinin hiç bilinmemesi, bilinen adresinin yanlış veya değişmiş olması nedeniyle gönderilmiş olan mektubun geri gelmesi ve başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmaması hallerinde tebliğin ilan yoluyla yapılacağı belirtilmiştir.
Kanun'un 104. maddesinde ilanen tebliğin şekil şartları, 106. maddesinde de ilanın neticeleri düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Asıl borçlu şirketin bilinen adresinde bulunamadığı hususunun 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinde öngörülen usule uygun olarak düzenlenen adres tespit tutanağıyla tespit edilmesi karşısında olayda şirket adına düzenlenen ödeme emrinin ilanen tebliğine ilişkin şartların gerçekleştiğinin kabulü gerekmektedir.
Bu durumda şirket adına düzenlenen ödeme emrinin ilanen tebliğinin 213 sayılı Kanun'un 104. maddesine uygun olarak yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesi kapsamında incelenebilecek diğer hususlar ile 213 sayılı Kanun'un 10. maddesinde yer alan kanuni temsilcinin sorumluluğuna ilişkin kural yönünden inceleme yapılmak suretiyle ulaşılacak sonuca göre yeniden karar verilmek üzere ısrar kararının bozulması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1-Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,
2-... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3-Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,
09/04/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
X - KARŞI OY:
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.